KDC ve M23, Katar'da uzlaşmaya vardı

Trump'ın "tarihi" diye nitelediği anlaşma, Afrika'da akan kanı durduramamıştı

Katar'ın başmüzakerecisi Muhammed el Hulafi imza töreni sırasında ön plandaydı (AFP)

Ruanda'nın desteklediği M23 milisleri ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) cumartesi Katar'ın başkenti Doha'da bir barış çerçevesi üzerinde mutabakata vardı.

ABD ve Afrika Birliği'yle birlikte aylardır iki taraf arasında mekik dokuyan Katar, KDC'nin doğusundaki önemli kentleri ele geçiren M23'le Kinşasa yönetimini sonunda masaya oturttu.

"Kapsamlı Barış Anlaşmasına Yönelik Doha Çerçevesi" adını taşıyan anlaşmanın imza törenine ABD ve Katar temsilcileri de katıldı. 

M23 heyetinin başkanı Benjamin Mbonimpa, anlaşmada bağlayıcı hüküm olmadığını ve sahadaki durumun derhal değişmeyeceğini söyledi. 

8 başlığa sahip çerçevenin çatışmanın "asli sebeplerini" içerdiğini ve kapsamlı bir barış anlaşması öncesinde bunların tekrar görüşüleceğini ifade etti. 

KDC de yayımladığı açıklamada en kısa sürede "gerçek ve ölçülebilir bir değişimin" koşullarını yaratmaya çalıştıklarını bildirdi. 

Kinşasa yönetimi, 8 başlık arasında tutsak takasının, bölgeye insani yardımın ve ateşkes gözleminin de yer aldığını aktardı. 

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Afrika'dan sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos, AFP'ye "Bu önemli bir kilometre taşı ama tüm bu süreç için bir fırlatma noktası olarak da görebilirsiniz" dedi. 

2021 sonunda yeniden silahlara sarılan M23, KDC'nin doğusundaki en büyük iki kent olan Goma ve Bukavu'yu bu yılın başlarında ele geçirmişti. 

Maden zengini bölgeleri kontrol eden M23 militanlarının çoğu, Ruanda Devlet Başkanı Paul Kagame'nin de kabilesi olan Tutsilerden oluşuyor.

Kinşasa, Ruanda askerlerinin KDC topraklarından çekilmesini istiyor. M23'e destek verdiğini inkar eden Ruanda yönetimiyse, 1994'te kendi topraklarında meydana gelen soykırımın faili olan ve KDC topraklarında faaliyet gösteren Hutuların örgütü FDLR'nin dağılmasını şart koşuyor.

KDC'yle Ruanda arasında 27 Haziran'da imzalanan barış anlaşması, Trump tarafından "tarihi" diye nitelense de sahadaki durum pek değişmemişti. 

Temmuzda KDC ve M23 yine Doha'da prensip anlaşmasına varmıştı. Ancak sonrasında taraflar birbirlerini ateşkesi ihlal etmekle suçladı. 

1990'lı yılların ortalarından beri KDC'nin doğusundaki çatışmalarda yüzbinlerce kişi öldü. Bu bölgede başka örgütler de faaliyet gösteriyor. 

Cuma günü Kuzey Kivu eyaletindeki Biambwe Sağlık Merkezi'ne, Demokratik İttifak Güçleri (ADF) adlı isyancı grup üyeleri tarafından silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda en az 20 hasta ve refakatçi yaşamını yitirdi.

Bazı hastane odalarını ateşe veren saldırganlar, tıbbi malzemeleri yağmalayarak bölgeden uzaklaştı.

Uganda ve KDC'de 1990'ların sonlarından itibaren faaliyet göstermeye başlayan ADF, Uganda Ulusal Kurtuluş Ordusu (NALU), Uganda Müslüman Kurtuluş Ordusu ve Tebliğ Cemaati gibi hareketlerin eski üyelerinin bir araya gelmesiyle oluştu.

BM'ye bağlı Dünya Gıda Programı verilerine göre, KDC nüfusunun dörtte birine yakını, yani 28 milyon kişinin acil gıda yardımına ihtiyacı var. 

5 yaşın altındaki 4,75 milyon çocuk da akut yetersiz beslenme riski altında. 

Binlerce kişinin öldüğü son çatışmalar yüzünden KDC'nin doğusundaki 7,8 milyon kişinin yerinden olduğu bildiriliyor. 


Independent Türkçe, BBC, AFP, AA

Derleyen: Eren Umurbilir

DAHA FAZLA HABER OKU