Özel: Delege sistemini terk ediyoruz, genel başkanı üyeler seçecek

Özgür Özel, ilk grup toplantısında yeni örgütlenme modelini açıklayarak, delege sistemini terk edeceklerini ve partide her üyenin ilçe başkanı, il başkanı ile genel başkanı doğrudan seçeceğini söyledi

Fotoğraf: AA

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti kurulduktan sonra, geçen hafta yapılan kapalı grup toplantısının ardından, bugün ilk grup toplantısında konuştu.

Kürsüye "Özgür Başkan" ve "İktidar" sloganlarıyla çıkan Özgür Özel, "Bizler, girdiği ilk seçimleri kazanan Adalet ve Kalkınma Partisi'ne hiç yenilmeyen, yenilgiyi bilmeyen, yenilgiye alışmayan, kazanan, kazanmaya söz veren, iktidara yürüyen kadrolarız. Kontrollü muhalefet olmayı reddeden, mağlubiyeti reddeden, kendine çizilen sınırlar içinde muhalefeti reddeden, bu yüzden de bir sivil darbenin hedefi olmuş ama pes etmemiş, boyun eğmemiş, geri çekilmemiş, teslim olmamış Kuvayımilliye ruhunun bugünkü temsilcileriyiz. Bu salonda son yaptığımız grup toplantısında nasıl bir yargı darbesine maruz kaldığımızı detaylarıyla anlatmıştım. Bu darbe pratiğine karşı verdiğimiz hukuki, siyasi, fiziki mücadeleye sizler, tüm milletimizle birlikte en yakından şahitsiniz. Bu mücadelenin içindesiniz, ta kendisisiniz" ifadesini kullandı.

"Biz Yeni Parti'yi iktidar olsun diye kurduk"

YENİ Parti'nin kuruluş sürecine değinen Özel, "Biz de istikameti egemenliğin gerçek sahiplerine, halkımıza, milletimize sorduk. 60 günde 22 il gezdik. Vatandaşlarımızla el ele tutuştuk. Ve göz hizasında onlarla dertleştik, dinledik, önerilerini, talimatlarını aldık. Umutsuz olanlara, korkanlara, 'Aman ha geri çekilmeyin, teslim olmayın, teslim etmeyin, bizi bırakmayın.' diyenlere dedik ki: 'Hiç endişe etmeyin. Ya bir yol bulacağız ya yeni bir yol açacağız.' Günü geldiğinde millet 'artık yeter' dediğinde, millet artık 'yeni bir yolu açın, benim umutlarımı karartmayın, benim umudum olun, sizinle birlikte yürüyeceğim, yanınızda duracağım, arkanızda duracağım, size sahip çıkacağım, bir yol açın' dediğinde artık bu talimattan sonra yeni yolu açmayı bir görev bildik. Yeni partimizi 24 Temmuz günü milletin talimatıyla, milletin vekilleriyle, 91 arkadaşımızla birlikte kurduk. Şimdi asıl görevimiz yarını birlikte kurmaktır. Ortak geleceğimizi birlikte planlamak, birlikte kurmaktır. Çünkü biz yeni partiyi bir partimiz olsun diye kurmadık. Biz yeni partiyi iktidar olsun, milleti iktidara getirsin diye kurduk. Bir partimiz olsun diye değil, iktidar olsun diye kurulan YENİ Parti, bir umudun, bir yürüyüşün, bir kuruluşun, bir dirilişin ve geleceğe yönelik olarak bu toplumun tüm mağdurlarının, tüm mazlumlarının, gelecekten ümidi kalmamış olanların ama bu olana bitene yüreği dayanmayan, teslim olmayı, geri çekilmeyi asla kabullenmeyenlerin ortak yürüyüşüdür" değerlendirmesinde bulundu.

"Adını yeni koyduk, bütçesini de millet koymuştur"

"Tarihte hepimiz ve milletimiz şahittir ki tarihte kuruluşunu, ismini ve bütçesini bizzat milletin belirlediği başka bir siyasi parti yoktur" diyen YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin örgütlenme modelini anlattı. Özel, şöyle konuştu:

Bu kuruluşun bir benzerliği, Samsun'dan başlayıp Ankara'ya ulaşan, Ankara'da hem Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni kuran, hem kuruluş gününü Sivas Kongresi kabul eden, Türkiye'nin ilk partisini kuran ve sadece ve sadece millete soran, milletten talimat alan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yürüyüşünden esinlenen, örnek alan, o yoldan başka yol tanımayan, milletten başka kimsenin egemenliğini kabul etmeyen bir yürüyüştür. Millet istediği için partimizi kurduk. Millet, 'Yeni olsun.' dedi. 'Yeni parti.' dedi. Adını kendi koydu. Adını Yeni koyduk. Şimdi de bütçesini onların bağışlarıyla oluşturuyoruz. Yeni Parti'nin kuruluş talimatını da, adını da, bütçesini de millet koymuştur. Millet belirlemiştir. Bu yüce çatı altında hatırlatmak isterim ki demokrasi tarihi, bütçe hakkının ete kemiğe büründüğü, binalar kurduğu, içine girdiği parlamentoları oluşturduğu tarihtir.

"Yeni Parti’nin millete karşı sorumluluğu var"

Bir tek adamın bildiği gibi para toplayıp, bildiği gibi hizmet etmesine karşı, verilecek vergiye de yapılacak hizmete de biz karar vereceğiz yaklaşımı; bütçeyi, bütçe hakkını ve verdiği verginin arkasını aramayı, yani gelişmiş bir demokrasi anlayışını oluşturmuştur. Parlamentolar bütçeden, bütçe hakkından temel alırlar. Nerede bir yapı varsa, onu kuranlar bütçesini belirliyorsa, onu izliyorsa, denetliyorsa orada demokrasi vardır, kalkınma vardır, başarı vardır. Yeni Parti'nin bundan sonraki yürüyüşünde; kurduran millete, adını koyan millete, bütçesini veren millete karşı tam sorumluluk vardır. Tam hesap verme vardır. Tüm bu sebeplerle yeni parti tavanda değil, tabanda kurulmuştur. Millete rağmen değil, milletle birlikte kurulmuştur. Yeni parti, Türkiye'nin hasret kaldığı yeni siyasetin partisidir. Bu partide 'Oyu bize verin, yetkiyi bize verin ya da üye olun, kenara çekilin, gerisini bize bırakın' anlayışı yoktur. Bu partiyi millet kurmuştur. Bu partiye yön verecek, istikamet tayin edecek yegane güç de milletin kendisidir. Bu partinin kapıları, vatanını, milletini seven, demokrasiye, adalete ve ortak geleceğimize inanan bütün demokratlara sonuna kadar açıktır. Bugünün Türkiye'si, dünün Türkiye'si değildir. Dünün siyaset anlayışı da bugünün Türkiye'sine kâfi değildir. Yeni partimiz, yeni nesil bir siyasetin partisidir. Milletle tepeden konuşan, tepeden bakan, üstten üstten cümleler kuran siyasetçilerin partisi değildir. Milleti dinleyen siyaset anlayışının, ülkeye demokrasi vadedenlerin bunu sokağa, mahalleye, eve, köye, bucağa giderek dinlediği ve başlattığı bir siyasi hareketin partisidir. Ve bunları yapabilmek için bu ülkeye ne vaat ediyorsak onu önce kendi evimizde kurmayı, kendi evimizde hayata geçirmeyi temel prensibimiz olarak belirledik. Siyasette katılımcılık vaat edebilmenin tek şartı vardır. Önce katılımcılığı kendi partinizde sağlayacaksınız. Adalet vaat etmenin ülkeye tek şartı vardır. Önce adaleti kendi partinizde, kendi evinizde hakim kılacaksınız. Bizim yeni nesil siyaseti kurma iddiamız bir vaatten ibaret değildir. Yeni siyaset, yeni ilkelerle kurulur. İşte bugün bu toplantıda Yeni Parti'nin bu çatı altında sizlerle birlikte yaptığı ilk toplantısında, yeni partinin siyaset ilkelerini hep birlikte Türkiye'ye ve dünyaya ilan edeceğiz.

"Mahalle meclislerinin esas olduğu yeni bir örgütlenme modeli kuruyoruz"

Emin olun ki bu yürüyüş arzu ettiğiniz sona ya da ara durağa vardığında, biz başardığımızda, Türkiye'de demokrasiyle gelmiş, demokrasinin imkanlarıyla iktidarını perçinlemiş, sonra adım adım demokrasiyi geriletip otoriterleşmeyi sağlamış, günün sonunda bütün dünyanın 'Acaba Türkiye'de serbest seçimler bir daha olacak mı?' sorusunu ortaya koymuş bir iktidarı biz hep birlikte yendiğimizde, bütün dünya Türkiye örneğini, Türkiye'de iktidarı değiştiren bu yeni nesil siyaseti, kapsayıcı, akışkan örgütlenme modelimizi, şeffaf, hesap veren mali durumumuzu ve örgütlenmeden iktidar yürüyüşüne kadar partiye gelen herkesin bu yükün bir tarafından, ucundan tutabildiği, taşıyabildiği, kendini ait, sahibi hissettiği kurucu bir siyaseti dünya siyaset tarihe kazımak, sizin için, benim için bundan sonra sadece an meselesidir, sandığa ulaşma meselesidir. Önce örgütlenme modelimizden başlayalım. Eski nesil örgütlenme anlayışını kökten değiştirecek bir adıma atıyoruz. Çünkü demokrasi sadece sandığa gidip oy vermek değildir. Demokrasi, yurttaşlar kendini siyasetin öznesi olarak hissettiğinde sağlam temellere oturmuş olur. Belki de siyasetin çok uzun yıllardır unutturduğu şey de budur. Biz, insanlarımızın farklılıklarından güç alan ama onları ortak bir gelecek hayalinde buluşturmayı başaran bir siyasete talibiz. Belki de siyaset bundan sonra, yeni partiden sonra sadece yeni partiler için değil, Türkiye siyasetindeki bütün kurumlar ve tüm kişiler için de bugünden sonra geri dönmeyecek bir kazanıma sahip olacak. İşte Yeni Parti üyeliği bunun ilk adımıdır. Yeni Parti üyeliği; siyasi karar süreçlerine ortak olmak, sorumluluk üstlenmek, hesap sormak ve hesap verebilmek üzerine kuruludur. Yeni Parti olarak demokratik katılımı esas alan yeni bir örgütlenme modeli çalıştık ve milletimize aşılıyoruz. Bu örgütlenme modelinin asli unsuru, Yeni Parti'nin eskisi olmayan, her birisi yeni, kıdemlisi olmayan, her biri bir diğerini kıdemli, sözü başkansından geri olmayan, sesi daha az çıkmayan, iddiası kimsenin gerisinde olmayan, herkesin birbirine eşit, yepyeni üyeleridir. Üye sayısı, nüfuzu ve imkânları müsait olan tüm mahallelerimizde mahalle meclislerinin esas olduğu yeni bir örgütlenme modelini kuruyoruz. İstisnasız olarak örgütlendiğimiz tüm ilçelerde temel siyaset organı artık ilçe yönetimi, ilçe yönetim kurulu, ilçe başkanı değil, sizlerin, üyelerin oluşturduğu ilçe meclisleridir. Örgütlendiğimiz 81 ilin tamamında il meclislerinin kurulması, siyasetin de orada kurulması, orada tartışılması, orada yönetilmesi, orada yapılması, sahaya yayılması, orada değerlendirilmesi esastır. Toplumun tüm kesimlerinin, işçilerin, emeklilerin, çiftçilerin, iş insanlarının, esnafların, sivil toplum ve akademi dünyasının, kadınların ve elbette gençlerin politikalarımızı belirleyeceği, hayata geçireceği siyaset zemini ilçe ve il meclislerimizdir.

"Delege sistemine dayalı örgütlenme biçimini terk ediyoruz"

İlçe ve il meclislerindeki komisyonlarımız, kurullarımız, yeni gelen her üyenin, her bir üyemizin yetkinliğine, etkinliğine, ayıracağı zamana, verebileceği emeğe göre onları kapsayan, onları çalıştıran, onların çalışmalarına destek veren ve siyasetin gücünü onlardan alan dinamik yapılar olarak siyaset sahasında bazı hususları oluşturacaktır. Yeni Parti'ye yeni katılan bir üye, 'Seçimler geçti, birazcık bekle, birazcık seni tarayalım, bir görev veririz.' yerine kendini içinde bulduğu dinamik, akışkan, kapsayıcı ve sürekli siyaset yapan, siyaset üreten bir modele dâhil olacak. Modelin kendisi zaten yeni üyeyi ya da şikayet edeni kendi içine çekecek, kendi safına çekecek, iktidarın değişmesini beklemek yerine değiştirenlerden, değişmesi için çaba sarf edenlerden biri haline getirecektir. Siyasi partileri içine kapatan, bazen parti içi iktidar hedefiyle partiyi gerçek iktidar hedefinden uzaklaştıran delege sistemine dayalı eski nesil örgütlenme biçimini terk ediyoruz. Artık delegelik, Siyasi Partiler Kanunu'nun görevini yerine getirmek için teknik bir görev olarak kalacak. Yeni partimizde her bir üye ilçe başkanını, il başkanını, genel başkanı doğrudan seçecek. Yeni Parti, Türkiye'de siyaset yapış biçimini değiştirecek, Türkiye'de siyasetin yapılış biçimini değiştirecektir. Artık üyeleri geri plana atan eski nesil siyaset anlayışı sona erecek, üyelerin söz, yetki ve karar sahibi olduğu yeni nesil siyaset, Yeni Parti ile birlikte kurulacaktır. Bizim partimizin gücü liderinden, yöneticilerinden değil, partimizin gücü örgütünden ve bilhassa her bir üyesinden gelecektir. Geçtiğimiz son grup toplantısında, zamanı gelmiş, başka çaresi kalmamış bir ayrılıktan hemen önce nasıl son bir teklifse bütün üyelerle yapılacak bir genel başkan seçiminin son çare olduğunu söyledim ve buna cevap alamadım. Ya da 'Efendim, mümkün değil.' diyenlere, yani mümkün görmeyenlere, o yüzden de iktidar değiştirmek yerine kendine muhalefeti sadece mümkün görenlere bu siyasetin nasıl mümkün olacağını görmek için Yeni Parti'yi izlemeye davet ediyorum.

Partisinin kuruluş sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Özel, 24 Temmuz'da YENİ Parti'nin kuruluşunu 91 milletvekili ile birlikte gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

Özel, "Kurulduğumuz gün ana muhalefet partisi olma görevini, yetkisini ve sorumluluğunu üstlendik. Resmi prosedürleri, teknik ve hukuki işlemleri hızla tamamladık. Buradan tarihin doğru tarafında duran, sokağın sesini duyan, milletin talebinden haberdar olan, milletten talimat alan ve aslında verilmesi en zor kararı bu millet için, bu parti için, bu ülke için, bu devlet için, Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet için 'Doğru karar budur' diyen 90 kahraman kurucu arkadaşımı huzurlarınızda yürekten alkışlıyorum. İyi ki varlar. Her biriyle ayrı ayrı gurur duyuyorum. Ayrıca her biri bir önceki toplumu kapsayan, sayısını artırdığımız, bizimle birlikte en önemli göreve en tarihi oylarla seçilen ve milletvekili olmadığı için kurucu olmayan ama her biri aynı kuruculuk onurunu bizim gözümüzde, gönlümüzde ve tarih önünde taşıyan önceki dönem milletvekili olmayan parti meclisi üyelerimizle 74 il başkanımızı ve onlarla birlikte davranan tüm örgütümüzü tarih önünde onurla, gururla, saygıyla selamlıyoruz" dedi.

Özel, vatandaşları "Yeni Parti" siyasetine davet etti

Vatandaşlara seslenen Özel, partinin teknik kuruluşunun tamamlandığını ifade ederek, "YENİ Parti'nin siyasi kuruluşu 1'inci Kurultayımıza kadar önümüzdeki yaklaşık 3 aylık sürede Anadolu'da ve Trakya'da mahalle mahalle, ilçe ilçe, il il milletimizle birlikte gerçekleşecektir. Gerçek ve siyasi kuruluşumuz köylerden, beldelerden, ilçelerden başlayarak Ankara'ya kadar gelinecek 3 aylık sürede milletimizle birlikte yapılacaktır" diye konuştu. Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

Yeni partiden umudu olan, eski nesil siyasetten bıkmış olan ya da siyaset yapmayı birtakım siyasi elitlerin elinde tekelde görüp uzak duran ama şimdi 'Ülkenin geleceğinde ben de olacağım' diyen herkesi yeni partiye, yeni siyasete davet ediyoruz. 1'inci Kurultayımıza kadar yeni partiye kaydolacak olan her bir vatandaşımızı yeni partinin gerçek ve siyasi kurucuları olarak ilan ve tescil edeceğimizi buradan müjdeliyorum. Gelin, YENİ Parti'ye üye olun. Yeni siyaseti ve Türkiye'nin ortak, yeni, müreffeh, zengin, özgür ve demokratik geleceğini hep birlikte inşa edelim. Gelin, kurucu olun. Bu parti elbette gözyaşlarıyla ayrıldığımız Cumhuriyet Halk Partililerin yeni partisidir. Bu parti Atatürkçülerin, aslan sosyal demokratların yeni partisidir. Ancak yalnızca bana, bize, birbirimize benzeyenlerin değil, farklılıklarını koruyarak ortak bir gelecek inşa etmek isteyen bütün demokratların yeni partisidir. Bunun için tüm demokratları, milliyetçi demokratları, muhafazakar demokratları, Kürt demokratları, liberal demokratları, sosyalist demokratları, Türkiye'nin bütün demokratlarını YENİ Parti'nin yeni siyasetine davet ediyorum. O yüzden sesimin ulaştığı herkesi ya da YENİ Parti'nin sesini ulaştıracağımız herkesi düşünmeye, üretmeye, sorumluluk almaya çağırıyorum. Sizi siyasete katılmaya, siyaseti tavanın elinden almaya, ilçeye, mahalleye, sokağa ulaştırmaya davet ediyorum. Sizi milletin bu büyük ve yeni evine bir tuğla da taşımak için davet ediyorum. Geleceğimizi inşa edeceğimiz bu 3 ayda sizleri harcı ve tuğlayı koymaya, yeni ve büyük bir evi inşa etmeye davet ediyorum.

"Yeni nesil siyasetin üyeliği böyle olur' diyeceğimiz sisteme geçiyoruz"

Hafta başı 54'tü, an itibarıyla 60'ın üzerinde cuma günü itibarıyla 65 ilimizde ve 733 ilçemizde teknik örgütlenme aşamalarını tamamlamış durumda olacağız. Bu yüzden her bir vatandaşımızı ilçe başkanlıklarımıza giderek partimize üye olmaya davet ediyorum. Online üyelik sistemimiz bir haftadır hazır durumda. Elbette geçmişte olduğu gibi adının 'online' olduğu ama onay, ıslak imza, kargo, itiraz süreçlerinin yer aldığı, 3 ayda tamamlandığı ama bazen aylara, yıllara taştığı ve partinin kapıları kapalıymış imajı yarattığı bir modelden, bir dostunuza yollayacağınız tek bir linkle, WhatsApp üzerinden başlatacağı birkaç adımla hem üyeliğin yapıldığı, Yargıtay'a başvurulduğu, resmin yüklendiği, kimlik basım talimatının onayının verildiği, aidat taahhüdünün gerçekleştiği ve üyelik işleminin çağa yakışır, çağı değiştirecek ve Türkiye'de iktidarla birlikte, iktidar değişimiyle birlikte çağı yakalayacak YENİ Parti'ye yakışır bir model elimizde hazır. Sadece Yargıtay'dan ve birkaç kamu kurumundan onay süreçlerini bekliyoruz. Online üyelik başladığında gençlerin çok seveceği, herkesin rahat edeceği ve 'Yeni nesil siyasetin üyeliği böyle olur arkadaş' diyeceğimiz sisteme geçiyoruz. Şimdiye kadar hiçbir istifa çağrısı yapmadık. Ama 700 bini aşan istifalardan haberdarız. 'İstifa etmeyin' dediğimiz belediye başkanlarının, belediye meclis üyelerinin 'Siz oradayken burada nasıl duralım?' diyerek nasıl harekete geçtiklerini gördük. Şimdi artık vakittir. Geçmişte birlikte üye olmaktan onur ve gurur duyduğum tüm arkadaşlarımıza bu yeni nesil siyasete, YENİ Parti'ye yaptığımız davetle birlikte şöyle sesleniyorum: Darbecilerden, butlancılardan, cuntacılardan kurtulun, YENİ Parti'ye buyurun.

"Genel başkanlığımda girdiğim seçimlerde iktidar olmazsak aday olmuyorum"

Doğrudan seçme hakkını üyelikle elde etmesinin dışında ortaya koyacağımız yeni bir iddia, yeni bir kural var. Yeni partimiz siyasetin sanki bir meslek gibi yıllarca yapıldığı, makamların, mevkilerin sürekli tekrar edildiği bir yer olmayacak. Partimizde her makamda dönem sınırı uygulanacak. Bu sınır, tüzüğümüzde belirtildiği gibi tüm yönetici makamlarında en fazla üç dönem olarak uygulanacak. Ancak ben genel başkan olarak kendi adıma bir kuralı bir kez daha ifade etmek isterim ki, ister yerel ister genel seçimlerde genel başkanlığımda girdiğim seçimden parti birinci parti olarak zafer kazanarak, iktidar olarak çıkmadıysa ertesi gün kurultayı topluyorum ve aday olmuyorum. Siyaset iddia işidir. Bir iddiayı ortaya koyuyorum. Esas yaklaşım, iddiayı ortaya koymak, milletin huzurunda söz vermek, ant içmek ve kararlı olmaktır. Esas koyduğumuz mesele şudur: Mademki siyaset millet içindir, genel başkanın da partideki siyasetçilerin de kaderi milletin kaderiyle birdir. Milletin yüzü gülmedikçe hiçbirimizin yüzü gülmeyecektir.

YENİ Parti'nin şeffaf ve hesap verebilir bir parti olacağını vurgulayan Özel, Avrupa ülkeleri ile yaşanan vize problemine de değindi. Özel, şu ifadeleri kullandı:

2016 yılında, Avrupa Birliği üyesi olmadığımız halde Avrupa Birliği'nin ortaya koyduğu belli şartları sağlarsak bir vize serbestisi imkanı vardı. Bu, 2014-2015'te çok konuşuldu. 2016 yılında dönemin Başbakanı Sayın Ahmet Davutoğlu tarafından ayrıca kendisi, partisi, ailesi açısından önemli bir karar paylaşıldı. Siyasette geçmişte rakip olduk, ağır eleştirilerimiz oldu, muhalefette buluştuk, birlikte sohbetlerimiz oldu. Siyaseti bıraktığını, bundan sonra siyaset yapmayacağını açıkladı. Bu vesileyle Sayın Davutoğlu'na ve ailesine bundan sonraki yaşamlarında mutluluklar, sağlık ve huzur diliyorum. Kendisine Yeni Parti Grubu olarak bundan sonraki hayatında başarılar diliyorum. 2016'da grup başkanvekiliyim. Başbakan Sayın Davutoğlu diyor ki: 'Vizesiz dolaşım için 60'a yakın kriter var, 60'a yakın düzenleme var. Bunların bir kısmı yapılmış. Bir kısmını daha yaparsak, hayata geçirirsek vizesiz dolaşım olur'. Biz zaten Avrupa Birliği fikrinin sahibi partiyiz. Ayrıca Avrupa kurallarına uyum, demokrasi demek, daha düzenli bir kamu yönetimi demek, şeffaflık demek. Biz o gün grup olarak 'Gece gündüz çalışırız, bunları çıkarırız' dedik. Çok sayıda düzenleme yapıldı. İş geldi, geldi, geldi, son dört tanesinde takıldı.

"Davutoğlu'nun siyasi ahlak yasasına tam destek verdik"

Bu dört taneden bir tanesi terör tanımıydı. Diyorlar ki: 'Terör tanımınız öyle geniş ki gazeteciyi de terörist yapıyor, akademisyeni de terörist yapıyor, günü geliyor normal bir vatandaşı da Facebook paylaşımından terörist yapıyor'. 'Bu yapılmalı' dedik, bunda fayda var. Bir tanesi de İçişleri Bakanlığının sona bırakılmasını istediği- Interpol ile ilgili bir taahhüttü. 'Her şey tamamsa biz de tamamız' dendi, o da geçti. Bir tanesi Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'ydu. O gün yarım yamalak çıktı, reddedildi. Bugünkü hali Avrupa Birliği tarafından da kabul edildi. Kala kala bir tane kanun kaldı. O da neydi biliyor musunuz? Siyasi etik yasası, siyasi ahlak yasası... Yolsuzlukla Mücadele Devletleri Grubu (GRECO) kriterlerine göre çıkarılacak, bu kriterlere uyumlu bir kanunla siyasetin hesap verilebilirliği. Sayın Davutoğlu'na biz tam destek verdik, muhalefet partileri tam destek verdi. Her şey tamken o dönem Sayın Davutoğlu partisinin genel başkanıyken, Sayın Erdoğan güya tarafsız cumhurbaşkanıyken bir telefon açtı. Davutoğlu'nu yanına çağırdı. 'Ne yapıyorsun?' dedi, 'Nasıl çıkarırsın?' izahına aldığı cevap: 'Eğer bu kanun çıkarsa AK Parti'de ilçe başkanı, il başkanı bulamazsın'

"Erdoğan partisine güvenseydi bugün Avrupa’da serbestçe dolaşan bir ülke olacaktık"

Ne demek siyasetin finansmanının şeffaf olması? Örneğin milletvekillerinin alabileceği hediyelerin sınırı ve sınırı geçerse yapacağı bildirimler, ilçe başkanlarının, il başkanlarının birinci derece yakınlarının kamudan ihale almamaları, birinci ve ikinci derece yakınların çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilmemesi, kapalı verilen her mal bildiriminin açık yapılması, sebepsiz zenginleşmenin izah edilmesi ya da nüfuz ticareti, lobicilik faaliyetleri... Kim geldi konuşuyor seninle parlamentoda? Hangi maden şirketi? Sonra o maden şirketinin istediği hangi kanun maddesine attın imzayı? Sonra o maden şirketi nerede seninle hangi ilişkiyi kurdu? Tamamı GRECO kriterleridir. Bunların hayata geçirildiği bir kanunun çıkmasına ve bu yüzden de çıkamamasına, Avrupa Birliği ile serbest dolaşımın olmamasına, o gün bugündür çıkabilecek pek çok yeni düzenlemeyle siyasetin pek çok şüpheden, kirden, pastan arınma imkanına karşı olan tek kişi, bugün de başımızdaki kişi Recep Tayyip Erdoğan denen kişidir. Bir başkası değildir. Eğer Erdoğan partisine güvenseydi, siyasi şeffaflığı taahhüt etseydi bugün Avrupa'nın tüm ülkelerinde serbestçe dolaşan ve Avrupa Birliği yürüyüşünde çok daha iyi bir yere kavuşmuş bir ülke olacaktık.

Özel'den AK Parti'ye "siyasi etik yasası"nı çıkarın çağrısı

O dönemden sonra her yıl Meclis'e verilen Siyasi Etik Kanunu teklifinin altında imzam vardır. YENİ Parti'nin vermiş olduğu, parti grubu olarak hep birlikte verdiğimiz ikinci kanun teklifimiz de yine Siyasi Etik Kanunu'dur. Orada burada şimdi bize birtakım operasyonlar, iftiralar, gizli tanıklar, yalancı şahitler üzerinden birtakım iftiralar atan AK Parti siyasetine açık çağrımdır: GRECO kriterlerine tam uyumlu Siyasi Etik Yasası, Siyasi Şeffaflık Yasası YENİ Parti'nin size ilk önerisidir. Haydi meydan, biz buradayız. Ancak şunu ifade etmeliyim: Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu olan GRECO kriterlerinin, yani milletvekillerinin ve kamu görevlilerinin yolsuzluğunu önleme stratejisinin eksiksiz olarak hayata geçmesi GRECO'nun birtakım takiplerine tabi. Bu ülkeyi 24 yıldır yöneten bir iktidar var. GRECO 4. Aşama Değişim Raporunu 2023'te güncelledi ve milletvekillerinin hakim ve savcıların yönünden yolsuzluğun önlenmesine ilişkin 22 tavsiyesinin sadece üçünün yerine getirildiğini raporuna yazdı. AK Parti'nin yönettiği bu ülkede milletvekilleri, hakimler ve savcıların mal varlıkları, zenginleşmeleri ya da etik dışı davranışlarını denetleme yönünden 22 kriterden sadece üçü karşılanabiliyor. 19'u yok. Bugün açıkça Erdoğan'ın, AK Parti medyasının, bazı siyasi konularda, bazı siyasi davalardan bize bir şey söylemek yerine Türkiye'de 24 yıllık iktidarın sonunda 22'de 19'luk bir eksikliğin mahcubiyetini duymaları, millete bunun hesabını vermeleri gerekir. Benim yerimde Manisa'nın Hacıhaliller Köyü'ndeki İdris abi olsa, bu 22'de 19'luk hali görüp bunların bize siyasi ahlak dersi verdiğini görse 'Ahay, dinime küfreden Müslüman olsa'.  Bu, bizim tarafımızdan sadece kanun teklifinin verilmesiyle kalacak bir durum değil. Bu GRECO kriterlerinde ne varsa buna YENİ Parti'nin milletvekillerinin, YENİ Parti'nin belediye başkanlarının, belediye meclis üyelerinin, il ve ilçe başkanlarının da uyması yönünden, partimiz kuruluş sürecinde oluşturduğumuz bir komisyonla partimizi buna uyumlaştıracağımızı ve bizlerin bunun üzerinden siyaset yapacağı sorumluluğumuzu bir kez daha burada kararlılıkla ifade etmek isterim.

"Bağış kampanyamıza herkesi destek olmaya davet ediyorum"

Özel, Meclis grup toplantısında partinin bağış kampanyasına ilişkin bilgi verdi. Özel, üyelik süreci başlamadan önce başlatılan kampanyada 5 gün içinde (2 günü hafta sonu olmak üzere) 113 bin bağışçıdan toplam 240 milyon lira bağış toplandığını açıkladı. Bağış sürecinde şeffaflığı esas aldıklarını vurgulayan Özel, her akşam saat 20.00'de bağış verilerinin kamuoyuyla paylaşıldığını, bundan sonra da alınan her bağış ve yapılan her harcamanın açıklanacağını söyledi. Ayrıca, bağış yapan vatandaşların açıklama kısmına yazdığı mesajların kendileri için büyük anlam taşıdığını belirten Özel, ilerleyen dönemde izin veren bağışçıların notlarını bir albüm, anı kitabı veya parti genel merkezinde sergilemeyi planladıklarını ifade etti.

Özel, konuşmasında bağışlarda yazılan açıklamaları şöyle anlattı: 

Örneğin 100 lira bağışta bulunan Serdar Kazım kardeşimiz şöyle bir açıklama yazmış, 'Şehit oğluyum. Maaş yattıktan sonra daha çok destek olacağım. Yolunuz açık olsun. Serdar.' 200 lirasını bağışlayan Ege şu notu düşmüş, 'Öğrenciyim. Çok gönderemiyorum. Elimden gelen buydu.' 1.000 lirasını gönderen Mesut amca, 'Geçen maaştan ayakkabı almak için ayırmıştım. Yeni partiye kısmet oldu. Hayırlı olsun.' 1.881 lira gönderen vatandaşımız Mehmet Bey, 'Bu bağışı Gazi Mustafa Kemal Atatürk adına yapıyorum.' 500 lira bağışlayan bir işçi kardeşimiz, 'Yevmiyemin 1/3'ünü yolluyorum. Allah muvaffak etsin. İktidarınız şanlı olsun.' Bir teyzemiz şöyle yazmış, 'Yarın Perşembe Pazarı. Pazar param size helal olsun. Benim azımı siz çok bilin.' İşte bir vakitler 'Milletle yola çıktım.' diyenlere, Millete, 'yüzüğümü bozdurup parti kurduk.' diyenlere şimdi bu milletin söylediği sözün hatırlattığı bir şey var, milletten korkarak, millete rağmen, millet istemeden hiçbir şey olmaz. Seni oturttuğu koltuktan millete rağmen asla oturulmaz. Ve millete saygı, seni bir makama getirdiğinde değil, artık o makama layık görmediğinde ne yapacağına bağlıdır. Sen milletin gözünden, gönlünden düştüysen, millet artık değiştirmeye karar vermişse ve sen bir darbeye yeltenmişsen, millet senin değil, o darbe yaptıklarının arkasında böyle duruyor işte. Böyle duruyor. Arkadaşlarımızın çok önem verdiği bir uyarı var. Hesaplarımız kamu denetimine açık. Bağımsız denetçi raporları yayınlanacak. Her bir bağış yapana açık. Ayrıca kamuoyuna açık. İsteyen gelecek, tüm bağışları inceleyecek. Üzüldükleri şey, buna rağmen 130 milyon lira toplandığı ikinci günün sonunda 'Efendim, 130 milyona lüks araç aldılar.' yalanını atan meczuba buradan sesleniyoruz. Bunu döndürenlere, şu ana kadar gelen bağışlardan harcanan iki kalem var. O da dün yapıldı. İnşaatı bitmek üzere olan genel merkezin doğalgazı ve suyu açıldı. Bilginiz olsun. Bağış kampanyası devam edecek. İmkânı olan herkesi, resmi hesabımızdan paylaştığımız IBAN numaralarına bağış yapmaya; bu uzun, meşakkatli, zor yürüyüşte çok önemli bir eksiği kapatmaya davet ediyorum. Bu onuru bizlere yaşattıkları için teşekkür ediyorum. Bağış kampanyamıza herkesi destek olmaya davet ediyorum.

"Şehitlerimizin yakınlarına, gazilerimize mahcup olmayalım"

Meclis kapanmadan şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin karşılanması için grubunun, diğer gruplarla müzakere edeceğini kaydeden Özel, şunları ifade etti: 

YENİ Parti'nin ilk kanun teklifi de şehit yakınları ve gazilerimizin beklentileriyle ilgiliydi. Bu kanun teklifini verdik. Güvenpark'ta gazilerimiz, şehit yakınlarımız eylem yapıyorlar. Onların beklentileri var. Bizim önerilerimizi, tamamının kendi isteklerini, kendi beklentilerini tam karşıladığını söylüyorlar. Biz kanun teklifimizi hazırlayıp verince, 6 saat sonra Adalet ve Kalkınma Partisi de ki duyduğumda memnun oldum bu konuda bir kanun teklifi vermiş. Dedik ki keşke biz versek, onlar verse, doğruda müşterekte birleşsek. Bu Meclis son mesai günlerinde bu sorunları hep birlikte çözsek. Sayın Yankı Bağcıoğlu, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin teklifiyle bizim teklifimizi karşılaştırmış ve beklenti olan toplam 19 ana değişiklikten birini tam, birini eksik, birini de çok eksik karşıladığını; geriye kalan beklentilerin, taleplerin karşılanmadığını bize rapor etti. Derneklerle de görüştük. Onlar da Adalet ve Kalkınma Partisi'nin verdiği kanunun sadece bir sorunu tam çözüp, ikisinin kıyısından dolaşıp, geri kalanına dokunmadığını söylüyor. Buradan değerli grup başkan vekillerimize, grubumuza emanettir, taleplerin tamamını hayata geçirmek için vermiş olduğumuz kapsamlı teklifi tüm gruplarla müzakere edelim. Meclis kapanmadan bu sorunları çözelim. Şehitlerimizin yakınlarına, gazilerimize mahcup olmayalım.

"15 Temmuz’da darbecilere karşı direnen Özgür Özel'e çelme takmaya çalışıyorlar"

Tabi, partinin kuruluşu 'nedir yeni olan, yeni siyaset nedir, yeni bakış açılarımız nedir?' hep söyledik. Ama bir yandan da milletimizle açtığımız tertemiz bu sayfayı kirletmeye çalışanlar var. Bunlara karşı Türkiye’de bizden yana olan, bizden yana olmayan ama bu ülkenin birliğinden ve bütünlüğünden yana olan herkesi uyanık olmaya davet ediyorum. Milletin 10 gün önce kurduğu partiyi, 10 yıldır firari olan FETÖ’cüler kirletmeye çalışıyorlar. Devletin verdiği silahı devlete, millete doğrultan, altındaki tankla milleti ezen, altındaki F-16 ile burayı bombalayanların firari temsilcileri gitmişler oradan… YENİ Parti’deki bu büyük rüzgâr, bu büyük dalga, bu büyük güç var ya. Sanki buna kendi katkılarıymış gibi ya da bu yeni partiyi öyle kendilerince olumlayarak esasen 15 Temmuz günü o darbecilere karşı ülkenin ana muhalefet partisini Meclis’e getiren, Meclis’i açtıran ve dimdik direnen Özgür Özel‘e karşı tersinden çelme takmaya çalışıyorlar.

Şunu söyleyelim. YENİ Parti askeri darbelere de darbe girişimlerine de postmodern darbelere de kendinden sonra gelecek iktidara darbe yapanlara da 12 Eylülcülere de 15 Temmuzculara da 19 Martçılara da karşı dimdik ayaktadır; bir ve beraberdir. Her türlü mağdurun yanındayız. 15 Temmuz’dan sonra o darbecilerin, çetecilerin 'kiia yatır' dediği hesaba kira yatırdı diye, çocuğunu bursu aldıkları dershaneye - okula gönderdi diye atılmış, KHK ile mağdur olmuş, yargılanmamış, yargılansa da adil yargılanmamış olanların adalete ilişkin temiz duyguları ayrıdır. Ancak bu millete karşı damarlardan ilerleyenlerin, Tayyip Bey’in ne istediyse verdiklerinin, devletin başına musallat olanların, 15 Temmuz günü başarsalardı gelip bu Meclis'i kapatacak olanların YENİ Parti tarafından bırak alınacak selamı, onlara harcanacak tükürüğü bile yoktur. 

Ülkemizi çoklu krizlere sokan bu kara düzen artık tükenmiştir. Biz AK Parti’nin kara düzenine karşı milletin yeni düzenini kuruyoruz. Artık vakit güçlü ve demokratik bir devleti kurma vaktidir. Zengin ve huzurlu bir toplumu kurma vaktidir. Eşit ve özgür yurttaşlığı büyütme vaktidir. Adil seçimleri, serbest rekabeti sağlama vaktidir. Vakit, ortak geleceği birlikte kurma vaktidir. Tüm bunları başaracağımıza yürekten inanıyorum ve buna inanan herkese şunu söylüyorum. YENİ Parti, emeklinin ve emekçinin yeni partisidir; esnafın ve çiftçinin yeni partisidir; gençlerin ve kadınların yeni partisidir; tüm mağdurların ve mazlumların yeni partisidir; engellilerin, gazilerimizin, şehit yakınlarının yeni partisidir. Geride kalmış kim varsa YENİ Parti onun partisidir. Unutulanların, ezilenlerin ve daha iyisini hak edenlerin yeni partisi, YENİ Partimizdir. Siz de buna inanıyorsanız gelin, YENİ Parti’de buluşalım ve AK Parti’nin kara düzenine karşı yepyeni bir düzen kuralım. Türkiye’nin ortak geleceğinde buluşmaya gidiyoruz. Talimatı milletten aldık, ismi milletten aldık, bütçeyi milletten aldık. Hep beraber yürüyoruz. Pusulamız millet, rotamız iktidar. YENİ Partililer, yürüyelim arkadaşlar."

 

Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU