Davutoğlu, "Asrın felaketi, yani 100 yılın felaketi diyoruz 6 Şubat depremine. Bir İstanbul depremi olursa 100 yılın değil, 1000 yılın felaketi olacak. İktidar İstanbul depremi için ne yapıyor? Ana muhalefet Büyükşehir Belediyesi üzerinden hangi çalışmayı yaptı? İstanbul sahipsiz. Aynen 6 Şubat’tan önce 11 ilimizin sahipsiz olduğu gibi" ifadelerini kullandı.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Yeni Yol Grubu’nun haftalık grup toplantısında 6 Şubat depremlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Davutoğlu, "6 Şubat bir yürek acısı. 53 bin kardeşimizi kaybettik. 107 bin yaralımız var. 14 milyon vatandaşımız etkilendi. 40 bin bina yıkıldı. 300 bin bina ağır hasarlı olduğu için, yaşanamaz hâle geldiği için zamanla yıkıldı" dedi.
6 Şubat depreminin yalnızca bir doğal afet olmadığını söyleyen Davutoğlu, "Bir felaket ama bu felaket, felaket olmanın ötesinde, sadece binaların değil sistemin de çöktüğü büyük, ibretlik bir ders olması lazım" ifadelerini kullandı. Bu sürecin çok yönlü ele alınması gerektiğini belirten Davutoğlu, "Bu mesele bir doğal felaket meselesi değil, aynı zamanda bir sistem felaketinin adıdır" diye konuştu.
Deprem politikalarına ilişkin farklı yaklaşımlara dikkati çeken Davutoğlu, "Biz görevde bulunduğumuz dönemlerden itibaren bugünlere kadar hep imar yasası dedik. Onlar imar rantı dediler. Biz imar denetimi dedik. Onlar imar affı dediler. Biz kentsel dönüşüm dedik. Onlar rantsal dönüşüm dediler. Biz İstanbul yasası dedik. Onlar Kanal İstanbul dediler. Anlaşamadık. Anlaşmamız da çok zor” değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul’un olası bir depreme karşı durumuna ilişkin de konuşan Davutoğlu, "Asrın felaketi, yani 100 yılın felaketi diyoruz 6 Şubat depremine. Allah muhafaza eylesin, bir İstanbul depremi olursa 100 yılın değil, 1000 yılın felaketi olacak" dedi. Davutoğlu, "Peki İstanbul depreme hazır mı? İktidar İstanbul depremi için ne yapıyor? Ana muhalefet Büyükşehir Belediyesi üzerinden hangi çalışmayı yaptı? İstanbul sahipsiz. Aynen 6 Şubat’tan önce 11 ilimizin sahipsiz olduğu gibi" ifadelerini kullandı.
6 Şubat depreminin ilk anlarını da anlatan Davutoğlu, "6 Şubat sabahı o büyük acıyla uyandığımız anda il başkanları ve bölgedeki bütün illerdeki arkadaşlarımıza haber ettik. Hepsi ile temas kurduk" dedi. Deprem bölgesine yaptığı ziyaretlere de değinen Davutoğlu, "Depremin 3. günü eşimle önce Adıyaman’a, sonra Adana’ya, Mersin’e, Hatay’a gittiğimizde Adıyaman’da tüm gece kaldık" dedi. Bugünkü toplantının amacına ilişkin ise "Bugün burada biz sadece depremzedeleri dinlemeye geldik. Hepsi başlı başına, tek tek bir acı insan hikayesi" ifadelerini kullandı.
Depremzedelerin söz söyleme hakkı olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Gün onların günüdür. Dert hepimizin ama yürekleri yanan onlardır. Konuşma hakkı onlarındır. Şikâyet etme hakkı onlarındır. Hesap sorma hakkı onlarındır. Biz sadece onların sözcüsü oluruz" dedi.
Davutoğlu, "İmar affı yerine imar denetimini getireceğiz. Rantsal dönüşüm yerine gerçek kentsel dönüşümü getireceğiz ve Kanal İstanbul yerine bize ecdattan yadigar, Hz. Peygamber’in övgüsüne mazhar olmuş İstanbul’u ebediyen koruyacak İstanbul yasasını getireceğiz" şeklinde konuştu.
6 şubat depremlerinden etkilenenler Grup Toplantısı'nda konuştu
Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Cengiz Alper Karadağ, Adıyaman'da depremde ailesini kaybettiğini belirterek, "Adıyaman'da ikiz kardeşimi, küçük kardeşimi, anne ve babamı enkazdan, 4. gününde ancak bireysel imkanlarımızla çıkarabilen, hiçbir profesyonel ekip ya da ekipman olmadan, Mardin’den organize olup gelen inşaat işçilerinin de yardımıyla çıkarabilen ve akabinde de onları kefensiz bir şekilde toprağa verdikten sonra doğrudan insani yardım çalışmalarında aktif olarak yer alan bir kardeşimiz olarak bulunmaktayım" dedi.
Karadağ, konuşmasında deprem sonrası yaşanan acının hâlâ dinmediğini kaydederek, Adıyamanlıların sesi olmak için toplantıya katıldığını ifade etti. Karadağ, "Değil 3 yıl, ömrümüz sona erene kadar acımızın geçeceğini düşünmüyoruz" ifadesini kullandı.
Acının ancak aynı hataların tekrarlanmamasıyla hafifleyebileceğini dile getiren Karadağ, deprem sonrası yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bölgedeki imar ve iskan çalışmalarına değinen Karadağ, "Deprem sonrası bölgemizde yapılmaya çalışılan imar ve iskân çalışmalarını sizler de sıkça duyuyorsunuzdur. Gösterişli açılışlar, anahtar teslim programları düzenleniyor ve adeta küllerinden yeniden doğan şehirler havası estiriliyor. Biz bunu kabul etmiyoruz" diye konuştu.
"Enkazda sadece biz mi kaldık?"
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Can Cankesen, 6 Şubat depremini "kara bir gün" olarak nitelendirerek, yaşadıklarını anlattı ve deprem sonrasında Hatay’da yaşananlara ilişkin konuştu.
Cankesen, 6 Şubat depreminin büyüklüğünü anlatmakta zorlandığını belirterek, "Deprem günü 6 Şubat hakikaten kara bir gündü. Bana şu lafı her zaman söyletiyor: Allah düşmanıma yaşatmasın. Çok ağır, çok kötü bir gündü" dedi.
Depremden sonra hastanede tedavi altındayken bir arkadaşının kendisini ziyaret ettiğini anlatan Cankesen, "Dedi ki, '7 katlı binanın 3 katı toprağa çakılmış, 4 katı dışarıda'. Bakın, nasıl bir deprem yaşadığımızın en basit tarifi bu. 3 kat yerin dibine girmiş" diye ekledi.
Arama kurtarma çalışmalarına ilişkin de konuşan Cankesen, "Bizi kim kurtardı? Akrabalarım, kardeşim, yeğenim… Bunlar kurtardı. Kurtarma ekibi hakikaten yoktu" dedi. Cankesen, depremden sonra ilk günlerde Hatay’da yaşanan duruma dikkati çekerek, “3 gün boyunca Hatay’da kimsenin olmadığı söylendi. Bu mudur Allah için ya? Enkazda sadece biz mi kaldık?" ifadelerini kullandı.
ANKA