Kahve severler için müjdeli bir haber daha var.
Los Angeles'taki Cedars-Sinai Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nin 355 bin yetişkini kapsayan yeni araştırmasında, en sevdiğiniz kahveyi daha fazla içmek, ölümcül karaciğer kanseri, siroz ve karaciğer kaynaklı ölüm riskinin azalmasıyla ilişkilendirildi.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Araştırmacılar çarşamba günü yaptıkları açıklamada, günde 5 fincan veya daha fazla kahve tüketen kişilerin siroz riskinin neredeyse üçte bir oranında azaldığını, yaklaşık yarısında karaciğer kanseri riskinin, yüzde 42'sinde de karaciğerle bağlantılı ölüm riskinin daha düşük olduğunu söyledi.
Günde bir ila iki fincan kahve içildiğinde bile faydalar gözlemlendi ancak en güçlü etkiler üç ila dört fincanda ortaya çıktı. Kahve içenlerin kan testlerinde sağlıklı karaciğer fonksiyonuyla ilişkili protein seviyelerinin daha yüksek, skarlaşma ve iltihaplanmayla bağlantılı proteinlerinse daha düşük olduğu görüldü. Ayrıca daha çok kahve içenlerin karaciğer yağı ve demiri düzeyleri de daha düşüktü.
Cedars-Sinai Karaciğer Kanseri Programı Tıbbi Direktörü Dr. Ju Dong Yang yaptığı açıklamada, "Bulgularımız, kahveyi zaten seven ve iyi tolere eden kişiler için makul miktarda kahve tüketimini destekliyor" diyor.
Araştırmacılar, yarım milyon Britanyalı yetişkinin sağlık kayıtlarını içeren bir veri tabanı olan Birleşik Krallık Biobank'teki katılımcıların sağlık verilerini 13 yıl boyunca inceledi. Karaciğer MR taramalarının yanı sıra kandaki protein düzeylerini analiz ettiler.
Çalışma sırasında hem tam kafeinli hem de kafeinsiz kahvede benzer faydalar gözlemlediler.
Bu da kahvedeki diğer doğal bileşiklerin, bu faydaların görülmesine katkı sağlıyor olabileceğine işaret ediyor.
Cedars-Sinai'deki Karsh Gastroenteroloji ve Hepatoloji Bölümü Direktörü Dr. Shelly Lu, "Araştırmamızın bir sonraki adımı, kahvede karaciğeri koruyan bu ilişkilerden sorumlu spesifik bileşikleri belirlemek" ifadelerini kullanıyor.
Bulgularımız, iltihaplanma ve skarlaşmayı içeren biyolojik yolaklara işaret ediyor ve kahvenin karaciğer sağlığını nasıl etkileyebileceğini ve kimlerin bundan en fazla fayda sağlayabileceğini daha iyi anlamak için gelecekteki araştırmalarda incelenebilecek moleküler hedefleri vurguluyor.
Çalışmanın bulguları, kahve içmenin ruh halini iyileştirmeye ve bağırsak, beyin ve kalp sağlığını geliştirmeye katkı sağlayabileceğini gösteren önceki araştırmalara bir yenisini ekliyor.
Ancak araştırmacılar birkaç uyarıda bulunuyor. Bu çalışma gözleme dayandığı ve kahvenin karaciğer hastalıklarını önlediğini kanıtlamadığı için kahve tüketimi, yalnızca karaciğer hastalıklarını önlemeye yönelik yerleşik uygulamaları tamamlayıcı nitelikte olmalı.
Ayrıca kafein herkes için yararlı değil ve kalp rahatsızlıklarını şiddetlendirebilir, tansiyonu yükseltebilir, kaygı hissini artırabilir veya uyku bozukluklarına yol açabilir.
Araştırmacıların, bu çalışmaya dayanarak kahve tüketimini 5 fincana çıkarmayı veya sadece karaciğeri korumak için kahve içmeye başlamayı tavsiye etmemesinin nedenlerinden biri de bu.
Yang, "Önleme çabaları, sağlıklı kiloyu korumaya, alkol tüketimini sınırlamaya, düzenli egzersiz yapmaya ve kan şekeri, tansiyon ve kolesterolü kontrol altında tutmaya odaklanmaya devam etmeli" diyor.
Amerikan Kanser Derneği'ne göre, bu yıl ABD'de 42 binden fazla yeni karaciğer kanseri vakası ve yaklaşık 31 bin ölüm bekleniyor. Amerika'da karaciğer kanseri görülme sıklığı son 40 yılda üç katına çıktı.
*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç
© The Independent