ABD-İran savaşında 17. gün: Hürmüz’de gerilim sürüyor

Çatışmalar üçüncü haftasına girerken ABD, İsrail ve İran’dan karşılıklı açıklamalar gelmeye devam ediyor. Bölge genelinde İHA ve füze saldırıları, diplomatik çağrılar ve güvenlik önlemleri öne çıkarken, enerji ve hava ulaşımı da gerilimden etkileniyor

Fotoğraf: Reuters

İran: İsrail'in Güney Bölgesi Komutanlığı, Rafael şirketinin füze depoları ve Erbil'deki gruplar hedef alındı

İran, İsrail'in Güney Bölgesi Komutanlığı, İsrail'in Rafael şirketinin füze depoları ve Irak'ın kuzeyindeki Erbil kentinde İran karşıtı faaliyetler yürüten grupları füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldığını duyurdu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD-İsrail saldırılarına karşı başlatılan "Sadık Vaat 4 Operasyonu"nun 56. dalgası kapsamında İsrail hedeflerine yeni saldırılar düzenlendiğini açıkladı.

Açıklamada, "Sadık Vaat 4 Operasyonu"nun 56. dalgası, Güney Bölge Destek Komutanlığı ve stratejik Rafael füze deposuna karşı gerçekleştirildi. Aynı zamanda, Devrim Muhafızları Ordusunun insansız hava aracı birimi de Erbil'deki karşıt grupların mevzilerine ölümcül saldırılar düzenledi." ifadeleri kullanıldı.

İran’ın misillemesinin ardından Kudüs ve Beyt Şemeş’e şarapnel parçaları düştü

İran'dan yapılan misilleme sonrası İsrail'de Batı Kudüs yakınlarındaki Beyt Şemeş kenti ile Kudüs'e şarapnel parçaları düştü.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran’dan atılan füzelerin önlenmesi için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.

Misilleme tehdidi altındaki bölgelerde cep telefonlarına ön uyarı mesajları gönderilirken İsrail’in bir çok kenti ile Kudüs’te sirenler çaldı.

Hava savunma sistemlerinin önlemesinin ardından şarapnel parçalarının Beyt Şemeş ve Kudüs’e düştüğü belirtildi.

İsrail acil yardım servisleri misilleme nedeniyle ölen ve yaralanan olmadığını bildirdi.

CENTCOM: Saldırılarda İran'a ait 100'den fazla donanma gemisi imha edildi

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik saldırılarda 100'den fazla donanma gemisinin yok edildiğini belirtti. CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, sosyal medyadan yayınladığı görüntülü paylaşımda, İran'a yönelik saldırılardaki son duruma ilişkin açıklamalarda bulundu. Cooper, saldırıların 16'ncı gününde ABD güçlerinin İran'a yönelik "yoğun hava operasyonları" yürüttüğünü vurguladı. Hürmüz Boğazı bölgesindeki ticaret yollarının güvenliğinin sağlanmasının öncelikli hedefler arasında olduğunu ifade eden Cooper, düzenlenen saldırılarda İran'a ait 100’den fazla donanma gemisinin imha edildiğini aktardı. Cooper, 13 Mart'ta İran'ın Hark Adası’na düzenlenen hassas hava saldırısında deniz mayınları ve füzeler için depolama sığınakları ile diğer askeri altyapılar dahil 90'dan fazla İran askeri hedefinin yok edildiğinin altını çizdi. İran'ın savunma sanayi altyapısının da hedef alındığına işaret eden Cooper, mart başından itibaren bu kapsamda düzenlenen saldırıları paylaştı.

İHA saldırısı sonrası BAE'nin Füceyre Limanı'nda petrol yüklemeleri yeniden başladı

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Füceyre limanındaki petrol yüklemeleri yeniden başladı. Petrol yüklemeleri, sabah saatlerinde limanda yangına yol açan insansız hava aracı (İHA) saldırısı sebebiyle geçici olarak durdurulmuştu.

Sabahki İHA saldırısı, petrol sevkiyatlarında büyük öneme sahip Füceyre Limanı'nda son günlerde yaşanan ikinci büyük aksamaya yol açtı. Limandaki faaliyetler, hafta sonu gerçekleşen başka bir İHA saldırısının ardından daha dün normale dönmüştü. Füceyre'nin basın ofisi saldırı sonrası yaptığı açıklamada olayda can kaybı yaşanmadığını ve yangın söndürme çalışmalarının devam ettiğini duyurmuştu. Hürmüz Boğazı'nın hemen çıkışında, Umman Körfezi'nde yer alan Füceyre, BAE'nin günlük yaklaşık 1 milyon varillik Murban ham petrolü sevkiyatı için önemli bir çıkış noktası konumunda. Bu miktar, küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 1'ine denk geliyor

Katar: Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için temaslar sürüyor

Katar, Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasını sağlamak için çeşitli taraflarla temas halinde olduklarını ve İran'ın saldırılarına derhal son verilmesi gerektiğini belirtti. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el- Ensari düzenlediği basın toplantısında, mal ve enerji taşımacılığı açısından önemli bir yere sahip olan Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının herkes için tehdit oluşturduğunu belirtti. Enerji güvenliğine yönelik her türlü ihlali reddettiklerini kaydeden Ensari, "Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasını sağlamak için çeşitli taraflarla temasların devam ettiğini" kaydetti.

Hürmüz Boğazı'ndan "İran'a ait olmayan" ilk ham petrol tankeri geçiş yaptı

Hürmüz Boğazı'ndan "İran'a ait olmayan" ilk ham petrol tankerinin geçtiği belirlendi. ABD ve İsrail'in İran'a ortak saldırıları, İran'ın misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatması ve özellikle bu ülkelerle bağlantılı gemilere geçiş izni vermemesi sonrası Boğaz'da trafik durma noktasına geldi. Hürmüz Boğazı'ndan 28 Şubat'tan itibaren geçen gemilerin büyük kısmını İran bayraklı gemiler oluşturdu. Anlık takip platformu MarineTraffic'in sistemine göre, Orta Doğu'daki gerilimin üçüncü haftasında Abu Dabi'nin Das ham petrolünü taşıyan Aframax sınıfı Karachi tankeri, otomatik tanımlama sistemi (AIS) açık şekilde Hürmüz Boğazı'ndan geçen "İran'a ait olmayan" ilk gemi oldu. Yaklaşık 237 metre uzunluğundaki ham petrol tankeri 15 Mart'ta Türkiye saatiyle 14.33'te İran'ın Münhasır Ekonomik Bölgesi'ne girdi ve 17.43 civarında Hürmüz Boğazı'nı geçti. Pakistan bayraklı tanker, AIS sistemi aktif haldeyken Boğaz'dan geçişini tamamlamasının ardından halihazırda Umman Körfezi'nde ilerliyor.

İran, Arap ülkelerindeki ABD üsleri ve kritik noktalara 16 günde 3 bin 810 saldırı düzenledi

İran'ın ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında 28 Şubat’tan bu yana çoğunluğu Körfez bölgesinde 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara en az 3 bin 810 füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısı gerçekleştirdiği bildirildi.

ABD ile İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri devam ederken Körfez ülkelerinde birçok kritik nokta hedef alındı.

Saldırıların en çok hedef aldığı ülke Birleşik Arap Emirlikleri olurken, onu sırasıyla Kuveyt, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan ve Ürdün takip ediyor; Umman ise en az hedef alınan ülke konumunda.

İsrail ordusu, İran'ın Tahran, Şiraz ve Tebriz kentlerine yeni saldırı başlattığını duyurdu

İsrail ordusu, İran'da başkent Tahran ile Şiraz ve Tebriz kentlerine yönelik yeni saldırı başlattığını duyurdu.

Ordudan yapılan yazılı açıklamada, İran yönetiminin altyapı tesislerinin hedef alındığı ileri sürüldü.

Açıklamada, İran'ın Tahran, Şiraz ve Tebriz kentlerinde, yönetimin altyapısını hedef alan geniş çaplı bir saldırı dalgasının başlatıldığı ifade edildi.

Tahran'da patlamalar meydana geldiği bildirildi.

İran: İsrail'in askeri havacılık merkezleri ile BAE ve Bahreyn'deki ABD üslerine saldırılar gerçekleştirildi

İran, İsrail'in askeri havacılık merkezleri ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn'de ABD güçlerinin konuşlandığı hava ve deniz üslerine füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar gerçekleştirildiğini duyurdu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, "Sadık Vaat 4 Operasyonu"nun 55. dalgası kapsamında İsrail ve ABD hedeflerine yeni saldırılar düzenlendiğini açıkladı.

Açıklamada, saldırılarda ağır savaş başlıklarına sahip Fettah, İmad ve Kadir ile hedef odaklı Fatih, Zülfikar ve Dezful füzelerinin yanı sıra insansız hava araçlarının da kullanıldığı belirtilerek, Tel Aviv'de askeri havacılık silah üretim merkezleri ve hava yakıt ikmal destek merkezlerine başarılı saldırılar yapıldığı ifade edildi.

ABD güçlerinin BAE'deki Dafra hava üssü ile Bahreyn'deki Cufair deniz üssü ve Şeyh İsa hava üssünün de füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alındığı belirtildi.

İran: ABD uçak gemisine lojistik ve servis hizmeti veren noktalar meşru hedefimizdir

İran, 12 Mart'ta gemide çıkan yangın sonrasında Suudi Arabistan'ın Cidde Limanı yakınlarına gelen ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford'un tehdit oluşturduğunu ve Kızıldeniz'deki tüm lojistik ve hizmet merkezlerinin artık İran Silahlı Kuvvetleri için meşru hedefler olarak kabul edildiğini bildirdi. İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahından yapılan yazılı açıklamada, "ABD uçak gemisi Gerald Ford'un Kızıldeniz'deki varlığı İran'a karşı bir tehdit olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle, Kızıldeniz'deki söz konusu filonun lojistik ve servis merkezleri İran silahlı kuvvetlerinin hedefleri olarak kabul edilmektedir." ifadeleri kullanıldı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 12 Mart'ta yaptığı açıklamada, USS Gerald R. Ford uçak gemisinde yangın çıktığını duyurmuştu. Açıklamada, çıkan yangının "muharebe kaynaklı olmadığı" ifade edilmişti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile BAE Devlet Başkanı bölgedeki gerilimi görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile bölgedeki güncel gelişmeleri ve bunların güvenlik ile istikrara etkilerini ele aldı. Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'da yer alan habere göre, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Selman, BAE Devlet Başkanı Al Nahyan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, İran’ın Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine yönelik saldırılarının ciddi bir tırmanış olduğu, bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit ettiği vurgulandı. İki lider, KİK ülkelerinin topraklarını savunmak ve bölgenin güvenliği ile istikrarını korumak için tüm imkanlarını kullanmaya devam edeceğini belirtti. Görüşmede ayrıca, bölgedeki gerilimin azaltılması, diplomasi yoluyla sükunetin yeniden sağlanması ve KİK ülkeleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Trump yönetimi, İran'a saldırıların maliyetinin 12 milyar dolara ulaştığını açıkladı

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, İran'ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti. ABD Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, CBS News'un "Face the Nation" programına konuk oldu. Hassett, Trump yönetiminin İran'a yönelik saldırılarının ABD'ye şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu söyledi. ABD'nin mevcut silah stoklarının yeterli olduğunu savunan Hassett, şu aşamada Kongre'den ek bir bütçe talep etmeyi planlamadıklarını ifade etti. "İranlıların yaptıkları Amerikan ekonomisine zarar veremeyecek." diyen Hassett, ABD'nin 1970'lerin aksine artık dev bir petrol üreticisi olduğunu söyledi. Öte yandan, ABD'nin İran'ı hedef alan saldırılarının yalnızca ilk 6 gününde maliyetin 11,3 milyar doları aştığı iddia edilmişti.

BAE'nin Fuceyra bölgesindeki petrol sanayi tesisinde İHA saldırısı sonrası yangın çıktı

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Fuceyra bölgesindeki petrol sanayi tesisine kamikaze insansız hava aracı (İHA) isabet etmesi sonucu tesiste yangın çıktı. Fuceyra Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Fuceyra bölgesindeki petrol sanayi tesisine bir İHA’nın isabet etmesi sonucu çıkan yangına sivil savunma ekiplerinin hızla müdahale ettiği ve yangını kontrol altına alma çalışmalarının sürdüğü belirtildi. Olayda herhangi bir yaralanmanın olmadığı kaydedildi.

Açıklamada ayrıca halkın yalnızca resmi kaynaklardan bilgi alması ve söylentilere itibar etmemesi gerektiği ifade edildi. BAE Savunma Bakanlığı, 10 Mart'ta Er-Ruveys Sanayi Sitesi'nin İHA ile hedef alınması sonucu yangın çıktığını açıklamıştı. Dün de Fuceyra bölgesindeki petrol sanayi bölgesinde, hava savunma sistemlerinin saldırıları engelleme faaliyeti sırasında düşen parçalar nedeniyle yangın çıkmıştı.

İran'ın Merkezi eyaletinde ABD-İsrail saldırılarında 5 kişi hayatını kaybetti

İran'ın Merkezi eyaletinde ABD-İsrail'in iki ayrı sivil yerleşim birimlerine saldırısında 5 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı bildirildi. Yarı resmi Mehr Haber Ajansının Merkezi Valiliğine dayandırdığı habere göre, ABD-İsrail, eyalete bağlı Erak kentindeki bir köye sabaha karşı füze saldırısı düzenledi. Saldırıda 4 kişi hayatını kaybetti. Aynı eyalete bağlı Mahallat kentinde de sivil bir yerleşim noktasına yapılan saldırıda 1 kişi yaşamını yitirdi, 7 kişi yaralandı.

AB, Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak için Karadeniz Tahıl Girişimi benzeri bir çözüm arıyor

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas, Brüksel'de düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde basına açıklamalarda bulundu. Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının Rusya'ya fayda sağladığını değerlendiren Kallas, bu durumun Moskova'ya savaşı finanse etme imkanı getirdiğini dile getirdi. Kaja Kallas, toplantıda Hürmüz Boğazı'nın açık tutulmasının ana gündemlerden biri olacağını ifade ederek, hafta sonu konuyu Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'le görüştüklerini aktardı. Kallas, "(Guterres'le) Hürmüz Boğazı'na ilişkin daha önce Karadeniz Tahıl Girişimi kapsamında yapılan benzer bir girişimin mümkün olup olmadığını konuştuk. O girişim sayesinde Ukrayna'dan tahılın çıkarılması sağlanmıştı." dedi. Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının, Asya'ya yönelik petrol ve enerji tedariki açısından son derece tehlikeli olduğunun altını çizen Kallas, şu değerlendirmelerde bulundu:

Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol ve gazın yüzde 85'i Asya ülkelerine gidiyor. Ancak sorun sadece enerjiyle sınırlı değil, gübre tedariki açısından da ciddi bir problem yaratabilir. Eğer bu yıl gübrede kıtlık yaşanırsa, bunun sonucu gelecek yıl gıda yetersizliği olabilir. Bu nedenle Antonio Guterres ile bunun nasıl mümkün kılınabileceğini, yani böyle bir mekanizmanın nasıl hayata geçirilebileceğini görüştük.

ABD-İsrail'in saldırılarında İran'da bir okul daha hedef alındı

İran'ın yarı resmi haber ajansı Mehr'e göre, Merkezi eyaletine bağlı Humeyn kentinde İmam Rıza İlkokulu ABD-İsrail'in saldırılarının hedefi oldu. Saldırıda can kaybı veya yaralı bilgisi verilmezken, yayınlanan görüntülerde okulun ciddi hasar aldığı görüldü. Okulun çevresindeki sivil binaların da saldırıda zarar gördüğü belirtildi.

Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı açmak için uluslararası koalisyon kurmaya çalıştığı iddia edildi

ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak amacıyla uluslararası koalisyon oluşturmaya çalıştığı öne sürüldü. Axios haber sitesinin ismini vermek istemeyen dört yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Trump yönetimi Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin serbest ve güvenli şekilde geçebilmesi için diplomatik temaslarda bulundu. ABD'li bir yetkiliye göre, Trump ve üst düzey yetkililer, "çok uluslu koalisyon" oluşturmak için hafta sonu telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Üst düzey yetkili, Trump'ın bu hafta bazı ülkelerden resmi destek açıklamaları beklediğini ve böylece "Hürmüz Koalisyonu" olarak isimlendirdiği oluşumu hayata geçirmeyi hedeflediğini kaydetti. Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir kaynak, öncelikle diğer ülkelerden siyasi taahhüt almaya odaklanıldığı, askeri envanter ve sevkiyat takvimi gibi operasyonel detayların ise daha sonra netleşeceği bilgisini verdi.

Koalisyona dahil olacak ülkelerden savaş gemileri, insansız hava araçları (İHA) ve askeri operasyona katkı sağlayacak ekipmanların talep edileceği aktarıldı. ABD'li yetkililer, Basra Körfezi'ndeki durumun devam etmesi durumunda, Trump'ın İran'ın petrol terminallerinden Hark Adası'nı ele geçirme seçeneğini değerlendirdiğini belirtti. Bunun için ABD'nin bölgeye karadan askeri müdahale etmesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca bu durum karşısında İran'ın Körfez ülkelerine ve özellikle Suudi Arabistan'daki petrol tesisleri ile boru hatlarına misilleme saldırıları düzenlemesinden endişe ediliyor. İran, ABD ile İsrail'in ülkeye saldırıları sonrasında Hürmüz Boğazı'nı saldırılarla bağlantılı ülkelere ait gemilerin geçişine kapatmıştı. Trump, birçok ülkenin, Hürmüz Boğazı'nın açık ve güvenli kalmasını sağlamak amacıyla bölgeye savaş gemilerini göndereceğini ileri sürmüştü. Başkan Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin "buradan petrol tedarik eden ülkeler tarafından" sağlanması gerektiğini belirtmişti.

Dubai Uluslararası Havalimanı'nda uçuşlar kademeli olarak yeniden başladı

Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Dubai Uluslararası Havalimanı'nda, yakınlardaki bir yakıt deposuna isabet eden insansız hava aracı (İHA) nedeniyle askıya alınan uçuşların, bazı destinasyonlara kademeli olarak yeniden başlatıldığı bildirildi. BAE resmi haber ajansı WAM'ın aktardığına göre Dubai Sivil Havacılık Otoritesinden yapılan açıklamada, Dubai Uluslararası Havalimanı'nda geçici olarak askıya alınan uçuşların, bazı destinasyonlara kademeli şekilde yeniden başlatıldığı belirtildi. Açıklamada, alınan önleyici tedbirler doğrultusunda uçuşların yavaş yavaş normale döndüğü kaydedildi.

Trump'ın Hürmüz Boğazı için 'göreve çağırdığı' ülkeler, çağrıya ne yanıt verdi?

ABD'nin yedi ülkeyle görüştüğünü açıklayan ancak hangi ülkeler olduğunu söylemeyen Trump, daha önceki sosyal medya paylaşımında, Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore, İngiltere ve diğer ülkelerin de bu çabalara katılmasını ümit ettiğini ifade etmişti. Ülkelerin ABD'nin bölgeye gemi gönderme çağrısına verdikleri tepkiler şu şekilde:

Japonya: Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Japonya'nın şu anda Ortadoğu'daki gemilere eşlik etmek üzere deniz kuvvetleri göndermeyi planlamadığını söyledi. Parlamentoda konuşan Takaichi, "Eşlik gemileri gönderme konusunda henüz herhangi bir karar almadık. Japonya'nın bağımsız olarak ve yasal çerçeve içinde neler yapabileceğini incelemeye devam ediyoruz" dedi. Takaichi, bu hafta yapacağı Washington ziyaretinde Trump ile yapması beklenen görüşmede İran ile çatışmaların da ele alınacağını söyledi.

Avustralya: Avustralya kabine üyesi Catherine King, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yardımcı olmak için savaş gemisi gönderilmeyeceğini açıkladı. Devlet televizyonu ABC ile gerçekleştirdiği söyleşide açıklama yapan King, "Hürmüz Boğazı'na gemi göndermeyeceğiz" dedi.

Güney Kore: Güney Kore cumhurbaşkanlığı ofisi Pazar günü yaptığı açıklamada, "Bu konuyla ilgili olarak ABD ile yakın iletişim halinde olacağız ve dikkatli bir incelemenin ardından karar vereceğiz" dedi. Güney Kore anayasasına göre, ülke dışına asker gönderilmesi için parlamentonun onayı gerekiyor.

Birleşik Krallık: Hükümet sözcüsü dün yaptığı açıklamada, Başbakan Keir Starmer'ın küresel deniz taşımacılığındaki aksaklıkları sona erdirmek için Boğaz'ın yeniden açılması gerektiği konusunda Trump ile görüştüğünü söyledi. Sözcü, Starmer'ın Kanada Başbakanı Mark Carney ile de görüştüğünü ve bugün yapacakları toplantıda çatışmalarla ilgili görüşmelere devam etmek üzere mutabık kaldıklarını belirtti.

Avrupa Birliği: Diplomatlar ve yetkililere göre, Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları bugün Ortadoğu'da bulunan deniz kuvvetlerinin güçlendirilmesini görüşecekler ancak kuvvetlerin rolünün Hürmüz Boğazı'nı da kapsayacak şekilde genişletilmesi konusunu ele almaları beklenmiyor. AB'nin Aspides kuvvetleri, 2024 yılında Yemen'deki Husi'lerin Kızıldeniz'de düzenlediği saldırılarından gemileri korumak amacıyla kurulmuştu.

Almanya: Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul dün yaptığı açıklamada, Aspides'in mevcut görevini yerine getirmede dahi etkili olmadığını söyledi. Almanya'nın ARD televizyonuna konuşan Wadephul, "Bu nedenle, Aspides'in kapsamının Hürmüz Boğazı'na genişletilmesinin daha fazla güvenlik sağlayacağı konusunda çok şüpheliyim" dedi.

Trump, İran'ın uçak gemisi USS Abraham Lincoln'e "asla saldırmadığını" ileri sürdü

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın uçak gemisi USS Abraham Lincoln'e (CVN-72) "asla saldırmadığını" ve paylaşılan görüntülerin gerçek olmadığını iddia etti. Trump, Florida'da geçirdiği hafta sonu tatilinden başkent Washington'a dönerken uçaktaki gazetecilerin Orta Doğu'daki gelişmelerle ilgili sorularını yanıtladı. ABD Başkanı Trump, "Dünyanın en büyük gemilerinden biri olan USS Abraham Lincoln'e saldırdıklarını iddia ettiler. Hatta geminin yandığına dair görüntüler bile paylaştılar." dedi. İran'ın bu konudaki iddialarını yalanlayan Trump, "O gemiye asla saldırılmadı, gemi hiçbir şekilde yanmadı." ifadesini kullandı. Trump, paylaşılan görüntülerin ise gerçek olmadığını ileri sürdü.

Trump, ABD'ye ait 5 yakıt ikmal uçağının vurulduğu haberlerini bir kez daha yalanlarken, bu uçaklardan 4'ünün "en ufak bir hasar bile almadığını, sadece birinde hafif bir hasar oluştuğunu" söyledi. İran medyası, cumartesi günü yayınladığı haberlerde, USS Abraham Lincoln'ün (CVN-72) İran silahlı kuvvetleri tarafından "etkisiz hale getirildiğini" savunmuştu. ABD Başkanı Trump, İran rejiminin ülke yönetimini protesto için sokaklara çıkan 32 bin göstericiyi öldürdüğünü iddia etti.

"Bir hafta önce, hatta iki hafta önce, en az 32 bin protestocuyu öldürdüler. Biz bu sayının gerçekte çok daha yüksek olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullanan Trump, 250 bin kişinin katıldığı gösterilen rejim destekçisi gösterinin videolarının ise yapay zeka teknolojisi ile üretildiğini ileri sürdü.

İran: Tahran'da yakıt depolarını vuran İsrail, savaş suçundan yargılanmalıdır

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İsrail'in Tahran'daki yakıt depolarını bombalayarak uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve yargılanması gerektiğini belirtti.  İsrail'in Tahran'daki yakıt depolarını bombalamasının uluslararası hukukun ihlali ve ekolojik yıkım olduğunu dile getiren Erakçi, bu eylemin bölge sakinlerinin uzun vadede sağlık ve yaşam kalitesi açısından zarar görmelerine neden olacağını belirtti. Toprak ve yer altı sularının kirlenmesinin nesiller boyu sürecek etkilere yol açabileceğine dikkati çeken Erakçi, "İsrail savaş suçlarından dolayı cezalandırılmalıdır." ifadelerini kullandı. İsrail ordusu, 8 Mart'ta başkent Tahran'daki petrol depolarını vurmuş, çıkan yangın sonrasında kenti siyah bulut kütlesi kaplamıştı. Ardından gökyüzünden yağan kül, sokaklar ve araçların üzerinde zift tabakası oluşmasına neden olmuştu.

BAE: Dubai Uluslararası Havalimanı çevresinde İHA saldırısı sonucu yangın çıktı

Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Dubai Uluslararası Havalimanı çevresinde insansız hava aracı (İHA) ile düzenlenen saldırı sonucu yangın çıktığı bildirildi. Dubai Hükümeti Medya Ofisi, Dubai Uluslararası Havalimanı yakınında bir yakıt tankına isabet eden İHA nedeniyle çıkan yangını kontrol altına alma çabalarının sürdüğü belirtildi. Saldırıda ölü ya da yaralı olmadığı kaydedildi. İran, ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.  İHA saldırısı nedeniyle Dubai Uluslararası Havalimanı'nda tüm uçuşların geçici olarak askıya alındığı kaydedildi.

Bahreyn, vatandaşlarına güvenli noktalara yönelmeleri uyarısı yaptı

Bahreyn, ülkede çalan sirenlerin ardından vatandaşları sakin olmaları ve en yakın güvenli noktaya yönelmeleri konusunda uyardı. Açıklamada, ülkede çalan sirenlerin ardından vatandaşlardan sakin olmaları ve en yakın güvenli noktaya yönelmeleri istendi. İran, ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat’tan bu yana Bahreyn'in de aralarında bulunduğu 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.

İsrail ordusu: İran'da 200'den fazla hedefe saldırı düzenledik

İsrail ordusu, ABD ile düzenledikleri saldırılarda İran'ın batısında ve orta kesiminde 200'den fazla hedefin vurulduğunu ileri sürdü. Ordudan yapılan açıklamada, İran'ın balistik füze stoku ve savunma sistemlerini azaltmak amaçlı saldırılar düzenlendiği kaydedildi. Geride kalan gün boyunca, İsrail ordusunun Tahran yönetiminin 200'den fazla hedefine saldırı düzenlediği savunulan açıklamada, saldırı düzenlenen noktalar arasında komuta merkezleri, savunma sistemleri, silah depoları ve üretim tesisleri olduğu iddia edildi.

Trump, 7 ülkeden Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamaya yardım etmelerini istedi

ABD ve İsrail ile İran arasında çatışmalar devam ederken ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin yedi ülkeyle Hürmüz Boğazı’nda güvenliğini sağlamaya yönelik görüşmelerde bulunduğunu söyledi. Trump ülkelere, petrol tankeri trafiğine kapatılan boğazdaki gemilerin korunması için yardımcı olma çağrısında bulundu. Wall Street Journal'da yer alan bir habere göre de Trump yönetimi bu hafta, içerisinde birçok ülkenin yer alacağı ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere eşlik edecek bir koalisyon kurulacağını duyurmayı planlıyor. Ortadoğu'daki çatışmalarda üçüncü haftaya girilirken, Trump dün yaptığı açıklamada Basra Körfezi'nden gelen petrole bağımlı olan ülkelerin boğazı korumakla yükümlü olduğunu söyledi. Gazetecilere konuşan Trump, "Bu ülkelerden gelip kendi topraklarını korumalarını talep ediyorum, çünkü orası onların toprağı. Enerjilerini aldıkları yer" dedi.

Görüştüğü ülkeleri açıklamayan Trump, daha önce yaptığı bir açıklamada da dünya petrolünün %20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin geçişini sağlamak için birçok ülkenin savaş gemisi göndermesini beklediğini ifade etmişti. Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore, İngiltere ve diğer ülkelerin de çabalara katılmasını ümit ettiğini söyledi. Hürmüz Boğazı'ndan İran gemileri geçmeye devam ederken, diğer ülkelerden de birkaç gemi geçişi başarıyla gerçekleştirebildi. Ancak ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırılardan bu yana, boğaz dünya tanker trafiğinin büyük kısmına fiilen kapalı.

Almanya, Hürmüz Boğazı'nda uluslararası bir askeri operasyona katılmayacak

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ülkesinin Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve İran'a yönelik saldırılar bağlamında uluslararası bir askeri operasyona katılmayacağını yineledi. Wadephul, ARD televizyonunda yayımlanan "Bericht aus Berlin" programında yaptığı açıklamada, Almanya'nın söz konusu çatışmanın aktif bir parçası olmayacağını vurgulayarak, "Yakında bu çatışmanın aktif bir parçası olacak mıyız? Hayır." dedi. Alman hükümetinin bu konudaki tutumunun net olduğunu belirten Wadephul, bu yaklaşımın Başbakan Friedrich Merz ve Savunma Bakanı Boris Pistorius tarafından da açık şekilde dile getirildiğine işaret etti. Dışişleri Bakanı, olası bir diplomatik müzakere sürecine dahil olmayı arzuladıklarını belirterek, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliğin kalıcı biçimde sağlanması ancak diplomatik bir çözümle ve İran ile yapılacak görüşmelerle mümkün olabileceğini aktardı.

Suudi Arabistan, füze ve İHA saldırılarının bildirilmesi için elektronik ihbar hizmeti başlattı

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, bölgedeki tırmanan gerilim ve ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmaların 16. gününde, füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarının bildirilmesine yönelik elektronik bir hizmet başlattı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, dün itibarıyla "şüpheli hava gözlemlerinin" resmi elektronik uygulama Tawakkalna üzerinden bildirilebilmesini sağlayan yeni bir hizmetin kullanıma sunulduğu belirtildi. Açıklamada, hizmet sayesinde Suudi Arabistan’daki vatandaşlar ve ülkede yaşayanların, "İHA veya füze gibi şüpheli hava gözlemlerini" kısa sürede yetkililere iletebileceği, bunun da ülkenin korunması ve milli imkanların savunulması için hızlı müdahaleye katkı sağlayacağı ifade edildi. Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, söz konusu hizmetin vatandaşlar, ülkede yaşayanlar ve savunma sistemi arasındaki gerçek ortaklığı güçlendirdiğini belirterek, bunun vatan savunmasındaki önemli rollerinin bir yansıması olduğunu kaydetti. Maliki, Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri’nin ülkeye yönelik olası hava saldırılarını püskürtmeye yetecek gelişmiş kapasiteye sahip olduğunu, ancak bu hizmetin vatandaşlar ve ülkede yaşayanlara ülkeyi tehdit eden unsurları bildirme imkanı sunduğunu söyledi. Yeni hizmetin, ileri teknolojilerin vatandaşlar ve ülkede yaşayanların tehditleri tespit sürecine dahil edilmesi açısından nitelikli bir adım olduğu vurgulandı.

Fransa: Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü en hızlı şekilde yeniden sağlanmalı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün en hızlı şekilde yeniden sağlanması gerektiğini belirtti. Macron, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile telefonda görüştüğünü kaydetti. "Bu saldırılar ister doğrudan ister Lübnan ve Irak'taki gibi vekil güçleri aracılığıyla yapılmış olsun, (Pezeşkiyan'a) İran'ın bölge ülkelerine yönelik kabul edilemez saldırılarına derhal son vermesi çağrısında bulundum." ifadesini kullanan Macron, Fransa'nın bölgede kendi çıkarlarını, ortaklarını ve seyrüsefer özgürlüğünü korumak için yalnızca savunma amacıyla hareket ettiğini savundu. Macron, görüşmede ayrıca "Fransa'nın hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu söylediğini" aktararak, gerilimin kontrolsüz tırmanışının bölgeyi ciddi sonuçlar doğuracak bir kaosa sürüklediği değerlendirmesinde bulundu. "Bölgenin tamamındaki halklar gibi İran'da da halk bundan mağdur." diyen Macron, yalnızca yeni bir siyasi ve güvenlik çerçevesinin herkes için barış ve güvenliği sağlayabileceğini belirtti.

Macron, "Bu tarz bir çerçeve, İran'ın asla nükleer silaha sahip olmamasını garanti altına almalı, aynı zamanda onun balistik füze programının ve bölgesel ile uluslararası alanda istikrarı bozan faaliyetlerinin oluşturduğu tehditlere de çözüm getirmeli. Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü en hızlı şekilde yeniden sağlanmalı." ifadelerini kullandı. 

 

AA, Reuters, ANKA

DAHA FAZLA HABER OKU