Pakistan ve Çin'den çağrı: "ABD ve İran barıştan vazgeçmemeli"

İslamabad ve Pekin yönetimleri, Ortadoğu'daki çatışmaların daha fazla uzamasını istemiyor

Tahran'daki İnkılap Meydanı'na tabutta yatan Trump afişi asılmıştı (AP)

Pakistan, Çin'in teşvikiyle ABD ve İran'ı tekrar müzakere masasına döndürmeye çalışıyor.

Bu hafta Pakistan'ı ziyaret eden İran İçişleri Bakanı İskender Mumini, son 10 günde ikinci kez İslamabad'a gitti.  

Adlarının açıklanmaması koşuluyla Reuters'a konuşan Pakistanlı kaynaklar, Devrim Muhafızları'na yakın Mumini'nin Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir ve diğer yetkililerle yaptığı görüşmelerde, müzakerelerin tekrar başlaması için İslamabad'ın arabuluculuk rolünü gündeme getirdiğini söylüyor.

Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar da geçen hafta Çin'i ziyaret etmişti. Kaynaklar, Dar'ın Çinli yetkililerle Ortadoğu'da yeni bir arabuluculuk girişimine yönelik görüşmeler düzenlediğini belirtiyor.

İslamabad yönetiminden bir yetkili Pekin'in pozisyonuna dair şunları söylüyor:

İran'ın Körfez ülkelerine saldırıları ve Hürmüz Boğazı'nı kapatması Çin'in çıkarlarına zarar verdiğinden Pekin bu durumdan memnun değil.

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi'yle cuma günkü görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Ortadoğu ve Körfez'deki gelişmeleri endişeyle takip ettiklerini belirtti.

İran ve ABD arasında imzalanan mutabakat zaptının, zorlu bir diplomatik çabayla elde edildiğini vurgulayarak tekrar müzakerelere dönülmesi çağrısı yaptı:

Müzakere kapıları bir kez açıldı ve artık kapatılmamalı. Barış umudu olduğu sürece bundan vazgeçilmemeli.

ABD Başkanı Donald Trump, 17 Haziran'da imzalanan mutabakatı askıya alarak İran'a yönelik saldırıları yeniden başlatmıştı.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

İran ise saldırılara ABD'nin Körfez'deki askeri tesislerini vurarak yanıt veriyor. Tahran ayrıca Yemen'de desteklediği Husileri de devreye soktu. Suudi Arabistan'a ait tankerlere saldırı düzenleyen örgüt, Kızıldeniz'deki Babülmendep Boğazı'nı kapatma tehdidi savuruyor.

Wall Street Journal'ın analizinde, ABD ve İran arasındaki karşılıklı saldırıların, Husilerin de devreye girmesiyle savaşın bölgeye yayılmasını hızlandırabileceği belirtiliyor. Berlin merkezli düşünce kuruluşu Almanya Uluslararası ve Güvenlik İlişkileri Enstitüsü'nden İran uzmanı Hamidrıza Azizi, "Her iki taraf da askeri yollarla elde edilebilecek sonuçların sınırlarına ulaştı" diyor.

İslamabad'ın diplomatik girişimleri, Pekin'in de desteğiyle ABD'yle İran arasında nisanda ateşkes imzalanmasını sağlamıştı. Mutabakat zaptının imzalanmasında da Pakistan ve Katar önemli rol oynamıştı.

Diğer yandan Suudi Arabistan'la Pakistan, İsrail'in Katar'a saldırmasının ardından Eylül 2025'te savunma paktı imzalamıştı. İslamabad, Tahran'ın son dönemde Riyad'a düzenlediği saldırıları kınamıştı.

Pakistan, finansman konusunda Riyad'a olduğu kadar Pekin'e de bağımlı. Nükleer silaha sahip İslamabad yönetimi, süreçte iki müttefikini de yanında tutmak istiyor.

Pekin, Tahran'a uygulanan uluslararası yaptırımlara rağmen ülkenin en büyük ticaret ortağı ve İran ham petrolünün en büyük alıcısı. Çin yönetimi, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını defalarca kınamış, Pakistan'ın arabuluculuk faaliyetlerine desteğini açıklamıştı.


Independent Türkçe, Reuters, Global Times, Wall Street Journal

Derleyen: Yasin Sofuoğlu

DAHA FAZLA HABER OKU