Gezi Davası nedeniyle 43 aydır cezaevinde tutulan ve MS hastası olan şehir plancısı Tayfun Kahraman yeniden hastaneye kaldırıldı. Avukatı Cansu Çiftçi, Kahraman’ın Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne götürüldüğünü, ağrılarının sürdüğünü ve tedavisine yarından itibaren başlanacağını söyledi.
AYM kararına rağmen tahliye edilmemesine tepki
Kahraman’ın sağlık durumuna ilişkin geçen hafta açıklama yapan eşi Meriç Demir Kahraman, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararına rağmen tahliye edilmemesine sert tepki göstermişti. Meriç Demir Kahraman, eşinin MS hastalığının ilerlediğine dair heyet raporları bulunmasına karşın cezaevinde tutulmaya devam edildiğini belirterek, “Masalarında Tayfun’un hastalığının ilerlediğine dair heyet raporu olmasına rağmen, AYM kararını uygulamayıp Tayfun’u tahliye etmeyenlerin hiç mi vicdanı yok, bu nasıl insanlık?” ifadelerini kullanmıştı.
MS atağı, ring aracı ve ilaç verilmemesi iddiası
Eşinin yaşadığı süreci “çok ağır ve sancılı” olarak tanımlayan Meriç Demir Kahraman, Tayfun Kahraman’ın geçirdiği MS atağı nedeniyle bir gün boyunca dar ve havasız ring aracıyla farklı yerlere sevk edildiğini aktarmıştı. Hastaneden koğuşuna geri götürüldüğünde ilaç saatinin geçtiği gerekçesiyle almak zorunda olduğu Neurotin adlı ilacın verilmediğini belirten Kahraman, eşinin geceyi şiddetli ağrılar içinde tek başına geçirdiğini ve yeniden hastaneye sevk ve yatışının planlandığını dile getirmişti.
CHP'li Tanrıkulu: Tayfun Kahraman'ın cezaevi koşullarında tutulması artık yalnızca bir hak ihlali değil, açık bir yaşam hakkı tehdididir
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Gezi davası kapsamında tutuklu bulunan Tayfun Kahraman’ın MS atağı geçirerek hastaneye kaldırılmasının, cezaevi koşullarının yarattığı ağır sağlık risklerini bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, "AYM ve AİHM kararlarına rağmen cezaevinde tutulması açık bir hukuksuzluktur" dedi.
Tanrıkulu, yaptığı yazılı açıklamada Gezi davası kapsamında tutuklu bulunan Tayfun Kahraman'ın MS atağı geçirmesi nedeniyle İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tedavi altına alındığını hatırlatarak, cezaevi koşullarının ciddi bir yaşam hakkı tehdidine dönüştüğünü vurguladı. Tanrıkulu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Gezi kapsamında hukuksuz biçimde tutuklu bulunan Tayfun Kahraman’ın, MS atağı geçirmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldığını derin bir endişeyle öğrendik. Tayfun Kahraman, eşi Sevgili Meriç Kahraman'ın kamuoyuna paylaştığı üzere İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde, daha önce kendisiyle ilgilenmiş doktorların gözetiminde tedavi altına alınmıştır. Ancak bu durum dahi, cezaevi koşullarında tutulmasının yarattığı ağır sağlık risklerini ortadan kaldırmamaktadır. Hastaneye sevk edilmesi sorunu çözmemekte, yalnızca geciktirmektedir.
Uzun süredir ciddi bir hastalıkla mücadele eden bir insanın cezaevi koşullarında tutulması artık yalnızca bir hak ihlali değil, açık bir yaşam hakkı tehdididir. Anayasa Mahkemesi, Tayfun Kahraman hakkında adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ise Gezi davasına ilişkin kararında, yargılamanın siyasi saiklerle yürütüldüğünü ve hak ihlali içerdiğini açıkça ortaya koymuştur. Buna rağmen Tayfun Kahraman’ın hala cezaevinde tutulması, yalnızca hukukun değil; Anayasa’nın, AİHM içtihatlarının ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin açıkça yok sayılmasıdır.
Altını bir kez daha net biçimde çiziyorum: AYM ve AİHM kararları bağlayıcıdır. Yargı, intikam aracı değildir. Tayfun Kahraman’ın sağlık durumu uzun süredir bilinmektedir. Yaşamını tehdit eden ağır bir nörolojik hastalığı vardır ve cezaevi koşullarında tutulmaya devam edilmesi telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir. Böyle bir durumda sorumluluk, bu hukuksuzluğa rağmen gereğini yapmayan herkesin üzerinde olacaktır. Tayfun Kahraman gecikmeksizin serbest bırakılmalı, tedavisi özgürlük koşullarında ve insan onuruna uygun şekilde sürdürülmelidir."
ANKA