Erdoğan: En utanç verici kitap katliamları darbe dönemlerinde yaşanmıştır

Erdoğan, konuşmasında "Medeniyetimizi tarif ederken genellikle çınar örneği verilir. Tıpkı medeniyetler gibi milletler de insanlar da kökleriyle yaşar. Kökleriyle ayakta kalır" dedi

Fotoğraf: AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kitaba Vefa Sergisi'nde açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, konuşmasında "Medeniyetimizi tarif ederken genellikle çınar örneği verilir. Tıpkı medeniyetler gibi milletler de insanlar da kökleriyle yaşar. Kökleriyle ayakta kalır" dedi.

Erdoğan konuşmasında şunları kaydetti:

Kıymetli dostlar, hepimiz biliyoruz ki mazisi olmayanın atisi de olamaz. Geçmişine bigâne olanın, geçmişiyle bağı kopanın, hele hele geçmişini inkâr edenin inşa edebileceği bir istikbal asla yoktur. Bizler millet olarak gerçekten büyük bir medeniyetin, köklü bir tarihin, zengin bir kültürel mirasın sahipleriyiz. Tarihimizin, medeniyetimizin, kültürümüzün arkasında bir kısmı burada sergilenen eserlerden neşet eden eşsiz bir bilgi birikimi yatıyor.

"Medeniyetler gibi milletler de kökleriyle yaşar"

Bizi asırlardır ayakta tutan bu güçlü birikim, kitapla, kütüphaneyle birlikte asıl anlamını kazanıyor. Malumunuz, medeniyetimizi tarif ederken genellikle çınar örneği verilir. Tıpkı medeniyetler gibi milletler de, insanlar da kökleriyle yaşar. Kökleriyle ayakta kalır. Hayata ve tarihe kökleriyle tutunur. İşte bizi millet ve birey olarak köklerimize bağlayan en güçlü damar, ilim, fikir ve gönül erbabımızın imbiğinden süzülen kitaplarımızdır. Bir dönem milletimizin kökleriyle bağını kesmek isteyenlerin kitaplarımızı ve kütüphanelerimizi hedef alması boşuna değildir.

"En utanç verici kitap katliamları darbe dönemlerinde görüldü"

Bu ülke, kâğıt hamuru yapılmak amacıyla en kıymetli belgelerinin okkası üç kuruşa, hurda niyetine yabancılara satıldığı günler görmüştür. En utanç verici kitap katliamları, millî iradenin ve demokrasinin askıya alındığı darbe dönemlerinde yaşanmıştır. En son 28 Şubat döneminde, 500'ü Sultan II. Abdülhamid Han'ın şahsi kitaplığına ait 4 bin 500 eser, devrin vesayetçi yöneticileri tarafından İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'nden çöpe atılmıştır.

"Dünyaca ünlü mücellitler yetiştirmiş bir milletiz"

Bugün maalesef bazı alanlarda etkisini hissettiğimiz kültürel çölleşmenin arka planında, bir dönem yapılan işte bu yanlışların büyük payı vardır. İSAR Vakfımızın tarihimize, kültürümüze, medeniyet müktesebatımıza ve bizi köklerimize bağlayan eserlere sahip çıkmasını bu bakımdan ayrıca önemli görüyorum. Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Bakınız, bizler cilt sanatında müstesna eserler vücuda getirmiş, dünyaca ünlü mücellitler yetiştirmiş bir milletiz. Merhum Samiha Ayverdi, milletçe tevarüs ettiğimiz cilt sanatımızı ve sanatkârlarımızı şöyle anlatıyor. Bir Orta Asya sanatı olarak dünyaya gözlerini açan ciltçilik, Avrupa'ya da ışık saçarak yoluna devam ederken Selçuklu ve Osmanlı asırlarını kaplamıştır. Cilt ve cildi süsleyen tezhip, adeta sanatkârın iç âleminin kâğıda ve deriye akseden şekilleri, renkleriydi. Bunlar resim ve şekil değil de sanki sanatkârın kendi sözü, kendi sesi, kendi meramı ve yüreğinin şekil bulmuş ifadesiydi.

Müslüman Şark'ta kitap üstüne emek, bir nevi kutsiyet de taşıdığından, cilt üstüne eğilen sanatkârın başı eserini vecd ile işler, onu bir nevi ibadet zevki içinde bezemeye, süslemeye doymazdı. Evet, cilt sanatı ve mücellitlik bizde işte bu kadar değerli, bu kadar önemlidir. Vakfımız bünyesinde kurduğunuz mücellithanede binden fazla eseri restore etmek suretiyle yeniden hayata döndürdüğünüz için sizleri ayrıca tebrik ediyorum. Aynı şekilde sizleri, unutulmaya yüz tutan cilt sanatımızı ihya etmeye dönük çabalarınız için de yürekten kutluyorum. Bu düşüncelerle Eksim Holding'in 40. yılıyla birlikte Kitap'a Vefa, Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi'nin bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Programda emeği geçen tüm kardeşlerimi yürekten kutluyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.

 

Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU