Merkezi Londra'da bulunan Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nün (IISS) Singapur'da organize ettiği ve cuma başlayan Shangri-La Diyaloğu bugün sona eriyor.
Kritik zirvenin son gününde konuşan Japonya Savunma Bakanı Koizumi Şinciro, orduyu güçlendirmeye yönelik hamlelerini eleştiren Çin'e yanıt verdi.
45 yaşındaki siyasetçi, savunma harcamalarını artırmayı sürdüren Çin'in de askeri kabiliyetlerini geliştirdiğini vurguladı.
Kendilerinden farklı olarak, Pekin yönetiminin şeffaflıktan uzak hamleler yaptığını söyleyerek "Çin'in dış politikadaki yaklaşımı ve askeri aktiviteleri hem Japonya hem de uluslararası toplumda ciddi endişeye yol açıyor" dedi.
Pekin'le diyaloğa hazır olduklarını savunan Şinciro kendilerine yöneltilen "neo-militarizm" eleştirisiniyse şöyle yanıtladı:
Bir düşünün: Çok büyük bir nükleer silah cephaneliğine ve stratejik bombardıman uçaklarına sahip bir ülke var. Japonya'daysa bu silahların hiçbiri yok ama buna rağmen 'neo-militarist' diye nitelendiriliyor. Tuhaf değil mi? II. Dünya Savaşı'nın bitmesinin ardından Japonya uluslararası hukuka hep saygı duymuştur.
Önceki haftalarda açıklama yapan Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun şu ifadeleri kullanmıştı:
Tarih unutulmamalı. Geçmiş de göz ardı edilmemeli. Asya-Pasifik bölgesindeki ülkeler Japonya'nın pervasızca sürdürdüğü neo-militarist eylemlere karşı tetikte olmalı ve bunlara karşı birleşerek karşı çıkmalı.
İki ülke arasındaki ilişkiler, en gergin dönemlerinden birini yaşıyor.
Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi, kasımdaki açıklamasında Tayvan Boğazı'na yönelik muhtemel müdahaleyi "ülkesini tehdit eden bir hareket" olarak göreceğini, böyle bir durumda askeri güç kullanılabileceğini belirtmişti. Böylelikle ilk kez bir Japon başbakan, Tayvan'ın işgali halinde ülkenin askeri müdahalede bulunacağını açıkça söylemişti.
Tayvan'ı kendi topraklarına ait gören Pekin yönetimiyse Takaiçi'den sözlerini geri almasını istemiş, başbakan bunu reddedince Japonya'nın Pekin Büyükelçisi Kenji Kanasugi'yi çağırarak Tokyo'ya protesto notası vermişti.
Ayrıca Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, 14 Şubat'ta Münih Güvenlik Konferansı'nda yaptığı açıklamada, "Japonya'da halen Tayvan'ı işgal etme ve sömürgeleştirme heveslileri var, ülke militarizmin hayaletinden kurtulamamış" demişti.
Japonya ise açıklamaya tepki göstererek Pekin'e diplomatik nota iletmişti.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Japonya İmparatorluğu, II. Dünya Savaşı'nda 1937-1945'te Çin'i işgal etmişti. İmparatorluk Ordusu, 1895-1945'te de Tayvan'ı da kolonileştirmişti.
Japonya son yıllarda istikrarlı bir şekilde savunma bütçesini artırıyor. 12 yıldır her sene harcama rekoru kırılıyor.
Aralıkta onaylanan son bütçede askeriyeye 57 milyar dolar ayrıldı. Böylece ülkenin gayri safi milli hasılasının yüzde 2'sine savunmaya harcama hedefine yaklaşıldı.
Pasifist anayasasında büyük değişiklikler planlayan Tokyo yönetiminin ölümcül silah ve savunma ekipmanlarının yabancı ülkelere satışı üzerindeki kısıtlamaları esnetmesi de tartışma yaratıyor.
"Anayasa değişikliğine ve askeri genişlemeye dur!" yazılı pankartlar taşıyan, "Savaşa hayır!" ve "Barış anayasasını koruyun!" sloganları atan göstericiler, Japonya çapında eylemler düzenliyor.
Independent Türkçe, BBC, Reuters, AA
Derleyen: Eren Umurbilir