Münih Güvenlik Konferansı "yıkım sürecindeki" küresel düzen tartışmalarının gölgesinde başladı

Konferansta uluslararası düzenin dönüşümü, transatlantik ilişkilerdeki kriz ve Ukrayna'daki savaşa odaklanılacak

Fotoğraf: X

 Bu yıl 62'ncisi düzenlenen ve transatlantik dünyanın önde gelen dış politika ve güvenlik uzmanlarını bir araya getiren uluslararası Münih Güvenlik Konferansı (MSC 2026), uluslararası düzenin "yıkım sürecinde" olduğu tartışmalarının gölgesinde başladı.

Soğuk Savaş’ın iki kutuplu dünya düzeninde Alman inisiyatifi olarak oluşturulan Münih Güvenlik Konferansı’nın kurucu felsefesi, güvenlik sorunlarının çözümünde diyalog ve karşılıklı etkileşim yollarının aranmasına dayanıyor.

Dördüncü yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı, uluslararası düzenin dönüşümü, transatlantik ilişkilerdeki kriz, Orta Doğu’daki gerilim ve Avrupa’nın savunma ile güvenlik mimarisi, bu yılki konferansın ana gündem maddeleri arasında bulunuyor.

Başta savunma olmak üzere, küresel düzeyde faaliyet gösteren şirketlerin üst düzey yöneticileri, akademisyenler ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de bulunduğu 800'den fazla davetli, pazar gününe kadar sürecek MSC 2026’nın katılımcıları arasında yer alıyor.

Bu yılki konferans, Atlantik İttifakı müttefikleri arasındaki "güven krizinin" derinleştiği, Avrupa’nın savunma ve güvenlik mimarisini yeniden tanımlamaya çalıştığı ve Ukrayna başta olmak üzere bölgesel krizlerin sürdüğü dönemde yapılıyor.

Konferansta Grönland, Ukrayna ve Orta Doğu'daki durumun yanı sıra Avrupa'nın güvenliği, transatlantik ilişkilerin geleceği, çok taraflılığın yeniden canlandırılması, küresel düzenin rekabetçi durumu, bölgesel çatışmalar, savunma bütçeleri ve sanayisi, iklim krizleri, enerji ve gıda güvenliği gibi diğer önemli küresel meselelere odaklanılacak.

Konferansta Washington ile Avrupa başkentleri arasında yükselen stratejik güvensizlik ortamında "İttifakın ortak zemini korunabilecek mi?" sorusuna yanıt aranacak.

ABD’nin stratejik geri çekilme sinyalleri verdiği bu dönemde konferansta NATO içindeki dengelerin değişmesi de konuşulacak.

Yaklaşık 250 panelin düzenleneceği konferansta "Donald Trump yönetimindeki ABD nereye gidiyor?" sorusuna da cevap bulunmaya çalışılacak.

ABD’nin savunma harcamaları üzerinden Avrupa’ya yönelik sertleşen dili, Avrupa başkentlerinde "ABD’siz senaryoların" ve stratejik otonomi arayışının daha yüksek sesle konuşulmasına yol açarken konferansta "Transatlantik ortaklığa ve Ukrayna'ya verilen desteğe ne olacak?" sorusunun da ele alınması bekleniyor.

Avrupa, Ukrayna’ya verdiği destekle caydırıcılık kapasitesini test ederken Washington ile Pekin arasındaki hassas dengeyi ekonomik gerçeklikler ve stratejik risk hesapları çerçevesinde nasıl yeniden kurgulayacağı da konferansta değerlendirilecek.

Kimler katılıyor?

Hiçbir kararın alınmadığı gayriresmi toplantıların yapıldığı Münih Güvenlik Konferansı'na bu yıl Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de dahil olmak üzere 50'den fazla devlet ve hükümet başkanı ile yaklaşık 100 dışişleri ve savunma bakanının katılması bekleniyor.

Konferansta ABD’yi temsilen yer alacak Dışişleri Bakanı Marco Rubio, "bugüne kadar Münih’te ağırlanan en geniş ABD heyetine" liderlik edecek. Çin adına ise Dışişleri Bakanı Vang Yi katılacak.

Öte yandan, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi, iki yılın ardından konferansta yer alacak.

MSC'nin yan etkinliği olarak İran'ın devrik lideri Şah Muhammed Rıza Pehlevi'nin sürgündeki oğlu Rıza Pehlevi'nin, yarın basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor.

Mazlum Abdi ve İlham Ahmed de Münih'de

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed de Münih Güvenlik Konferansı’na katılacak.

Nûmedya24‘e konuşan kaynaklar, Abdi ve Ahmed’in dünyanın en önemli güvenlik forumlarından biri olan Münih Güvenlik Konferansı‘na katılacağını ve halihazırda Almanya’ya ulaştığını teyit etti.

Abdi’nin konferansa katılacak isimlerden geçici Şam hükümeti Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile de bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor.

Mehmet Şimşek MSC 2026'da

Konferansa Türkiye'den Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılıyor.

Ukrayna'ya destek

Ukrayna'yı ve barışı destekleme çabalarının bu yılki konferansa damgasını vurması beklenirken Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin de konferansta konuşma yapması planlanıyor.

Ukrayna söz konusu olduğunda, Avrupalı devletlerin ABD hariç Rusya'ya karşı savunmaya verdikleri desteği sürdürüp sürdüremeyecekleri sorusu gündemdeki yerini korurken Zelenskiy'nin, ülkesinin hava savunma sistemlerine acil ihtiyaç duyduğunu vurgulaması ve müttefiklerinden yeni silah paketleri ile finansman desteği talep etmesi bekleniyor. Ayrıca, savaşın sona erdirilmesi için Moskova üzerindeki baskının artırılmasına yönelik Ukrayna’nın vizyonunu açıklaması da bekleniyor.

62'nci Münih Güvenlik Konferansı'nın aynı zamanda katılımcılara mevcut çatışmalar ve devam eden diplomatik çabalar konusunda ikili toplantılar ve kapalı kapılar ardında görüşmeler yapma fırsatı vermesi de bekleniyor.

Rusya-Ukrayna Savaşı öncesi Münih Güvenlik Konferansı'nın düzenli konukları arasında yer alan Rus devlet yetkilileri ise son 4 yıldır konferansa davet edilmiyor.

Geniş güvenlik önlemleri ve gösteriler

Konferansın yapıldığı otelin çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı.

Dronlar da dahil olmak üzere Münih şehrinde uçuş yasağı uygulanıyor. Organizasyonun güvenliğini sağlamak için yaklaşık 5 bin polis görev yapıyor.

Zirvenin kalbi Marienplatz yakınındaki otel ile çevresi, barikatlar ve yoğun polis kontrolüyle tam bir "yüksek güvenlikli bölge"ye dönüştürüldü.

Münih kent merkezinde İran yönetimi karşıtlarının, Filistin destekçilerinin, savaş karşıtı grupların, NATO karşıtlarının ve sol grupların gösteri yapması bekleniyor. Gösteriler, otel etrafındaki güvenlik çemberinin dışında düzenlenecek.

1963'ten bu yana düzenlenen Münih güvenlik konferanslarının ana motivasyonlarını, "transatlantik dünya" diye tanımlanan Batılı uluslararası topluluğun küresel ekonomik, siyasi ve güvenlik hakimiyetini kalıcı hale getirmek, Amerikalı ve Avrupalı ortaklar arasındaki ilişkileri güçlendirmek, bu bağlamda ortaya çıkabilecek risk ve zorluklara en üst düzeyde çözümler aramak oluşturuyor.

 

AA, Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU