İskenderiye Kütüphanesi, Umman’daki kültürel hareketlilikle eşzamanlı olarak, Şeyh Muhammed el-Harsi’nin İngiliz arşivleri üzerine yürüttüğü çalışmaları ele alan kapsamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.
Onlarca yıl boyunca Londra'nın Kew bölgesindeki İngiliz Ulusal Arşivleri, Ortadoğu ve Basra Körfezi tarihinin "kara kutusu" olma özelliğini taşıdı. Bölgenin sınırlarını ve haritalarını perde arkasından şekillendiren milyonlarca diplomatik yazışma, istihbarat raporu ve gizli telgraf burada saklanıyor.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Son yıllarda ise bu arşivler yalnızca bir hegemonya aracı olarak değil; Arap tarihini geleneksel anlatıların ötesinde yeniden okumak ve incelemek için bir kaynak olarak, siyasi ve kültürel etkinliklerin odağına yeniden yerleşiyor.
Bu çerçevede Yeni İskenderiye Kütüphanesi, bugün (2 Nisan) "Umman ve Arap Maşrıkı (Doğusu) tarihinde İngiliz Bilgisi" başlıklı bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte, Ummanlı düşünür ve ekonomist Şeyh Muhammed bin Abdullah bin Hamad el-Harsi’nin İngiliz arşivlerindeki belgeleri çevirip sınıflandırdığı uzun soluklu araştırma projesi ele alındı.
"İngiliz Aklı"nın deşifresi
El-Harsi’nin çalışmaları kapsamında hazırlanan ve Beyrut’taki Arap Birliği Araştırmaları Merkezi tarafından iki cilt halinde (ilki 2007, ikincisi 2023) yayımlanan "Umman: Gizli Belgeler" başlıklı eser, Umman ve çevresine ilişkin tarihsel kayıtları derliyor.
Bu ansiklopedinin önemi sadece Umman Sultanlığı'na ilişkin tarihi gerçekleri anlatmasından ibaret değil, çalışma "İngiliz sömürge aklını" ve onun işleyiş mekanizmalarını da anatomik bir şekilde incelemeye yöneliyor.
Çalışmada yer alan belgeler, bölgedeki siyasi planlamalar, kaynak yönetimi ve uluslararası ilişkiler bağlamında büyük güçlerin rolüne dair önemli veriler sunuyor. Araştırmacıya göre bu belgeler, Ortadoğu’daki birçok kriz ve ittifakın arka planını anlamak açısından dikkat çekici bilgiler içeriyor.
Bu çaba, İngilizlerin "böl ve yönet" politikasını somutlaştıran meşhur İrlanda atasözünü akıllara getiriyor:
İki komşunun kavga ettiğini görürseniz, bilin ki dün orayı bir İngiliz ziyaret etmiştir.
Birleşik Krallık'taki bilgi edinme ve ifşa yasaları uyarınca kademeli olarak açıklanan belgeler de bu yaklaşımı doğruluyor.
Umman’da kültürel ve akademik açılım
Arap Çeviri Örgütü ve Direktörü Bassam Baraka'nın sponsorluğunda, Umman'ın Kahire Büyükelçisi Abdullah bin Nasır el-Rahbi'nin koordinasyonuyla düzenlenen bu etkinlik, Umman'daki kültürel ve akademik sahnenin stratejik bir dönüşüm geçirdiği döneme denk geldi.
Geçen şubat ayında "Umman Milli Kütüphanesi"nin kurulmasına yönelik bir Sultanlık kararnamesi yayımlandı. Bu adım, bölgede yeni bir akademik cazibe merkezinin ortaya çıkmasının önünü açıyor. Kütüphanenin, el yazmaları, kültürel ve denizcilik araştırmalarının yanı sıra, 1500 yılı aşkın süredir hayati bir ticaret güzergahı ve stratejik geçiş noktası olan Körfez bölgesindeki diplomasi tarihinin incelenmesinde kilit rol oynaması bekleniyor.
Gözlemciler, Şeyh el-Harsi'nin temsil ettiği bireysel ve kurumsal çabanın, Umman'ın yumuşak gücüne ve kültürel diplomasisine yatırım yapma yönündeki daha geniş bir eğilimi yansıttığını değerlendiriyor. Bu durum, bölgedeki krizlerde uzun süredir sessiz bir arabulucu rolü üstlenen Umman dış politikasının özgünlüğüyle de örtüşüyor ve Ortadoğu'daki karmaşık ilişkilerin geleceğini anlayabilmek için Umman'ın belgelenmiş tarihine yönelmeyi daha anlamlı kılıyor.
El-Harsi'nin çalışmalarının da gösterdiği gibi, bugün İngiliz arşivlerine geri dönmek yalnızca uzak geçmişi eşelemek değil; aynı zamanda bugünü anlamak için siyasi ve bilişsel bir "reçete" sunuyor. Karl Marx'ın ünlü sözünde ifade ettiği gibi:
Tarih tekerrür eder ama ilkinde trajedi, ikincisinde komedi olarak.
Gizli belgeleri okumak, Arapların geçmişin trajedilerini tekrarlamaktan kaçınmaları ve geleceğin zorluklarıyla bilgiyle donanmış biçimde yüzleşmeleri için atılmış bir ilk adım olarak görülebilir.
© The Independentturkish