BirGün muhabiri İsmail Arı bir yılda ikinci kez tutuklandı

BirGün muhabiri İsmail Arı, eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikâyeti üzerine gözaltına alındıktan sonra sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Tutuklama gerekçesi olarak kaçma ve delil karartma ihtimalleri gösterildi

Fotoğraf: BirGün gazetesi

BirGün muhabiri İsmail Arı, bir yıl içinde ikinci kez tutuklandı. Eski Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin’in şikâyeti üzerine hakkında “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi yayma” suçlamaları yöneltilen Arı, dün Ankara’da gözaltına alındı.

Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne ifade vermek üzere saat 15.30’da davet edilen Arı’ya, emniyete gittiğinde gözaltı kararı tebliğ edildi. Geceyi emniyette geçiren gazeteci, sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadesi saat 12.00’de başlayan Arı’nın işlemleri yaklaşık bir saat sonra tamamlandı.

Savcılık, İsmail Arı’yı tutuklama talebiyle hakimliğe sevk etti. Arı’ya yöneltilen suçlamalar arasında “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” da yer aldı.

Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddesinde, halk arasında endişe, korku veya panik yaratma amacıyla ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığıyla ilgili gerçeğe aykırı bilgileri, kamu barışını bozmaya elverişli biçimde alenen yayan kişilere bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.

Arı’nın savcılık ifadesi

BirGün muhabiri İsmail Arı, eski Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin'in şikayeti üzerine yürütülen soruşturmada savcılığa verdiği ifadede, üzerine atılı suçlamaları reddetti. Arı, gazetecilik faaliyeti dışında herhangi bir işinin olmadığını belirterek, “Kimsenin huzur ve sükununu bozma kastı ile hareket etmedim. Hakaret içeren herhangi bir paylaşımım da mevcut değildir. Yanıltıcı bir bilgi de paylaşmadım” dedi.

BirGün muhabiri İsmail Arı, eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin'in şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, “halkı yanıltıcı bilgiyi yayma” suçundan tutuklandı. 

Arı’ya Savcılık'ta, "Cumhuriyet gazetesinde fon soruşturmasına dair yer alan bir haberi paylaşarak, fon soruşturmasında adı geçen ve yurt dışına kaçtığı iddia edilen eski bürokrat Osman Nacar’ın eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin ile tanışıklığının olduğuna dair" bir paylaşım yapıp yapmadığı, eğer yaptıysa da elinde Şahin’in fon soruşturması ile ilgisi olduğuna dair bir belge olup olmadığı soruldu.

Böyle bir paylaşım yapıp yapmadığını hatırlamadığını söyleyen Arı, aynı konuyla ilgili İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen dosya kapsamında da ifadeye çağrıldığını belirtti. 

İsmail Arı, şunları kaydetti:

"Kimsenin huzurunu bozma kastıyla hareket etmedim"

Halen aldığım tehditler nedeni ile Ankara Valiliği'nin hakkımda koruma kararı vardır. Yani devlet tarafından korunan bir gazeteciyim. Anayasa ile güvence altına alınan gazetecilik faaliyetim dışında hiçbir işim yoktur. Ebubekir Şahin ile ilgili fon soruşturmasında isminin geçip geçmediğini bilmiyorum. Bu konu ile ilgili bir haber de yapmadım. Ben aynı konuyla ilgili İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dosyasından gönderilen talimat gereğince Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından ifadeye çağrıldım. Beni şahsi telefonumdan polis memuru aradı. Daha sonra ben ifade vermeye gidecektim. Bana mesaj atarak ‘Ben 1 hafta izinliyim, 1 hafta sonra gel’ dedi. Tüm bu süreçlere avukatım da şahittir. Bunun akabinde nasıl olduğunu bilmediğim bir şekilde dosya Ankara'ya gelmiş. Ankara'da Güvenlik Şube Müdürlüğü'ndeki görevli polisler beni arayınca ifade vermeye hemen gittim. Gözaltına alınmamı gerektiren herhangi bir durum da söz konusu değildi. Buna rağmen gözaltına alındım. Kimsenin huzur ve sükununu bozma kastıyla hareket etmedim. Hakaret içeren herhangi bir paylaşımım da mevcut değildir. Yanıltıcı bir bilgi de paylaşmadım. Zaten yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunun unsurları da oluşmamıştır. Halkı kesinlikle galeyana getirecek, kışkırtacak bir eylemim yoktur.

İsmail Arı, 7 yıldır gazetecilik yaptığını, mesleğinin amacının halkı bilgilendirmek olduğunu belirterek, "Mesleğimin gerekleri dışında herhangi bir habercilik yapmadım. Hakkımda birçok soruşturma açıldı ama çok büyük bir kısmından takipsizlik kararı aldım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Hakkımda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini talep ediyorum” diye konuştu.

Arı'nın avukatı Taylan Arı, müvekkilinin müştekiye ilişkin ısrar kapsamında değerlendirilebilecek sayı ve sıklıkta haber yapmadığını belirtti. "Kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçunun oluşabilmesi için özel kastın bulunması gerektiğini söyleyen avukat Arı, “Müvekkil gazetecidir. Yaptığı haberler gazetecilik kapsamındadır ve haber verme saiki taşımaktadır. Atılı suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır” dedi.

Müvekkilinin, müştekinin onur, şeref ve saygınlığını zedeleyecek nitelikte olgu veya fiil isnadında bulunmadığını da savunan avukat Taylan Arı, hakaret suçunun unsurlarının da oluşmadığını belirtti.

Avukat Hayati Küçük de Arı'nın şikayetçiye WhatsApp üzerinden kendisi hakkında yapacağı haberi bildirdiğini ve görüşünü almak istediğini belirterek, şunları söyledi:

“Şikayetçi buna geri dönüş yapmadığı gibi kendisini rahatsız ettiği savı ile şikayette bulunmuştur. Burada bir ısrarlı takip gibi bir suç unsurundan bahsedilmekle birlikte esasen gazetecilik mesleğini hakkıyla yerine getirdiğini gösteren bir delil teşkil etmektedir.”

Avukat Küçük, müvekkilinin, sorulan paylaşımı yaptığını hatırlamadığını, paylaşım yapıldığı kabul edilse bile TCK'nin 217/A maddesinde düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığını savundu.

Avukat Altıparmak: Neyin gerçeğe aykırı olduğu ifade edilmiş değil

Avukat Kerem Altıparmak, Ebubekir Şahin'in uzun süre RTÜK Başkanlığı yaptığını ve halen Türk Telekom Genel Müdürlüğü görevini yürüttüğünü belirterek, Şahin'in kamusal konumuna ve konunun kamuoyundaki önemine dikkati çekti.

Türkiye'de 16 Eylül 2026'dan itibaren 20 ile 100 milyar dolar arasında kamusal kayba yol açan bir fon krizinin varlığının bilindiğini kaydeden Altıparmak, bu süreçte üst düzey siyasetçiler ve kamu görevlilerinin de rol aldığının iddia edildiğini söyledi.

Bu konularda yapılacak haberlerin kamusal faydaya yönelik olduğunu ifade eden Altıparmak, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunun oluşması için gerçeğe aykırı bir bilginin bulunması gerektiğini belirtti. Kerem Altıparmak, “Şikayette neyin gerçeğe aykırı olduğu ifade edilmiş değildir” dedi.

 

Independent Türkçe, ANKA

DAHA FAZLA HABER OKU