İran senaryoları: “Kaos, nükleer krize yol açabilir”

Tahran yönetiminin diyalog çağrılarına rağmen devam eden gösterilerde can kaybı da artıyor

İran'da protestocular, devlete ait bazı binaları kundaklamıştı (Reuters)

İran'daki eylemlerin büyümesi ve Washington-Tahran hattındaki gerginliğin artmasıyla yaşanacak bir kaos durumunda, Asya ülkesindeki nükleer materyalin çalınmasından endişeleniliyor.

AP'nin analizinde, böyle bir senaryoda Tahran yönetiminin nükleer varlıkları koruma kapasitesini kaybedebileceği yazılıyor.

Washington merkezli kâr amacı gütmeyen Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü'nün kurucusu David Albright, İran'da iç karışıklık durumunda zenginleştirilmiş uranyum stokunun çalınabileceği uyarısında bulunuyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Birleşmiş Milletler Özel Komisyonu bünyesinde 1990'larda Irak'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini denetleyen Albright, bu maddenin nakliyatının özel silindirlerle sağlandığını belirtiyor.

Silah uzmanına göre İran'ın uranyum stoku, her biri dolu halde yaklaşık 50 kilogram ağırlığa ulaşacak 18 ila 20 silindire sığabilir. Albright, "Bunların her birini iki kişi kolaylıkla taşır" diyor.

Nükleer silahların yayılmasını önlemeyi amaçlayan Silah Kontrol Derneği'nden Kelsey Davenport, uranyum stokunun "gizli bir programa aktarılabileceğini veya silahlanma seçeneğini elinde tutmak isteyen hükümet ya da ordu fraksiyonları tarafından çalınabileceğini" öne sürüyor.

İç karışıklık veya hükümetin çökmesi durumunda nükleer malzemelerin bir kısmının ülke dışına kaçırılabileceğini ya da "devlet dışı aktörlere" satılabileceğini söylüyor:

Bunlar gerçek riskler ancak nükleer malzemelerin durumu ve nerede tutulduğu bilinmediğinden, tam bir değerlendirme yapmak zor.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na göre İran, yüzde 60 saflıkta zenginleştirilmiş 440,9 kilogram uranyum stokuna sahip. Nükleer silah içinse yüzde 90 saflıkta zenginleştirme gerekiyor.

Diğer yandan iki uzman da yüzde 60 saflıktaki uranyumla bomba üretmenin teorik açıdan mümkün olduğuna dikkat çekiyor. Ancak böyle bir bombanın çok daha büyük ve ağır olacağı, dolayısıyla nakliyat açısından sorun çıkaracağı vurgulanıyor.  

ABD merkezli kâr amacı gütmeyen Nükleer Tehdit Girişimi'nden Eric Brewer, bu şekilde üretilen bombaların taşıma sırasında patlayabileceğini söylüyor. Analist, ABD'nin İsrail'in saldırılarına katılarak haziranda düzenlediği bombardıman nedeniyle İran'ın nükleer malzemelere erişiminin kısıtlanmış olabileceğine de işaret ediyor.
 


Albright da ülkenin kaosa sürüklenmesi halinde İran'ın tek ticari nükleer santrali olan Buşehr'deki reaktörün hedef alınabileceği uyarısında bulunuyor.

Uzman, Tahran'ın 750 kilometre güneyindeki reaktörde sızıntı meydana gelmesi durumunda rüzgarların radyoaktif serpintiyi 12 ila 15 saat içinde Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Umman'a taşıyacağını belirtiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran riyalinin döviz karşısında çakılmasıyla 28 Aralık'ta patlak veren eylemlerde, göstericilerin vurulması veya idam edilmesi halinde askeri müdahale tehdidinde bulunmuş, daha sonra operasyonu askıya almıştı.

Gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi açıklama yapılmıyor. ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (HRANA) göre eylemlerde en az 4 bin 29 kişi hayatını kaybederken, 26 bin 15 kişi de gözaltına alındı.


Independent Türkçe, Times of Israel, AP

Derleyen: Yasin Sofuoğlu

DAHA FAZLA HABER OKU