İsveç'te radikal sağcı İsveç Demokratları (SD), eylülde yapılacak genel seçimlerin ardından artık hükümete doğrudan katılmak istiyor.
SD, 4 yıldır azınlık merkez sağ hükümetini dışarıdan destekliyor. Ancak radikal sağcılar artık kilit bakanlıkları almayı hedefliyor.
Diğer yandan anketler, bu talebin seçmen desteğini azaltarak Başbakan Ulf Kristersson'un yeniden iktidara gelmesini riske atabileceğini gösteriyor.
SD lideri Jimmie Akesson, Reuters'a yaptığı açıklamada "Ya hükümette oluruz ya da muhalefette" diyerek hedeflerinin net olduğunu belirtiyor.
Seçimde zafer kazanılması halinde adalet, savunma, dışişleri veya maliye bakanlıklarından en az üçünü talep edeceklerini söylüyor. Merkez sağcı Ilımlı Birlik Partisi (M) lideri Kristersson'un tekrar başbakan olmasına sıcak baktıklarını ifade ediyor.
62 yaşındaki başbakan, geçmişteki açıklamalarında SD'yle ittifak kurmayacağını söylemişti. Fakat nisanda SD lideri Akesson'la yaptığı basın toplantısında şöyle konuşmuştu:
İşbirliğimizi kısıtlayabilecek kırmızı çizgileri ortadan kaldırdık ve seçimlerden sonra istikrarlı bir çoğunluk hükümeti kurmak istiyoruz. Bu, İsveç'i güçlü kılacaktır.
Bir dönem Avrupa'nın en açık göç politikalarından birine sahip olan İsveç, son yıllarda bu konuda çok daha katı bir yaklaşım izliyor. Ülkede iltica başvuruları geçen yıl, 10 yıl önceki zirveye kıyasla yüzde 97 düştü. Yeni göçmenlere yönelik çalışma kısıtlamaları, dil ve kültür sınavlarıyla sosyal yardımlarda kesintiler uygulanırken, gönüllü dönüşler için mali teşvikler de hayata geçirildi.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
The Economist'in analizinde, bunların büyük bölümünün SD'nin uzun süredir savunduğu politikalar olduğuna dikkat çekiliyor.
Öte yandan seçmenler, radikal sağın hükümete girmesine temkinli yaklaşıyor. Haziranda yayımlanan bir ankete göre SD'yi de içeren iktidar bloğunun desteği yüzde 42,6'da kalırken, İsveç Sosyal Demokrat Partisi (SAP) öncülüğündeki merkez sol blok yüzde 55,2 destek aldı.
1980'lerde neo-Nazi ve beyaz üstünlükçü çevrelerle bağlantılı kişiler tarafından kurulan parti, sözkonusu isimlerin zamanla tasfiye edildiğini savunuyor. 2005'ten bu yana SD'nin liderliğini yürüten 47 yaşındaki Akesson ise partiyi siyasi ana akımın parçası haline getirmeye çalışıyor.
Muhalefet, SD'nin Kristersson yönetimi üzerindeki etkisinin giderek artmasından endişeli. SAP lideri Magdalena Andersson, radikal sağı iktidardan uzak tutmanın tek yolunun merkez sol bloka oy vermek olduğunu savunuyor.
Göteborg Üniversitesi'nden siyaset bilimi uzmanı Jonas Hinnfors şu yorumu yapıyor:
Kristersson çok zor bir durumda. SD olmadan hükümet kuramaz ancak bu parti de çok fazla seçmeni kaçırabilir.
Independent Türkçe, Reuters, The Economist
Derleyen: Yasin Sofuoğlu