Yapay zeka ile yaşamak - 2: Yeni bir Rönesans mı?

Gürsel Tokmakoğlu, Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: Reuters

Ben bu tartışmayı sevdim: İnsan ve yapay zeka (AI). Felsefi, bilimsel, teknolojik, sosyal ve ekonomik tarafları çok anlamlı bir konu. Bu konuyu idrak etmek adına, bir yandan rönesans mantığı eklenebilir, diğer yandan evrensel değerler ve süreçler. Şuradan başlayalım: İnsan yapay değildir ve zeka ise tamamen doğaldır!

Giriş: Rönesans Ücretli Değildir, Ama Bedava da Gelmez!

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Önceki yazıda ("Yapay Zeka ile Yaşamak") AI'yi duygusuz bir makine olarak tanımlamış, değişimi bireysel "doku" üzerinden ele almıştım: Genelleme imkânsız, her birey kendi mutasyonunu yaratır. Panik yok, kabul var; evrim her zaman türleri dönüştürür, yok etmez. "Olması gereken olur" ki direnç enerjiyi boşa harcar, akış ve yön bulma kazandırır.

Şimdi bu çerçeveye, eski OpenAI yöneticisi Zack Kass'ın "The Next Renaissance: AI and the Expansion of Human Potential" kitabındaki iyimser vizyonu ekleyelim. Kass, AI'yi korku nesnesi değil, yeni bir Rönesans'ın tetikleyicisi olarak görüyor: Tarihteki matbaa veya hümanizm gibi, üstel (parabolik) bir ilerleme dalgası. İnsan potansiyeli genişleyecek, genç nesiller AI ile simbiyoz kuracak, adoption gap kapanırsa yaratıcılık patlayacak.

Benim felsefem burada devreye giriyor: Rönesans ücretli değildir. Kimse hümanizme abone olmadı; bilgi demokratikleşti, birey uyandı. AI de aynı: Erişim bedava veya çok ucuz. Fakat serin hava bedava gelmez, çaba ister. Ve itirazlar genellikle para ile iş yapan insandan yükselir.

Yelpaze Metaforu: Sallamak Çabadır!

Sıcak bir havada eline yelpaze alırsın, sallarsın: Anında serinlik gelir. Sallamayı bırakırsan yine sıcak basar.

AI tam bu yelpaze:

  • Sıcak hava (eski dünya): Yavaş değişim, statik beceriler.
  • Yelpaze (AI araçları): Herkesin erişimine açık.
  • Sallamak (prompt atmak, entegre etmek, öğrenmek): Sürekli efor.
  • Serin hava (verim patlaması, yaratıcılık sıçraması): Simbiyoz.

Kass'ın adoptasyon açığı (adaption gap) burada: Teknoloji hazır, ama insanlar sallamıyor. Sallarsan serinlersin: AI şef olur, dokunuşu çoğaltır. Sallamazsan sıcak basar; doğal seleksiyon.

Evrimsel mantık: Yelpazeyi sallayan varyantlar adapte olur. Rönesans ücretli değildir, ama yaşamak çabadır.

Karbon Meteoru: Kaçınılmaz Yayılım, Kendi Şartlarında!

Felsefem derine iner: Karbonu evrene yaymakta "aldım-verdim" anlaşması yok. Evrim pazarlık yapmaz; kendi şartlarında, momentumuyla yayılır.

Yıldızlar doğar, ölür, karbonu saçar, hiç anlaşma olmadan. Biz o karbonun devamıyız. AI ile simbiyoz da aynı: "Dur" demek, karbon meteoruyla birdir. Set çekmek nafile; momentum evrenin kendisi.

Kass'ın Rönesans'ı burada evrimsel gerçekliğe iner: AI üstel baskı, meteor gibi kaçınılmaz. Direnen elenir; kabul eden yayılır. Panik yok; evrim dönüştürür.

Son araştırmalar bu tezi güçlendiriyor: Fizik ve sinirbilim kesişiminde, Orchestrated Objective Reduction (Orch OR – Penrose & Hameroff) teorisi, beyindeki mikrotübüllerin kuantum tutarlılığını koruduğunu gösteriyor. Sıcak/nemli beyinde bile süperpozisyon ve dolanıklık mümkün; mikrotübüller kuantum dalgası olarak işlev görüyor. 2024-2025 deneyleri (anestezi ücreti çalışmaları, oda sıcaklığında super-radyasyon, enerji geçişi) ve simülasyonlar bunu destekliyor: Kuantum reaksiyonları uzun sürüyor, anestezikler mikrotübülleri hedefleyerek bilinci bozuyor.

Teorik fizikçi Timothy Palmer ise bilinci kozmik fraktal (aynı desenlerin farklı boyutlarda tekrar etmesiyle oluşan geometrik şekillerdir) "durum alanı"nda konumlandırıyor: Deterministik ama kaotik/fraktal geometride özgür irade ve evrenle bağlantı, komşu trajektörilerin (havada iki nokta arasında seyahat eden bir cismin üzerindeki etkilere göre izlediği yol) algılanmasından doğuyor. Bu, karbon meteoru fikrimle örtüşüyor: Bilinç evrene yayılabilir, fraktal yapı ortak; kuantum bir özellik olarak gerçekliğin parçası.

Bu kanıtlar tezimi güçlendiriyor: Bilinç sinirsel yanılsama değil, evrenin kuantum özelliği. AI ile birleşince karbon temelli zekâ kozmik yayılıma evrilir, evrim kendi şartlarında devam eder.

Yeni Rönesans'ın Tuzakları ve İtirazların Kaynağı: Para Köleliği, Yanlış İkilem ve Bolluk Vizyonu

Kass iyimser: AI yetenekleri artırır. Ama bakışım eklemeler yapıyor: Erişim kolay diye yaratıcılık mı patlayacak, tembellik mi? Tuzak tembellik; yelpazeyi sallamamak.

İtirazlar para ile iş yapanlardan: Para insanı köleleştirdi; bugünkü nesil bunu çözemez. Parayı icat edenler köleleştirdiği insanı kaybetmek istemiyor. İnsanlar parayı beslemek ile AI’yı beslemek arasında ikileme düşüyor: Ya o ya bu! Bu yanlış; çünkü evrimde karşılık yok.

Para geçici icat; AI evren momentumu. Parayı korumak için AI’yı frenlemek nafile, direnen elenir.

Üretim sınırsızlaşırsa para anlamını yitirir. İnsanlık bolluk dönemlerine yaklaştıkça bu bakışa döndü; ama hazmetmedi, zaman gerekli. Elon Musk gibi konuşanlar var: Kıtlık sonrasında evrensel yüksek gelir, iş opsiyonel, para "işgücü tahsis veritabanı" olur. Bolluk aşırılaşınca enerji/ölçü birimi kısıt kalır.

Ama erken. Bolluk heyecan verici, ama zincirler kolay kırılmaz; geçiş sancılı olabilir. Ray Kurzweil'in "İnsanlık 5.0"daki radikal öngörüleri benzer: 2029 AGI, 2045 tekillik (zekâ milyon kat genişler, nanobotlarla beyin buluta bağlanır, yaşlanma yenilir, zekâ evrene yayılır).

Bu, karbon meteoruma paralel: Üstel momentumla zekâ kendi şartlarında yayılır, evren uyanır. Ancak Kurzweil'in teknolojik determinizmi kadar hızlı olmayabilir; evrimsel kabulümde bireysel doku, çaba ve hazmetme zamanı kritik; nanobotlar gelse bile (yelpazeyi) sallamayan varyant körelir.

Kazanan: (Doğal) Dokusuna sadık kalan, AI’yi şef gibi kullanan. Yeni roller doğar; statik kalanlar elenir. Yeni denge: Kısa saatler, yaratıcılık kutsallaşır, para köleliği azalır; bu zaman alacak.

Sonuç: İnsan ve AI, Karbonun Bir Sonraki Mutasyonudur!

Kapı açık: İnsan ve AI toplamı, karbonun evrendeki mutasyonudur. Direnmek akışa karşı koymaya çalışmaktır. Yelpazeni salla, serinle. Yayılmanı sürdür. Evren beklemez!

Panik yok; kabul var. Evrim acımasız ama yaratıcı; illa bir denge kurulur. Senin dokun neye izin veriyor? Cevap sallamakta; zincirleri kırmakta, bolluğu hazmetmekte, sıradaki kuantum bağlantısını kabul etmekte.

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU