Özel: İktidar emeklinin düşmanı zengini dostudur

Emekli maaşına yapılan zam oranına tepki gösteren Özel, “Bugün verdikleri, teklif ettikleri emekli maaşı 2 çeyrek altın almıyor. 2 çeyrek altın almıyor. Yani emeklinin kaybı ayda 6 çeyrek altın. Şaka değil” dedi

Fotoğraf: AA

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında konuştu.

Özel'in konuşmasından satır başları şu şekilde:

Birazdan emeklilerle ilgili çok kapsamlı, uzun, bütün meseleyi çözüm önerileriyle birlikte konuşacağımız bir grup toplantısını, adeta emeklilere özel bir grup toplantısını yapacağız. Ancak bir yandan Adalet ve Kalkınma Partisi de grup toplantıları yapıp grup toplantısında teknolojik imkanlardan yararlanıp ülkenin Cumhurbaşkanı sıfatıyla gelip de burada bir partinin genel başkanlığını yaparken CHP gibi bir partiye iftiralar hakaretler dönüp doluşup kendi yaptığını CHP'yi suçlayan bir dil var. Sayın Erdoğan'a söyledim. Hak etmediğini duyarsan hak ettiğini duyarsın...

"Türkiye'de yapılan darbedir"

Erdoğan'a yapıldığında yurt dışından destek istemek meşru, Ekrem İmamoğlu'na yapıldığında darbe dediğimizde, bizi dünyaya şikayet ediyor, diyorlar. Ben, Avrupa'daki kardeş partilerime, Türkiye'de yaşanan bir yargı darbesidir. Bunu ülkenizde doğru anlatın Erdoğan'ı demokrasiye davet edin dedim. Çin'in 8 milyon tirajlı gazetesine de anlattım. Türkiye'de yapılan darbedir ve buna teslim olmayacağız.

Geçmişte kimin Türkiye’yi şikayet ettiğini, Türkiye’yi mahkemelere verdiğini, tazminat taleplerinde bulunduğunu... Kimin? Ben mesela tutup da İngiliz’den, Amerikalıdan Türkiye’yi kınayan bir açıklama yap, bunu da gelelim burada gazetelere manşet yapalım falan demedim. Ben Avrupa’daki kardeş partilerime; "Türkiye’deki bir yargı darbesidir, ülkenizde bunu doğru anlatın. Erdoğan’ı güvenlik kaygılarıyla pazarlık edilecek birisi olarak değil, demokrasi zeminine davet edilmesi gereken bir siyasi muhatap olarak görün" dedim. Demeye de devam ediyorum. Dünyanın öbür ucunda 50 kişiye yayın yapan bir radyo varsa ona da anlatırım. Türkiye’de yapılanlar darbedir, bu darbeye teslim olmayacağız. 

"Washington’ı kızdıran anti-Amerikanizmin faturasını CHP’ye kesti"

Şimdi gelelim, gelelim... Biraz önce de vardı ama tarih önünde Türk basınının amiral gemilerinden bir tanesi Milliyet. Tam manşet. 2005 yılının 6 Haziran günü. Erdoğan ABD’ye uçarken anti-Amerikancılığa karşı net tavır aldı. "Talihsizlik, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ABD karşıtı olması." Erdoğan Washington’ı kızdıran anti-Amerikanizmin faturasını CHP’ye kesti. "Bu ilk defa çıkmadı, talihsizlik ana muhalefetin de bu çizgide olmasıdır" dedi.

Erdoğan; işte bu, o günkü halini de bugünkü halini de gösteren... İşte bu, o günkü durumunu da bugünkü durumunu da gösteren, tarihin önünde ne olduğunu altın harflerle kazıdığın, senin için utanç, bizim için onur vesikasıdır. Bizim için onur vesikası.

"Bu ayıplı lafın altına tüm parti imza atar, başta da Erdoğan"

Ayrıca bir yandan da halen daha bekliyoruz. Geçtiğimiz hafta Meclis’te AK Parti’nin Grup Başkanvekili, Adalet ve Kalkınma Partisi adına orada konuşan, söz söyleyen, bütün işlemlerde parti adına o oturumda, o birleşimdeki en yetkili kişi tuttu ve dedi ki; güya bizi eleştirecek, "Suriye’de Müslümanlar ölürken ses çıkarmayanlar, Alevi katliamı var diye şimdi konuşuyorlar" dedi.

Arkadaşlar, Grup Başkanvekilimiz bunu fark etti ve büyük bir siyasi olgunlukla dedi ki; "Bunu düzeltin. Çünkü ağızdan çıkan laf bazen olmadık bir yere gider, orada olur." Döndü dedi ki; "Yanlış bir şey söylüyorsun, bunu düzelt" dedi. Hanımefendi düzeltmedi, direndi.

Şimdi bütün Türkiye’de bu konuda, Alevi canlarımızın canını yakan bu konuda Adalet ve Kalkınma Partisi uyarımıza rağmen "Hayır arkasındayım" diyor. Alevileri Müslüman’dan saymayan, Cumhuriyet Halk Partisi’ne iftira atacağım derken Suriye’deki Alevi katliamını meşrulaştıran, acayip, tutulacak hiçbir yanı olmayan bir şey. Ve dün Ömer Çelik çıkmış televizyon karşısına, parti adına bir düzeltme bekliyorsun, abuk sabuk laflar çeviriyor. Bir, bir buçuk aylık polemiklerden bir şey çıkarmaya çalışıyor. Bu hanımefendiyi halen daha görevde tutmaya devam ederseniz, o ayıplı lafın altına tüm parti imza atar, başta Erdoğan. Başta Erdoğan!

"Irak operasyonu için tezkere sözü veren Erdoğan'dır"

Ha bir de o hanımefendiye söyleyeyim; "Müslüman kanı akarken ses çıkarmamak" falan... Tövbeler olsun, böyle bir lafı söyleyene yazıklar olsun da... 1 Mart 2003. Erdoğan, o Amerikancı Erdoğan, "CHP’nin ABD karşıtıdır, talihsizliktir" diyen Erdoğan; iktidara gelmeden önce, iktidara gelmeden önce partisinin genel başkanıyken Amerika’ya gidip biat sözü veren Erdoğan... Karşılığında Irak operasyonu için tezkere sözü veren Erdoğan...

1 Mart’ta kapalı oturumda, Cumhuriyet Halk Partisi Irak operasyonu için Mersin Limanı’ndan Amerikan askerinin gelmesini, geçip Irak’a bizim sınırımız üzerinden kara operasyonu yapmasını engellemek için Cumhuriyet Halk Partisi 22. Dönem Grubu çırpındı. 99 AK Parti milletvekili o gün bizimle birlikte oy kullanarak o tezkerenin geçmesine; Amerikan postalının Mersin’den basıp güneye, Güneydoğu’yu kirletmesine, Irak’ta gidip 1,5 milyon Müslüman kanı akıtmasına, bu ayıba ortak olunmamasına bu Meclis’te o günkü 99 AK Parti milletvekili ve tüm Cumhuriyet Halk Partisi grubu oy kullandı, mani oldu.

O 99’dan bir tanesini daha, bir tanesini siyaseten var etmedi, hepsini yok etti. Hepsini yok etti. Şimdi buradan 22. dönem yaşayan tüm milletvekillerimizi hürmetle, hayatta olmayanları rahmetle anıyorum ve diyoruz ki: Biz Amerika’nın her türlü emperyalist ve kirli oyununa karşı Türkiye’nin, Türkiye Cumhuriyeti’nin, Türk milletinin hakkını ve menfaatini sonuna kadar koruruz. Amerikancılık da sana kalsın.

Çünkü ben; anti-emperyalist mücadeleyle vatanı yedi farklı işgal ordusundan temizleyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partinin genel başkanıyım, sen BOP’un eş başkanısın! Bununla övünüyorsun.

"Sen Kasımpaşa'da müze aç; biz emekli evi açıyoruz"

Yalvardık siyasi ahlak yasası çıkaralım diye. Sayın Davutoğlu desteklediğinde bir il ve ilçe başkanımız bile kalmaz deyip en büyük itirafta bulundu. Şimdi bu fakir müze açacakmış Kasımpaşa'da. Sen müze açmaya devam et, biz Kasımpaşa'ya hizmet etmeye devam ediyoruz. Biz Kasımpaşa'da emekli evleri, lokalleri açıyoruz. Okullara su sebili koyuyoruz ki zenginin çocuğu kana kana su içerken fakirin çocuğu çeşmeye ağzını dayamasın diye... Erdoğan bir kelimeyi unuttu. Tarayın geriye doğru dedim, yok. Emekli... Unuttu emekliyi, asgari ücretliyi. Ama biz bu ülkenin yoksullarını onların inisiyatifine bırakmayacağız. Grubumuz Meclis'i terk etmeme kararı aldığında destekleyen ve bugün de kalkıp gelen emekliler var. Hepinizin karşısında saygı ve hürmetle eğiliyoruz. Sizin onur mücadeleniz hepimizin onurudur. Sizin için sonuna kadar mücadele edeceğiz. AK Parti, emeklinin düşmanı zengini dostudur. İlk geldiklerinde ettikleri laf 'emekliye milli gelirden pay vermeyeceğiz zira emekli milli geliri arttıran değil azaltandır' dediler. Büyümeden pay vermemeyi sistematik olarak yaptılar.

Onlar geldiğinde en düşük emekli maaşı 1.5 asgari ücretti. Bugün beğenmediğimiz, itiraz ettiğimiz asgari ücret 28 bin lira. 1.5 asgari ücret 42 bin lira. Bu salondaki herkes biliyor ki, AK Parti gelmese, emekliye hiç ilişmese, hiç karışmasa, emeklinin düşmanı olmasa, emekli milli gelire katkı yapan değil azaltan unsurlardır ayıbının sahibi olmasa, bugün beğenmediğimiz asgari ücretin 1,5 katını alarak en az 42 bin lira alıyor olacaktık.

Bu ülke rahmetli Ecevit, rahmetli Mesut Yılmaz ve Sayın Devlet Bahçeli'nin beğenmedikleri, her fırsatta yerdikleri üçlü koalisyon döneminde son verdiği en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugün 42 bin lira bugünkü asgari ücretli olması gereken tutar. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak her yönüyle bunları çalışıyoruz.

Ben söylüyorum, kızıyor. Diyor ki "Çıkmış Anadolu'yu geziyor, sarraf sarraf dolaşıyor, altın hesabı yapıyor." Bırak o hesabı diyor. Şunun hesabını ver diyor. Niye bırakacağım o hesabı? Her hesap şaşar Anadolu'da, altın hesabı şaşmaz. Sen istediğin kadar anlat. İstediğin kadar anlat. Git Anadolu'ya, sor teyzeme hesabı, altın hesabıyla yapar.

"Emeklinin kaybı ayda 6 çeyrek"

O beğenmedikleri üçlü koalisyonun, o koalisyonun dönemindeki ekonomik krizden gelip de çözülmekte olan ekonomik krizin üstüne gelip de iktidar olup da dönüp dönüp oraya kötüledikleri o koalisyon son verdiği emekli maaşıyla, en düşük emekli maaşıyla 8 tane çeyrek altın satın alınabiliyordu. 8 çeyrek altın. Bugün verdikleri, teklif ettikleri emekli maaşı 2 çeyrek altın almıyor. 2 çeyrek altın almıyor. Yani emeklinin kaybı ayda 6 çeyrek altın. Şaka değil. Şaka değil. Bugün bir emekli ya, bir emekli gitse kuyumcudan bir çeyrek altın alsa, eve varırken baksa cebinde yok, aklı çıkar yol boyunca gider arar nerede düşürdüm ben bunu diye. Öyle değil mi? Ama bugün bir emekli değil, her emekli. Bir çeyrek altın değil, 6 çeyrek altın. Bir sefer değil, her ay kaybediyor. Bir şey kusura bakmasın emekliler ve bunu bilsin bütün Türkiye; bir şey nerede kaybedildiyse orada bulunur. Madem 6 çeyrek altını her ay için bir seçim sandığında kaybettik, ilk seçim sandığında gidip orada bulacağız.

Sefaletin nasıl büyüdüğüne bir örnek daha vereyim. Daha temmuz ayında devletin resmi rakamıyla en düşük emekli maaşı alanların sayısı 3.7 milyondu. Şimdi 4.9 milyon. Yani 6 ayda 1.2 milyon kişi daha en düşük emekli maaşı alanlar hanesine eklendi. 5 milyon kişiye çıktı en düşük emekli maaşını alanlar.

Biz böyle bir sefalet üzerine hem asgari ücret hem de emekli maaşları için çalıştık, teklifimizi yaptık. Dedik ki asgari ücret 39 bin lira olmalıdır, emekli maaşı da bir asgari ücret olmalıdır. Asgari ücrette en düşük emekli maaşı da 39 bin lira olmalıdır. Çalıştık, kaynağı hazırladık. Teşvik paketini hazırladık. Dedik ki asgari ücrete zam verirken küçük esnafı, belli sektörleri korumalıyız. 10 bin lira, 5 bin lira, 4 bin liralık SGK prim desteklerini hazırladık, götürdük gösterdik. Dediler ki bunu yapamayız.

CHP'nin Genel Kurul'daki emekli nöbeti 

Asgari ücret tarihte ilk kez açlık sınırının altında açıklandı. Açıklandığı gün açlık sınırı 30 bin liraydı, 28 bin lira açıklandı. Emekli maaşı da enflasyon farkıyla 18 bin 938 lira açıklandı. İnanamadık, böyle bir şey olmaz dedik. Grup başkanvekillerimizle değerlendirdik. Dedim ne yapıyorlar? Bir şey yapmıyorlar. Ne görüşüyorlar? Trafik Kanunu görüşüyorlar. Müdahale etmeyecek misiniz? Dediler ki biz buradayız ama AK Parti birazdan kapatır gider. Konuştuk, grubumuz hep birlikte, oy birliğiyle, büyük bir azimle emekliler için mücadeleye, dikkatleri Meclis'e çekmeye ve emekliler için Meclis'te nöbet tutmaya karar verdi. 6 gündür gece gündüz oradalar.

Bahçeli'ye teşekkür etti

Bugün Sayın Bahçeli konuşmasında emeklilere verilen ücreti söylerken "sefalet ücreti" dedi. Sayın Bahçeli'ye saygılarımı sunuyorum. Tüm genel başkanlara saygılarımı sunuyorum. Eğer Adalet ve Kalkınma Partisi iyi bir teklif getirirse grubumuz iki elini birden kaldırıp oy verir. Eğer getirmezlerse; bu meclis sarayın memuru değil ki. Bu meclise her parti ayrı ayrı teklif verebilir. Ortak teklif verebiliriz. Bütün milletvekilleri altına imza atabiliriz. Ve bu 20 bin liraya mademki sefalet diyoruz, mademki Sayın Bahçeli de bugün buna sefalet maaşı dedi; getirelim, emekli maaşını asgari ücrete eşitleyelim, asla altında olamaz diyelim, oylarımızı verelim, emekliyi de kurtaralım, meclisin itibarını da kurtaralım.

İşte "insanca yaşamak istiyoruz" diyen emeklinin bu meclisteki sesini duymak ve bu mecliste tarihi bir adım atmak fırsatı vardır. Bunun için grup başkanvekillerimiz mevkidaşlarıyla görüşecekler, tüm siyasi partilerden. Hem direnmeye, mücadeleye hem diyaloğa devam edeceğiz.

Plan Bütçe Komisyonu'na gelecek, perşembe günü görüşülecek. Plan Bütçe Komisyonu'nda en iyi noktaya gelmesi için mücadele etmeliyiz. Plan Bütçe'de de, Meclis Genel Kurulu'nda da herkes sözünün arkasında durursa, bu sefalet maaşını ortadan kaldıracak aritmetik ortadadır. Diğer konularda ayrı düşünürüz. Yine tartışırız. Herkes kendi ittifakında kiminle birlikte olmak istiyorsa olur. Ama emeklinin meselesinde bir arada olursak Türkiye'de çok şey değişecek...

Ankara'daki su kesintilerine ilişkin açıklama

Ankara'dasınız. Bu şehrin bir Büyükşehir Belediye Başkanı var. Örneği oradan vereceğim. Tüm belediyelerimizde çok benzer uygulamalar var ama en iyilerinden bir tanesi Ankara. Ankara'da Mansur Başkan... Hani günlerdir sudan siyasetle uğraşıyorlar ya onunla, sudan siyaset... Söyledim Denizli'de, dedim ki: "Bunlar çıkmışlar, yağmur yağmasın duası yapıyorlar." İnanan çıktı ya arkadaşlar, inanan çıktı. Yani şuna inanan çıktı: "Ya nereden biliyorsun?" Yaptıklarından biliyoruz. Yağmur yağsa Mansur Başkan'ın barajları dolsa üzülecekler. Ankara susuz kalsa zil takıp oynayacaklar.

Öyle bir şey ki, bundan önce 2019'da kendisi Erdoğan, 2023'te Bakanı -biri birinci etap, biri ikinci etap- efendim "Gerede sistemini yaptık, Ankara'nın su sorununu 2050'ye kadar çözdük" dediler. 2050'ye kadar! Ben onların yalancısıyım. Devlet Su İşleri'nin başında onlar var, onlar yönetiyor. Ve "Ankara'nın su sorunu çözüldü, ver suyu." Mansur Yavaş dağıtsın. Mansur Yavaş bu konuda her türlü tedbiri almış.

Gerede sisteminden 2023'te 235 milyon metreküp su gelirken, 2024'te 119, 2025'te 72 milyon metreküp su gelebilmiş. Ve geçen sene mayıstan bu ekime kadar 1 metreküp su gelmemiş. 1 metreküp! Şimdi ben dönüp; "Ey Erdoğan, ne oldu Gerede sistemi? Beceriksiz Erdoğan" desem vallahi Allah'ın gücüne gider. Niye? Yağmur yağmıyorken, küresel bir kuraklık varken, Türkiye'de barajları yapma işi iktidarınken, 23 yıldır iktidarda olup da bu hale gelene yine de biz kuraklık üzerinden bir şey demeyip, hep birlikte çalışalım su sorununu çözelim derken; o dönüp Mansur Yavaş'a "Beceriksiz, Ankara'yı susuz bıraktı bilmem ne" diye laf söyleyip sudan siyaset yapıyor.

Mansur Yavaş tedbirlerini aldı, rakamları şeffaflıkla paylaştı. O sorunu da çözdü. Allah'ın izniyle her sorunu çözdüğümüz gibi su sorununu da belediyelerin yetkisinde belediyelerle, milletin verdiği yetkiyle de gelecek sene iktidarda çözeceğiz.

Koca Meclis'i çalıştırıp bin lira vere ekler çocuğa harçlık verir gibi. Mansur Yavaş, Ankara'da sosyal yardım alması gerken emeklilere her ay belediyeden 2 bin 667 lira destek koyuyor. Yılda 12 kez 1 kg et desteği yapıyor, kışın 3 ay boyunca doğalgaz faturalarını ödüyor. Bunları yaparken de yüzlerce müfettişle tepesinde duruyorlar. ABB Meclisi karar alacak 375 bin sosyal yardım alan kişi bundan sonra Ankara sınırları arasında bedava ulaşımdan faydalanacak.

İktidara bahis ve kumar tepkisi 

Bireysel emeklilikteki 30'u 20 sessiz sedasız bir gecede yaptılar. Cumhurbaşkanına yetki verdiler, imzayı attılar, 20'ye düşürdüler. Ya burada bu yüzde 30, ödenmeyen kredi kartına... Bir de biliyorsunuz, bilmeyen yoktur burada; kredi kartını ödeyemedin, ödeyemediğin günden işletmiyor faizi, dönüyor hesap kesim gününden işletiyor. Yani bir günlük değil, 11 günlük, 13 günlük faiz alıyor. En acımasız faizi işletiyor. İşte bu yüzden insanlar oradan çektir, bu karttan kapat, bilmem ne, borç büyüyor. Kalıyor cepte son bir para. O parayla da 'Acaba nasıl çıkacağım bu işin içinden, ya çıkarsa' deyip dönüyorlar önce Milli Piyango'nun sitesine giriyorlar.

Bu Adalet ve Kalkınma Partisi yıllar önce şöyle bir şey dedi: 'Milli Piyango'yu özelleştireceğiz.' Yapmayın dedik. Altın yumurtlayan tavuk kesilmez dedik. 'Yok keseceğiz' dediler. Sonra kesmemeye, 10 yıllığına birisine vermeye, 10 yıl sonra alıp bir başkasına vermeye karar verdiler. Temel tezleri şuydu: Devlet kumar oynatmaz. Yav ne kumarı? Bu millet, Anadolu'daki bu insanlar yılbaşında aldığı bir milli piyango biletini kumardan saymıyor ki. Niye saysın? Çeviriyor arkasını bakıyor; nereye gidiyor para? Mehmetçik Vakfı'na. Nereye gidiyor? Kızılay'a, Yeşilay'a, Çocuk Esirgeme Kurumu'na, öyle değil mi? Sen bunun neyine kumar diyorsun? Kumar, devlet eliyle kumar olmaz. 13+1 oynuyor. Soruyor, 'Babaanne söyle bakalım' diyor, 'Manisa mı Kasımpaşa mı?' Babaannem diyor 'Taraf tutmuyoruz.' Soruyor, 13+1'de bir rakam söyle oradan bir şey... Buna kumar dediler. Ve dediler ki 'Devlet bunu yapmayacak, özelleştireceğiz.' Sonradan 10 yıllığına özelleştirdiler. Aldı birisi işletiyor.

Bakın, 2003'te Spor Toto'nun hasılatı 17 milyon dolarmış. 2023'te yüzde 66 bin 700 artarak, yani 6 bin 700 kat artarak 11.3 milyar dolar olmuş. 17 milyon dolardan 11.3 milyar dolara çıkmış. Dolar bazında söylüyorum. Bakın devlet kumar oynatmazcıların verdikleri şey... Bu Milli Piyango'nun resmi sitesi. Milli Piyango'nun resmi sitesi. Spor bahisleri hariç 119 oyun var. Girdiğinde karşına bu çıkıyor. Diyor ki; '10.11.2025 tarihinde Milli Piyango Online'da bir oyuncumuza Olimpos Şimşekleri oyununda 925 bin lira isabet etmiştir' diyor. Reklam. A'dan Z'ye... yapmış... A'dan Z'ye kumar oynatıyor. 119 çeşit. Antik Sandık da var, Ballı Kovan... Arının kovanda hangi peteğe konacağını bilirsen para veriyor. Ballı Kovan. Akıllara ziyan. Buz Fırtınası, ıvırı zıvırı. En fenası, en fenası Misket. Çocukların misket oyunu. Diyor ki; 'Kendi misketinin rengini seç, oyunun başlamasını bekle' diyor. 3 numara yeşil misket. Bak çocukların kumda oynadığı kuyuya kumar oynatıyor herif. Kumar oynatıyor.

"Kimi intihara sürükleniyor kimi iflas ediyor"

Bakın, birisi Kol Çekme', ne fena bir şey. Kol çekme var. Diyor ki '2 liraya büyük ödül 50 bin lira.' 2 liraya 50 bin liralık kol çekebiliyorsun, aha burada. Havai Fişek var. Diyor ki; 'Havai fişeğini seç, 12 TL yatır, senin havai fişek kaç para patlarsa o parayı sana verecek.' Sıfır patlarsa tekrar, yeni tur yeni bilet. 12 TL var, 24 TL var. Havai fişekten kumar oynattırıyor adamlar. Ve ne oluyor biliyor musunuz? Bu siteye giriyorsunuz, oynuyorsunuz. 'Cookie' diyorlar, çerezden seni yakalıyor. Dünyada ne kadar yasa dışı kumar sitesi varsa başlıyor sana mesaj atmaya. Mesaj geliyor gariban adama. Cebinde son 200 lirası kalmış ya da 2.000 lirası var. Dünya kadar banka borcu var. '3 bin lira' diyor 'sana' diyor '4 bin lira' diyor 'baştan' diyor 'fazladan veriyorum' diyor 'gel' diyor 'oyna' diyor. Bir tıklayıp içeri girdi mi, bu tip işlerin bin katı numaralarla o cepteki o paralar da gidiyor. En sonunda kimi intihara sürükleniyor, kimi iflas ediyor, bütün sülaleyi batırıyor.

Şimdi, 2023... 2026 yılında, 23 yıldır bu ülkeyi bu iktidar yönetiyorken, bu sefaleti yaratanlar da, bu rezaleti yaratanlar da AK Parti'nin kara düzenidir. Nasıl değiştireceksin? Vallahi sandıkta değiştireceksin. Sandıkta değiştirmek dışında başka bir ihtimal kalmadı.

Yeşilay verileri: 40 milyon kişi en az bir kez bahis oynamış 

Yeşilay'a göre Türkiye'de 40 milyon kişi en az bir kez bahis oynamış. 7 milyon kişi kumar bağımlısı haline gelmiş. Kumar bağımlısı sayısı, uyuşturucu bağımlılığı sayısının katbekat üstünde. Ve kumar borcundan dolayı canına kıyanlar... Öyle bir haldeyiz ki, öyle bir haldeyiz ki dedektör satışları patlamış, daha bütün televizyonlarda haberdi. Millet altın arama dedektörü alıyor, hazine arıyor. Onu bırakın, Antalya'nın sahillerinde turistin cebinden düşmüş euroları dedektörle arayıp onları topluyorlar, gösteriyor 'Ne yapayım abi' diyor. 'Şu euroları buldum gideceğim onu bozduracağım' diyor. 1 euro, 2 euro metalleri topluyor. Bazen diyor kolye de düşmüş oluyor kumların arasına. Yazın düşmüş, kışın metal dedektörüyle kumsalda çoluğunun çocuğunun rızkı için gidip arama yapıyorlar. Memlekette dün söyledim, tarihi geçmiş olan gıdaları marketlere koyup 'Fırsat Reyonu' diye satıyorlar tarihi geçmiş olanları. Bunların tamamından kurtulacağız. AK Parti'nin kara düzenini yıkmazsak namerdiz, namerdiz, namerdiz.

 

Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU