Türkiye'nin Libya'daki hibrit stratejisi

Gürsel Tokmakoğlu Independent Türkçe için yazdı: "Modern dönemin örnek uygulaması ve bölgesel karşılaştırmalar"

Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019’da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması mutabakatı, iki ülkenin Doğu Akdeniz’deki stratejik iş birliğinin temelini oluşturdu / Fotoğraf: AA

Özet

Türkiye’nin 2019’dan itibaren Libya’da yürüttüğü süreç, modern dönemin hibrit strateji uygulamalarına örnek teşkil etmektedir. Askerî ve istihbarat kapasitesinin politika desteği, işlemsel diplomasi, enerji politikası ve hukuki formlarla senkronize kullanımı; dengeli hareket, fırsat yaratma ve “durum değişikliği” odaklı bir yaklaşım üretmiştir. Bu makale, Libya’yı merkeze alarak Türkiye’nin hibrit başarısını detaylandırır; Suriye, Azerbaycan ve Somali uygulamalarıyla karşılaştırarak farklılıkları ve çıkarılan dersleri analiz eder. Enerji-hukuk bağı, 2019 deniz yetki mutabakatı ve 2026 Temsilciler Meclisi onayı üzerinden incelenir. Sonuç olarak Libya modeli, çok alanlı güç projeksiyonunun klasik zafer yerine stratejik konumlandırma üzerinden kurulabileceğini göstermektedir.

Anahtar kelimeler: Hibrit strateji, Libya, Türkiye, Doğu Akdeniz, Mavi Vatan, işlemsel diplomasi, durum değişikliği, enerji-hukuk bağı


1. Giriş

21. yüzyılın hibrit ve çok alanlı çatışma ortamında devletler, klasik askerî zafer kavramının ötesinde stratejik durum değişikliği, uzun vadeli konumlandırma ve çok araçlı güç projeksiyonu arayışına girmiştir. Türkiye’nin Libya süreci (özellikle 2019 sonrası), bu dönüşümün en belirgin örneklerinden birini oluşturur. Asker ve istihbarat kullanımı, savunma ve politika desteği, dengeli hareket, fırsat kovalama ve yaratma, işlemsel diplomasi, enerji politikası, Avrupa ülkeleriyle (İtalya başta) diyalog, doktriner-stratejik çalışma ve hukuki formda dikkatli davranış; birlikte hibrit, kararlı ve güven veren adımlar üretmiştir.

Bu makalenin amacı, Libya’yı merkeze koyarak Türkiye’nin modern hibrit uygulamadaki başarısını bilimsel-akademik çerçevede genişletmek; Suriye, Azerbaycan ve Somali gibi diğer bölgesel uygulamaları farklılıkları işaret etmek ve ders çıkarmak için analiz etmektir. Çalışma, kronolojik katmanlama (hukuki temeller, askerî-hibrit müdahale, enerji entegrasyonu, dengeli diplomasi, doktriner sonuçlar) ve karşılaştırmalı tablolar üzerine kuruludur.


2. Libya sürecinin hibrit karakteri

2.1. Hukuki ve stratejik temeller

27 Kasım 2019’da Türkiye ile Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması ve Güvenlik ve Askerî İşbirliği Mutabakatları, sürecin hukuki omurgasını oluşturmuştur. Deniz yetki mutabakatı, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlarını belirleyerek Doğu Akdeniz’de Türkiye aleyhine şekillenen dengeyi değiştirmiş; Mavi Vatan doktrinine uluslararası antlaşma zemini kazandırmıştır. Anlaşma BM’ye tescil edilmiş, TBMM onayıyla iç hukuka girmiştir.

20 Ekim 2026’da Bingazi merkezli Libya Temsilciler Meclisi’nin anlaşmayı oy birliğiyle onaylaması ve 2020 ret kararını iptal etmesi, hukuki bağın hem Batı hem Doğu Libya tarafından sahiplenildiğini göstermiştir. Bu, “Tek Libya” hedefinin hukuki ölçek değişimini temsil eder.


2.2. Askerî-istihbarat ve politika desteği

2020’de Hafter güçlerinin Trablus’a yönelik saldırısı karşısında Türkiye, İHA/SİHA (Bayraktar TB2 başta), danışmanlık, eğitim ve sınırlı askerî varlıkla denge kurmuştur. Misrata ve Vatiyye üsleri üzerinden yürütülen faaliyetler, meşru hükümetin çöküşünü önlemiş ve çatışmanın seyrini değiştirmiştir. MİT’in istihbarat diplomasisi ve MSB’nin askerî diplomasisi, askerî dengeyi siyasi sürece tahvil etmiştir. Bu senkronizasyon, “Askerî denge olmadan diplomasi kırılgan, diplomasi olmadan askerî denge sürdürülemez” ilkesinin pratik ifadesidir.


2.3. İşlemsel diplomasi ve denge

Türkiye başlangıçta Trablus merkezli hareket etmiş, ancak 2023 sonrası Bingazi ile ilişkileri yeniden kurmuş, konsolosluk açmış, gemi ziyaretleri ve üst düzey temaslar (MİT Başkanı Kalın, Dışişleri Bakanı Fidan, Saddam Hafter ziyaretleri) gerçekleştirmiştir. Bu işlemsel diplomasi, parçalı güvenlik yapılarını “Tek Libya, Tek Ordu” hedefi altında buluşturmayı amaçlamıştır. İtalya gibi Avrupa ülkeleriyle diyalog, enerji ve istikrar bağlamında sürdürülmüştür.


3. Enerji ve hukuk bağının işleyişi

2019 deniz yetki mutabakatı, enerji faaliyetlerinin hukuki zeminini oluşturur. MEB kapsamında deniz tabanı ve altındaki hidrokarbon kaynakları üzerinde egemenlik hakları tanır. Anlaşma tek başına ruhsat vermez; ancak arama, işletme ve ortak kullanım için kapı açar. 2022 hidrokarbon işbirliği zemini ve Haziran 2025 TPAO-NOC mutabakatı (4 açık deniz alanında jeolojik-jeofizik çalışmalar ve yaklaşık 10.000 km 2D sismik) bu bağın pratikleşmesidir. TPAO’nun Libya’nın 17 yıl aradan sonraki ihalelerinde kara ve deniz bloklarında %40 payla yer alması, hukuki kazanımın ticari çıktıya dönüştüğünü gösterir.

Hukuki sınırlandırma, Yunanistan’ın ada temelli maksimalist iddialarına karşı ana kara ve hakkaniyet ilkesini güçlendirir; çakışan alanlarda iş birliği imkânı öngörür. Askerî denge anlaşmayı korumuş, dengeli diplomasi (özellikle 2026 HoR onayı) onu konsolide etmiştir. Böylece enerji, siyasi ve güvenlik bağlarını derinleştiren çarpan etkisi yaratır.


4. Diğer bölgesel uygulamalarla karşılaştırma

Libya modeli, Suriye, Azerbaycan ve Somali uygulamalarıyla aynı hibrit DNA’yı paylaşır; ancak yoğunluk, risk, taraflarla ilişki ve sonuç karakteri bakımından farklılaşır. Aşağıdaki tablo bu farklılıkları özetler.
 

Tablo 1: Libya merkezli bölgesel hibrit uygulamalar karşılaştırması
Tablo 1: Libya merkezli bölgesel hibrit uygulamalar karşılaştırması

 

4.1. Suriye: Yüksek yoğunluklu deneyim

Suriye (Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı), Libya’ya en yakın operasyonel laboratuvardır. Doğrudan kara harekâtı, SMO desteği ve MİT operasyonları daha yüksek yoğunluk taşır. İşlemsel diplomasi (Astana/Soçi) ve sınır güvenliği odaklı “durum değişikliği” benzerdir. Ancak risk daha yüksek, enerji-hukuk bağı daha zayıftır. Libya’nın dengeli “iki tarafı birleştirme” yaklaşımı, Suriye’deki post-Esad entegrasyon çabalarına ders sunar.


4.2. Azerbaycan: Temiz ittifak başarısı

2020 Karabağ Savaşı’nda Bayraktar desteği, eğitim ve danışmanlık; sonrasında Şuşa Beyannamesi ve enerji koridorları (TANAP, BTC, yeşil enerji) en yüksek güven üreten modeldir. Libya’daki enerji-hukuk sıkılığına benzer, ancak müttefik odaklı ve düşük risklidir. “Tek millet, tek ordu” mantığı, Libya’nın “Tek Libya, Tek Ordu” hedefine ilham verir.


4.3. Somali: Kapasite inşası modeli

TURKSOM eğitim üssü, 2024 savunma anlaşması ve TPAO offshore faaliyetleri, daha düşük çatışmalı, uzun vadeli ortaklık üretir. Libya’nın hukuki-askerî kombinasyonuna yakın, ancak soft power ağırlıklıdır. Sürdürülebilirlik dersi açısından Libya’ya tamamlayıcıdır.


5. Çıkarılan dersler ve analiz

Libya sürecinden ve karşılaştırmalardan çıkan temel dersler şunlardır:

1. Askerî caydırıcılık ile istihbarat-diplomasi senkronizasyonu zorunludur; tek başına hiçbir araç yeterli değildir.
2. Hukuki form (anlaşma, tescil, parlamenter onay) enerji ve stratejik hakları kalıcılaştırır; 2026 HoR onayı bunun somut örneğidir.
3. İşlemsel diplomasi ve dengeli hareket, parçalı sahalarda “Tek” hedefi mümkün kılar.
4. Enerji politikası, hukuki-askerî kazanımların ekonomik çarpanı ve güven inşası aracıdır.
5. Klasik zafer yerine “durum değişikliği” ve uzun vadeli konumlandırma, 5.-6. nesil ortamda daha sürdürülebilir sonuç üretir.
6. Sahaya göre yoğunluk ayarı (Suriye yüksek risk, Azerbaycan temiz ittifak, Somali inşa) modelin esnekliğini gösterir.

Libya, Suriye’nin operasyonel tecrübesini, Azerbaycan’ın temiz ittifak başarısını ve Somali’nin sürdürülebilir kapasite inşasını birleştiren hibrit sentez olarak öne çıkar. En belirgin özelliği, Doğu Akdeniz enerji-deniz yetki dosyası ile Kuzey Afrika iç dengelerini aynı anda yönetmesidir.


6. Sonuç

Türkiye’nin Libya’daki yönetimi, modern dönemin hibrit, kararlı ve güven veren adımlarına örnek teşkil eder. Askerî-istihbarat kullanımı, politika desteği, işlemsel diplomasi, enerji-hukuk bağı ve dengeli “Tek Libya” hedefi; klasik zafer yerine stratejik durum değişikliği üretmiştir. 2019 mutabakatının 2026’da her iki merkez tarafından onaylanması, bu modelin uzun vadeli etkisini teyit eder.

Diğer bölgesel uygulamalarla karşılaştırma, modelin esnekliğini ve ortak DNA’sını ortaya koyar. Suriye yüksek yoğunluklu deneyim, Azerbaycan yüksek güvenli ittifak, Somali sürdürülebilir inşa olarak Libya’yı tamamlar. Çıkarılan dersler, Türkiye’nin çok alanlı güç projeksiyonunu hibrit ortamda nasıl konumlandırdığını gösterir. Gelecekte benzer sahalarda (Doğu Akdeniz, Afrika, Kafkasya) aynı stratejik aklın uyarlanması beklenir.

 

 

Kaynaklar:

ORSAM. (2026). Türkiye’nin Libya Politikasında Stratejik Ölçek Değişimi.
Independent Türkçe. (2026). Libya’da barışın anahtarı: Millî İstihbarat Teşkilâtı.
Milliyet. (2026). Libya Meclisi’nden tarihi onay: ‘Türkiye’nin Mavi Vatan duruşunu tahkim eden kritik hamle’.
Euronews. (2026). Libya’nın Türkiye ile mutabakatı onaylaması Doğu Akdeniz’deki dengeleri nasıl etkileyebilir?
The Libya Observer. (2026). Libya’s National Oil Corporation signs MoU with Turkish Petroleum Company (TPAO).
Jamestown / çeşitli analizler. Türkiye’nin Suriye, Azerbaycan ve Somali hibrit uygulamaları üzerine raporlar (2024-2026).
BM Antlaşmalar Kayıtları: Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı (I-56119, 2019).

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU