Global okyanus sıcaklıkları rekor kırıyor

Prof. Dr. Mustafa Öztürk Independent Türkçe için yazdı

Rekor düzeyde ısınan denizler, mercan resiflerinden balık popülasyonlarına kadar deniz ekosistemlerini tehdit ediyor / Fotoğraf: Dmitry_R

Okyanuslar, gezegenin yüzde 71’ini kaplamaktadır.

Dünya genelindeki deniz suyu sıcaklığı 33 gündür üst üste rekor kırıyor.

Küresel deniz yüzeyi sıcaklıkları yaklaşık 21,03 °C seviyesinde; bu değer, 2024 yılında kaydedilen önceki rekorun 0,08 °C üzerinde.
 

 

Bilim insanları, haziran ayında küresel ortalama deniz suyu sıcaklığının rekor seviyeye ulaşmasının dünyayı "bilinmeyen bir bölgeye" ittiğini, küresel ısınma ve El Niño döngüsünün birleşerek önümüzdeki aylarda daha fazla aşırı hava olaylarının yaşanma olasılığını artırdığını söylediler.

21 Temmuz itibarıyla küresel okyanus yüzey sıcaklığı, arka arkaya 50. rekor sıcaklık gününe ulaştı ve bir ay daha yükselmeye devam etmesi bekleniyor.

Avrupa Birliği Copernicus İklim Değişikliği Servisi ve Copernicus Denizcilik Servisi'nden alınan veriler, bu sıcaklığın 2023 ve 2024'teki önceki zirveleri aştığını doğruluyor.

21 Temmuz 2026 tarihli küresel okyanus yüzey sıcaklığı, 21,11 °C olarak kayıtlara geçen önceki tüm sıcaklıklardan daha yüksek.

Neredeyse 2 aydır, dünya okyanuslarının yüzey suyu sıcaklığı bu mevsim için rekor seviyede seyrediyor. En belirgin sıcaklık sapmaları Akdeniz ve Pasifik Okyanusu'nda gözlemleniyor.
 

Şekil 1. Deniz yüzeyi sıcaklığı
Şekil 1. Deniz yüzeyi sıcaklığı

 

Yeni rekor, Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nin (NOAA), Ekvator yakınlarındaki orta ve doğu tropikal Pasifik Okyanusu'ndaki suların önemli ölçüde ısınmasıyla birlikte doğal olarak oluşan El Niño hava olayının geliştiğini açıklamasından sadece birkaç hafta sonra geldi.

Avrupa ajansları, haziran ayındaki "küresel kutup dışı okyanusun benzeri görülmemiş ısınma seviyesinin", hem "değişen iklimi hem de gücünün on yıllardır görülmemiş seviyelere ulaşması muhtemel bir El Niño olayının başlangıcını" yansıttığını belirtti.

Okyanus-atmosfer sistemindeki bu devasa değişim, Pasifik'in çok ötesinde hava modellerini yeniden şekillendirme potansiyeline sahip ve buharlaşmayı artırarak aşırı yağışları ve sel olasılığını artırır.

Uzun süreli kuraklıklar, şiddetli sıcak hava dalgaları ve kış fırtınalarının normal seyrinden sapması gibi şiddetli hava risklerini artıracaktır. Okyanus ısınması ayrıca deniz seviyesinin yükselmesine ve buzulların erimesine katkıda bulunur ve deniz ekosistemlerini zorlar.

Uydular deniz yüzeyi seviyesindeki bu yükselişi izlemeye devam ederken, dünya çapındaki topluluklar, sıcaklıkları tarihi seviyelere çıkarabilecek bir iklim düzenine hazırlıklı olmalıdır.

Daha yüksek okyanus sıcaklıkları, atmosferi daha uzun süre sıcak tutar.
 

Şekil 2. Pasifik Okyanusu'na yayılan muazzam sıcak su dalgası
Şekil 2. Pasifik Okyanusu'na yayılan muazzam sıcak su dalgası

 

Denizler ısındıkça denizde çözünmüş oksijen konsantrasyonu ve karbon dioksit düşer.

Yani deniz suyundaki çözünmüş oksijen konsantrasyonu, su sıcaklığı ile ters orantılı olarak değişir.
 

Şekil 3. Deniz suyunda çözünmüş oksijenin sıcaklığa göre değişimi
Şekil 3. Deniz suyunda çözünmüş oksijenin sıcaklığa göre değişimi

 

Tablo 1. Deniz suyu sıcaklığına göre çözünmüş oksijen değişimi
Tablo 1. Deniz suyu sıcaklığına göre çözünmüş oksijen değişimi

 

Daha yüksek deniz yüzeyi sıcaklıkları; ekosistemlere ve balıkçılığa zarar veren, balık popülasyonunu azaltan, kıyı ekonomilerini olumsuz etkileyen ve yakındaki kara alanlarındaki aşırı sıcaklıkları da yoğunlaştırabilen, alışılmadık derecede yüksek okyanus sıcaklıkları dönemleri olan daha sık ve yoğun deniz ısı dalgalarıyla da ilişkilidir.

El Niño olayı atmosfere ısı kaynağı olur, küresel sıcaklığı artırır ve dünya genelinde hava modellerini değiştirir.

Bilim insanları okyanus ısınmasını, her saniye denize dökülen milyarlarca fincan sıcak çaya benzeterek açıklıyor.

2021 yılında okyanuslar yaklaşık 15 zettajoule (ZJ) (15 × 10²¹ Joule) ısıyı emdi; bu da saniyede 4,8 milyar fincan sıcak çaya eşdeğerdir.

Yani Dünya üzerindeki tüm insanların 1 yılda tükettiği toplam enerjinin yaklaşık 30 katına eşittir.

2025 yılına gelindiğinde bu rakam 23 zettajoule (ZJ) (23 × 10²¹ Joule) veya 7,6 milyar fincan sıcak çaya ulaşarak, hızlanan küresel ısınmayı, yükselen deniz seviyelerini ve fosil yakıtların kullanımının acilen azaltılması ihtiyacını vurguladı.

23 ZJ, insanlığın ürettiği ve kullandığı yaklaşık 46 yıllık toplam enerjiye eşittir.

Okyanuslar şu anda her saniye yaklaşık 7,6 milyar fincan sıcak çaya eşdeğer bir miktarı emiyor.

Bu, gezegendeki her insan için saniyede neredeyse 1 fincan demek.

Okyanuslar, insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının hapsettiği fazla ısının yaklaşık yüzde 91’ini ve sera gazı olan karbon dioksitin yaklaşık 4'te 1'ini emiyor.

Giderek artan bu “enerji dengesizliği”, okyanus sıcaklıklarının neden sürekli rekor kırdığını ve deniz seviyesinin neden sürekli yükseldiğini açıklıyor.

Çay fincanı benzetmesi, okyanusların giderek daha fazla ısı emdiğini anlatmanın bir yoludur.

Okyanuslar ısındığında, atmosferden karbondioksit emme kapasiteleri azalır ve bu da iklim krizini hızlandırma tehdidi oluşturur.

Dolayısıyla atmosferde daha fazla sera gazı karbon dioksit birikmesi ve atmosferin daha fazla ısınması anlamına gelmektedir.

Yani okyanuslar ve denizler sıcak havalarda sera gazı salım kaynağına dönüşür.

Copernicus İklim Değişikliği Hizmetleri Direktörü Carlo Buontempo, koşulların "yeni bir aşamanın başlangıcını işaret edebileceğini ve bir kez daha keşfedilmemiş bir bölgeye doğru yol alabileceğini" söyledi.

Okyanus sıcaklıklarının bu seviyelerde olması ve El Niño'nun ufukta görünmesiyle, önümüzdeki aylarda daha fazla sıcaklık rekorunun kırılacağını görmemiz muhtemel.


2023-2024 yılları arasındaki son El Niño olayında, küresel deniz suyu sıcaklığı aylık en yüksek seviyeleri defalarca aştı.

Bu döngü, dünyanın farklı bölgelerinde sel ve kuraklık gibi daha aşırı hava olaylarıyla bağlantılıdır.

Avrupa son haftalarda şiddetli bir sıcak hava dalgası yaşadı ve İngiltere, Fransa ve Almanya da dâhil olmak üzere birçok ülkede haziran ayı hava sıcaklığı rekorları kırıldı.

Sıcak hava dalgası okulların kapanmasına ve demiryolu ulaşımının aksamasına neden olmuştur.

Batı Avrupa'dan gelen ön veriler, rekor seviyedeki haziran sıcaklıklarının sağlık sistemlerini zorlamasıyla birlikte 20 binden fazla erken ölüme işaret ediyor:

•  Fransa, 22 Haziran'da başlayan hafta boyunca 5.210 erken ölüm kaydetti. Bu, yaklaşık yüzde 30'luk bir artışa tekabül ediyor. Özellikle 45 yaş üstü kişiler arasında ölüm oranlarında artış yaşandığı belirtildi.
•  Almanya'da 18 Haziran ile 29 Haziran tarihleri arasında 5.200 erken ölüm kaydedilmiştir.
•  Belçika'da ise 18 Haziran ile 29 Haziran arasında erken ölüm oranında yüzde 39'luk bir artış gözlendi ve bu, 1.222 ek erken ölüm anlamına geliyor. Bu ölümlerin 530'unun 85 yaş ve üzeri kişilerde meydana geldiği belirtildi. Fazla ölümlerin 180'i ise 65 yaş altı kişilerde gerçekleşti.
 

Şekil 4. Haziran sıcak hava dalgasından 20 binden fazla erken ölüm
Şekil 4. Haziran sıcak hava dalgasından 20 binden fazla erken ölüm

 

•  Hollanda, 22-28 Haziran haftasında yaklaşık 480 ek erken ölüm kaydetti. Sıcak hava dalgasının çoğunlukla 80 yaş üstü kişiler arasında olmak üzere yaklaşık 480 fazla ölüme yol açtığını söyledi.
•  İspanya'daki Carlos III Sağlık Enstitüsü, 3.163 sıcaklık kaynaklı erken ölüm bildirdi.
•  İtalya'da aynı tarihler arasında 2.709 erken ölüm gerçekleşmiştir.
•  Polonya'da 22-28 Haziran tarihleri arasında 1.070 erken ölüm olmuştur.
•  İngiltere ve Galler'de son 2 ayda (mayıs ve haziran) 2.700'den fazla erken ölüm oldu.

Cambridge'deki İngiliz Antarktika Araştırma Kurumu'nda okyanus bilimci olan Michael Meredith, haziran ayına ait son deniz suyu sıcaklığı rekorunun "çok endişe verici" olduğunu söyledi.

El Niño döngüsünün henüz başlangıç aşamasında olduğunu ve küresel sıcaklıkların baskın belirleyicisi olmadığını belirten uzman, koşulların önemli ölçüde kötüleşebileceğini söyledi.

Meredith, "En büyük endişe, uzun vadeli ısınma eğiliminin, kısa vadeli iklim dalgalanmalarıyla birleşerek daha aşırı hava olaylarına yol açacağı, zaten baskı altında olan ekosistemler üzerinde ek stres yaratacağı ve küresel ölçekte iklim risklerini artıracağıdır" dedi.

Bu okyanus ısınma eğilimi, Kuzey Amerika'da yüz milyonlarca insanı tehlikeli ve boğucu sıcaklıklara maruz bırakan ezici sıcak hava dalgalarıyla aynı zamana denk gelerek karada da kendini gösteriyor.

Okyanusun sağlığı hızla kötüleşirken, bilim insanları gezegenin birincil ısı emicisinin bizi koruma yeteneğini kaybetmeden önce acil önlem alınması gerektiğini vurguluyor.

Diğer yandan Avrupa'nın denizleri nadiren görülen bir sıcaklığa ulaştı. Akdeniz'de 25 ila 27 °C arasında sıcaklıklar ölçülürken, Adriyatik Denizi'nde bu rakam 28 °C'ye kadar çıkıyor. Baltık Denizi'nde bile bazı yerlerde sıcaklık 25 °C'ye ulaşıyor.

Okyanuslar, sera gazlarından gelen fazla ısının yaklaşık yüzde 90'ını emerek önemli bir iklim düzenleyicisi görevi görüyor.

Okyanuslar ısındığında, Dünya'nın iklimini düzenleme kapasiteleri zayıflamaya başlar; bu da deniz ekosistemleri üzerinde yıkıcı etkilere ve karasal hava koşullarında ciddi bozulmalara yol açar ve okyanuslarda ölü bölgelerin artmasına neden olur.

 

 

Kaynaklar:

  1. https://marine.copernicus.eu/press/press-releases/copernicus-marine-and-copernicus-climate-change-daily-global-sea-surface
  2. https://www.theguardian.com/environment/2026/jul/01/ocean-surface-temperatures-hit-a-record-high-for-june
  3. https://climate.copernicus.eu/copernicus-marine-and-copernicus-climate-change-daily-global-sea-surface-temperatures-break-records
  4. https://www.ft.com/content/857d4917-b04b-4349-b90a-7f3cf7aabd3f?syn-25a6b1a6=1
  5. https://www.theguardian.com/environment/2026/jul/01/england-hottest-june-on-record-met-office-data
  6. https://zenodo.org/records/21083733
  7. https://climatereanalyzer.org/clim/sst_daily/?dm_id=world2

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU