Brezilya'daki devlet başkanlığı seçimleri Netanyahu ve Trump'ı yakından ilgilendiriyor

Gürbüz Evren Independent Türkçe için yazdı: "Bilimsel tartışmanın seviyesi, etik sınırlar ve ekonomi disiplininin doğası üzerine"

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, 4 Ekim'deki devlet başkanlığı seçimi öncesinde Rio de Janeiro'daki seçim mitinginde destekçileriyle birlikte / Fotoğraf: Ricardo Moraes-Reuters

Bugün 4 Ekim ve Brezilya'da tüm dünyanın ilgiyle takip ettiği seçimler yapılıyor.

Yaklaşık 159 milyon seçmen sadece devlet başkanını değil, başkan yardımcısını, 26 eyalet ve federal bölgenin valilerini de seçecek.

Oy verme işlemi sadece bunlarla sınırlı değil, seçmenler ayrıca Temsilciler Meclisi'nin tamamını, Senato'nun üçte ikisini ve eyalet parlamentolarının 1000 üyesini de belirleyecek.

Seçime katılan birçok aday var ama yarışın mevcut Başkan solcu Lula ile hâlen hapiste olan eski Başkan Jair Bolsonaro'nun oğlu sağcı senatör Flavio Bolsonaro arasında geçmesi bekleniyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Bu seçim hem ABD Başkanı Trump hem İsrail Başbakanı Netanyahu hem de Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum için de büyük önem taşıyor.

Latin Amerika, ABD'nin arka bahçesi olarak kabul edilir.

Ama yakın zamana kadar 4'ü hariç tüm Latin Amerika ülkelerinde solcu iktidarlar iş başındaydı.

Bu durum Trump'ın göreve gelmesiyle birlikte değişmeye başladı.

Yapılan seçimlerin ardından 7 ülkede sağcı yönetimler iş başına geldi.

Şu an hâlen Brezilya ve Meksika, Uruguay, Guatemala, Küba ve Nikaragua solcu devlet başkanları tarafından yönetiliyor.

Brezilya ve Meksika nüfus, coğrafya, ekonomi ve siyasi etki bakımından çok büyük ülkeler.

Söz konusu 2 ülke ABD ve Trump'ın politikalarına karşı direnişleriyle öne çıkıyorlar.

Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, Yahudi kökenli olmasına rağmen İsrail'in Gazze katliamına verdiği sert tepkilerle tanınıyor.

Sheinbaum, Brezilya'daki seçimlerin Meksika açısından büyük önem taşıdığını, çünkü Lula'nın kaybetmesi hâlinde ABD ve İsrail'in Latin Amerika'daki nüfuz alanlarının büyüyeceğini, bunun da bölge halklarının geleceğini olumsuz yönde etkileyeceğini söylüyor.
 

Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, Lula’nın seçimde kaybetmesinin ABD ve İsrail’in Latin Amerika’daki nüfuzunu artırabileceğini savunuyor / Fotoğraf: Reuters
Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, Lula’nın seçimde kaybetmesinin ABD ve İsrail’in Latin Amerika’daki nüfuzunu artırabileceğini savunuyor / Fotoğraf: Reuters

 

Netanyahu ise İsrail'e çok ağır eleştiriler yönelten Lula da Silva karşısında Flavio Bolsonaro'nun kazanması için her şeyi yapıyor.

Bolsonaro'ya "sevgili arkadaşım" diye hitap eden Netanyahu, Flavio'nun bir mitingine görüntülü katılarak alandaki dev ekrandan Brezilyalı seçmenlere hitap etti.

Flavio Bolsonaro için övgü dolu ifadeler kullanan Netanyahu, iki ülkenin yeniden yakınlaşacağını ve birlikte hareket edeceğini söyledi.
 

Brezilya'da devlet başkanlığına aday olan Flávio Bolsonaro, 25 Temmuz 2026'da São Paulo'daki Liberal Parti kongresinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun video mesajının gösterildiği ekranın önünde / Fotoğraf: Reuters
Brezilya'da devlet başkanlığına aday olan Flávio Bolsonaro, 25 Temmuz 2026'da São Paulo'daki Liberal Parti kongresinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun video mesajının gösterildiği ekranın önünde / Fotoğraf: Reuters

 

İsrail'e giden Flavio Bolsonaro'nun Netanyahu ile görüşmesi ve yakın ilişkisi, Brezilya Devlet Başkanı Lula tarafından ağır şekilde eleştirilmişti.

Netanyahu, Ekvador ve Kolombiya'daki iktidar değişikliklerinin ardından göreve gelen sağcı-evanjelist başkanlarla samimi ilişkiler kurmuş, İsrail'in politikalarına desteklerini almıştı.

Seçim öncesi son anketlerde Lula ve Bolsonaro'nun oy oranlarının baş başa olduğu belirlendi.

Her iki isim ilk turda gerekli çoğunluğa ulaşamazsa seçim ikinci tura kalacak.

Bolsonaro'nun en büyük destekçi kitlesi, ülkenin güney ve güneydoğu eyaletlerinde yaşıyor.

Bu kitlenin önemli bölümünü erkek seçmenler ve evanjelistler oluşturuyor.

Başkan Yardımcısı olarak bir kadını seçeceğini söylemesine rağmen daha sonra fikir değiştirip bir erkek savcıyı belirlemesinin Bolsonaro'ya puan kaybettirdiği belirtiliyor.

Brezilyalıların en önemli kaygısı, azalma eğiliminde olsa da ülkedeki şiddet.

Brezilya'daki suç örgütlerinin yarattığı şiddet ve güvensizlik ortamına karşı çok sert önlemler önermesi nedeniyle Bolsonaro'ya desteğin arttığı biliniyor.

Bolsonaro, suç örgütlerini terör örgütleri olarak ilan edeceğinin sözünü verdi.

El Salvador'dakine benzer 5 yüksek güvenlikli hapishane inşa ettireceği vaadinde de bulundu.

Flavio Bolsonaro'nun, 25 yıl hapis cezasına mahkûm babası Jair Bolsonaro'nun intikamını Lula'dan almak için seçimi mutlaka kazanmak istediği biliniyor.

Ancak babasıyla ilgili bir film için rüşvet verdiğine dair iddialar ve buna ilişkin bir ses kaydının sızdırılması Bolsonaro için kötü bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Flavio Bolsonaro'nun bu seçimde senatör adayı olan üvey annesi Michelle Bolsonaro ile halka açık bir ortamda yaşadığı sert tartışmanın da kadın seçmenlerin desteğini önemli ölçüde kaybetmesine yol açtığı yorumları yapılıyor.

Solcu aday Lula, "Vatanımız satılık değildir. Egemenliğimiz pazarlık konusu değildir. Brezilya Brezilyalılara aittir" sloganıyla öne çıkıyor.

Lula'nın en büyük avantajı, bu seçimde kilit rol oynayacak kadın seçmenler arasında büyük bir desteğe sahip olması.

Kadınların yanı sıra Lula'ya en büyük destek kuzey ve kuzeydoğudaki eyaletler, düşük gelirliler, Katolikler ve 60 yaş üstü seçmenlerden geliyor.

Mevcut Başkan Lula'ya artan desteğin diğer nedenleri arasında aile yardımlarına yüzde 15 zam kararı ve ülkenin en önemli sorunlarından biri hâline gelen, internet üzerinden oynanan kumarın yasaklanması da bulunuyor.

Lula da Silva'nın en büyük dezavantajı ise yaşı.

Ocak 2027'de 81 yaşına girecek olması, 45 yaşında rakibi Flavio Bolsonaro karşısında önemli bir dezavantaj olarak görülüyor.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU