Bir araştırma, plastik şişelerin bakteriler kullanılarak Parkinson hastalığını tedavi etmek için bir ilaca dönüştürüldüğünü gösterdi.
Bu, aksi halde çöplüğe gidecek plastik atıkların, insanların yaşamlarını iyileştirmeyi amaçlayan nörolojik bir hastalığın ilacına dönüştürülmesinde doğal ve biyolojik bir sürecin ilk kez kullanılması anlamına geliyor.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Edinburgh Üniversitesi'nden bilim insanları, gıda ve içecek ambalajlarında yaygın kullanılan bir plastik türü olan polietilen tereftalatı (PET) Parkinson hastalığının tedavisinde kullanılan L-DOPA'ya dönüştürmek için E. coli bakterilerini genetik olarak değiştirdi.
Birleşik Krallık'ta yaklaşık 166 bin kişi Parkinson hastalığıyla yaşıyor ve çoğu hastaya Levodopa diye de adlandırılan L-DOPA reçete ediliyor. Parkinson hastalığının tedavisinde "altın standart" kabul edilen bu ilaç, titreme, sertlik ve yavaşlık gibi motor semptomları tedavi etmek için beyinde dopamin üretimine yardımcı oluyor.
Geleneksel ilaç üretim yöntemleri fosil yakıtlara dayanıyor, dolayısıyla plastiğin yeniden kullanılması daha sürdürülebilir olarak görülüyor.
Endüstriyel Biyoteknoloji İnovasyon Merkezi'nin başkan yardımcısı Dr. Liz Fletcher şunları söyledi:
Plastik şişeleri Parkinson ilacına dönüştürmek sadece yaratıcı bir geri dönüşüm fikri değil, doğayla uyum içinde çalışan ve gerçek dünyada somut fayda sağlayan süreçleri yeniden düşünmenin bir yolu. Zararlı bir malzemenin insan sağlığını iyileştiren bir şeye dönüştürülebileceğini göstererek ekip, biyolojinin sürdürülebilir, yüksek katma değerli uygulamalarının hem pratik hem de etkili olduğunu kanıtlıyor.
Nature Sustainability adlı akademik dergide yayımlanan çalışma için araştırmacılar, PET atıklarını tereftalik asidin kimyasal yapı taşlarına ayırdı. Tereftalik asit molekülleri daha sonra genetik olarak tasarlanmış bakteriler tarafından bir dizi biyolojik reaksiyon yoluyla L-DOPA'ya dönüştürüldü.
Her yıl yaklaşık 50 milyon ton PET atığı üretiliyor, dolayısıyla bu atığı ilaç üretmek için kullanmak, geleneksel ilaç üretim yöntemlerinden daha sürdürülebilir ve plastiğin çöplüğe gitmesini önlüyor.
Ancak bu, plastiğin yeniden kullanılıp ilaca dönüştürüldüğü ilk örnek değil. Edinburgh Üniversitesi'ndeki kimyagerler de Haziran 2025'te E. coli kullanarak parasetamol üretmişti.
L-DOPA gibi parasetamol de petrol kullanılarak üretiliyor ve bu şekilde ticari ölçekte ağrı kesici üretmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.
Araştırmacılar, bu bulguların plastik geri dönüşümünden daha fazla ürün elde etmenin mümkün olabileceğini söyledi. İlaçlara ek olarak aroma vericiler, parfüm esansları, kozmetik ürünler ve endüstriyel kimyasallar da bu şekilde üretilebilir.
Çalışmayı yöneten Edinburgh Üniversitesi Biyolojik Bilimler Fakültesi'nden Profesör Stephen Wallace şunları söyledi:
Bu daha yolun başı gibi görünüyor. Atık bir plastik şişeden nörolojik hastalıklar için ilaç üretebiliyorsak, bu teknolojinin başka neler başarabileceğini hayal etmek heyecan verici.
Plastik atık genellikle çevre sorunu olarak görülüyor ancak aynı zamanda büyük, henüz değerlendirilmemiş büyük bir karbon kaynağını da temsil ediyor. Biyoloji mühendisliği yoluyla plastiği hayati öneme sahip bir ilaca dönüştürerek, atık malzemelerin insan sağlığını destekleyen değerli kaynaklar olarak nasıl yeniden tasarlanabileceğini gösteriyoruz.
*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Independent Türkçe için çeviren: Çağatay Koparal
© The Independent