İsrail Ordusunda önemli mevkilerde bulunmuş General Yitzhak’ı askeri ateşe olarak görev yaptığı yıllarda tanımıştım.
General Yitzhak’ın ailesi Cezayir kökenli.
Cezayir’in, uzun bir kurtuluş mücadelesinden sonra 1962’de, Fransa’dan bağımsızlığını alması üzerine, Yitzhak’ın ailesi önce Marsilya’ya ardından da Paris’e göç etmiş.
General Yitzhak Paris’te doğmuş.
Aile, 1976 yılında İsrail’e yerleşmeye karar verince, Yitzhak eğitimine Hayfa’da devam etmiş.
İsrail Ordusunda, Kara Kuvvetlerinde önemli görevler yapan Yitzhak’ın kariyeri, Başbakan Netanyahu karşıtı gösterilerin başladığı 2022 yılında sona ermiş.
General Yitzhak, kendisi gibi Netanyahu’nun politikalarıyla ters düşen 7 general arkadaşıyla birlikte emekliliğini isteyerek, ordudan ayrılmış.
Çok iyi Fransızca, Arapça ve İngilizce bilen General Yitzhak ile İsrail’in PKK-YPG-SDG politikalarını konuştuk.
Konuşmayı soru-yanıt şeklinde özetledim.
İsrail’in Arzı Mevud yani Nil’den Fırat’a uzanan Vadedilmiş Topraklar öğretisini içeren coğrafyada, Türkiye’nin güney bölgeleri de var. Arzı Mevud’u dilinden düşürmeyen Netanyahu, Türkiye’den toprak koparabileceğine gerçekten inanıyor mu?
General Yitzhak: “Öncelikte bilinmesinde yarar var, İsraillilerin önemli bir bölümü Arzı Mevud’a inanmıyor. Bu çok gerilerde kaldı. İsrail büyüyebileceği kadar büyüdü. Daha fazla toprak peşinde koşmak, bir süre sonra İsrail’i küçültür. Sağcıların iktidarda kalabilmeleri için İsrail’de etkin olan irili ufaklı aşırı sağcı-dinci partileri yanlarında tutmaları gerekiyor. Bunun yolu da aşırı sağcı-dinci partilerin en önemli değeri olan Arzı Mevud üzerinden onlara söz vermek. Ama son yıllarda Netanyahu, Vadedilmiş Topraklar konusunu aşırı sağcı partilerden daha çok sahiplendi. Bana göre artık devir değişti ve Arzı Mevud günümüzün şartlarıyla, dünya ve bölge gerçekleriyle uyuşmuyor. Öncelik mevcut İsrail’i korumak ve güçlendirmek olmalı.”
Netanyahu’nun gösterdiği haritalara baktığımızda Arzı Mevud’un kuzeyde sadece Türkiye’yi değil Suriye, Irak, İran topraklarını da kapsadığını görüyoruz. İsrail’in önceliği hangi ülkeler? Türkiye sona mı bırakılıyor?
General Yitzhak: “Netanyahu kesinlikle üniter bir Suriye istemiyor. Aynı şekilde İran’ı da mutlaka bölmek istiyor. Öncelik Suriye ve bunu Dürziler ile Kürtler üzerinden başaracağına inanıyor. İran’ı da başta Kürtler olmak üzere bazı diğer etnik gruplar üzerinden böleceğini düşünüyor. Ama Türkiye o kadar kolay bir iş değil. Çok çetin ceviz. Bunu çok iyi biliyor. Türkiye’nin, Suriye yönetimi üzerindeki etkisinden ve Türk askerinin Suriye’deki varlığından çok rahatsız. Türk askerinin Suriye’nin güney bölgelerine inmesine asla müsaade edilmemesi gerektiğini sıklıkla hatırlatıyor. Netanyahu, generallerle yaptığı tüm toplantılarda Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri hakkındaki düşüncelerimizi sorardı. Türkiye’yi nasıl zayıflatırız, böleriz? Türkiye’ye karşı hangi ülkeler ve örgütlerle iş birliği yapalım? gibi sorulara ilişkin hazırlanmış birçok rapor tartışılmak üzere masada olurdu. Biz generaller daha çok Türk Ordusuna ve askeri konulara ilişkin düşüncelerimizi aktarırdık. PKK-YPG-SDG’ye eğitim veren bazı subaylar da örgütün durumu hakkında bilgiler paylaşırdı.”
Görünen o ki Netanyahu, Suriye’de Rojava Özerk Bölgesini koruyup güçlendirip, bu bölgeyi Türkiye’nin güneydoğusuyla birleştirme hesabı yapıyor. Diyelim ki plan tuttu. Bu durumda Vadedilmiş Topraklarda, Kürt Özerk Yönetimi ya da devleti olacak. Yani Vadedilmiş Topraklarda üniter bir Suriye ve Türkiye olmayacak, ama bu kez de başka bir yapı ortaya çıkacak. Bununla nasıl baş edilecek?
General Yitzhak: “Bu sorunun yanıtı çok basit. İsrail, PKK-YPG-SDG ve benzeri Kürt örgütlerini kolaylıkla manipüle edilebilir, içine sızılabilir, merkezi yönetimlere karşı kullanılabilir örgütler olarak görür. Vekil güç olarak kategorize eder. Bu örgütlerin Türkiye ve Suriye’den toprak koparmaları, Özerk Yönetim ya da devlet kurmaları teşvik edilir. Ama bu örgütler hedeflerine ulaştıklarında ise Vadedilmiş Topraklarda ayakta kalmaların ve yaşamalarına müsaade edilmez. İsrail’in Kürt politikası ya da stratejisi budur.”
Yani bu örgütler Türkiye ve Suriye’de hedeflerine ulaştıktan sonra İsrail, Kürtlerin kurdukları yapıları yıkar mı? Yaşamalarına izin vermez mi?
General Yitzhak: “Arzı Mevud kafası, işin pis ve zor tarafını yani terör ve ülke parçalama işini Kürtlere yaptırıp, sonra da onları tasfiye etmek şeklinde çalışır. Binlerce yıllık devlet geleneği ve devlet aklı olan Türkiye’yi parçalamanın zorluğu bilinir. Ama Kürtlerin oluşturacakları yapıları dağıtmak İsrail için çocuk oyuncağıdır. Filistinlilerin durumuna bakın. Uzun yıllar tüm Arap ve İslam ülkeleri arkalarında olmalarına, Batılılardan destek almalarına rağmen başaramadılar, ayakta kalamadılar. Arzu Mevud taraftarları istediklerini aldıktan sonra, Kürtleri silip atarlar.”
Kürtleri silip atmak, onları yaşadıkları topraklardan sürmek demek değil mi?
General Yitzhak: “Netanyahu gibileri için Arzı Mevud hedefine ulaştıktan sonra her şey mübahtır. Filistinliler nasıl topraklarından sürüldüyse, Yahudi yerleşimcilerin el koyduğu evlerinden, arazilerinden nasıl atıldılarsa, Gazze’de sürgün planı nasıl işliyorsa Kürtlere de aynısını yaparlar. Bundan hiç kuşkum yok. İsrail, Kürtleri kolay lokma olarak tanımlar.”
Konuşmanın başlangıcında “Netanyahu, Türkiye’den toprak koparacağına gerçekten inanıyor mu?” diye sormuştum. Buna yanıt alamadım.
General Yitzhak: “Buna ne kadar inanıyor bilmiyorum. Ama Netanyahu’nun Türkiye’yi zayıflatmak, zor duruma düşürmek, zarar vermek için her yolu denemeye, her şeyi yapmaya bunun için de her ülke ve örgütle ilişki kurmaya çalıştığını söyleyebilirim. Buna rağmen Netanyahu’nun en çok çekindiği ülkenin Türkiye olduğunu da rahatlıkla söyleyebilirim. İsrail Ordusunun, Türk Silahlı Kuvvetleriyle özellikle karada ve denizde karşı karşıya gelmemesi gerektiğini söyler. ABD’nin Türkiye’ye F 16 ve F 35 savaş uçaklarını vermemesi için Yahudi lobisini hep devrede tutar. İki özel danışmanı, Türkiye’deki iç siyaseti, Türk Ordusunun durumunu, savunma sanayisinde üretilen silahları, mühimmatları, yeni füzeleri, savaş uçaklarını, SİHA ve İHA’ları takip edip haftalık raporlar halinde Netanyahu’ya sunarlar. Ayda birkaç kez de generallerden Türk Silahlı Kuvvetlerinin durumuna ilişkin olarak brifing alır.”
Buraya kadar anlattıklarınızdan, Netanyahu’nun tek derdinin Türkiye olduğu sonucunu çıkardım.
General Yitzhak: “Tek derdi değil elbette ama en büyük dertlerinden birinin Türkiye olduğunu söyleyebilirim.”
İsrailli General ile Halep, Lübnan ve İran konularını da konuştuk.
Bunları da bir başka yazıda aktarmaya çalışacağım.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish