"Çakal", "Aç gözlü", "Patolojik vaka", "Lan", "Allah belanı versin"... Yargıtay kararlarında hakaret kabul edilmeyen sözler neler?

Hakaret iddiasıyla yargıya taşınan ifadeler şikayet edeni de edileni de şaşırtan sonuçlar doğurabiliyor. Avukat Ali Haydar Eşkara, Yargıtay tarafından karara bağlanan ve hakaret sayılmayan ifadeleri derledi

Hakaret olarak nitelendirilen sözler mahkemeye taşındığında beklenmedik sonuçlar çıkabiliyor / Fotoğraf: Twitter

Hakaret iddialarıyla alakalı açılan davalarda verilen kararlar her zaman ilgi çekiyor.

Kimi zamanda hakaret olarak adlandırılabilecek sözler suç kabul edilmezken, kimi zaman da tam tersi sonuçlar olabiliyor.

İstanbul’da avukatlık yapan Ali Haydar Eşkara, son yıllarda Yargıtay tarafından karara bağlanan hakaret davalarıyla ilgili dikkat çekici kararları derledi.

Eşkara'nın yaptığı çalışmaya göre hakaret davalarındaki hangi sözler Yargıtay tarafından hakaret olarak adlandırılmadı..İşte örnekler….

yargıtay.jpg
Yargıtay, hakaret davalarıyla ilgili önemli kararlar verdi / Fotoğraf: AA

 

Hakaret kabul edilmeyen bazı fiiler

- ''Siz kimsiniz lan, bizi mi alacaksınız, gelin lan, biz Cerrahpaşa çocuğuyuz...''   / Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 7 Ocak 2020 tarihli 2020 / 258 sayılı kararı

- Hakime ’’siz açıkça taraf tutuyorsunuz’’ demek / Yargıtay 2. CD.’nin 27 Mart 2013 tarihli  2013/6410 sayılı kararı

- "Lanet gardiyan" demek  /  Yargıtay 18. CD.’nin 10 Eylül 2019 tarihli 2019 / 11937 sayılı kararı

- "Siz kimsiniz lan, siz benim kim olduğumu biliyor musunuz" demek ..  Yargıtay 18. CD’nin 26 Mart 2019 tarihli, 2019/5912  sayılı kararı

 - "Aç gözlü" demek /  Yargıtay 18. CD’nin 24 Şubat 2020 tarihli, 2020/4884  sayılı kararı

- "Körler sağırlar birbirlerini ağırlar" demek / Yargıtay 4.CD.'nin 13 Ocak 2015 tarihli 2015/985 sayılı kararı

- "Bu doktor uyuz" demek /  Yargıtay 18.CD’nin 19 Ekim 2017 tarihli 2017/11414 sayılı kararı

- "Beni karakola götürecek adam anasının karnından doğmadı" demek /   Yargıtay 18.CD.’nin 20 Eylül 2016 tarihli 2016/14623 sayılı kararı

-   "Patolojik sorunlu" demek / Yargıtay 18.CD.’nin 25 Ekim 2017 tarihli 2017/11733 sayılı kararı

- "Sen kimsin, kendini trafik polisi mi zannediyorsun, beni durdurma hakkını nereden aldın, böyle bir ceza uygulayamazsın..." demek / 25 Mayıs 2015 tarihli  2015/1516 sayılı kararı

 - "Sinkaf ederim, böyle düzeni de, yeri de" demek /  Yargıtay 4.’nin 16 Ocak 2014 tarihli 2014/1014 sayılı kararı

- "Nöbette sigara içmek yasak at lan o sigarayı" demek / Yargıtay 18. CD.’nin 20 Şubat 2019 tarihli 2019/3577 sayılı kararı

- "Terbiyesiz" sözü /  Yargıtay 18. CD.’nin 8 Ocak 2019 tarihli 2019/586 sayılı kararı

- "Senin ettiğin hipokrat yeminini ben saymıyorum,sana diplomayı kim verdi,sen ne biçim doktorsun...." demek / Yargıtay 2. CD.’nin  26 Şubat 2013 tarihli 2013/3805 sayılı kararı

- "Saygısız herif" demek / Yargıtay 18. CD.’nin 25 Mart 2019 tarihli  2019/5748  sayılı kararı

 "...Gel lan buraya, ne ayaksın sen,ne uğraşıyorsun lan benim yeğenlerimle,...siz kendinizi adam mı sanıyorsunuz lan ..." demek / Yargıtay 18. CD.’nin 17 Ekim 2017 tarihli 2017/11100 sayılı kararı

- Sanığın,Cumhuriyet Savcısı olan kişiye cezaevindeki akrabasıyla görüşmesine izin vermemesi üzerine söylediği 'Burası devlet kapısı sen kim oluyorsun da böyle davranıyorsun’’ biçimindeki sözleri / Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (CGK) 11 Ekim 2018 tarihli 2018/422 sayılı kararı

-  "Kalk lan ayağa" ve "lan" demek /  Yargıtay 18. CD.’nin  4 Şubat 2019 tarihli 2019/2178 sayılı kararı

- Avukatın, duruşmaya geç ve dosyaya hazırlanmadan çıktığını gösterir nitelikte davranışlar sergileyen hakime: "Dosyayı incelemeden çıkarsanız böyle olur, burada babanızın uşağı yok’’ sözleri /  Yargıtay 4.CD.’nin 29 Nisan 2014 tarihli 2014/14210 sayılı kararı.

 - Sanığın, ifadesini alan hakime hitaben "Adama bak,biz başka suçtan geliyoruz,adam yeni suç çıkarıp duruyor, ben senin gibi ne hakimler gördüm 17 yıldır cezaevindeyim" şeklindeki sözleri / Yargıtay 18. CD.’nin 10 Mayıs 2017 tarihli  2017/5520 sayılı kararı.

- "Terbiyesizlik yapma, eşim bunun hesabını sizden soracak" demek / Yargıtay 18. CD.’nin 22 Kasım 2016 tarihli 2016/17898 sayılı kararı.

- "Allah belanı versin" demek /  Yargıtay CGK’nın 16 Eylül 2014 tarihli  2014/386 sayılı kararı

- ''Sizin gibi çakallar benim kapımın önünde" şeklindeki sözler /  Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi’nin 26 Nisan 2017 tarihli  2017/760 sayılı kararı

- "Hop ne oluyor,sizin yaptığınız eşkıyalık, buna yol kesme denir,siz polis olamazsınız, arama kararınızı görelim"demesi / Yargıtay CGK.’nun 25 Ekim 2018 tarihli  2018/472 sayılı kararı

aliii.jpg.jpg
Avukat Ali Haydar Eşkara / Fotoğraf: Independent Türkçe

 

"Zamana, yere ve duruma göre değişiyor"

Peki hakaret suçu hangi durumlarda cezayı gerektirir? Mahkeme aşamasında hangi kriterlere göre hakaret kabul edilerek ceza veriliyor?

Bu soruya cevaben "Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir" diyerek sözlerine başlayan Eşkara devamında şunları söyledi:

Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Bu şekilde kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.

Hakaret suçlarıyla ifade özgürlüğü arasında hassas denge

Eşkara, hakaret suçlarının değerlendirilmesinde ifade özgürlüğüne dikkat çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:

Doğal haklardan kabul edilen ifade hürriyeti, çoğulcu demokrasilerde, vazgeçilemez ve devredilemez bir niteliğe sahiptir. Öğretide değişik tanımlara rastlanmakla birlikte, genel bir kabulle ifade/düşünce hürriyeti, insanın özgürce fikirler edinebilme, edindiği fikir ve kanaatlerinden dolayı kınanmama, bunları meşru yöntemlerle dışa vurabilme imkân ve özgürlüğüdür. Demokrasinin "olmazsa olmaz şartı" olan ifade hürriyeti, birçok hak ve özgürlüğün temeli, kişisel ve toplumsal gelişmenin de kaynağıdır. İşte bu özelliğinden dolayı ifade hürriyeti, temel hak ve hürriyetler kapsamında değerlendirilerek, birçok uluslararası belgeye konu olmuş, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda da ayrıntılı düzenlemelere tabi tutulmuştur.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU