ABD ve İsrail ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan çatışmalar 25. gününe girerken, sahada karşılıklı saldırılar devam ediyor. İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın "verimli görüşmeler yapıldığı" yönündeki açıklamalarını yalan haber olarak nitelendirirken, İsrail’e yönelik füze saldırılarını sürdürdü. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise operasyonlar kapsamında İran’da 9 binden fazla hedefin vurulduğunu açıkladı. Öte yandan bölgesel aktörlerin devreye girmesiyle diplomatik temasların da yoğunlaştığı ifade ediliyor.
Bugün bölgede yaşanan gelişmeler şöyle:
İran Atom Enerjisi Kurumu: Buşehr Nükleer Enerji Santrali sahasına füze isabet etti
İran Atom Enerjisi Kurumu: ABD-İsrail saldırılarında, Buşehr Nükleer Enerji Santrali sahasına füze isabet etti, teknik hasar ya da can kaybı yok.
WSJ: Pentagon, 82. Hava İndirme Tümeni'nden yaklaşık 3 bin askeri Orta Doğu'ya göndermeye hazırlanıyor
ABD medyası, Savunma Bakanlığının (Pentagon), 82. Hava İndirme Tümeni'nden yaklaşık 3 bin askeri "İran'la savaş" dolayısıyla Orta Doğu'ya göndermeye hazırlandığını iddia etti.
Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, iki ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberinde, Pentagon'un Orta Doğu'ya asker göndermeye hazırlandığını yazdı.
Haberde, 82. Hava İndirme Tümeni'nden yaklaşık 3 bin askerin "İran'la savaşa destek" amacıyla Pentagon tarafından Orta Doğu'ya gönderilmesi konusunda son aşamaya gelindiği, ancak henüz resmi talimatın verilmediği belirtildi.
82. Hava İndirme Tümeni'nin muharebe tugayı, Amerikan ordusunun "acil müdahale gücü" olarak görev yapıyor ve 24 saat içinde dünyanın herhangi bir yerine sevk edilebiliyor. Söz konusu birlik, havaalanlarını ve arazileri ele geçirmek için çekişmeli bölgelere paraşütle atlamak üzere eğitiliyor.
Öte yandan aynı haberde, ABD'li yetkililerin "İran'a kara birlikleri gönderme konusunda" henüz bir karar almadığı iddiası da yer aldı.
WSJ, haberinde ayrıca, 82. Tümen'in, Hürmüz Boğazı'nın zorla yeniden açılmasına yönelik bir operasyonda ya da İran'ın stratejik adalarını veya kıyı şeridini ele geçirmeye yönelik bir operasyonda görev yapabileceği değerlendirmesine yer verdi.
CNN: İranlı kaynak, ABD'nin Tahran yönetimiyle görüşmek için temas girişiminde bulunduğunu söyledi
ABD-İsrail'in İran'a saldırıları devam ederken İran kanadından, ABD'nin görüşme için temaslarda bulunduğu bildirildi.
İsminin açıklanmaması kaydıyla CNN'e konuşan İranlı bir kaynak, ABD ile Tahran arasında "temas girişimleri" yaşandığını ve İran'ın savaşı sona erdirmeye yönelik "sürdürülebilir" önerileri dinlemeye istekli olduğunu belirtti.
Washington'ın girişimiyle ABD ile İran arasında son günlerde temaslar gerçekleştiğini aktaran kaynak, bu temasların henüz tam kapsamlı müzakere düzeyine ulaşmış girişimler olmadığını ifade ederek, "Savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya varılıp varılamayacağını yoklamak amacıyla, çeşitli ara bulucular aracılığıyla mesajlar alındı." dedi.
Kaynak, "Değerlendirilen öneriler yalnızca bir ateşkes sağlanmasını değil, ABD ile İran arasındaki çatışmayı sona erdirecek somut bir anlaşmaya varılmasını hedefliyor." diye konuştu.
İran'ın tutumunun her zaman net olduğunu ve Tahran'ın "uygulanabilir nitelikteki her türlü öneriyi" değerlendirmeye hazır bulunduğunu dile getiren kaynak, Başkan Donald Trump'ın müzakerelere ilişkin açıklamalarına dair yorum yapmaktan kaçındı.
"İran, ABD'den müzakere talep etmedi"
İranlı kaynak, doğrudan bir görüşme veya müzakere isteyen tarafın Tahran yönetimi olmadığını vurgulamakla birlikte, İran'ın, "ulusal çıkarlarını koruyacak, sürdürülebilir bir anlaşma planının gündeme gelmesi durumunda" ABD kanadından söylenecekleri dinlemeye istekli olacağını kaydetti.
"İran, nükleer silah geliştirmeyeceğine dair gerekli tüm güvenceleri vermeye hazırdır ancak nükleer teknolojiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkına da sahiptir." ifadelerini kullanan kaynak, sunulacak herhangi bir önerinin, İran'a uygulanan tüm yaptırımların kaldırılmasını da içermesi gerektiği konusunda ısrarlı duruş sergiledi.
İran’dan Hürmüz Boğazı mesajı: Savaşanlar hariç herkese açık
Abbas Arakçi, ABD ve İsrail ile artan gerilim nedeniyle gemi trafiğinde aksaklıkların yaşandığı Hürmüz Boğazı’na ilişkin açıklamalarda bulundu. Arakçi, boğazın İran ile savaş halinde olmayan tüm ülkelere açık olduğunu belirtti.
Çin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Arakçi, Çinli mevkidaşı Wang Yi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, uluslararası enerji ve ticaret açısından kritik öneme sahip deniz yolunun durumuna değinen Arakçi, “Hürmüz Boğazı herkese açıktır ve tüm gemiler güvenle geçebilir; ancak bizimle savaşan ülkeler için bu geçerli değildir” ifadelerini kullandı.
İran halkının dış müdahalelere karşı birlik içinde olduğunu vurgulayan Arakçi, geçici değil kalıcı ve kapsamlı bir ateşkes istediklerini dile getirdi. Tüm taraflara gerilimi tırmandırmak yerine düşürecek adımlar atma çağrısında bulunan Arakçi, Çin’den de çatışmaların sonlandırılması ve barışın sağlanması için aktif rol üstlenmesini beklediklerini ifade etti.
Wang Yi ise krizlerin askeri yöntemlerle değil diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini belirterek, tüm tarafların barış için fırsatları değerlendirmesi çağrısında bulundu. Çin’in tarafsız ve dengeli tutumunu sürdüreceğini vurgulayan Wang, bölgesel barış ve istikrarın sağlanması için çaba göstermeye devam edeceklerini kaydetti.
Bloomberg: İran'dan Türkiye'ye gaz akışı, Güney Pars sahasına saldırının ardından durdu
İran, Bloomberg'te yer alan habere göre, İsrail'in 18 Mart'ta Güney Pars sahasına düzenlediği saldırının ardından Türkiye'ye gaz sevkiyatını durdurdu. Bloomberg'te yer alan habere göre kaynaklar, Ankara'nın halen başlıca tedarikçiler olan Rusya ve Azerbaycan'dan gaz almaya devam ettiğini ve depolardaki stokların da kullanılabileceğini belirtti. Türkiye geçen yıl tükettiği gazın %80'ine yakın kısmını Rusya, Azerbaycan ve İran'dan boru hattıyla temin etti. İran boru hattından gaz tedarik eden ülkelerin en küçüğü konumunda bulunuyor. İran ayrıca kış aylarında iç tüketimdeki artış nedeniyle Türkiye'ye gaz satışını azaltabiliyor veya ender de olsa kesebiliyor.
İsrail, 18 Mart'ta dünyanın en büyük doğalgaz sahası olan Güney Pars'a yönelik saldırı düzenledi. Tahran ise buna, Basra Körfezi'ndeki Arap ülkelerine ait enerji tesislerini hedef alan saldırılarla karşılık verdi; bu tesisler arasında küresel sıvılaştırılmış doğalgaz üretiminin yaklaşık beşte birini karşılayan Katar'daki Ras Laffan kompleksi de yer aldı.
QatarEnergy, LNG sözleşmelerinde mücbir sebep ilan etti
QatarEnergy; İtalya, Belçika, Güney Kore ve Çin'deki müşterileriyle yaptığı bazı uzun vadeli sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tedarik sözleşmeleri için mücbir sebep ilan ettiğini duyurdu. Şirket, kararın 18 ve 19 Mart'ta QatarEnergy'ye ait Ras Laffan üretim merkezine düzenlenen füze saldırılarının ardından alındığı açıkladı. Saldırılarda Ras Laffan'daki iki LNG ünitesiyle bir gazdan sıvı yakıt üretimi (GTL) ünitesinin ciddi hasar gördüğü kaydedildi. QatarEnergy, tesislerdeki hasarın boyutunun incelendiğini ve onarım sürecinin değerlendirildiğini belirtti.
Devrim Muhafızları: Trump, sahadaki gerçekleri anladıktan sonra bazı ülkelerin liderlerine sığındı
İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Hatemül Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Tümgeneral Ali Abdullahi, ABD’nin İran’da bataklığa saplandığını savunarak, "Trump, sahadaki gerçekleri ve hedeflerinin gerçekleşmeyeceğini anladıktan sonra, savaştan çıkmak için bazı ülkelerin liderlerine sığındı." dedi. İran basınına göre, Abdullahi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları hakkında açıklamalarda bulundu.
ABD Başkanı Trump’ın savaştan sıyrılmak için çaba gösterdiğini savunan ve bu durumun İran halkı için iftihar olduğunu belirten Abdullahi, "Trump, sahadaki gerçekleri ve hedeflerinin gerçekleşmeyeceğini anladıktan sonra savaştan çıkmak için bazı ülkelerin liderlerine sığınmıştır." ifadesini kullandı. Abdullahi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik şiddetli bir savaş başlattığını ve savaşın ilk günlerinde İran lideri ile üst düzey komutanlara suikastler düzenleyerek İran’ı 48 saati içerisinde devirmeyi planladıklarını öne sürerek, ülkesinin halkı ve silahlı kuvvetleriyle birlikte ABD’yi yenilgiye zorladığını söyledi.
Pakistan, ABD ile İran arasında görüşmelere ev sahipliğine hazır olduğunu duyurdu
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle Orta Doğu'da tırmanan çatışmaların çözümü için görüşmelere ev sahibi yapmaya hazır olduklarını bildirdi. Şerif, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Orta Doğu'daki çatışmalara ilişkin açıklamada bulundu. "Orta Doğu'daki savaşın sonlanması için diyaloğun sürdürülmesi yönündeki çabaları" memnuniyetle karşıladıklarını belirten Şerif, "Pakistan, ABD ve İran arasında fikir birliği şartıyla süregelen çatışmaların kapsamlı çözümü için anlamlı ve kesin görüşmeleri kolaylaştırmak üzere ev sahipliği yapmaya hazırdır ve bundan onur duymaktadır." ifadesini kullandı.
Şerif, paylaşımında, ABD Başkanı Donald Trump, Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'yi de etiketledi. Pakistan Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, AA'ya yaptıkları açıklamada, Pakistan, Türkiye ve Mısır'ın "(savaşı sonlandırma) çabaları kolaylaştırdığını" belirtmiş, olası görüşmeler için ABD'den bir heyetin "1 veya 2 gün içinde" Pakistan'a geleceğini kaydetmişti.
WSJ: Binlerce ABD deniz piyadesi 27 Mart'ta Orta Doğu'ya varacak
Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, binlerce ABD deniz piyadesinin 27 Mart'ta Orta Doğu'ya ulaşmasının beklendiğini iddia etti. WSJ'nin konu hakkında bilgi sahibi 2 ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberine göre, binlerce ABD deniz piyadesinin 27 Mart Cuma günü Orta Doğu'ya ulaşması bekleniyor. Ayrıca 27 Mart'ın, ABD Başkanı Trump'ın İran'a Hürmüz Boğazı'nı yeniden açması için belirlediği son tarih olması dikkati çekiyor.
Kaynaklar, Japonya merkezli USS Tripoli ve ABD'ye ait savaş gemisi USS New Orleans ve 31. Deniz Piyade Biriminden yaklaşık 2 bin 200 deniz piyadesinin, 27 Mart'ta ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) sorumluluk sahasına intikal edeceğini belirtti. Öte yandan, USS Boxer bünyesinde görev yapan 11. Deniz Piyade Sefer Biriminin de birkaç hafta içinde Orta Doğu'ya doğru yola çıkması planlanıyor. ABD Başkanı Donald Trump, 22 Mart'ta yaptığı açıklamada, 48 saat içinde İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen açmaması halinde bu ülkenin elektrik santrallerini vurmaya başlayacaklarını duyurmuş, dün ise bu süreyi 5 gün uzattığını belirtmişti.
İran'ın İsfahan kentindeki Doğal Gaz İdaresi binası ABD-İsrail saldırısında ikinci kez hedef alındı
İran'ın İsfahan kentindeki Doğal Gaz İdaresi binasının ABD-İsrail saldırısında ikinci kez hedef alındığı bildirildi. Yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, ABD-İsrail, İsfahan'daki Kave Caddesi'nde yer alan Doğal Gaz İdaresi binasını dünden bu yana ikinci kez vurdu. Can kaybı ve yaralanma bilgisi verilmezken, saldırılar sırasında İsfahan'ın hava savunma sistemlerinin devreye girdiği aktarıldı. Şarapnel hasarı nedeniyle Kave Caddesi'nde elektrik kesintisi yaşandığı, ancak ekiplerin çalışmasıyla kesintinin kısa sürede giderildiği duyuruldu. İran medyası, İsfahan'daki Doğal Gaz İdaresi binasının dün akşam da ABD-İsrail'in saldırılarının hedefi olduğunu ve çevredeki evlerde hasar meydana geldiğini bildirmişti.
Mısır: Gerilimin tırmanması, bölgeyi sonuçları öngörülemeyen kapsamlı bir kaosa sürüklüyor
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, bölgede mevcut gerilimin genişlemesinin tüm bölgeyi "sonuçları öngörülemeyen kapsamlı bir kaosa" sürükleyebileceği konusunda uyardı. Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Abdulati, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan, Umman, Türkiye, Pakistan, Fransa, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ndeki (GKRY) mevkidaşları ve ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi ile görüşmelerde bulundu. Söz konusu temasların "Mısır’ın, bölgede yaşanan hızlı güvenlik gelişmeleri karşısında Arap kardeşleri ile bölgesel ve uluslararası ortaklarla koordinasyon ve istişareyi sürdürme çabası kapsamında" gerçekleştirildiği ve görüşmelerde bölgede devam eden gerginliği kontrol altına alma yollarının ele alındığı belirtildi. Görüşmeler sırasında Bakan Abdulati'nin "gerilimin tırmanması ve kapsamının genişlemesinin, tüm bölgeyi sonuçları öngörülemeyen kapsamlı bir kaosa sürükleyebileceği ve bunun da hem bölgesel hem de uluslararası barışa ve güvenliğe zarar vereceği" uyarısında bulunduğu kaydedildi. Körfez ülkelerini hedef alan İran saldırılarını kınayan Abdulati, bunların "zayıf gerekçeyle meşrulaştırılamayacağını ve derhal durdurulması gerektiğini" vurguladı. Gerilimin düşürülmesi için tüm çabaların birleştirilmesinin önemine işaret eden Abdulati, Mısır’ın, sükunetin sağlanması ve savaşın sona erdirilmesini hedefleyen tüm girişim ve çabalara tam destek verdiğini belirtti. Abdulati, ülkesinin, diyalog ve diplomasi çabalarını güçlendirmek ile bölgede ve dünyada güvenlik ve istikrarın sağlanması için hiçbir çabadan kaçınmayacağını ifade etti.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreterliği'ne Muhammed Bakır Zülkadir getirildi
İran'da Ali Laricani'nin ölümüyle boşalan Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreterliği'ne eski Devrim Muhafızları komutanlarından Muhammed Bakır Zülkadir getirildi. İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi İletişim Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai, Zülkadir'in, İran Lideri Mücteba Hamaney'in onayıyla Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri olarak atandığını duyurdu. İran'da 1979'daki devrimin ardından Devrim Muhafızları'na katılan Zülkadir, İran-Irak Savaşı döneminde Ramazan Karargahı'nın komutanı olarak görev yaptı. 1997-2005 yıllarında Devrim Muhafızları Genel Komutan Vekili olan Zülkadir, 2005-2007 yıllarında eski Cumhurbaşkanlarından Mahmud Ahmedinejad döneminde İçişleri Bakan Yardımcılığı ve 2010-2021 yıllarında da Yargı Erki Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlendi.
İran: Eilat, Dimona ve Tel Aviv'in kuzeyi ile ABD'nin bölgedeki bazı üsleri hedef alındı
İran, İsrail'de Eilat, Dimona ve Tel Aviv'in kuzeyindeki hedefler ile ABD'nin bölgedeki üslerine füzeler ve kamikaze insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenlendiğini duyurdu. Devrim Muhafızları Ordusu, "Sadık Vaat 4 Operasyonu"nun 78. dalgası kapsamında İsrail ve ABD hedeflerine yeni saldırılar düzenlendiğini açıkladı. Açıklamada, "Bu dalgada, Eilat, Dimona ve Tel Aviv'in kuzeyindeki hedefler ile bölgedeki Amerikan terörist ordusunun bölgedeki bazı üsleri, İmad ve Kadir çok başlıklı noktasal atış sistemleri ve imha edici insansız hava araçlarıyla hassas bir şekilde vuruldu." ifadeleri kullanıldı.
İran, İsrail'e ait bir Hermes SİHA'yı düşürdüğünü duyurdu
İran Devrim Muhafızları Ordusu, Tahran semalarında İsrail'e ait bir Hermes silahlı insansız hava aracının (SİHA) daha düşürüldüğünü bildirdi. Yarı resmi Fars Haber Ajansının Devrim Muhafızları Ordusuna dayandırdığı habere göre, Tahran semalarında silahlı bir Hermes insansız hava aracı vurularak imha edildi. Hermes SİHA'nın, "ülkenin entegre hava savunma ağının kontrolündeki gelişmiş hava savunma sistemi tarafından düşürüldüğü" ifade edildi. İran şu ana kadar ABD-İsrail'e ait en az 130 insansız hava aracını düşürdüğünü duyurmuştu.
Almanya Cumhurbaşkanı: İran'a yönelik savaş siyasi açıdan feci bir hatadır
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının siyasi açıdan "feci bir hata" olduğunu belirterek, bunun önlenebilecek ve gereksiz bir savaş olduğunu söyledi. Steinmeier, Almanya Dışişleri Bakanlığının İkinci Dünya Savaşı sonrası yeniden kurulmasının 75. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen etkinlikte konuştu. ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırılara işaret eden Steinmeier, "Bu savaş siyasi açıdan feci bir hatadır ve beni en çok sinirlendiren de budur. Eğer amacı İran’ı nükleer bomba yolunda durdurmaksa, bu gerçekten önlenebilir, gereksiz bir savaştır." dedi.
İran ile 2015'te yapılan nükleer anlaşmanın önemine dikkati çeken Steinmeier, "İmza töreninde dönemin ABD Dışişleri Bakanı 'Bu anın tarihsel önemini küçümsemeyelim. Bu anlaşma ile savaşı önlüyoruz' demişti ancak Başkan Donald Trump, ilk görev süresinin ikinci yılında anlaşmayı feshetti, ikinci görev süresinde ise savaş yürütüyor." ifadelerini kullandı.
Avrupa Birliği de hukuk ve kurallar üzerine kurulmuştur. Eğer kaba gücün dünya görüşünü kendimize mal edersek, Avrupa Birliği kendi içinde çökecektir. Bugün ibre diğer yöne doğru sallanıyor, uluslararası hukuka atıfta bulunmak naif, diplomasi etkisiz, dış kültür politikası gereksiz, tek önemli olan askeri güç. Klasik diplomasiyi, askeri güce dayalı cesur bir dış ve güvenlik politikasının zayıf kolu olarak gören medya yorumlarını okuduğumda gözlerime inanamıyorum.
WSJ: Körfez ülkeleri İran'a saldırılara dahil olmanın eşiğinde
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Basra Körfezi'ndeki ABD müttefiki ülkeler İran'a yönelik saldırılara dahil olmaya her gün daha da yaklaşıyor.
Buna göre haberde, Körfez ülkelerinin ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarını desteklediği ancak henüz doğrudan askeri angajman noktasına gelmedikleri ifade edildi.
Kaynaklar, Suudi Arabistan'ın, ABD güçlerinin Kral Fahd Hava Üssü’nü kullanmasına izin verdiğini belirtti. Ancak bu karar, saldırılar başlamadan önce tesislerinin veya hava sahasının İran'a yönelik saldırılar için kullanılmasına izin vermeyeceğini açıklayan Riyad yönetiminin açıklamalarıyla çelişiyor.
Konuya yakın isimler, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın saldırılara katılma kararına oldukça yakın olduğunu hatta krallığın savaşa dahil olmasının "an meselesi" olduğunu aktardı.
Birleşik Arap Emirlikleri'nin de ordusunu çatışmaya gönderip göndermemeyi tartıştığı bildirildi.
Haberde, Dubai'de bulunan İran Hastanesi ile İran Kulübü'nün faaliyetlerinin durdurulduğu, iletişim kanallarının tamamen kapatıldığı iddia edildi. Bu adımların, İran ile bağlantılı bazı yapıların faaliyetlerine yönelik güvenlik kaygılarıyla atıldığı öne sürüldü.
Arap yetkililer, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri liderlerinin, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptıkları düzenli görüşmelerde İran'ın askeri kapasitesinin zayıflatılması yönünde baskı kurduklarını iddia etti.
ABD ordusu ise Körfez ülkelerinin saldırılara yardım edip etmediği konusunda yorum yapmaktan kaçınarak açıklamaların ilgili ülkeler tarafından yapılacağını belirtti.
İddia: Mısır istihbaratı İran Devrim Muhafızlarıyla temas kurdu ve taraflara ateşkes önerdi
Mısır istihbarat yetkililerinin, İran Devrim Muhafızları ile bir iletişim kanalı kurmayı başardığı ve taraflara ateşkes için güven ortamı oluşturmak amacıyla çatışmaların 5 gün süreyle durdurulmasını önerdiği öne sürüldü. Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ismini açıklamak istemeyen yetkililere dayandırdığı haberinde, Mısır istihbarat yetkililerinin, İran Devrim Muhafızları ile iletişim kanalı kurmayı başardığı ve taraflara ateşkes için güven ortamı oluşturmak amacıyla çatışmaların 5 gün süreyle durdurulmasını önerdiği iddialarına yer verildi. Yetkililer, Katar, Umman, Fransa ve İngiltere'nin Hürmüz Boğazı'nın açılmasına ilişkin görüşmeleri arka kanallar üzerinden sürdürdüğünü savundu. Görüşmelerde Pakistan'ın, ABD ile İran'ın üst düzey liderleri arasında bir toplantıya ev sahipliği yapmasının önerildiğini belirten yetkililer, ABD'nin bu fikre kısa sürede sıcak baktığını öne sürdü. Yetkililer, son günlerde yoğunlaşan diplomatik temasların, Türkiye ya da Pakistan'da ABD'li ve İranlı yetkililer arasında yüz yüze bir görüşme yapılmasına yönelik temasların başlamasına öncülük ettiğini ancak söz konusu görüşmelerin, henüz tamamlanmadığını savundu. Üst düzey bir ABD yetkilisi ise ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la görüşme olasılığına olumlu yaklaştığını aktardı.
ABD’nin İran planında 3 bin kişilik hava indirme gücü gündemde
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) yetkililerinin, İran'a saldırılarda yaklaşık 3 bin kişilik hava indirme birliğini konuşlandırmayı değerlendirdiği, bu birliğin Hark Adası'na saldırıda da kullanılabileceği ileri sürüldü. The New York Times gazetesinin ismi paylaşılmayan savunma yetkililerine dayandırdığı haberinde, ABD'li üst düzey askeri yetkililerin, İran'a saldırılar kapsamında bir muharebe birliğinin konuşlandırılması olasılığını değerlendirdiği iddia edildi.
Haberde görüşlerine yer verilen yetkililer, ordunun "eylemlerini ihtiyatlı planlama" olarak nitelendirirken, Pentagon veya ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığından (CENTCOM) konuya ilişkin herhangi bir talimat gelmediğini belirtti. Yaklaşık 3 bin askerden oluşan muharebe birliğinin 82. Hava İndirme Tümenine bağlı olduğu aktarılan haberde, bu birliğin İran'ın Hark Adası'nı "ele geçirmek" için kullanılabileceği öne sürüldü. Haberde ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Ada'nın "ele geçirilmesine" yönelik saldırıya onay vermesi durumunda bir başka olasılığın da değerlendirildiği ifade edilerek bunun, bölgeye gelmekte olan 31. Deniz Piyadeleri Sefer Görev Birliğinden yaklaşık 2 bin 500 askerin düzenleyeceği saldırı olduğu savunuldu.
İran, İsrail'in Arad ve Dimona kentlerini hedef alan yeni misillemeler düzenledi
İran, İsrail'in güneyindeki Arad ve Dimona kentlerini hedef alan yeni misillemeler düzenledi. İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, İran'dan atıldığı tespit edilen füzelerin önlenmesi için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi. Misilleme tehdidi altındaki bölgelerde cep telefonlarına ön uyarı mesajları gönderilirken, halktan bir sonraki duyuruya kadar sığınaklarda kalmaları istendi. Yedioth gazetesinin haberinde, İsrail'in güneyindeki Dimona, Arad ve Necef Çölü bölgesinde sirenlerin çaldığı aktarıldı. İsrail'in güneyini hedef alan füzelerin hava savunma sistemlerince önlendiği basına yansıdı. İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızından yapılan açıklamada, güneyi hedefleyen füze saldırısında ilk belirlemelere göre ölen ya da yaralanan olmadığı bildirildi.
İddia: ABD yönetimi İran Meclis Başkanı Kalibaf'ı "potansiyel lider ve uzlaşılabilir bir figür" olarak görüyor
ABD yönetiminin, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ı "uzlaşılabilir bir figür" ve "potansiyel lider adayı" olarak değerlendirdiği iddia edildi. Politico'nun, ismi verilmeyen Beyaz Saray yetkililerine dayandırdığı haberine göre, Başkan Donald Trump yönetimi, İran'da olası yönetim değişikliği veya diplomatik müzakere sürecinde Kalibaf'ın kilit rol oynayabileceği üzerinde duruyor. Washington'ın Kalibaf'ı "uzlaşılabilir bir figür" ve "potansiyel lider adayı" olarak değerlendirdiğini iddia eden yetkililer, bu ismin "sıcak bir seçenek" olduğunu ancak acele karar verilmemesi gerektiğini söyledi. Yetkililer, Trump'ın Hark Adası'na saldırmak istemediğini, "yeni liderin Venezuela örneğine benzer bir petrol anlaşması yapmasını umduğunu" öne sürdü.
Hedefin, ABD'nin 3 Ocak'ta Venezuela'da askeri müdahaleyle alıkoyduğu Devlet Başkanı Nicolas Maduro sonrası görev yapan Delcy Rodriguez gibi bir figürü konumlandırmak olduğunu ileri süren yetkililer, böylece ABD'nin anlaşmayı güvence altına alabileceğini ifade etti. ABD Başkanı Trump, 22 Mart'ta yaptığı açıklamada, 48 saat içinde İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen açmaması halinde bu ülkenin elektrik santrallerini vurmaya başlayacaklarını duyurmuş, dün ise bu süreyi 5 gün uzattığını belirtmişti. Trump, 23 Mart'ta da İran'da görüştükleri kişilerin "içeriden birileri" olduğunu ve "çok saygı gördüklerini" söylemiş, "Belki de içlerinden biri tam olarak aradığımız kişi olabilir. Venezuela'da bunun ne kadar iyi işlediğine bakın." diye konuşmuştu.
Trump'ın müzakere açıklamasını "yalan haber" olarak niteleyen İran, İsrail'e arka arkaya füze saldırıları düzenledi
ABD Başkanı Donald Trump'ın İranlı yetkililerle "verimli" görüşmeler yaptığını söyleyerek İran'ın elektrik şebekesine yönelik saldırıları ertelediğini açıklamasının ardından, müzakere yürütüldüğünü yalanlayan İran, İsrail'e füze saldırıları düzenlemeyi sürdürdü. İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada İran’ın ülkeye birden fazla füze saldırısı düzenlediği ifade edildi. Saldırılardan birinde, füzenin önlenmesi sonrasında düşen parçalar nedeniyle İsrail'in kuzeyinde yer alan evler hasar gördü, saldırılarda hayatını kaybeden ya da yaralanan olmadığı bildirildi. Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da dün yaptığı açıklamada, ABD ve İran'ın "Ortadoğu'daki çatışmaların tamamen ve kesin olarak çözülmesi" konusunda "çok iyi ve verimli" görüşmeler yaptığını ve İran'ın elektrik şebekesine yönelik saldırıları ertelediğini söylemişti. Trump'ın açıklamasının ardından borsalar yükselirken, petrol fiyatları varil başına 100 doların altına düştü.
Fakat İran parlamentosu başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ABD ile hiçbir müzakere yapılmadığını açıkladı. İsrailli bir yetkili ve konuyla ilgili bilgi sahibi iki kaynak Kalibaf'ın görüşmelerin İran tarafındaki muhatabı olduğunu söylemişti. Sosyal medya platformu X'te paylaşım yapan Kalibaf, "ABD ile hiçbir müzakere yapılmadı, finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek ve ABD ile İsrail'in içine düştüğü çıkmazdan kurtulmak için yalan haberler kullanılıyor" dedi. Öte yandan, Avrupalı bir yetkili, iki ülke arasında doğrudan müzakere yapılmadığını ancak Mısır, Pakistan ve Basra Körfezi'nden ülkelerin mesaj trafiğini yürüttüğünü söyledi.Reuters'a konuşan Pakistanlı bir yetkili ve ikinci bir kaynak da savaşın sonlandırılmasına yönelik doğrudan görüşmelerin bu hafta içinde İslamabad'da yapılabileceğini belirtti.
İsrail basınına göre, Arap ülkeleri İran'la müzakere konusunda Trump'a baskı yapıyor
İsrail basını, Arap ülkelerinin ABD Başkanı Donald Trump'a İran'la müzakere konusunda baskı yaptığını iddia etti. İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde Tahran ile ABD arasında müzakere sürecinin hız kazanma sebebinin Arap ülkelerinin daha fazla ekonomik zarar yaşanmaması için Trump'a baskı yapması olduğu ifade edildi. İsrail'in, ABD ile İran arasında müzakerelerin başladığını bildiği ancak bunun ne kadar faydalı olacağını düşündüğü kaydedildi. Haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun müzakereler başarılı olsun ya da olmasın Trump'ın talebini reddedemeyeceğine işaret edildi.
Suudi Arabistan, gece boyunca 35 İHA saldırısını engelledi
Suudi Arabistan, ülkenin doğusundaki Şarkiyye'de gece boyunca 35 insansız hava aracına (İHA) müdahale edildiğini duyurdu. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Şarkiyye bölgesinde tespit edilen İHA'lara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, hava savunma sistemlerinin söz konusu bölgede gece boyunca 35 İHA saldırısını engellediği kaydedildi.
İran medyası: ABD-İsrail’in saldırılarında İsfahan ve Hürremşehr kentlerindeki enerji altyapıları hedef alındı
ABD-İsrail’in İran’a saldırılarında, dün İsfahan ve Hürremşehr kentlerinde 2 enerji altyapısının hedef alındığı bildirildi. Fars Haber Ajansı, İsfahan ve Hürremşehr'e düzenlenen saldırılara ilişkin detayları paylaştı. İsfahan'ın Kave Caddesi'ndeki Doğal Gaz İdaresi binası ile gaz basınç düşürme istasyonunun vurulduğu saldırıda, tesislerin bazı bölümleri ile çevredeki evlerde hasar meydana geldiği belirtildi. Aynı zamanda ülkenin güneybatısında Irak sınırında yer alan Hürremşehr kentindeki elektrik santraline ait doğal gaz boru hattının da hedef alındığı ifade edildi. Hürremşehr Özel Valiliği tarafından yapılan açıklamada, bir füzenin doğal gaz hattı istasyonunun dışındaki alana isabet ettiği ve olayda can kaybı yaşanmadığı kaydedildi. İsfahan'da enerji kesintisine dair bilgi verilmezken Hürremşehr’de yapılan çalışmalarla enerji temininin kesintisiz bir şekilde devam ettiği bildirildi.
ABD Başkanı Donald Trump, 22 Mart'ta yaptığı açıklamada, 48 saat içinde İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen açmaması halinde bu ülkenin elektrik santrallerini vurmaya başlayacaklarını duyurmuş, dün ise bu süreyi 5 gün uzattığını belirtmişti. İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından dün yapılan açıklamada, İran'ın elektrik santrallerine saldırı olması durumunda İsrail ile ABD üslerine elektrik sağlayan bölgedeki ülkelerin elektrik santrallerinin hedef alınacağı duyurulmuştu.
CENTCOM: İran'da 9 binden fazla hedef vuruldu
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik saldırıların başlamasından bu yana ülkede 9 binden fazla hedefin vurulduğunu bildirdi. CENTCOM'un sosyal medya hesabından, İran'a yönelik askeri saldırılara ilişkin açıklama yapıldı. İran'da 9 binden fazla hedefin vurulduğu belirtilen açıklamada, aralarında savaş gemilerinin de bulunduğu 140'tan fazla geminin hasara uğratıldığı ya da imha edildiği kaydedildi. Açıklamada, ABD'nin askeri saldırılarında bombardıman uçakları, savaş uçakları, insansız hava araçları ve füze savunma sistemleri dahil çeşitli hava, deniz ve kara sistemlerini kullandığı aktarıldı.
Independent Türkçe, Reuters, AA, ANKA