MHP'den Türk Tabipleri Birliği için kanun teklifi: Adından Türk ifadesi çıkarılsın, zorunlu üyelik kaldırılsın

Teklifin gerekçesinde "Vatan savunması yapan kolluk güçlerimizin moral ve motivasyonuna zarar veren açıklamalar, devlete karşı işlenecek en ağır suçtur" ifadesi kullanıdı

Fotoğraf: AA

MHP Gaziantep Milletvekili Ali Muhittin Taşdoğan 14 Kasım'da 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu.

Teklifte; kanunun isminde ve metninde bulunan “Türk Tabipleri Birliği” ibaresinin “Tabipler Birliği” olarak değiştirilmesi öngörüldü.  

"Zorunlu üyelik kaldırılsın"

Kanunda yer alan “Bir tabip odası sınırları içinde sanatını serbest olarak icra eden tabipler bir ay içinde o il veya bölge tabip odasına üye olmak ve üyelik görevlerini yerine getirmekle yükümlüdürler” hükmündeki “üye olmak ve üyelik görevlerini yerine getirmekle yükümlüdürler” ifadesi “üye olabilirler” şeklinde değiştirilmesi teklif edildi.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Teklifle ayrıca; “Türk Ceza Kanunu’nun; devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ve Terörle Mücadele Kanunu’nda yazılı suçlardan herhangi birinden mahkûm olanlar ile Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu hizmetinden çıkarılanların, Türk Tabipleri Birliği’nin merkez ve tabip odalarındaki üyeliklerinin sonlandırılması ve sorumlu organlardaki görevlerine son verilmesinin” önü açıldı.

thumbs_b_c_9dbf0926843a13e41b5da21574975d07.jpg
Taşdoğan Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı. Fotoğraf: AA

"Milli birliğin tesisini zedeleyen açıklamalar tabip meslek mensuplarının ve STK’larının işlevi olmamalıdır"

Kanun teklifinin gerekçesinde şu ifadeler yer aldı:

Kamu hizmeti dışında çalışan hekimlerin zorunlu üye olmasından gücünü alan Birlik, tüm doktorlar adına söz söyleme, hekimlik alanlarına müdahil olma ve mesleki disiplin açısından yargılama (hekimlik icrasını askıya alma ve belirli bir süre sınır koyma) haklarına sahiptir. Dünyadaki uygulamanın aksine ülkemizde ulusal doktor dernekleri tek elde toplanmış ve sadece Tabipleri Birliği yetkilendirilmiştir.

Böylelikle bütün tabiplerin kaderi Tabipler Birliği'nin insafına bırakılmıştır. Ülkemizin, milli güvenliğini tehdit eden, sınırlarımızdaki terör hareketlenmeleri ve milletin güvenliğini tehdit eden terör unsurları bertaraf edilirken; milletin can ve mal güvenliğini koruyan, vatan savunması yapan kolluk güçlerimizin moral ve motivasyonuna zarar veren açıklamalar, devlete karşı işlenecek en ağır suçtur.

Milli birliğin tesisini zedeleyen açıklamalar ve kamuoyu vicdanım rahatsız eden beyanlar vermek tabip meslek mensuplarının ve STK’larının işlevi olmamalıdır. Tabipler Birliği'nin, milli güvenlik meselelerin de bile terör odaklarıyla aynı görüşü savunması, vatan savunması yapan kolluk güçlerimizin moral ve motivasyonuna zarar vermesi, terör örgütlerinin savunuculuğunu yapan birliğin isminin başında 'Türk' ibaresinin geçmesi kamuoyu vicdanını ve aynı görüşü savunmayan ancak kamu dışında çalışmak için üye olmak zorunda olan tabiplerimizi rahatsız etmektedir.

TTB Başkanı tutuklanmıştı

Türkiye tarafından terör örgütü olarak kabul edilen PKK, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Kuzey Irak'ın Zap bölgesinde yaptığı operasyonlarda kimyasal silah kullandığını iddia etmiş, bunun sonucunda 17 militanlarını kaybettiklerini öne sürmüşlerdi.

İddia ve görüntüler yurtdışında yayın yapan ve yine PKK'ya yakın olduğu öne sürülen bir YouTube kanalı tarafından aynı zamanda adli tıp uzmanı da olan Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı'ya sorulmuştu.

Fincancı, burada yaptığı açıklamaların bir bölümünde "Daha önce de incelemiştim. Sinir sistemini doğrudan tutan toksik gazlardan birisi kullanılmış durumda. Çok çeşitli kimyasal silahlar var. Her ne kadar kullanılması yasak olsa da ne yazık ki çatışmalarda kullanıldığını görüyoruz" ifadelerini kullanmıştı.

Bağımsız heyetleri bölgede inceleme yapmasının uluslararası sözleşmeler gereği zorunlu olduğunu savunan Fincancı, "Uluslararası sözleşmelerin uygulanması ve kimyasal silahların kullanımını yasaklayan Cenevre Sözleşmesi kapsamında böyle bir iddia ortaya çıktığında nasıl bir araştırma yapılacağı da Minnesota Protokolü'nün ilkelerinin ele alınması gerekiyor" değerlendirmesinde bulunmuştu.

Şebnem Korur Fincancı bu açıklamalarının ardından tutuklanmıştı.

 

 

ANKA, Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU