İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın, AK Parti’ye geçiş töreninde yaptığı konuşmayı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik övgü dolu sözlerini dinlediğimde “Vay be arkadaş” dedim.
Meğer Cemil Bey, hitabet ve siyasi literatür ustasıymış.
CHP’deyken onca yıl boyunca bu özelliğini neden hiç göstermedin be kardeşim.
Ve hepsinden önemlisi, konuşmasının içeriğinden anladık ki Cemil Tugay uzun yıllardır “Gizli AK Partiliymiş”.
Zekâsını her zaman beğendiğim Özgür Özel, Cemil Tugay’ı, Tunç Soyer’e tercih edip belediye başkan adaylığını açıklarken bunu anlayamamış.
Aynı şekilde Genel Başkanlığı döneminde, 2019 yerel seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu da Karşıyaka Belediye Başkanı tayin ederken Cemil Tugay’ın AK Parti eğilimini görememiş.
Hatta Özgür Bey kendinden o kadar eminmiş ki, gönül rahatlığıyla “Sütte leke olur, Cemil Tugay’da olmaz” diyebilmişti.
Ama yakından izleyenler, Özgür Bey’in Cemil Tugay’ı tercih etmesinin asıl nedeninin, Tugay’ın olaylı Kurultay’da kendisine destek vermesi olduğunu bilir.
Töreni izlerken, Cemil Tugay’ın, AK Parti’ye geçen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na yönelik Ağustos 2025’te yaptığı eleştirisi aklıma geldi.
Cemil Bey, “Özlem Hanım’ın tavrını etik bulmuyorum. Doğal ve normal bir şey olarak göremeyiz. CHP’ye gönül vermiş insanların oyunu almış birisinin yine onların onayı olmadan kafasına göre parti değiştirmemesi lazım” demişti.
Cemil Tugay sanırım bu sözleri unutmayı tercih edecek ya da o dönemin şartları farklıydı diyerek kendini savunacaktır.
Cemil Tugay’a AK Parti rozetini Cumhurbaşkanı Erdoğan taktı.
Cemil Tugay’ın yanında eşi Öznur Hanım da vardı.
Sahnede eşinin ve Erdoğan’ın yanında duran Öznur Hanım, bakışlarını genelde yere yöneltti, karşıya bakmaktan kaçındı.
Öznur Hanım’ın sıkıntılı olduğu bakışlarından ve vücut dilinden belliydi.
Sahnede elini sıkan, konuşan AK Partili milletvekillerine yanıt verirken zoraki olduğunu hissettiren gülümsemelerine, bakışlarına şahit olduk.
Cemil Bey, AK Parti’ye geçişini Öznur Hanım’la da mutlaka konuşmuştur.
Ama eşinin bu transfere ne kadar sıcak baktığı belli değil.
Tüm Türkiye’nin izlediği sahnedeki görüntüsü, Özlem Hanım’ın neler düşünmüş olabileceği hakkında bir fikir verebilir.
Özgür Özel İzmir’e çok güveniyordu, Cemil Tugay’a çok inanıyordu.
Yerel seçimlerin ardından 4 Nisan 2024’te gittiği İzmir’de önemli bir konuşma yapmıştı.
Özel şöyle diyordu:
Aday belirleme sürecinde İzmir partimizin sancak gemisi demiştim ve bugün sancağı yere düşürmeyen, CHP sancağını onurla gururla taşıyan, birtakım kötü niyetlilerin beklentilerinin aksine 30 belediyeden 28’ini bize armağan eden İzmirlilere yürekten teşekkür ediyorum. Aday belirleme süreçlerinin sonunda ‘Değişim nerede?’ diye soranlar İzmir’e baksın demiştim.
Bu konuşmadan yaklaşık 2,5 yıl sonra Sancak Gemisi su almaya başladı, bazı ilçe belediye başkanları AK Parti’ye geçti.
Bugün, yani 7 Ekim 2026’da ise Sancak Gemisi’nin kaptanı gemiyi terk etti.
Özgür Bey, “Değişim nerede diye soranlar İzmir’e baksın” sözleriyle de herhalde 4 Nisan 2024’ü değil de bugünü, yani 7 Ekim 2026’yı işaret etti ve herkes o değişimin ne olduğunu gördü.
Kale diye tabir edilen İzmir’i içine düşürdükleri durum ortada.
Cemil Tugay’a yakın 4 ilçe belediye başkanının daha AK Parti’ye geçmesinin beklendiğini 30 Eylül’de yazmıştım.
Bu transferleri de çok yakın bir zamanda görürüz.
Son 2 yılda CHP-Yeni Partili belediye başkanlarının durumuna ilişkin bazı verileri paylaşmakta yarar var.
6 il ve büyükşehir belediye başkanı tutuklu,
29 ilçe belediye başkanı tutuklu,
8 il belediye başkanı görevden uzaklaştırıldı,
32 ilçe belediye başkanı görevden uzaklaştırıldı,
CHP’den seçilen 32 il-ilçe belediye başkanı AK Parti’ye geçti.
Kim, kimin zamanında AK Parti’ye geçti sorusunun bir anlamı yok.
Çünkü Özgür Özel CHP Genel Başkanı olduğu dönemde geçenler de var, Mutlak Butlan sonrası parti değiştirenler de.
Yukarıda verdiğimiz transfer ve tutuklu belediye başkanları tablosu AK Parti’ye fayda sağlar mı?
Cumhurbaşkanı Erdoğan bu transferleri, “Gece sinkaflı, küfürlü mesajlarla uyanmak istemeyenler, rüşvetsiz selam bile vermeyen parti derebeylerinin baskılarından bıkanlar AK Parti’yi seçiyor” sözleriyle anlatmaya çalıştı.
Ama şu kadarını söyleyeyim, seçmen her ne nedenle olursa olsun bu transferlere iyi gözle bakmıyor.
AK Parti sandıkta kazanamadığını, tutuklamalarla, görevden el çektirmelerle ve transferlerle almaya çalışıyor düşüncesi ağır basıyor.
AK Parti belediyeciliğiyle tanışanların fikirlerini değiştireceği söylense de seçmenin büyük bir kısmı, oylarını alıp başka bir partiye giden belediye başkanlarına çok tepkili ve bu tepki önümüzdeki seçimde sandığa yansıyacaktır.
Ama Özgür Özel’in aday belirleme yönetiminde ciddi bir sıkıntı olduğunu da söylemeden geçmeyelim.
Kendisine verilen oylara ve duyulan güvene layık olmak yerine, nedeni ne olursa olsun ilk fırsatta gemiyi terk edecek yapıdaki kişileri aday yapmanın sorumluluğundan kimse kaçamaz.
“Hain oğlu hain” diyerek hiç kaçılmaz.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish