Prens Turki bin Faysal El Suud yazdı: Ne istiyoruz?

Kral Faysal Araştırma ve İslam Çalışmaları Merkezi Başkanı Prens Turki bin Faysal El Suud yazdı: "Tek elle alkış tutulmaz"

Fotoğraf: AFP

Çevremizde ve tüm dünyada eksiksiz ve katıksız bir barış istiyoruz.

Peki, buna nasıl ulaşacağız?

  • Birincisi: İran, "Velayet-i Fakih" anlayışıyla dünyaya egemen olma hırslarından vazgeçmeli. Hizbullah, Husiler ve Irak ile dünyanın diğer bölgelerinde kendisine bağlı milisleri silahlandırmasının, kan dökülmesini körüklediğini ve "mustazaf" (zayıf bırakılan, ezilmiş) olarak adlandırdığı insanların canına kastettiğini idrak etmeli. İran, bunun yerine kalkınma ve toplumsal refah kervanına katılarak dünyanın diğer ülkeleriyle aynı safa gelmeli.
     
  • İkincisi: İsrail, Talmudik emellerinden vazgeçmeli. Kanlı vahşetine, Filistin, Suriye ve Lübnan’daki Arap topraklarını gasp etmeye son vermeli. Bu barbarlık, İsrail’i ve halkını dünyada dışlanan bir konuma getirdi. Öyle ki, vatandaşları, Filistin halkına yönelik soykırım suçlamasıyla tutuklanmamak için başka ülkeleri ziyaret etmekten korkar hale geldi. Filistin’deki İsrail işgalini kınamak için bugün bile dünya şehirlerinin sokaklarını dolduran yüz binlerce insanın protestoları, dünya halklarının İsrail’in gerçekleştirdiği kanlı eylemleri reddettiğinin en büyük kanıtı.
     
  • Üçüncüsü: Batı, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi toplantılarında İsrail’i pışpışlamaktan, onu kınama ve protestolardan korumaktan vazgeçmeli. Ona para, silah ve hatta gönüllü asker sağlamayı bırakmalı. Çünkü bu şımartılma, koruma ve silahlandırılma durumu, İsrail’in kendi emellerine ulaşmak için tüm insani kriterleri ve ilahi kanunları yok saymasına neden olmakta.
     
  • Dördüncüsü: Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin liderleri, sosyal medyada KİK üyesi ülkelerin herhangi bir vatandaşına dil uzatan veya hakaret eden herkesi suçlu sayacak yasal düzenlemeler yapmalı. KİK vatandaşları da birbirlerine zarar vermekten veya hakaret etmekten imtina edecek bir olgunluğa erişmeli. Ayrıca KİK ülkeleri, kendilerinden herhangi birine yönelik bir saldırıyı püskürtmek için mutlaka ortak bir savunma ağı kurmalı.

Körfez ülkelerinin maruz kaldığı saldırılar artık had safhaya ulaşmıştır.

Bu ülkeler, bütün açgözlü ve haset odakların saldırılarını savuşturmak için adeta birbirine kenetlenmiş muhkem bir bina gibi durmalıdır.

Nitekim halk arasında söylendiği gibi;

Tek elle alkış tutulmaz.

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

Şarku'l Avsat

DAHA FAZLA HABER OKU