Topal ördek mi? ABD ara seçimleri ve kurumların kalıcılığı

Doç. Dr. Ali Oğuz Diriöz Independent Türkçe için yazdı

Washington'daki Kongre binası (Capitol), 3 Kasım 2026 ara seçimleri sırasında. Demokratların Kongre'nin iki kanadında da kontrolü ele geçirmesi, Trump'ın siyasi ve dış politika dengelerini etkiliyor / Fotoğraf: AFP

Değerli Independent Türkçe okuyucuları,

3 Kasım'da yapılan ABD ara seçimleri, Washington'daki siyasi dengeleri kökten değiştirdi. Büyük ABD medya kuruluşlarının projeksiyonlarına göre Demokratlar, hem Temsilciler Meclisi'nin hem de Senato'nun kontrolünü ele geçirdi.

Senato'da Teksas, Ohio, Kansas, Iowa, Maine, Kuzey Karolina ve Güney Karolina'da en az 7 sandalye el değiştirdi. Teksas'ta James Talarico'nun, Trump'ın desteklediği Ken Paxton'ı yenmesi bu tablonun en çarpıcı örneği oldu. Ayrıca Teksas eyaleti valilik yarışını da uzun yıllar sonra Demokrat bir aday kazandı.

Yeni Kongre 3 Ocak 2027'de göreve başladığında Hakeem Jeffries'in Temsilciler Meclisi Başkanı olması bekleniyor.

Bu sonuç, ABD iç politikası kadar dış politikası açısından da anlam taşıyor. Seçim kampanyasında savaşları bitirme sözü veren Trump, bugün 28 Şubat'ta İsrail ile birlikte başlattığı İran savaşının, bir türlü sona erdirilemeyen Ukrayna savaşının ve bunların yol açtığı yüksek enerji fiyatlarının siyasi faturasıyla karşı karşıya.

Bu seçimler bir kez daha şunu hatırlatıyor: Dış politikada iktidarlar ve liderler gelip geçicidir; daha kalıcı olan, kurumlar ve kurumsal ilişkilerdir.


Topal ördek mi?

Önce bir ayrımı netleştirmek gerekiyor. Trump'ın görev süresi Ocak 2029'da sona erecek; yani yeniden seçilme imkânı olmayan bir "topal ördek" olarak 2 yılı aşkın bir başkanlık dönemiyle karşı karşıyayız. Başkan Trump'ın hâlâ veto yetkisi olacak. Ancak önümüzdeki 2 ay farklı bir dönemdir: 3 Ocak'a kadar Cumhuriyetçilerin kontrolündeki "giden" Kongre hâlâ görevde. Bu nedenle Kasım ve Aralık, Trump'ın Kongre'den henüz ciddi bir fren görmeden hareket edebileceği son pencere.

Bu pencerede 2 senaryo öne çıkıyor:

•  Birincisi, gerginliğin tırmanma senaryosu. Basına yansıyan bilgilere göre Washington ve Tel Aviv, Amerikan ara seçimlerinin hemen ardından İran'a yönelik yeni saldırı planları hazırladı. Trump da seçim arifesinde bir anlaşma arayışını sürdürdüğünü, aksi hâlde işi "bitireceğini" ima etti. Topal ördek başkanların en geniş yetkiyi koruduğu alan dış politika ve askerî kararlardır. Mayıs ayında Kongre'ye İran savaşının "sona erdiğini" bildiren yönetimin, Savaş Yetkileri oylamasını anayasaya aykırı ilan etmesi de bu yetkiyi ne kadar geniş yorumladığını gösteriyor.

•  İkincisi, barış ve miras senaryosu. Tarih, iç politikada sıkışan başkanların dış politikada tarihî adımlara yöneldiğini gösteriyor. Kendini büyük bir anlaşma ustası olarak gören Trump'ın da Ukrayna konusunda gelecek hafta yapılacak üçlü görüşmelerle Kiev'i bir uzlaşmaya zorlamaya devam etmesi bekleniyor. İran savaşının siyasi faturasını ağır ödeyen bir başkan için savaşı bir anlaşmayla kapatmak cazip bir çıkış yolu olabilir.

Kanaatimce en olası sonuç, bir yandan güç kullanma tehdidiyle müzakere masasında baskıyı artıran, öte yandan uzun soluklu bir kampanya yerine kısa ve sert hamleleri tercih eden bir diplomasi. Çünkü Ocak'tan itibaren bütçe yetkisi Demokratların kontrolündeki Temsilciler Meclisi'ne geçecek, Senato da Trump'ın atamalarını engelleyebilecek. Bu yüzden önümüzdeki 2 ay, hem en riskli hem de en fırsatçı dönem olarak dikkatle izlenmelidir.


Kişiler gelip geçer, kurumlar kalır

Trump'ın ikinci dönem dış politikası, liderler arası kişisel ilişkilere, gümrük tarifelerinin tehdit aracı olarak kullanılmasına ve karar alma süreçlerinin Beyaz Saray'da toplanmasına dayandı. Bu merkeziyetçi yaklaşım hızlı sonuçlar üretebilir; ancak bu sonuçlar, onları üreten kişi kadar kalıcıdır. Kurumsal ilişkiler ise daha yavaş kurulur, fakat iktidar değişikliklerine dayanır.

Bunun en iyi örneklerinden biri NATO'dur. Kongre, 2023 yılında 2024 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'na eklenen bir hükümle, herhangi bir ABD başkanının Senato'nun 3'te 2 onayı ya da ayrı bir yasa olmaksızın NATO'dan çekilmesini yasakladı. İronik biçimde bu düzenlemenin 2 mimarından biri, bugün Trump'ın Dışişleri Bakanı olan Marco Rubio'ydu.

Demokratların kontrolündeki yeni Kongre'nin de benzer bir kurumsal onarım rolü üstlenmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Senato'daki Demokratlar döneminde, Ottawa'ya, Kopenhag'a ve Brüksel'e gidecek kongre heyetleri, uluslararası kuruluşlara yönelik fonların korunması ve Ukrayna'ya hava savunma desteğinin sürdürülmesi yönünde baskı olabilir.

Trump'ın ticaret alanında sert bir tutum izlediği Kanada ve Grönland meselesinde tehditlerle karşı karşıya bıraktığı Danimarka, bu kurumsal onarımın ilk muhatapları arasında olacaktır. Trump, Grönland'ı alma iddiasından sonunda ABD varlığını genişleten bir çerçeve anlaşmayla yetinmek zorunda kaldı. Ancak bu süreçte müttefiklerde oluşan güven kaybı, kişisel diplomasinin kurumsal ilişkilere ne kadar zarar verebileceğini gösterdi.

Kanada'nın bu dönemde AB'nin SAFE savunma programına katılması ve 22 Ekim'de Ankara'da Başbakan Mark Carney ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında stratejik ortaklık konusunda mutabakata varılması da dikkat çekicidir. Orta büyüklükteki güçler, Washington'daki belirsizliğe karşı kurumsal ortaklıklarını çeşitlendirmeye çalıştılar.

Yine de gerçekçi olmak gerekir. Kongre dış politikayı doğrudan yürütemez; bütçe, onay ve denetim yetkileriyle onu ancak sınırlayabilir. Ticaret ve yaptırım alanlarındaki pek çok yürütme yetkisi de başkanda kalmaya devam edecek. Bu nedenle kurumsal onarım hızlı değil, kademeli olacaktır.


İsrail: Sandıktan çıkmaz, 2 zayıf lider

Washington'daki değişimle eş zamanlı olarak İsrail'de de siyasi bir kilitlenme yaşanıyor. 27 Ekim'de yapılan ve 7 Ekim 2023'ten bu yana ilk olan Knesset seçimlerinde Netanyahu liderliğindeki sağ ve dinci blok 53 sandalyede kaldı. Gadi Eizenkot liderliğindeki muhalefet bloku 48 sandalye kazandı. Arap partileri ise toplam 19 sandalyeyle rekor bir sonuç elde etti. Likud 27 sandalyeyle yine en büyük parti olsa da hiçbir blok hükümet kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşamadı.

Eizenkot'un Netanyahu'nun altında görev almayı reddetmesi ve muhalefetin bir kısmının Arap partilerine dayanmaya mesafeli durması, yeni bir erken seçim ihtimalini gündemde tutuyor. Netanyahu'nun kanıt sunmadan seçime müdahale iddiasında bulunması da dikkat çekiciydi. Ancak Merkez Seçim Kurulu, seçimlerin hukuka uygun yapıldığını ve sistematik bir müdahale bulunmadığını açıkladı. Burada da belirleyici olan, liderlerin söylemleri değil, kurumların işleyişi oldu.

Asıl risk, bu 2 siyasi takvimin çakışmasından doğuyor. İran savaşını birlikte başlatan Trump ve Netanyahu, artık iç politikada daralan alanlara sahip 2 lider konumunda. Her ikisi de yürütme yetkilerini hâlâ ellerinde tutuyorlar; fakat önlerindeki aylarda bu alanın daha da daralacağını biliyorlar. Bu durum, Ocak öncesinde İran'da "oldubitti" yaratma eğilimini artırabilir.

Öte yandan Demokratların kontrolündeki bir Kongre'nin, İsrail'e silah transferleri ve savaş yetkileri konusunda daha sorgulayıcı bir tutum alması beklenebilir.


Balkanlar ve Karadeniz: Değişim sandıkta başlar, kurumlarla kalıcılaşır

Siyasi değişim dalgası Balkanlar'ı da etkiliyor. Ancak buradaki tablo, değişimin tek başına seçimlerle değil, kurumsal çapalarla anlam kazandığını gösteriyor.

Sırbistan'da 25 Ekim'deki erken seçimde, yolsuzluk karşıtı protestolardan doğan Öğrenci Listesi yaklaşık yüzde 53 oyla 250 sandalyeli mecliste 139 sandalye kazandı ve Aleksandar Vučić dönemini sona erdirdi. Bununla birlikte Öğrenci Listesi de Kosova'yı Sırbistan'ın parçası olarak görüyor. Bu nedenle yeni dönemde Kosova meselesinde hızlı bir dönüşümden çok, hukukun üstünlüğü ve AB reformlarında ilerleme beklemek daha gerçekçidir.

Washington'daki değişimin Belgrad'a en somut yansıması enerji alanında olabilir. Sırbistan'ın tek petrol rafinerisine yönelik ABD lisanslarının süresinin dolması ve Rus gazına dayalı geçici düzenlemenin yıl sonunda bitmesi, yeni hükümeti zorlu bir sınavla karşı karşıya bırakıyor. Yaptırım lisansları yürütmenin elinde olsa da Rusya'ya karşı daha sert bir tutum bekleyen Demokrat bir Kongre, Belgrad'ın enerji çeşitlendirmesini hızlandırması yönünde baskıyı artırabilir.

Bulgaristan'da ise tablo farklı. 1 Kasım'daki ikinci turda, Moskova ile diyaloğu savunan ve Ukrayna'ya askerî yardıma karşı çıkan İliana Yotova, yüzde 57,6 oyla Andrey Gyurov'u geride bıraktı ve ülkenin seçilmiş ilk kadın cumhurbaşkanı oldu. Bu sonuç, Başbakan Rumen Radev'in iktidarını pekiştirdi. Ancak katılımın yalnızca yüzde 27'de kaldı.

ABD Kongresi'nin Balkanlar'a ilgisi de tarihsel olarak kurumsal bir nitelik taşımıştır. Dayton Barış Anlaşması'ndan Kosova'daki KFOR misyonuna kadar ABD'nin bölgedeki kalıcı rolü, tek tek başkanların tercihlerinden çok 2 partili bir dış politika mutabakatına dayandı. Demokrat bir Kongre'nin Batı Balkanlar'daki istikrar, Bosna-Hersek'teki Sırp Cumhuriyeti kaynaklı gerilimler ve Karadeniz güvenliği konularına daha fazla ilgi göstermesi beklenebilir.

Demokratların kontrolündeki yeni Kongre, bu dengenin sınırlarını hatırlatıyor. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde Kongre komiteleri, düşünce kuruluşları, iş dünyası ve diaspora kanallarıyla kurumsal ilişkilerini güçlendirmesi, liderler arası diplomasi kadar önemli olacaktır.

Kanada ile stratejik ortaklık, Romanya ve Bulgaristan ile Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu, Polonya ve İtalya ile savunma sanayii iş birliği, Türkiye'nin güvenlik ilişkilerini kurumsal çeşitlendirme araçlarıdır.

Kısa vadede ise önümüzdeki 2 ayın risklerine hazırlıklı olmak gerekiyor. İran'da olası bir tırmanma, Türkiye'yi enerji fiyatları, hava sahası güvenliği ve göç hareketleri bakımından doğrudan etkileyebilir. Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılar sürerken 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin titizlikle uygulanması da bölgesel istikrarın temel güvencelerinden biri olmaya devam ediyor.


Sonuç: Liderler değişir, kurumlar kalır

Trump'ın önümüzdeki 2 ayda barış mirası mı yoksa son bir tırmanma mı seçeceği henüz belli değil. Ancak her iki durumda da sonuç değişmeyecek: Kişiselleştirilmiş ve merkeziyetçi dış politika hızlı ama kırılgan sonuçlar üretir; kurumsal ilişkiler ise daha yavaş ama daha kalıcıdır.

Seçimler liderleri değiştirebilir; ancak NATO, AB, uluslararası kuruluşlar ve parlamentolar gibi kurumlar, bu değişimin ne kadar ileri gidebileceğinin sınırlarını belirler.

Türkiye açısından doğru strateji de buradan çıkıyor: Liderler arası diyaloğun sağladığı fırsatları değerlendirmek, ancak ilişkileri iktidar değişikliklerine dayanıklı kurumsal zeminlere taşımak.

 

 

Kaynakça ve orijinal bağlantılar:

1. CBS News, 2026 Senate Midterm Election Results as Democrats Win Control, 4 Kasım 2026. cbsnews.com
2. NBC Washington, Live Updates: Democrats Win Control of the House and Senate, 4 Kasım 2026. nbcwashington.com
3. MS NOW, 2026 Midterm Election Takeaways, 4 Kasım 2026. ms.now
4. CNN, How Trump Is Expected to Handle Being a Lame-Duck President, 4 Kasım 2026. cnn.com
5. Foreign Affairs, The Dangers of a Lame-Duck Trump, Kasım 2026. foreignaffairs.com
6. Newsweek, Lame Duck Trump? After Midterm Drubbing Comes a President Unleashed, Kasım 2026. newsweek.com
7. Euronews, Lame Duck or Mad Dog? Why Trump's Defeat Could Spell Trouble for Europe, 4 Kasım 2026. euronews.com
8. AFP (Inquirer), Donald the Lame Duck? Trump May Have Other Ideas, Kasım 2026. inquirer.net
9. Senatör Tim Kaine, Congress Approves Bill Barring Presidents from Unilaterally Exiting NATO, Aralık 2023. kaine.senate.gov
10. ABC News, Israel Final Election Results: Netanyahu's Bloc Maintains Lead but Does Not Secure Majority, 29 Ekim 2026. abcnews.com
11. The Jerusalem Post, Israel Election Results: Netanyahu Bloc Wins 53 Seats, Opposition Holds 48, Ekim 2026. jpost.com
12. Al Jazeera, Israel Election Result Shows No Overall Majority as Vote Count Complete, 29 Ekim 2026. aljazeera.com
13. N1, Election Commission Confirms Landslide Victory for Student List in Preliminary Count, 26 Ekim 2026. n1info.rs
14. RFE/RL, 'Committed To European Integration': Student List's Srdanovic On Serbia's Post-Vucic Future, Ekim 2026. rferl.org
15. Meduza, Bulgaria Set to Elect Its First Female President as Iliana Yotova Wins Runoff, 2 Kasım 2026. meduza.io
16. Al Jazeera, Initial Results Indicate Victory for Iotova in Bulgarian Presidential Vote, 1 Kasım 2026. aljazeera.com
17. Novinite, Bulgaria Elects First Woman President as Yotova Defeats Gyurov in Runoff, Kasım 2026. novinite.com
18. Bloomberg, Presidential Win Strengthens Bulgaria Ukraine-Skeptic Leader, 1 Kasım 2026. bloomberg.com
19. Reuters (gCaptain), Romania Blames Russia For Drone That Sinks Cargo Ship, 24 Ekim 2026. gcaptain.com
20. Karadağ Hükümeti, Montenegro Fully Aligns Its Visa Policy with the European Union, 27 Temmuz 2026. gov.me
21. Kanada Başbakanlığı, Statement by Prime Minister Carney and President Recep Tayyip Erdoğan, 22 Ekim 2026. pm.gc.ca
22. Romanya Savunma Bakanlığı, Romania, Bulgaria and Türkiye Expand the MCM Black Sea TG Missions, 8 Temmuz 2026. mapn.ro
23. Ali Oğuz Diriöz, TASAM, Türkiye'nin Emniyetli (Fail-Safe) Avrupa Güvenliği Yaklaşımı, 20 Kasım 2025. tasam.org

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU