Bilim insanları, kişinin gülümsemesinin çekici gelme olasılığını artıran yüz, dudak ve diş özelliklerini belirledi. Bu gelişme, diş ve kozmetik tedavilerin daha iyi planlanmasını sağlayabilir.
Gülümseme, insanlarda mutluluğun evrensel ifadesi olsa da tebessümünyüzdeki görünümü ve özellikleri etnik gruplara göre farklılık gösteriyor.
Araştırmacılar, gülümseme çizgisi, üst dudak eğriliği ve simetri gibi çeşitli gülümseme özellikleri belirlemişti.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Ancak araştırmacılar, gülümsemeyle ilişkili yüz özelliklerini inceleyen önceki çalışmaların çoğunlukla beyaz popülasyonlara odaklandığını belirtiyor.
Bilim insanları bu konuyu artık sistematik bir şekilde ele alarak ortalama yaşları 21 olan yaklaşık 500 genç Vietnamlı yetişkinin dinamik gülümsemelerini kaydedip inceledi.
Araştırmacılar, katılımcıların dinamik tebessümlerini kaydederek gülümsedikleri sırada dudaklarının, dişlerinin ve çevresindeki yumuşak dokuların tüm hareketlerini yakaladı.
Bilim insanlarına göre gülümseme sabit bir yapıdan ziyade bir hareket olduğu için bu yaklaşım önem taşıyordu.
Gülümseme sırasında dokuların hareket şeklinin, hangi dişlerin görüneceğini, dudakların nasıl kıvrılacağını ve diş etinin ve bukkal koridorun ne kadarının görüneceğini değiştirebileceğini söylüyorlar.
Her katılımcı, bir kez dudakları normal pozisyondayken ve bir kez de zorlamadan, doğal bir şekilde gülümserken olmak üzere iki kere kaydedildi.
Görüntüler ayrıca parlaklık, kontrast, boyut ve baş pozisyonu açısından standartlaştırıldı.
Bilim insanları bir gülümsemenin görünümünü ve ne kadar çekici göründüğünü şekillendiren yüz ve ağız parametrelerini belirlemeye çalıştı.
Gülümsemelerin 8 özelliğinin yanı sıra üst dudak eğriliği, gülümseme çizgisi, gülümseme simetrisi ve diş görünürlüğü dahil 9 ayrı yüz ve ağız parametresini daha incelediler.
Araştırmacıların özellikle üzerinde durduğu parametrelerden biri ön gülümseme çizgisiydi. Bu çizgi, gülümseyince üst ön dişlerin alt kenarları boyunca uzanan hayali bir kıvrım.
Ayrıca her katılımcının bukkal koridor boşluğunu da incelediler. Bu da ağız köşeleriyle üst arka dişlerin dış yüzeyleri arasındaki üçgen bölgeyi ifade ediyor.
Gülüş genişliğinin gülüş yüksekliğine oranı olarak hesaplanan gülümseme indeksi de her katılımcıda ölçüldü.
Araştırmacılar, bu ölçümleri üst dudak uzunluğu, dudak hareketliliği ve ağız büyüklüğü gibi diğer ölçümlerle de karşılaştırdı.
Katılımcılar daha sonra gülümsemelerinin çekicilik düzeyine göre sınıflandırıldı.
Yüz özelliklerinden üçü (ön gülümseme çizgisi, gülümseme çizgisi ve üst dudak eğriliği) çeşitli gülümseme ölçümleriyle geniş çapta ilişkiliydi.
Araştırmacılar, birçok hasta ve doktorun içgüdüsel olarak önem verdiği gülümseme simetrisiyle tebessüm sırasındaki üst dudak uzunluğu arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunduğunu saptadı.
Bilim insanları, bir kişinin gülüşünün çekiciliğine katkıda bulunan belirli yumuşak doku ve diş faktörlerini tanımladı.
Bu tür ilişkilere dair öngörüler, ortodontistler ve cerrahlar için önem arz ediyor.
Bulgular, sözkonusu unsurların birbiriyle iç içe geçmesi nedeniyle kişinin diş pozisyonunun değiştirilmesinin, gülüşün genel karakterinde anlamlı bir değişim yaratabileceği yönündeki klinik sezgiyi destekliyor.
Araştırmacılar şöyle yazıyor:
Bu çalışma, gülüş morfolojisi, yüz ve ağız faktörleri hakkında kapsamlı bir veri seti sunuyor.
Bilim insanlarına göre Güneydoğu Asya popülasyonunda bugüne kadar gülümseme morfolojisi hakkında elde edilen en ayrıntılı verileri sunan araştırma, gelecekteki "kişiye özel estetik tedavi planlamasına" katkı sağlayabilir.
*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç
© The Independent