ABD-İran savaşında 17. gün: Hürmüz’de gerilim sürüyor

Çatışmalar üçüncü haftasına girerken ABD, İsrail ve İran’dan karşılıklı açıklamalar gelmeye devam ediyor. Bölge genelinde İHA ve füze saldırıları, diplomatik çağrılar ve güvenlik önlemleri öne çıkarken, enerji ve hava ulaşımı da gerilimden etkileniyor

Fotoğraf: Reuters

Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı açmak için uluslararası koalisyon kurmaya çalıştığı iddia edildi

ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak amacıyla uluslararası koalisyon oluşturmaya çalıştığı öne sürüldü. Axios haber sitesinin ismini vermek istemeyen dört yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Trump yönetimi Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin serbest ve güvenli şekilde geçebilmesi için diplomatik temaslarda bulundu. ABD'li bir yetkiliye göre, Trump ve üst düzey yetkililer, "çok uluslu koalisyon" oluşturmak için hafta sonu telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Üst düzey yetkili, Trump'ın bu hafta bazı ülkelerden resmi destek açıklamaları beklediğini ve böylece "Hürmüz Koalisyonu" olarak isimlendirdiği oluşumu hayata geçirmeyi hedeflediğini kaydetti. Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir kaynak, öncelikle diğer ülkelerden siyasi taahhüt almaya odaklanıldığı, askeri envanter ve sevkiyat takvimi gibi operasyonel detayların ise daha sonra netleşeceği bilgisini verdi.

Koalisyona dahil olacak ülkelerden savaş gemileri, insansız hava araçları (İHA) ve askeri operasyona katkı sağlayacak ekipmanların talep edileceği aktarıldı. ABD'li yetkililer, Basra Körfezi'ndeki durumun devam etmesi durumunda, Trump'ın İran'ın petrol terminallerinden Hark Adası'nı ele geçirme seçeneğini değerlendirdiğini belirtti. Bunun için ABD'nin bölgeye karadan askeri müdahale etmesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca bu durum karşısında İran'ın Körfez ülkelerine ve özellikle Suudi Arabistan'daki petrol tesisleri ile boru hatlarına misilleme saldırıları düzenlemesinden endişe ediliyor. İran, ABD ile İsrail'in ülkeye saldırıları sonrasında Hürmüz Boğazı'nı saldırılarla bağlantılı ülkelere ait gemilerin geçişine kapatmıştı. Trump, birçok ülkenin, Hürmüz Boğazı'nın açık ve güvenli kalmasını sağlamak amacıyla bölgeye savaş gemilerini göndereceğini ileri sürmüştü. Başkan Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin "buradan petrol tedarik eden ülkeler tarafından" sağlanması gerektiğini belirtmişti.

Dubai Uluslararası Havalimanı'nda uçuşlar kademeli olarak yeniden başladı

Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Dubai Uluslararası Havalimanı'nda, yakınlardaki bir yakıt deposuna isabet eden insansız hava aracı (İHA) nedeniyle askıya alınan uçuşların, bazı destinasyonlara kademeli olarak yeniden başlatıldığı bildirildi. BAE resmi haber ajansı WAM'ın aktardığına göre Dubai Sivil Havacılık Otoritesinden yapılan açıklamada, Dubai Uluslararası Havalimanı'nda geçici olarak askıya alınan uçuşların, bazı destinasyonlara kademeli şekilde yeniden başlatıldığı belirtildi. Açıklamada, alınan önleyici tedbirler doğrultusunda uçuşların yavaş yavaş normale döndüğü kaydedildi.

Trump'ın Hürmüz Boğazı için 'göreve çağırdığı' ülkeler, çağrıya ne yanıt verdi?

ABD'nin yedi ülkeyle görüştüğünü açıklayan ancak hangi ülkeler olduğunu söylemeyen Trump, daha önceki sosyal medya paylaşımında, Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore, İngiltere ve diğer ülkelerin de bu çabalara katılmasını ümit ettiğini ifade etmişti. Ülkelerin ABD'nin bölgeye gemi gönderme çağrısına verdikleri tepkiler şu şekilde:

Japonya: Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Japonya'nın şu anda Ortadoğu'daki gemilere eşlik etmek üzere deniz kuvvetleri göndermeyi planlamadığını söyledi. Parlamentoda konuşan Takaichi, "Eşlik gemileri gönderme konusunda henüz herhangi bir karar almadık. Japonya'nın bağımsız olarak ve yasal çerçeve içinde neler yapabileceğini incelemeye devam ediyoruz" dedi. Takaichi, bu hafta yapacağı Washington ziyaretinde Trump ile yapması beklenen görüşmede İran ile çatışmaların da ele alınacağını söyledi.

Avustralya: Avustralya kabine üyesi Catherine King, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yardımcı olmak için savaş gemisi gönderilmeyeceğini açıkladı. Devlet televizyonu ABC ile gerçekleştirdiği söyleşide açıklama yapan King, "Hürmüz Boğazı'na gemi göndermeyeceğiz" dedi.

Güney Kore: Güney Kore cumhurbaşkanlığı ofisi Pazar günü yaptığı açıklamada, "Bu konuyla ilgili olarak ABD ile yakın iletişim halinde olacağız ve dikkatli bir incelemenin ardından karar vereceğiz" dedi. Güney Kore anayasasına göre, ülke dışına asker gönderilmesi için parlamentonun onayı gerekiyor.

Birleşik Krallık: Hükümet sözcüsü dün yaptığı açıklamada, Başbakan Keir Starmer'ın küresel deniz taşımacılığındaki aksaklıkları sona erdirmek için Boğaz'ın yeniden açılması gerektiği konusunda Trump ile görüştüğünü söyledi. Sözcü, Starmer'ın Kanada Başbakanı Mark Carney ile de görüştüğünü ve bugün yapacakları toplantıda çatışmalarla ilgili görüşmelere devam etmek üzere mutabık kaldıklarını belirtti.

Avrupa Birliği: Diplomatlar ve yetkililere göre, Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları bugün Ortadoğu'da bulunan deniz kuvvetlerinin güçlendirilmesini görüşecekler ancak kuvvetlerin rolünün Hürmüz Boğazı'nı da kapsayacak şekilde genişletilmesi konusunu ele almaları beklenmiyor. AB'nin Aspides kuvvetleri, 2024 yılında Yemen'deki Husi'lerin Kızıldeniz'de düzenlediği saldırılarından gemileri korumak amacıyla kurulmuştu.

Almanya: Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul dün yaptığı açıklamada, Aspides'in mevcut görevini yerine getirmede dahi etkili olmadığını söyledi. Almanya'nın ARD televizyonuna konuşan Wadephul, "Bu nedenle, Aspides'in kapsamının Hürmüz Boğazı'na genişletilmesinin daha fazla güvenlik sağlayacağı konusunda çok şüpheliyim" dedi.

Trump, İran'ın uçak gemisi USS Abraham Lincoln'e "asla saldırmadığını" ileri sürdü

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın uçak gemisi USS Abraham Lincoln'e (CVN-72) "asla saldırmadığını" ve paylaşılan görüntülerin gerçek olmadığını iddia etti. Trump, Florida'da geçirdiği hafta sonu tatilinden başkent Washington'a dönerken uçaktaki gazetecilerin Orta Doğu'daki gelişmelerle ilgili sorularını yanıtladı. ABD Başkanı Trump, "Dünyanın en büyük gemilerinden biri olan USS Abraham Lincoln'e saldırdıklarını iddia ettiler. Hatta geminin yandığına dair görüntüler bile paylaştılar." dedi. İran'ın bu konudaki iddialarını yalanlayan Trump, "O gemiye asla saldırılmadı, gemi hiçbir şekilde yanmadı." ifadesini kullandı. Trump, paylaşılan görüntülerin ise gerçek olmadığını ileri sürdü.

Trump, ABD'ye ait 5 yakıt ikmal uçağının vurulduğu haberlerini bir kez daha yalanlarken, bu uçaklardan 4'ünün "en ufak bir hasar bile almadığını, sadece birinde hafif bir hasar oluştuğunu" söyledi. İran medyası, cumartesi günü yayınladığı haberlerde, USS Abraham Lincoln'ün (CVN-72) İran silahlı kuvvetleri tarafından "etkisiz hale getirildiğini" savunmuştu. ABD Başkanı Trump, İran rejiminin ülke yönetimini protesto için sokaklara çıkan 32 bin göstericiyi öldürdüğünü iddia etti.

"Bir hafta önce, hatta iki hafta önce, en az 32 bin protestocuyu öldürdüler. Biz bu sayının gerçekte çok daha yüksek olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullanan Trump, 250 bin kişinin katıldığı gösterilen rejim destekçisi gösterinin videolarının ise yapay zeka teknolojisi ile üretildiğini ileri sürdü.

İran: Tahran'da yakıt depolarını vuran İsrail, savaş suçundan yargılanmalıdır

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İsrail'in Tahran'daki yakıt depolarını bombalayarak uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve yargılanması gerektiğini belirtti.  İsrail'in Tahran'daki yakıt depolarını bombalamasının uluslararası hukukun ihlali ve ekolojik yıkım olduğunu dile getiren Erakçi, bu eylemin bölge sakinlerinin uzun vadede sağlık ve yaşam kalitesi açısından zarar görmelerine neden olacağını belirtti. Toprak ve yer altı sularının kirlenmesinin nesiller boyu sürecek etkilere yol açabileceğine dikkati çeken Erakçi, "İsrail savaş suçlarından dolayı cezalandırılmalıdır." ifadelerini kullandı. İsrail ordusu, 8 Mart'ta başkent Tahran'daki petrol depolarını vurmuş, çıkan yangın sonrasında kenti siyah bulut kütlesi kaplamıştı. Ardından gökyüzünden yağan kül, sokaklar ve araçların üzerinde zift tabakası oluşmasına neden olmuştu.

BAE: Dubai Uluslararası Havalimanı çevresinde İHA saldırısı sonucu yangın çıktı

Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Dubai Uluslararası Havalimanı çevresinde insansız hava aracı (İHA) ile düzenlenen saldırı sonucu yangın çıktığı bildirildi. Dubai Hükümeti Medya Ofisi, Dubai Uluslararası Havalimanı yakınında bir yakıt tankına isabet eden İHA nedeniyle çıkan yangını kontrol altına alma çabalarının sürdüğü belirtildi. Saldırıda ölü ya da yaralı olmadığı kaydedildi. İran, ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.  İHA saldırısı nedeniyle Dubai Uluslararası Havalimanı'nda tüm uçuşların geçici olarak askıya alındığı kaydedildi.

Bahreyn, vatandaşlarına güvenli noktalara yönelmeleri uyarısı yaptı

Bahreyn, ülkede çalan sirenlerin ardından vatandaşları sakin olmaları ve en yakın güvenli noktaya yönelmeleri konusunda uyardı. Açıklamada, ülkede çalan sirenlerin ardından vatandaşlardan sakin olmaları ve en yakın güvenli noktaya yönelmeleri istendi. İran, ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat’tan bu yana Bahreyn'in de aralarında bulunduğu 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.

İsrail ordusu: İran'da 200'den fazla hedefe saldırı düzenledik

İsrail ordusu, ABD ile düzenledikleri saldırılarda İran'ın batısında ve orta kesiminde 200'den fazla hedefin vurulduğunu ileri sürdü. Ordudan yapılan açıklamada, İran'ın balistik füze stoku ve savunma sistemlerini azaltmak amaçlı saldırılar düzenlendiği kaydedildi. Geride kalan gün boyunca, İsrail ordusunun Tahran yönetiminin 200'den fazla hedefine saldırı düzenlediği savunulan açıklamada, saldırı düzenlenen noktalar arasında komuta merkezleri, savunma sistemleri, silah depoları ve üretim tesisleri olduğu iddia edildi.

Trump, 7 ülkeden Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamaya yardım etmelerini istedi

ABD ve İsrail ile İran arasında çatışmalar devam ederken ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin yedi ülkeyle Hürmüz Boğazı’nda güvenliğini sağlamaya yönelik görüşmelerde bulunduğunu söyledi. Trump ülkelere, petrol tankeri trafiğine kapatılan boğazdaki gemilerin korunması için yardımcı olma çağrısında bulundu. Wall Street Journal'da yer alan bir habere göre de Trump yönetimi bu hafta, içerisinde birçok ülkenin yer alacağı ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere eşlik edecek bir koalisyon kurulacağını duyurmayı planlıyor. Ortadoğu'daki çatışmalarda üçüncü haftaya girilirken, Trump dün yaptığı açıklamada Basra Körfezi'nden gelen petrole bağımlı olan ülkelerin boğazı korumakla yükümlü olduğunu söyledi. Gazetecilere konuşan Trump, "Bu ülkelerden gelip kendi topraklarını korumalarını talep ediyorum, çünkü orası onların toprağı. Enerjilerini aldıkları yer" dedi.

Görüştüğü ülkeleri açıklamayan Trump, daha önce yaptığı bir açıklamada da dünya petrolünün %20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin geçişini sağlamak için birçok ülkenin savaş gemisi göndermesini beklediğini ifade etmişti. Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore, İngiltere ve diğer ülkelerin de çabalara katılmasını ümit ettiğini söyledi. Hürmüz Boğazı'ndan İran gemileri geçmeye devam ederken, diğer ülkelerden de birkaç gemi geçişi başarıyla gerçekleştirebildi. Ancak ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırılardan bu yana, boğaz dünya tanker trafiğinin büyük kısmına fiilen kapalı.

Almanya, Hürmüz Boğazı'nda uluslararası bir askeri operasyona katılmayacak

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ülkesinin Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve İran'a yönelik saldırılar bağlamında uluslararası bir askeri operasyona katılmayacağını yineledi. Wadephul, ARD televizyonunda yayımlanan "Bericht aus Berlin" programında yaptığı açıklamada, Almanya'nın söz konusu çatışmanın aktif bir parçası olmayacağını vurgulayarak, "Yakında bu çatışmanın aktif bir parçası olacak mıyız? Hayır." dedi. Alman hükümetinin bu konudaki tutumunun net olduğunu belirten Wadephul, bu yaklaşımın Başbakan Friedrich Merz ve Savunma Bakanı Boris Pistorius tarafından da açık şekilde dile getirildiğine işaret etti. Dışişleri Bakanı, olası bir diplomatik müzakere sürecine dahil olmayı arzuladıklarını belirterek, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliğin kalıcı biçimde sağlanması ancak diplomatik bir çözümle ve İran ile yapılacak görüşmelerle mümkün olabileceğini aktardı.

Suudi Arabistan, füze ve İHA saldırılarının bildirilmesi için elektronik ihbar hizmeti başlattı

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, bölgedeki tırmanan gerilim ve ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmaların 16. gününde, füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarının bildirilmesine yönelik elektronik bir hizmet başlattı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, dün itibarıyla "şüpheli hava gözlemlerinin" resmi elektronik uygulama Tawakkalna üzerinden bildirilebilmesini sağlayan yeni bir hizmetin kullanıma sunulduğu belirtildi. Açıklamada, hizmet sayesinde Suudi Arabistan’daki vatandaşlar ve ülkede yaşayanların, "İHA veya füze gibi şüpheli hava gözlemlerini" kısa sürede yetkililere iletebileceği, bunun da ülkenin korunması ve milli imkanların savunulması için hızlı müdahaleye katkı sağlayacağı ifade edildi. Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, söz konusu hizmetin vatandaşlar, ülkede yaşayanlar ve savunma sistemi arasındaki gerçek ortaklığı güçlendirdiğini belirterek, bunun vatan savunmasındaki önemli rollerinin bir yansıması olduğunu kaydetti. Maliki, Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri’nin ülkeye yönelik olası hava saldırılarını püskürtmeye yetecek gelişmiş kapasiteye sahip olduğunu, ancak bu hizmetin vatandaşlar ve ülkede yaşayanlara ülkeyi tehdit eden unsurları bildirme imkanı sunduğunu söyledi. Yeni hizmetin, ileri teknolojilerin vatandaşlar ve ülkede yaşayanların tehditleri tespit sürecine dahil edilmesi açısından nitelikli bir adım olduğu vurgulandı.

Fransa: Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü en hızlı şekilde yeniden sağlanmalı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün en hızlı şekilde yeniden sağlanması gerektiğini belirtti. Macron, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile telefonda görüştüğünü kaydetti. "Bu saldırılar ister doğrudan ister Lübnan ve Irak'taki gibi vekil güçleri aracılığıyla yapılmış olsun, (Pezeşkiyan'a) İran'ın bölge ülkelerine yönelik kabul edilemez saldırılarına derhal son vermesi çağrısında bulundum." ifadesini kullanan Macron, Fransa'nın bölgede kendi çıkarlarını, ortaklarını ve seyrüsefer özgürlüğünü korumak için yalnızca savunma amacıyla hareket ettiğini savundu. Macron, görüşmede ayrıca "Fransa'nın hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu söylediğini" aktararak, gerilimin kontrolsüz tırmanışının bölgeyi ciddi sonuçlar doğuracak bir kaosa sürüklediği değerlendirmesinde bulundu. "Bölgenin tamamındaki halklar gibi İran'da da halk bundan mağdur." diyen Macron, yalnızca yeni bir siyasi ve güvenlik çerçevesinin herkes için barış ve güvenliği sağlayabileceğini belirtti.

Macron, "Bu tarz bir çerçeve, İran'ın asla nükleer silaha sahip olmamasını garanti altına almalı, aynı zamanda onun balistik füze programının ve bölgesel ile uluslararası alanda istikrarı bozan faaliyetlerinin oluşturduğu tehditlere de çözüm getirmeli. Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü en hızlı şekilde yeniden sağlanmalı." ifadelerini kullandı. 

 

AA, Reuters, ANKA

DAHA FAZLA HABER OKU