Güney Kore'deki gibi bir izdihamda nasıl hayatta kalınır?

"Yardım etme davranışı kesinlikle benimsemeniz gereken bir şey"

(Reuters)

Güney Kore'nin başkenti Seul'de düzenlenen Cadılar Bayramı kutlamasında çıkan izdihamda şu ana kadar 151 kişi hayatını kaybetti.

Ülkede bugün ulusal yas ilan edilirken, yetkililer kutlamada arka tarafta olanların dar bir sokakta kalabalığı itmeleri sonucu izdiham yaşandığını söylüyor.

Görgü tanıkları büyük bir kalabalığın aniden 4 metre genişliğindeki sokağa doluştuğunu, arkadakilerin baskısıyla öndekilerin düşerek üst üste yığıldığını aktarıyor.

100'den fazla kişinin de yaralandığı bu trajik hadise, "Olası bir izdiham anında ne yapmalı?" sorusunu gündeme getiriyor.

Uzmanlarsa izdiham anında her şeyden önce soğukkanlı davranmak ve paniğe kapılmamak gerektiğini belirtiyor.

Kalabalıktan ayrılma kararı

Güvenlik uzmanı Paul Wertheimer, kalabalık etkinliklere giden kişilerin, hedefe varır varmaz mekandaki tüm çıkışları zihinlerine kaydetmelerini öneriyor.

"Kalabalık içinde kendinizi rahatsız hissetmeye başladığınız an, ayrılmaya karar vermenin tam zamanı" diyen Wertheimer, şöyle ekliyor:

Bu çok zordur çünkü uzun bir mesafe katettiyseniz veya uzun süre beklediyseniz oradan ayrılmak istemezsiniz.

Alarm sinyallerini iyi okuyun

Uzmanlar bir izdihamın boyutunu belirlemek için metrekare başına düşen kişi sayısını baz alıyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Metrekare başına 5'ten az insan düşüyorsa ortam rahatsız edici olabiliyor ama bu büyük bir sorun olarak görülmüyor.

Metrekare başına 6 kişi düşüyorsa durum tehlikeli olmaya başlıyor.

Metrekare başına 8 kişi düştüğünde ise yaralananlar ve ölenler oluyor.

Kalabalığın içindeki kişilerin bu yoğunluğu hissetmesi faydalı olabilir. İnsanların aynı anda iki omzunuza veya vücudunuzun birkaç yerine değdiğini düşünüyorsanız, metrekare başına muhtemelen 6 veya daha fazla kişi düşüyor.

Uzmanlara göre bunu fark ettiğinizde halen zamanınız varsa ve hareket edebiliyorsanız, ortamdan uzaklaşmanız gerekiyor. Zira bu büyük bir alarm sinyali.

En büyük tehlike oksijensiz kalmak

İzdiham anlarını tasvir eden filmlerin aksine, en büyük tehdit düşüp çiğnenmek değil. Uzmanlar ayaktayken havasız kalmanın da çok büyük bir tehdit olduğunu söylüyor. Kompresyonel asfiksi diye adlandırılan bu durumun ciddi sonuçları olabilir.

Bu yüzden sakin kalmak, odaklanmak ve her zaman çevrenin farkında olmak gerekiyor. Wertheimer, oksijeni boşa harcamamak için çığlık atmaktan kaçınmanızı öneriyor. Bu durumda etrafınızdakilerle iletişim kurmak için beden dilini kullanabilir, örneğin işaret edip el sallayabilirsiniz.

Kalabalık davranışlarını inceleyen araştırmacı Mehdi Moussaïd ise, "Nefes almak için yeterli alanı koruyabilirseniz, iyi olacaksınız" diyor:

Kollarınızı göğsünüzün hemen önüne koyun ve orada tutun. Bu pozisyonda, kendinize yarım veya bir santimetre alan açmak için fırsatınız olur. Bu, nefes almaya devam etmeniz için yeterli.

Başkalarına yardım etmek sizin de hayatınızı kurtarabilir

Moussaïd'e göre hem bencil davranışlar hem de başkalarına yardım etme dürtüsü kalabalık ortamlarda bulaşıcı oluyor.

"Yanınızdakine yardım etmeye çalışırsanız, onlar da size ya da diğer yanlarındaki kişilere yardım edeceklerdir" diyen araştırmacı, şöyle ekliyor:

Bu davranış yayılırsa işleri kolaylaştıran bir atmosfer yaratır. Bu yüzden yardım etme davranışını kesinlikle benimsemeniz gerekiyor.

 

 

Kalabalığa ayak uydurmak

Sıkışma anında yerinde kalmaya çalışmak ve kalabalığın hareketine direnmek mantıklı gibi gelebilir. Ancak Wertheimer'a göre bu iyi bir hamle değil.

Kalabalığın gücüne karşı koymak pek mümkün olmadığı gibi yaralanma riski yaratabiliyor. Bunun yerine, genel tempoya ayak uydurmak gerek.

Kalabalığın aksi yönde davranan kişiler bir çeşit türbülans yaratıyor. Bunun sonucunda bazı insanlar, kendilerini farklı yönlerde iten kalabalığın ortasında sıkışıyor. Bu da trajediye yol açabilen, çok tehlikeli bir durum.

Uzmanlara göre kalabalığın ahengini bozmamak için diz çökmekten, durmaktan, başkalarını itmekten ve düşen eşyaları almaktan da kaçınmak gerekiyor.

Akordeon yöntemi

Wertheimer, akordeon yöntemi adı verilen bir teknik de geliştirdi. "İleri itildikten sonra, tıpkı bir dalgada olduğu gibi durgunluk anı gelir. Bu durgunluk sizin zikzak çizerek hareket etmeniz için bir şanstır" diyen güvenlik uzmanı, şöyle devam ediyor:

Her zaman insanlar arasında biraz boşluk vardır. Birkaç adım yana doğru atarsınız ve başka bir dalga gelir. Ardından bir sonraki durgunlukta birkaç adım daha atarsınız. Rahat bir yere ulaşana kadar bu şekilde yolunuza devam edersiniz.

Duvarlardan ve katı cisimlerden kaçının

İzdiham anında yaralanmalar veya ölümler genellikle katı bir engelin olduğu alanlarda yaşanıyor. Çünkü bir duvarın dibinde dalganın akışıyla hareket etmek mümkün olmayabiliyor. Dalga kalabalığı duvara çarpabiliyor. Bu yüzden katı yüzeylerden kaçınmak gerekiyor.

Düşerseniz başınızı koruyun

İzdiham anında bireylerin bir anda kendini yerde bulması da  olası. Uzmanlar bu durumda mümkünse mutlaka kalkmanızı öneriyor. Wertheimer, ayağa kalkmanın mümkün olmadığı durumda hasarı en aza indirmek için yan tarafa yatmanızı ve başınızı kollarınızla örtmenizi tavsiye ediyor.

Kalabalık dağılır dağılmaz, tekrar ayağa kalkmayı deneyebilirsiniz.

 

Independent Türkçe, NPR, World Nomads, Life Hacker, Washington Post, Decibel Management

Derleyen: Çağla Üren

DAHA FAZLA HABER OKU