Özgür Özel: Biz atanmış değil seçilmiş CHP’yiz

“CHP'de genel başkanlık için ön seçim istiyorum. Sözüm söz eğer bu seçimde yüzde 85'in altında oy alırsam göreve talip olmayacağım”

Fotoğraf: ANKA

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, CHP Ankara İl Başkanlığı önünde yurttaşlarla bayramlaştı. Özel, bayramlaşma programında yaptığı konuşmada, "Bugün buraya yeniden birbirimize sarılmaya, yeniden umuda sarılmaya, hep beraber dostlarımıza birbirimizi, dost olmayanlara kararlılığımızı göstermeye geldik" dedi. Özel şunları kaydetti:

"Kötücül bir akıl seçimle iktidarı değiştirme umuduna müdahale etmekte"

Değerli Ankaralılar, sizi anlıyorum, öfkenizi anlıyorum. Ancak bugün öfke sözleri değil, umudu yükseltmenin, umut sözlerini söylemenin, iktidar yürüyüşünü başlatmanın, iktidar diye haykırmanın günüdür. Partimiz kurulduğu günden beri, tarihi boyunca Sivas Kongresi'nden bugüne kadar çok zor günler geçirdi. Mallarına el konuldu. Partinin kapısı kapatıldı. Partinin genel başkanları hapse atıldı. İl başkanları suikaste uğradı, şehit edildi. Bu partiye her kötülük yapıldı ama hiç kimsenin gücü CHP'ye yetmedi. Tarihte ilk kez cumhurbaşkanlığında bir partinin genel başkanı otururken, 24 yıl boyunca her seçimi kazanmışken hiç seçim kaybetmemişken bu kez CHP, bir partili Cumhurbaşkanı'nı yendiği için yapılacak ilk seçimde iktidar olacağı için bir güç, devleti elinde tutan kötücül bir akıl, CHP'nin iktidar umuduna, Türkiye'de seçimle iktidarı değiştirme umuduna yani Cumhuriyet'in en büyük kazanımı sandığa müdahale etmekte, Türkiye'nin birinci partisi CHP'nin başına seçilen genel başkanı değiştirip atama yapmaya kalkmaktır, kayyım getirmektedir.

Keşke birilerinin söylediği gibi bu mesele CHP'nin iç meselesi olsa, keşke bu mesele parti içi bir tartışma olsa. Meseleyi doğru görelim, doğru şekilde ortaya koyalım. Bu mesele CHP'nin iç meselesi değildir. Özgür Özel-Kemal Kılıçdaroğlu meselesi değildir. Bu mesele Recep Tayyip Erdoğan ile milletin meselesidir. Meydan alabileceğini aldı, doldu, taştı, yollar taştı, sesimizin gidemeyeceği mesafelere ulaştı. Bugün ses sistemi daha güçlü bir otobüsümüz yok, bir telsiz mikrofonumuz yok, bir binamız yok, paramız yok. Ama başkalarında olmayan bir şey var, siz varsınız, siz varsınız, siz varsınız. Siz varsınız.

"O binanın önünde göstermelik bir cılız kabalıkla meşruiyet arayışı var"

Özel, "O binanın önünde AK Parti'den destekle, önünde A Haber'in, TGRT'nin canlı yayın yaptığı, Türkiye'nin dört bir yanından parayla gündüz tarladan çalışacak olanları dahi, 'Yevmiyeni verelim, yemeğini verelim, paranı verelim' diye taşımayla, göstermelik bir cılız kalabalıkla meşruiyet arayışı var. Bir tarafta milletin ta kendisi var" dedi. Bu yüzden kıyas kabul etmediğini söyleyen Özel, bir tarafta ele geçirilmiş binalar, bir tarafta ise partisine, ülkesine sahip çıkan milyonların olduğunu vurguladı. Özel, "O yüzden şunu herkes bilsin. Biz, sadece ben değil, sadece biz değil, biz hepimiz CHP’yi 47 yıl sonra iktidar yapanlarız, birinci parti yapanlarız. Biz Adalet ve Kalkınma Partisi'ni, kurulduğu günden beri ilk kez yenen kadrolarız. Biz kaybeden, kaybetmeye alışmış CHP değil, kazanan CHP'yiz. Biz atanmış değiliz, biz seçilmiş CHP'yiz" ifadelerini kullandı. Özel, şöyle konuştu:

Herkes şunu adı gibi bilsin ki, AK Parti asla demokratik bir seçimi bundan sonra kazanamayacağını biliyor. Bu aziz milletin onları istemediğini biliyor. Bu yüzden Türk milletinin iradesine karşı savaş açmış olanlar AK Parti'nin kara düzenini savunanlardır. Geçen sene 19 Mart günü 15,5 milyon kişinin oy verdiği, 25 milyon kişinin imza verdiği Cumhurbaşkanı adayımız gözaltına alınıp tutuklandığına buna bir 'darbe' demiştim ve bir yıldır hep birlikte 19 Mart darbesine direndik, direnmeye devam ediyoruz. Herkes şunu bilsin ki, saldırı altında olan CHP değildir, milletin iktidarı değiştirme kararı saldırı altındadır. Tüm demokratik sistem saldırı altındadır. İktidarı değiştirmek isteyen tüm siyasi partiler, onların seçmenleri saldırı altındadır. İşte bu yüzden bu meseleyi CHP'nin meselesi görmeyen, o atanma siyasetine direnen ve CHP ile dayanışma gösteren tüm siyasi partiler tarihin en doğru yerinde durmaktadırlar.

Elektrikler kesildi

Elektriğin kesilmesi üzerine Özel, konuşmasına kısa bir ara vermek zorunda kaldı.Özel Daha sonra şunları söyledi:

Beklediğimizi yaptılar, elektriği kestiler, jenaratör devrede. Bizim sesimizi asla kesemeyecekler. Bu saldırılar, bu sabotajlar, yargı darbesi... Bir tek şey isteniyor; Türkiye'de iktidara yürüyen bir Cumhuriyet Halk Partisi değil iktidarla yürüyen bir Cumhuriyet Halk Partisi istiyorlar. Size and olsun ki iktidar yürüyüşünden asla vazgeçmeyeceğim. Türkiye'de yıllardır planlanan müesses nizam kendi siyaset kurgusunu bozmak istemiyor. O yüzden değişmeyen aktörleri, siyasetçileri millete dayatıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki değişimi, gençleşmeyi, kadınların önünün açılmasını, birbirini ezmeden güç veren anlayışla yaptıklarını hazmedemiyorlar. Biz bu müesses nizamın çarkına iki yerde çomak soktuk. Birincisi; 'bu düzende Türkiye'de seçimle genel başkan değişmez, Atatürk kalksa gelse bu delege düzeni ile genel başkanı değiştiremez' denilen yerde Atatürk'ün kendisini değil fikrini, mücadelesini, azmini sahiplenenler CHP'de kurultayı kazandılar. İkincisi; AK Parti yenilemez, 13 sefer seçim oldu AK Parti yenilmezdir' diyenlere karşı CHP hep birlikte AKP'yi yendik ve müesses nizamın tekerine çomak soktuk. Kimse bu milleti de bu devleti de küçük görmesin. Bu milleti emir eri sanmasın.

"Bu ülkeyi seven kimsenin kurultayı geciktirmeye hakkı yok"

Bugün burada partimize yapılan 21 Mayıs darbesinden sonra 24 Mayıs günü partiye yapılan vicdansız saldırıdan sonra bugün buraya gelenler tarihin doğru tarafında duruyor demek kifayetsizdir. Bugün bu meydana gelenler tarihte yerini alacak demek kifayetsizdir. Bugün bu meydan tarihi yazmaya gelmiştir. Türkiye'nin dört bir yanından toplama bir kitleye, parti emekçilerini zorlayarak indirmeye rağmen bu meydanın küsuratı bile orada yoktur. Bu meydan tarihin ta kendisidir. Buradan açıkça söylüyorum; diplomasız Erdoğan, mazbatasız genel başkan istemektedir. Buna izin vermeyeceğiz. Mahkemenin Tayyip Erdoğan'ın kurduğu yargı kollarının talimatıyla dünya hukuk tarihinde olmayan Türkiye siyasi tarihine bir kara leke olarak kazınan butlan kararı kimseye genel başkanlık meşruiyeti vermez. Yargının butlan kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi'ne mazbatasız bir genel başkan yakışmaz, oturamaz. Gerçekten bu ülkeyi seven, bu iktidarı değiştirme umuduna gönül veren hiç kimsenin bir gün dahi partinin kurultayını geciktirmeye hakkı yoktur. Derhal kurultay yapılmalıdır. 

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

"Genel başkanın kim olacağına 2 milyon CHP'li karar versin"

Buradan açıkça sesleniyorum; hangi delege ile istiyorsanız derhal bir kurultay yapın ve partiyi seçilmiş bir genel başkana kavuşturun. CHP atama kabul etmez. Bütün il başkanlarımız burada, seçilmiş ilçe başkanları, belediye başkanları, üyeler... Kimse butlan istemiyor, bir atanmış istemiyor. Türkiye'nin demokrasisinin teminatı bu partidir. Derhal kurultayını istiyor. Buradan sizin huzurunuzda söylüyorum; benim bu partiyi nasıl yöneteceğimi taahhüt ettiğim kırmızı kitapta CHP Genel Başkanının ve Cumhurbaşkanı adayının tüm üyelerimizin oyuyla seçilmesi gerektiğini söylemiştik. Geçen seneki 23 Mart'ta ilk sözümü tuttuk, Cumhurbaşkanı adayını ön seçimle belirledik. Hiçbir bahaneye sığınmadan şimdi bir kez daha söylüyorum; ben her delege ile yarışa varım ancak kurultay tarihini ilan edin. Kurultay olmadan 15 gün önce CHP örgütlerine sandık koyalım 2 milyon üyeyi çağıralım. Genel Başkanın kim olacağına 2 milyon CHP'li karar versin. O sandıktan kim çıkarsa resmi kurultaya o kişinin genel başkan adaylığında gidelim. Yani hem kurultaydan korkmuyorum ama gerçek bir enerji için bütün üyelerle birlikte genel başkanlık için ön seçim istiyorum. Sözüm sözdür; eğer Manisa'da 2015 ön seçiminde yüzde 84 oy alarak tüm zamanların ön seçim rekorunu kırmıştım. Eğer bu ön seçimde yüzde 85'in altında oy alırsam göreve talip olmayacağım.

"CHP bunları haketmiyor, bunu size yaptırmayacağım"

Burada tarihi bir fırsat var. Bu kaostan CHP yıpranarak değil güçlenerek, şaha kalkarak iktidara koşarak gidebilir. Bunun için aklı selimin harekete geçmesi lazım. Parti Meclisi toplanacak, çoğunluk sizde yok. Vicdan hakim, partililik hakim toplayamıyorsunuz, vazgeçiyorsunuz. Partinin bayramlaşmasının bir kalabalık olabilmesi için yapılanları hep beraber gördük. Utanıyorum, kahroluyorum. TGRT'deki tipler hatırlayın hepinize vakti geldiğinde her hakareti yapan, her haysiyet suikastini yapanlar butlana vasi atanmışlar. Partiye TGRT'den basın danışmanı atamışlar adamın bir amacı var; CHP'yi yıpratmak için her türlü rezaleti göze alıyor, partiyi yerin dibine sokacak iftiralar atıyor. CHP bunları haketmiyor, bunu size yaptırmayacağım. Ömrü boyunca CHP'ye sövmüş bir anlayışı, parti düşmanı bir anlayışı, CHP'ye her türlü kötülüğü yapmış bir anlayışı partinin koridorlarına sokmak Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün baba evine sokmak, canlı yayında TGRT'ye teşekkür etmek dünyanın en ayıp işidir.

Güya bu partinin milletvekili yaptığı bir isim TGRT'de canlı yayında 'bütün bu süreç boyunca katkılarınız unutulamaz, iyi ki varsınız' diyor. Bu sözü söyleyen nasıl CHP'li olabilir? Bütün belediye başkanlarımıza hep birlikte itibar suikastı yapanların ağzını kendi söylemi yapanlar bu partiyi yönetemez. Geçen sene ön seçimde sandık başına ben de gittim, genel başkanım da gitti, Mansur başkanım da gitti, önceki genel başkan da gitti. O gün ekran başkana oy verirken 'TGRT hırsızlara sahip çıkıyorsunuz' diyordu. Şimdi sırf parti içi iktidar için TGRT'nin sözleri benimsenip nasıl belediye başkanlarımızı partiden atmaya, disipline vermeye kalkarsınız. Yazıklar olsun.

"24 Mayıs'ta yapılan saldırı ve ona verilen refleks tarihi bir milattır"

Özel, konuşmasının sonunda partililerle birlikte Anıtkabir’e yürüyüş başlatarak, “Bu iktidar yürüyüşüne, bu meydandan başlayarak tarih yazmaya hazır mısınız” diye seslendi.

Özel, şunları söyledi:

Değerli arkadaşlar biraz önce burada Mansur Başkanımızı dinlediniz. Mansur Başkan bizimle birlikte doğru yerde durmuyor, bizimle birlikte demokrasi tarihimizi yazıyor.

Bundan önce Mansur Başkan ile ilgili zaman zaman sosyal medyada gerçek olmayan kabartmalar yapılıyor, gerçek olmayan kışkırtmalar yapılıyor. Buradan açıkça ilan ediyorum Mansur Başkan bugüne kadar ne yaptı, ne adımı attı, ne açıklama yaptıysa bilgim dahilindedir. Bundan sonra daha ne yapacaksak birlikte yapacağız. Artık genel merkezimize 24 Mayıs'ta yapılan saldırı ve ona verilen refleks tarihi bir milattır. O tarihten öncesi vardır, sonrası da olacaktır. O tarihten önce hataya düşenler vardır, eyvallah. O tarihten önce hata yapıp butlandan sonra, saldırıdan sonra doğru yerde olanların hepsi başımın üstünde.

"Bize bina değil, yürek lazım"

Tarihin en büyük kucaklaşmasına, kenetlenmesine ihtiyaç var. Bu yüzden buradayız. Bize bina değil, yürek lazım. Genel merkezden Meclis'e doğru yaptığımız yürüyüşle köhneleşmiş bir anlayışı geride bıraktık. O yürüyüş ile AK Parti'nin kara düzenine geride bıraktık. O yürüyüş ile AK Parti'nin kara düzeninden medet umanları geride bıraktık ve hedefimizi Gazi'nin kurduğu Meclis yaptık. Hedef iktidardır.

"Çekinmeden, korkmadan, teslim olmadan biz kazanacağız"

Artık saflar netleşmektedir; otokratlar bir tarafta, demokratlar bir taraftadır. Ben demokrasiye sahip çıkan, dayanışma gösteren tüm sendikalara, tüm meslek kuruluşlarına, tüm partilere, tüm sivil toplum örgütlerine ve tüm siyasi partilere yürekten teşekkür ediyorum. Vakit birleşe birleşe kazanma, vakit birleşe birleşe Türkiye'yi iktidara taşıma vaktidir. Bu cendereden bu partiyi çıkarmak için hukuki mücadele, siyasi mücadele ve canımızı bedenimizi ortaya koyarak fiziki mücadeleye var mısınız? Bakın öyle bir yerdeyiz ki ya biz duracağız, teslim olacağız onlar kazanacak, Türkiye kaybedecek ya da bir kez daha hep birlikte çekinmeden, korkmadan, teslim olmadan biz kazanacağız. Var mısınız? Şimdi size soruyorum tarihi bir yürüyüşü başlatıyoruz, var mısınız buradan bir adım geriye adım atmadan hep birlikte yürümeye var mısınız? Bu iktidar yürüyüşünde teslim olmamaya var mısınız? Ben size iktidar için mücadele vaat ediyorum, var mısınız? O zaman bu yürüyüşe, bu iktidar yürüyüşüne, bu meydandan başlayarak tarihe geçmeye değil tarih yazmaya hazır mısınız? Birlikte, benimle birlikte Anıtkabir'e yürümeye var mısınız? Hep birlikte yürüyecek miyiz? Bu adım Türkiye'nin iktidar yürüyüşünün ilk adımıdır. Yürüyelim arkadaşlar.

 

ANKA

DAHA FAZLA HABER OKU