Bin yıllık kayıtlar, Avustralya'nın yangın krizinin geçmişine ışık tuttu

Sömürgeleşme, okaliptüs ağacı örtüsünde 4 katlık bir artışa yol açtı ve arazi yapısını ağaçlık açık alandan ormana dönüştürdü

Helikopter Emu Heights'taki orman yangınına su bırakıyor (AFP)

Yeni bir çalışma, Britanya sömürge yönetimi döneminde Avustralya'nın ormanlarında yapılan değişikliklerin iklim değişikliğinin etkilerini artırdığını ve ülkeyi orman ve çalılık yangınlarına daha yatkın hale getirdiğini öne sürüyor.

Melbourne Üniversitesi'nden bilim insanları, araştırmanın yerli toplulukların yaptığı kültürel yakma uygulamalarının değerine dair kanıtlar sunduğunu söylüyor.

Yeni çalışmanın yazarlarından Michael-Shawn Fletcher, "İklim kayıtları, sömürgeleştirme öncesinde bölgede Kül Çarşambası ve Kara Cumartesi yangınları sırasında görülenler kadar tehlikeli hava koşullarının yaşandığı dönemlerin tekrarlandığını gösteriyor. Ancak kültürel yakma sayesinde açık tutulan arazi, bölgeyi felaket boyutundaki yangınlardan koruyordu" dedi.

Sömürgeleştirme bu uygulamayı sona erdirdiğinde orman, bölge genelinde genişleyip yoğunlaşarak arazide yanıcı madde birikmesine yol açtı. Yangınların kontrolünü iklime bırakan da bu dönüşüm oldu.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Nature dergisinde yayımlanan çalışma, Doğu Gippsland'daki Croajingolong Milli Parkı'nın son bin yıllık bitki örtüsü, yangın ve erozyon geçmişini yeniden ortaya koydu. Park, Avustralya'nın güneydoğusunda yangına en yatkın ormanlık alanlardan biri.

Araştırma, Britanya'nın 1788'de başlayan sömürgeleştirme sürecinin, okaliptüs ağaç örtüsünde 4 kat artışa ve arazi yapısının ormanlık açık alandan ormana dönüşmesine yol açtığını gösterdi.

Bu değişiklikler insan kaynaklı iklim değişikliğinden önce gerçekleşti ve güneydoğu Avustralya okaliptüs ormanlarının yangına karşı mevcut savunmasızlığının, sömürge dönemine ait arazi kullanım mirasından büyük ölçüde etkilendiğini gösteriyor.

Dr. Fletcher, "Avustralya'nın yangın kriziyle ilgili tartışmaların çoğu iklim değişikliğinde duruyor" dedi.

Çalışmamız, iklim değişikliği başlamadan çok önce çevreyi etkileyen orman genişlemesi ve yoğunlaşmasını gösteriyor.

Araştırmacılar, geçmişteki yangınların sıcaklığını belirlemek için göl tortularında korunmuş odun kömürü kalıntılarını analiz etti. Sömürge öncesi dönemdeki kültürel yakma işlemlerinden kaynaklanan soğuk yangınların yerini daha sonra sıcak orman yangınlarının aldığını tespit ettiler.

Yüksek sıcaklıklı yangınlar, okaliptüslerin 4 katına çıkan örtüsüyle birlikte bir zamanlar seyrek ağaçlı olan alanın sık bir ormana dönüşmesine ve arazide daha fazla yanıcı madde birikmesine yol açtı.

Yerli liderler, bulguların kültürel yakma geleneğini yeniden canlandırmanın ve geleneksel toprak sahiplerinin topraklarına sahip çıkmasını desteklemenin, gelecekteki orman yangını riskini azaltmanın önemli bir bileşeni olduğunu gösterdiğini söylüyor.

Gunaikurnai topluluğunun ileri gelenlerinden Russell Mullett Amca, atalarının towera'yla, yani ateşle doğduğunu söyledi. "Towera olmazsa topraklar Gunaikurnai halkı, hayvanlar ve bitkiler için son derece tehlikeli hale gelir" diye konuştu.

"Bu tür çalışmalar, topraklar için towera arazi yönetimi girişimlerini desteklemek adına somut bilimsel kanıtlar sunuyor" diye ekledi.



*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir

independent.co.uk/news/science

Independent Türkçe için çeviren: Çağatay Koparal

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU