Yaz aylarının gelmesiyle birlikte güneş kremleri hakkındaki tartışmalar yeniden alevlendi.
Sosyal medyada bazı kullanıcılar güneş kremlerinin zararlı olduğunu, hatta kanser riskini artırdığını öne sürerken, bazı hesaplar ise D vitamini almak için güneş kremi kullanılmaması gerektiğini savunuyor.
Türk Dermatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Başak Yalçın ise bu iddiaların bilimsel verilerle desteklenmediğini söyledi.
Yalçın, güneş koruyucuların yıllardır bilimsel yöntemlerle geliştirildiğini ve güvenliklerinin defalarca test edildiğini belirterek, "Bilimsel verilere dayanarak şunu söyleyebiliriz ki güneşten koruyucuların herhangi bir zararı yok. Tam tersine ciddi faydaları olduğunu biliyoruz" dedi.
"Güneş cilt için zararlı"
Güneş ışınlarının cilt üzerindeki olumsuz etkilerinin uzun yıllardır bilindiğini vurgulayan Yalçın, ultraviyole ışınlarının hem cilt yaşlanmasını hızlandırdığını hem de cilt kanseri riskini artırdığını söyledi.
"Güneş'te kalan insanlar hem derileri hızlı yaşlanıyor. Yani onlar yaşıtlarına göre daha hızlı yaşlanıyorlar. Hem de deri kanserlerinin daha sık görüldüğünü biliyoruz" diyen Yalçın, güneşten korunmanın yalnızca kozmetik değil, aynı zamanda sağlık açısından da önemli olduğunu ifade etti.
"D vitamini için güneşte kalma dönemi kapandı"
Son yıllarda sosyal medyada sıkça dile getirilen "D vitamini almak için güneş kremi kullanmayın" önerilerine de değinen Yalçın, bunun güncel tıp bilgileriyle uyuşmadığını belirtti. Yalçın şunları söyledi:
Güneş tarafından aktive edilen D vitamini bizim istediğimiz D vitamini değil. D vitamini güneş sayesinde aktive edilsin diye uzun süre güneşe maruz kalmanın anlamı yok. D vitamini bugün çocuklarda şurup, erişkinlerde ise tablet şeklinde güvenli biçimde yerine konabiliyor. D vitaminini güneş sayesinde elde etme dönemi kapandı.
Güneş kremi seçerken nelere dikkat edilmeli?
Yalçın’a göre bir güneş koruyucuda hem ultraviyole A (UVA) hem de ultraviyole B (UVB) koruması bulunması gerekiyor.
SPF değerinin yalnızca UVB ışınlarına karşı koruma sağladığını belirten Yalçın, UVA ışınlarının da cilt yaşlanmasında önemli rol oynadığını söyledi.
Ancak SPF 100’ün SPF 50’den iki kat daha güçlü koruma sağladığı yönündeki düşüncenin doğru olmadığını vurgulayan Yalçın, asıl farkın koruma süresinde ortaya çıktığını ifade etti.
En sık yapılan hata: Güneş kremini ince sürmek
Toplumda güneş kremlerinin çoğu zaman yeterli miktarda kullanılmadığını belirten Yalçın, koruyucuların bir nemlendirici gibi değil, daha kalın uygulanması gerektiğini söyledi.
Dermatologların önerdiği "iki parmak kuralını" hatırlatan Yalçın, ürünün yüzeye yeterli miktarda yayılmasının koruyuculuk açısından kritik olduğunu belirtti.
Bir diğer önemli uyarısı ise açılmış ürünlerin kullanım süresiyle ilgili oldu.
Yalçın, "Geçen yıldan kalan güneş kremini bu yıl kullanmak doğru değil. Açılmış bir güneş koruyucunun bir yıldan uzun süre kullanılmaması gerekir" dedi.
"Limon sürmek felakete yol açabilir"
Sosyal medyada sıkça önerilen doğal yöntemlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yalçın, özellikle limon kullanımının ciddi sorunlara yol açabileceğini söyledi.
"Limon son derece asidik bir madde. Cildi yakabilir. Üstelik güneşle birleştiğinde ciddi lekelenmelere neden olabilir" diyen Yalçın, dermatoloji kliniklerinde bu tür uygulamalar nedeniyle zarar gören hastalarla karşılaştıklarını anlattı.
Hindistan cevizi yağı güneş koruyucu değil
Son dönemde popüler hale gelen Hindistan cevizi yağı ve benzeri doğal yağların da güneşten koruma amacıyla kullanılmaması gerektiğini belirten Yalçın, bu ürünlerin bilimsel olarak yeterli koruma sağlamadığını söyledi.
Yalçın, "Hindistan cevizi yağını güneşten korumak için asla kullanmamak lazım. Bu tür yağların güneşten koruma sağladığını gösteren bilimsel veri yok" ifadelerini kullandı.
"Bronzlaşmak aslında güneş hasarıdır"
Yaz aylarının vazgeçilmezi olarak görülen bronzlaşmaya ilişkin de dikkat çekici açıklamalarda bulunan Yalçın, bronz ten görünümünün sağlıklı bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Yalçın, "Bir kişi bronzlaştıysa güneş hasarı almış demektir" dedi. Bronzlaştırıcı ürünlerle güneşe yatmanın da riskli olduğunu belirten Yalçın, bu alışkanlığın terk edilmesi gerektiğini ifade etti.
Solaryum uyarısı: Kanser riskini artırıyor
Solaryumun da ciddi sağlık riskleri taşıdığını vurgulayan Yalçın, birçok Avrupa ülkesinde gençler için kullanım kısıtlamaları bulunduğunu hatırlattı.
"Solaryum hem cildi hızla yaşlandırıyor hem de cilt kanseri riskini artırıyor" diyen Yalçın, özellikle gençlerin bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
"Çocukları korumak hayati önem taşıyor"
Yalçın’a göre güneşten korunmada en kritik grup çocuklar.
İnsanların yaşam boyu maruz kaldığı ultraviyole ışınlarının büyük bölümünün çocukluk döneminde alındığını belirten Yalçın, çocukluk çağındaki yoğun güneş maruziyetinin ilerleyen yaşlarda cilt kanseri riskini artırabileceğini söyledi.
Bu nedenle çocukların güneşten korunmasının yalnızca bugünün değil, gelecekteki sağlıklarının da korunması anlamına geldiğini vurgulayan Yalçın, güneş kreminin tek başına yeterli olmadığını da hatırlattı. Yalçın, şapka, gözlük, gölgelik alanlar ve güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmamak gibi fiziksel önlemlerin de mutlaka uygulanması gerektiğini sözlerine ekledi.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish