Putin, İstanbul'a gelmeden: Libya, muharip güçler ve paralı askeri birlik Wagner

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 8 Ocak'ta Türkiye'ye geliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ele alması beklenen konuların başında Libya var

Fotoğraf: AP

Rusya lideri Vladimir Putin, yarın (8 Ocak) Türkiye'ye geliyor. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İstanbul'da konuşacakları konuların başında muhtemelen Libya geliyor.

Türkiye kasım ayından bu yana Libya ile ilgili attığı adımlar nedeniyle gündemde.

Türk askerinin 1 yıl süreyle Libya'ya gönderilmesine izin veren Libya tezkeresi 2 Ocak'ta TBMM'den geçti. 

Böylece Ankara ile Trablus'taki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) tarafından imzalanan iki mutabakat resmileşmiş oldu. 

Tezkerenin amacı Libya'da Fayiz Sarraj'ın başkanlık ettiği UMH'ye General Halife Hafter güçleri karşısında askeri destek vermesi.

Libya ile anlaşmaya kim ne tepki gösterdi?

Hatırlanacağı gibi süreç 27 Kasım'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile UMH Başkanı Sarraj'ın Dolmabahçe'de imzaladığı savunma&güvenlik işbirliği ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılması muhtıralarının imzalanması sonrası başlamıştı. 
 

will_the_turkey_libya_maritime_boundaries_deal_be_legally_valid_if_haftar_takes_over_tripoli_h208451_d153f.jpg
Fotoğraf: World Bulletin


Ülkenin önemli bölümünü kontrol eden, Trablus hükümetini iyice köşeye sıkıştırdığı ifade edilen Hafter'e karşı Türkiye'nin sağladığı bu destek bazı ülkeler ve gruplarca eleştirilmişti. 

Hafter komutasındaki güçlerle ittifak halinde olan doğudaki meclisin başkan yardımcısı UMH'yi yaptığı anlaşmadan ötürü vatan hainliğiyle itham etti. 

Libya Ulusal Ordusu'nun Twitter hesabından Libya vatandaşlarına Türk askerlerine karşı silahlanılması çağrısı yapıldı.

Ekim ayında Rusya ile Türkiye arasında Suriye özelinde imzalanan Soçi mutabakatının mimarlarından, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'dan direkt bir eleştiri gelmese de Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma'nın Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Leonid Slutskiy, TBMM'den çıkan kararı endişe verici olarak tanımladı.
 

7fWAy1KX4IRWYwHogyVpW6fHijCTlGF8.jpg
Leonid Slutskiy / Fotoğraf: Duma


Avrupa Birliği (AB), de duyduğu endişeyi ifade ederken, Türkiye'yi BM'nin Libya'ya yönelik silah ambargosuna uymaya davet etti.

Libya'ya yönelik silah ambargosu anımsatması yapan sadece AB değildi.

ABD Dışişler Bakanı Mike Pompeo, 11 Aralık'ta Rus mevkidaşı Lavrov ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlediği basın toplantısında, "Sadece Ruslar değil, hiçbir ülkenin buraya silah sistemleri sağlamaması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Tüm bu siyasi tablo içinde Türkiye'deki kimi dış politika uzmanları ise Ankara'nın asıl amacının deniz yetki alanı anlaşmasının geçerliliğini korumak ve Doğu Akdeniz'deki enerji oyununun dışında kalmamak olduğunu söylüyor.

 Türkiye’nin yüksek menfaatlerini etkili bir şekilde korumak ve kollamak, gelişmelerin seyrine göre ileride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak için, süratli ve dinamik bir politika izlenmesine yardımcı olmak üzere, hudut, şümul (kapsamı), miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerektiği takdirde Türkiye sınırları dışında harekat ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi, bu kuvvetlerin Cumhurbaşkanının belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için Anayasa'nın 92'nci maddesi uyarınca bir yıl süreyle izin verilmesi Genel Kurul'un 2 Ocak 2020 tarihli 41'inci Birleşiminde kabul edilmiştir.

Türk askerinin Libya'ya gönderilmesine ilişkin karar metninden...

AK Parti hükümetinin de buradan hareketle sıkıntıda olan Sarraj'ı ayakta tutmak için tezkereyi çıkardığı belirtiliyor.

Çavuşoğlu'ndan 'Durum havada Hafter'in lehine' açıklaması

2019 yılı Dış Politika Değerlendirme toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, tezkerenin beraberinde Libya'da ateşkesin tesisini getireceğini, ülkede siyasi sürece geri dönülmesine yardımcı olacağını söylüyor. 
 

20200106_2_40181865_50953852.jpg
Fotoğraf: AA


Çavuşoğlu'nun bir başka dikkat çektiği nokta ise ABD, Rusya, Fransa ve Mısır gibi küresel ve bölgesel oyuncuların da örtülü veya açık desteğine sahip Hafter'in hava kuvvetleri açısından avantajlı olduğu.

Dün akşam saatlerinde General Hafter milislerinin UMH'nin denetimindeki Sirt kentini ele geçirdiği iddiası Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti tarafından önce yalanlandı ardından 'Sirte'ye ilerleyen Hafter güçleri püskürtüldü' şeklinde bir bilgi paylaşıldı.

Türk askeri Libya'ya ne zaman gidecek?

Bir başka merak edilen soru Türk askerinin ne zaman Libya'ya gideceği ile ilgili.

5 Ocak Pazar günü CNN Türk-Kanal D ortak yayınına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu soruya "Peyderpey gidiliyor. İşin koordinasyonunu bizim üst düzey askerlerimiz yapacak" yanıtı vermişti.

Erdoğan'ın açıklamaları içinde asıl dikkat çekici nokta bölgeye gönderilmesi planlanan muharip güçler ile ilgiliydi.
 

20200107_2_40193150_50970931.jpg
Fotoğraf: AA


Cumhurbaşkanı'nın "Şu anda muharip güç olarak bizim orada farklı ekiplerimiz olacak. Bunlar bizim askerimizin içinden değil. Bu farklı ekiplerle o muharip güçler orada çalışacak" ifadelerini kullanması ana muhalefet partisi CHP'nin tepkisini çekmişe benziyor.

Meclis'teki tezkere oylamasında "Hayır" oyu kulanan beş siyasi partiden biri olan CHP'nin (İYİ Parti, HDP, TİP, Saadet Partisi) Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Faik Öztrak, dün düzenlediği basın toplantısında Cumhurbaşkanı'nın kast ettiği muharip güçlerin kim olduğunu sordu.

Erdoğan'a "Hangi yetkiyle bu birlikleri kurdunuz?" sorusunu yönelten Öztrak, "Türkiye'nin teröre bulaşmış güçlerle iş birliği yapmakla suçlanmasına yol açacak yeni bir maceraya girmeyin" diyor.

Tezkerenin hemen öncesi, 1 Ocak'ta Türk basınında konuyla ilgili yayımlanan kimi kulis haber ve analizlerde ise bölgeye muharip güç gönderilmesi konusunda henüz nihai karara varılmadığı söylemlerinin baskın olduğunu not etmekte fayda var.

Muharip güçler Suriye'deki radikal gruplar mı?

"Ülkenin küçücük bir bölümünü kontrol eden ve muhalefetin askeri saldırıları karşısında çöküşün eşiğine gelen yasal bir hükümet, nüfuzlu bir müttefikinden yardım istiyor ve bu yardımı alıyor"

Yukarıdaki cümle RIA Novosti'den alıntılandı.

30 Aralık'ta yayımlanan "Erdoğan, Putin'i taklit etmeye çalışıyor" başlıklı habere göre Erdoğan'ın Libya planı ile Kremlin'in 2015'te başlattığı Suriye misyonu arasında benzerlikler söz konusu.
 

752x395-erdogan-ve-putin-rusya-turkiye-kultur-ve-turizm-yilini-acacak-1554543724351.jpg
Fotoğraf: AP


2019'un son günlerinde Rusya medyasında çıkan en dikkat çekici haber ise bu değil, daha çok muharip güçler ile alakalı.

Rusya Federal Haber Ajansı, Türkiye'nin Libya'ya radikal dini grupları taşıdığı yönünde 25 Aralık'ta bir haber yayımladı.

O haberi takiben ABD merkezli Bloomberg, İngiliz haber ajansı Reuters Thomson ve İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de, Suriye'deki farklı gruplardan Türkmen militanların ve/ya Suriye Milli Ordusu (SMO) militanlarının Libya'ya gönderildiğini ya da gönderilmek üzere seçildiğini öne süren haberler yayınladı, duyurular yaptı.

Sosyal medyada paylaşılan bazı görüntülerde de Türkiye’den kalkan uçaklarla Suriye Milli Ordusu'ndan bazı militanların Libya’ya gönderildiği öne sürüldü.
 

07907085.jpg
Fotoğraf: The National


Söz konusu görüntüleri SMO da Trablus’taki UMH de 'sahte' olarak niteleyip yalanladı.

Bloomberg ve Reuters ise haberlerini Ankara ve Trablus'taki üst düzey yetkililere dayandırdı.

Rus SvPressa da "Libya: Erdoğan’ın Yeniçerileri Putin’in Wagnercilerine Karşı Saldırıya Geçtiler” başlığıyla benzer bir haber yayımladı.

Söz konusu iddialar 2019 dış politika değerlendirme toplantısında basın mensupları ile bir araya gelen Bakan Çavuşoğlu'na da soruldu.

Çavuşoğlu, bu soruya "(Libya) Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH), Özgür Suriye Ordusunun oraya gitmediğine dair açıklamalar yaptı. Bizdeki bilgiler de böyle" yanıtını vermekle yetindi.

İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin Direktörü Rami Abdülrahman ise Suriye’deki farklı gruplardan yaklaşık 500 Türkmen savaşçının Libya’ya gönderilmek üzere seçildiğini öne sürmüştü.

Rusya medyası: Sakalları kesiliyor, Libya'ya gönderiliyor

Bölgeyi yakından takip eden isimlerden biri olan Rusya politikaları uzmanı Dr. Kerim Has, söz konusu iddiaların yaklaşık bir aydır Rusya medyasında dillendirildiğini belirtiyor. 

Has, "Aynı Türkiye ile uçak krizinin yaşandığı dönemde olduğu gibi Türkiye'nin IŞİD'i, Nusra'yı, Suriye'deki radikal dini gruplarını taşıdığı yönünde haberler çok sayıda haber var. İstanbul üzerinden bölgeye taşındıklarına yönelik. Yani iddiaya göre bu gruplar İstanbul üzerinden alınıyor, sakalları kestiriliyor, uçakların takip sistemleri kapatılarak çok fazla sayıda seferle bölgeye gönderildiği söyleniyor" diyor.
 

IDUAXXOa_400x400.jpg
Fotoğraf: Twitter @Kerim_HAS


Has, Rusya medyasında yer alan haberlere göre Libya'ya gönderidiği öne sürülen militanların bölgeye Tunus aktarmalı geçtiğini ifade ediyor, söz konusu haberi geçen ilk kuruluşlardan biri olan Rusya Federal Haber Ajansı'nın yapısına dikkat çekiyor: 

Bu haberi geçen kuruluşlardan biri Rusya Federal Haber Ajansı. Adı böyle. Devlet kurumu değil. Wagner'in sahibi Yevgeny Prigozhin'e yakın olan bir kuruluş. Kasım 2018'de Hafter Rusya'ya geldiğinde, Rus Savunma Bakanlığı'nda yapılan toplantıda Şoygu ile görüşürken aynı masada Putin'in aşçısı lakaplı, ABD yaptırımları listesinde bulunan Prigozhin de vardı. Savunma Bakanı'nın hemen solunda. Cumhurbaşkanı Erdoğan Wagner'e çatıyor. Bunlarda bu tarz haberleri yayımlıyor. Doğru mu yanlış mı bilemem. Ama bu tarz iddialar var. Ve son zamanda çok arttı. Haberi geçenlerde sahadaki kişiler. Muhabir diyorlar ama muhtemelen haberi geçenler paralı askerler... Bilgi doğru da olmayabilir.  

Haberlerden birinde sadece 25 Aralık tarihinde 660 savaşının bir gün içinde Libya'ya gittiği, günde en az 20 sefer yapıldığı ve uçakların radara yakalanmamak özenle hareket ettiğinden bahsediliyor.

Libya'da en az 30 bin azami 60 bin kişilik askeri/silahlı güce sahip olan Hafter'in Trablus havalimanına giden bazı yolları kontrol altında tuttuğunu da bu iddialar ışığında anımsamak gerekiyor.

Putin'in aşçısı mı haberleri servis ediyor?

Türkiye'den Libya'ya muharip güç olarak radikal dinci militanların yollandığı iddiasını dile getiren Rusya Federal Haber Ajansı ile Wagner'in sahibi Prigozhin arasındaki bağ dikkat çekici.
 

_100156588_rusprigoz11nov11reut.jpg
Yevgeny Prigozhin ve Putin / Fotoğraf: Reuters


Kremlin muhalifi çevrelerce "Putin'in özel ordusu" olarak anılan, yıllık bütçesi 166 milyon doları bulan Rusya merkezli özel askeri şirket Wagner Grubu ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir tarafta -Libya’da- savaş var. Adam geliyor bir bölgeyi kuşatıyor, ateşe tutuyor. Şu anda Libya ordusu gereğini yapıyor. Mesela Ruslar Wagner’leri vermiş, bu adamlar orada" ifadelerini kullanmıştı.

Dr. Kerim Has, Wagner ile ilintili basın organlarının yayımladığı "Cihatçılar Türkiye üzerinden Libya'ya gönderiliyor" haberleri için "Bu iddialar gerçek ise Moskova'nın gözünden 'Ankara'nın suçları'nın dosyalandığı anlamına geliyor. Değilse Moskova'nın Türkiye aleyhine ciddi bir kara propoganda yürüttüğü anlamına geliyor. İkisi de Türkiye için kötü" tespiti yapıyor.

Has'ın bir başka dikkat çektiği nokta ise Rusya'daki bazı medya organlarının Arap kaynaklarına dayandırarak dün Libya'da Türk hava güçlerinin bir saldırı düzenlediği.

İddiaya göre o saldırıda en az 10 paralı Rus askeri öldü, 20'si ise yaralandı. 

Haberde paralı askerlerin Wagner grubunun elamanları olup olmadığı ile ilgili bilgi yok.

Ama yaralı Rus paralı askerlerinin Rus uçağıyla Suriye Lazkiye’deki askeri hastaneye taşındığı öne sürülüyor.
 

1.jpg
Fotoğraf: offiziere.ch​​​​​​


Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hakan Fidan arasındaki telefon görüşmesinin de Libya'daki saldırı iddialarının konuşulduğu güne denk gelmesi bir başka önemli detay.

Rus medyasında Türkiye'nin tezkere sonrası Libya'ya önceki gün 35 askerini gönderdiği, bu grupların Trablus ve Misrata'da göreve başladığı da belirtiliyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Suudi Arabistan ve BAE'ye yakın bazı basın yayın kuruluşlarında ise Türkiye'nin Trablus'a ilk etapta radar ve radyo karıştırıcı frekanslar gönderdiği, amacın Hafter'in hava güçlerini köreltmek olduğu öne sürülüyor.

Kuşkusuz tüm bunlar yarın İstanbul'da çok geniş kapsamlı ele alınacak.

Resmi programına göre TürkAkım açılışı için Türkiye'ye gelecek olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hangi konuları irdeleyecek, şimdiden yanıtı belli.

Merak edilen ise Türkiye ile Rusya'nın Libya için bir ateşkes mutabakatı mı imzalayacağı yoksa Kuzey Afrika'daki kanlı iktidar kavgasının yansımalarının bir süre daha mı kapalı kapılar ardında konuşulacağı olsa gerek.

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU