2026'nın teması "Bilim İçin Birlikte" olarak belirlendi. Aslında günlük yaşamda güven ve sağlığın korunması anlamına geliyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye Ülke Temsilcisi Dr. Tasnim Atatrah'a göre bu yalnızca küresel bir slogan değil; her vatandaşın günlük hayatına dokunan bir güven meselesi. Atatrah, şunları söyledi:
Anne babalar çocuklarını aşıya götürdüklerinde bunu güvenle yapabilmeli. Bilim uzak ya da soyut bir şey değil. Sağlık çalışanlarının verdiği önerilerden, salgınları büyümeden önlemeye yardımcı olan erken uyarı sistemlerine kadar hayatın her alanında yer alıyor. Ama tek başına bilim de yeterli değil. Bunun güvenle desteklenmesi gerekiyor. İnsanlar açık, güvenilir ve anlaşılır bilgiye ulaştığında; kendilerini, ailelerini ve yaşadıkları toplumu koruyacak kararları daha güçlü şekilde alabiliyor.
Pandemi sonrası hazırlık: Süreklilik şart
COVID-19 sonrasında küresel sağlık sistemlerinin daha dirençli hale geldiğini belirten Atatrah, sürveyans, laboratuvar sistemleri, sağlık iş gücü kapasitesi ve kurumlar arası koordinasyon gibi alanlarda somut ilerlemeler kaydedildiğini söyledi.
Atatrah, bir uyarı da ekledi:
Hazırlık bir kez ulaşılıp tamamlanan bir hedef değil. Sürekli yatırım ve değişen risklere uyum gerektiriyor. Hazırlık yalnızca kriz anında müdahale etmekle ilgili değil; her gün sağlığı koruyan dayanıklı sistemler kurmakla ilgili.
İklim krizi artık bir sağlık meselesi
İklim krizinin yalnızca çevresel bir başlık olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Atatrah, sağlık üzerindeki etkilerin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çekti:
İklim değişikliği giderek daha önemli bir halk sağlığı konusu haline geliyor. Küresel düzeyde insanlar bunun sıcaklık örüntülerindeki değişimler, hava kalitesindeki değişimler, su ve gıda sistemleri üzerindeki baskılar ve hastalık örüntülerindeki değişimler üzerinden gözlemleniyor. İklimle ilişkili risklerin ve sağlık planlamasının birlikte ele alınması büyük önem taşıyor. Önleme, sürveyans ve koordineli politikalar yoluyla erken harekete geçmek, hem sağlığın korunması hem de dayanıklılığın güçlendirilmesi açısından kritik.
Bu noktada “Tek Sağlık” yaklaşımının önemine değinen Atatrah, şunları söyledi:
İnsan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevrenin sağlığıyla doğrudan bağlantılı. Birçok bulaşıcı hastalık bu kesişim alanında ortaya çıkıyor. Çevresel değişimler de gıda güvenliğini, su kalitesini ve hastalıkların yayılımını etkileyebiliyor. Tek Sağlık yaklaşımı, risklerin daha erken fark edilmesini ve daha etkili şekilde ele alınmasını sağlamak için farklı sektörleri bir araya getiriyor.
Bilgi kirliliğine karşı "bilimsel kanıt" kalkanı
Sosyal medyada kontrolsüzce dolaşan sağlık tavsiyelerini ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak değerlendiren Atatrah, DSÖ'nün bu alanda Sağlık Bakanlığı ile iş birliğini sürdürdüğünü belirtti.
Atatrah, şu noktalara dikkat çekti:
Yanlış bilgi ve dezenformasyon, güveni zedelediği ve insan davranışlarını etkilediği için önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturuyor. DSÖ’nün bu alandaki yaklaşımı yalnızca yanlış bilgiyle mücadeleden ibaret değil; aynı zamanda güvenilir ve kanıta dayalı bilginin erişilebilir ve anlaşılır olmasını sağlamayı da içeriyor. Bilgi ortamının hızla değiştiği bir dönemde, kamuoyuna yönelik iletişimin bilimsel temele dayanması, doğru ve güvenilir olması her zamankinden daha önemli.
Türkiye’nin rolü ve iş birlikleri
Türkiye'nin DSÖ Avrupa Bölgesi içindeki konumunu değerlendiren Atatrah, ülkenin sağlık güvenliği ve hazırlık alanındaki deneyimli yapısına dikkat çekti.
DSÖ Türkiye'nin Sağlık Bakanlığı ile sürdürdüğü iş birliğini de öne çıkaran Atatrah, "Bu iş birliği, Türkiye’de kamu sağlığı alanındaki ortak önceliklerin ilerletilmesinde önemli bir yer tutuyor. Aynı zamanda hazırlık, dayanıklılık ve halk sağlığı kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sunuyor," ifadesini kullandı.
Atatrah, vatandaşlara yönelik mesajında sağlıkla ilgili kararların bilim temelinde alınmasının önemine dikkat çekti:
Sağlığımızla ilgili konularda güvenilir bilgiye kulak verelim ve kararlarımızı bilimsel verilere dayandıralım. Sağlık yalnızca hastanelerde değil; günlük yaşamda yaptığımız tercihlerle, güçlü toplumlarla ve bilime dayanan politikalarla inşa edilir. Bilimin yanında durmak, birbirimizi korumak ve herkes için her yerde daha sağlıklı bir geleceğe yatırım yapmak anlamına gelir.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish