Ocak ayının üçüncü haftası, Avrupa başkentlerinde panik havası estirdi. Donald Trump, Grönland'ı satın alma talebini reddeden sekiz Avrupa ülkesine ağır tarife tehditleri savurdu. Paris'te Macron, Londra'da Starmer öfkeliydi. Berlin sessizdi. Brüksel şaşkındı.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni aynı saatlerde Seul'deydi. Gazetecilerin karşısına çıktığında yüzü sakindi. Sözleri ise keskin: "Bu bir hatadır." Trump'ın gümrük vergisi tehdidini açıkça eleştirdi. "Grönland'ın güvenliğine katkıda bulunan müttefiklere vergi uygulamak Transatlantik bağlarına zarar verir. Ben bu tutumu paylaşmıyorum."
İki gün sonra telefon çaldı. Trump, Meloni'yi aradı. Konuştular. 21 Ocak'ta Trump, NATO Genel Sekreteri ile görüştü. Tarifeleri askıya aldı. Meloni, hemen memnuniyetini belirtti: "Müttefik milletler arasında diyaloğun sürdürülmesi esastır."
"Köprü" Rolü ve İlk Kazanımlar
Meloni’nin son bir yıldaki en dikkat çekici performansı, Donald Trump ile kurduğu ve "stratejik belirsizlik" içeren ilişki. Ocak 2025’te Trump’ın ikinci göreve başlama törenine davet edilen tek Avrupalı lider olması, Meloni’nin Washington’da "Avrupa’nın yeni sesi" olarak görüldüğü algısını güçlendirmişti. Ancak bu imtiyazlı statü, Trump’ın radikal dış politika hamleleri karşısında İtalya’yı zorlu tercihler yapmaya itti.
2025 yılı boyunca Meloni, kendisini Avrupa Birliği ile Trump yönetimi arasında bir "diplomatik köprü" olarak konumlandırdı. Bu stratejinin en somut başarısı, 2025 sonunda ABD’nin İtalyan makarnası üzerindeki gümrük vergilerini önemli ölçüde düşürme kararı oldu. Tabii ki bu tür küçük ölçekli ticari zaferler, Trump’ın küresel ticaret savaşının yıkıcı etkilerini tamamen telafi edemeyebilir.
Stratejik Ayrışma Noktaları: Ukrayna ve Çok Taraflılık
Meloni ile Trump arasındaki ideolojik yakınlık (göç karşıtlığı, muhafazakâr değerler), stratejik konularda derin çatlaklarla karşılaşıyor. Örnek olarak Meloni, Rusya’nın Ukrayna’daki saldırganlığına karşı en sert tavır alan Avrupalı liderlerden biri. Meloni, herhangi bir barış planının Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü koruması gerektiğini vurgulayarak, bu konuda Trump’a karşı net "kırmızı çizgiler" belirledi. Meloni'nin açıklaması kesin: "Barış, saldırganın ödüllendirilmesi anlamına gelemez. Ukrayna'nın egemenliği pazarlık konusu değildir."
Meloni’nin bu tutumu, Avrupa’nın güvenlik mimarisi açısından önemli.
Diplomatik Ustalık: Köprü Olmak
Meloni, Grönland konusunda Trump'ı doğrudan hedef almadı. Bunun yerine politikanın "yanlış anlaşıldığını" savunarak ona bir çıkış yolu sundu. Trump ile telefon görüşmesi yaptı. Diyalog kanallarını açık tuttu. İtalya'nın itidalli pozisyonunu korudu. Bu diplomatik ustalık sonuç verdi.
Meloni'nin bu tavrı hem Trump'a eleştiri getiren hem de onunla diyaloğu sürdüren nadir Avrupalı liderlerden biri olduğunu gösterdi. Washington Post, Meloni'nin "Trump'ı kızdırmadan eleştirme sanatını" öğrendiğini yazdı.
Barış Kurulu Reddedildi
Meloni'nin Trump karşısındaki duruşu Grönland kriziyle sınırlı kalmadı. Trump, "Barış Kurulu" adlı yeni bir girişim önerdi. Bu yapı Gazze başta olmak üzere küresel çatışmaları çözmeyi amaçlıyor. Trump, ömür boyu bu kurulun başkanı olacak. Katılım ücreti 1 milyar dolar.
İtalya bu teklifi reddetti. Gerekçe anayasal bir ilke. İtalyan Anayasası'nın 11. maddesi, İtalya'nın uluslararası kuruluşlara ancak "diğer devletlerle eşit koşullar altında" katılabileceğini belirtir. İtalyanlara göre, Trump'ın ömür boyu liderliği altındaki bir yapı, bu eşitlik ilkesini zedeliyor. Roma, teklifi meşruiyetten yoksun buluyor.
İtalyan hükümeti kaynakları, "Anayasal değerlerimiz pazarlık konusu değildir" dedi. "Dostluklar önemlidir ama hukuk devleti ilkeleri bunun üzerindedir."
Orban ile Karşılaştırma
Bu noktada Meloni ile Macaristan Başbakanı Viktor Orban arasındaki derin fark ortaya çıktı. Orban, Barış Kurulu davetini "onur verici" buldu. Derhal kabul etti. Meloni ise Fransa ve Almanya ile birlikte hareket etti. Ortak bir Avrupa duruşu sergiledi.
Meloni, Brüksel ve Washington arasında denge kuruyor. Orban'ı geride bırakarak "Trump'ın Avrupa'daki ana muhatabı" haline geldi. Ancak bu ilişkiyi Avrupa'nın birliğini bozmak için kullanmıyor. Aksine İtalya'yı bu birliğin merkezine taşımak için kullanıyor.
İçerideki Güç, Dışarıdaki Etki
Meloni'nin diplomatik başarılarının arkasında İtalya'nın içerdeki siyasi istikrarı yatıyor. Eylül 2025'te üç yıllık barajı aşan Meloni koalisyonu tarihi bir rekora imza attı. İkinci Dünya Savaşı sonrası İtalya'sında bu başarıya ulaşan üçüncü hükümet oldu.
Bu istikrar uluslararası güven yarattı. Moody's, Kasım 2025'te İtalya'nın kredi notunu yükseltti. Gerekçe olarak "tutarlı siyasi ve politika istikrarını" gösterdi. Fitch ve S&P de benzer adımlar attı. İtalya'nın görünümünü pozitife çevirdi.
Akdeniz'de Aktif Rol
Meloni'nin dış politikası Batı ittifakıyla sınırlı değil. "Genişletilmiş Akdeniz" vizyonu çerçevesinde İtalya, Afrika ve Orta Doğu ile bağlarını güçlendiriyor. "Mattei Planı" adı verilen bu strateji, İtalya'yı Avrupa ile Afrika arasında bir enerji ve lojistik köprüsü haline getirmeyi hedefliyor. Bu konuyu daha önce İtalya’nın Afrika Stratejisi başlığıyla yazdım.
Gazze'nin yeniden inşası için İtalya özel temsilci atadı. Büyükelçi Bruno Archi bu göreve getirildi. "Gazze için Gıda" projesiyle bölgeye büyük gıda yardım operasyonları başlatıldı. Meloni, Trump'ın Gazze planına temkinli yaklaşıyor. Ancak İtalya'nın "teknokratik bir yönetim" kurulmasında ve insani yardımın güvenliğinde aktif rol oynamaya hazır olduğunu belirtiyor.
Ocak 2026'da Umman'a yaptığı ziyaret stratejik derinlik arayışını simgeliyor. Umman'ın "yapıcı tarafsızlık" politikası, Meloni'nin Avrupa içinde stratejik özerklik arayışıyla örtüşüyor. İki ülke arasında yeşil hidrojen, lojistik ve endüstriyel iş birliği konularında anlaşmalar imzalandı. Bu adımlar, İtalya'nın Rus enerjisine olan bağımlılığını azaltma hedefinin bir parçası.
Kritik Bir Yıl
2026 yılı Meloni için bir "hayatta kalma" yılı olacak. Avrupa fonlarının sona ermesi ciddi bir darbe. Trump'ın ticaret savaşlarının şiddetlenmesi riski artırıyor. Avrupa genelinde yükselen "Yeşil Karşıtlığı" hareketi ek baskı yaratıyor. Meloni'nin pragmatizmi sınırlarına kadar zorlanacak.
Meloni'nin önümüzdeki aylardaki tercihleri kritik önem taşıyor. Bu tercihler İtalya'nın geleceğini belirleyecek. Avrupa sağının dönüşümünü şekillendirecek. Meloni bu fırtınadan başarıyla çıkarsa, 21. yüzyıl Avrupa sağı yeniden tanımlanmış olacak.
Roma artık antik bir başkent değil. Washington ile Brüksel arasındaki gerilimin yönetildiği modern bir jeopolitik laboratuvar haline geldi. Meloni bu laboratuvarın başında duruyor. Deneyin sonucu hem İtalya'nın hem de Avrupa'nın kaderini etkileyecek.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish