Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde konuştu.
Erdoğan konuşmasında şunları söyledi:
Az önce Harran Üniversitemizin çok sesli korosu bir dinleti icra etti. Yaşam ve eğitim hakkı ellerinden alınan Gazzeli çocuklara ithaf edilen bu beste bizleri ziyadesiyle etkiledi. Son 3 yıldır annelerini, babalarını, kardeşlerini, arkadaşlarını toprağa veren, evleri ve okulları Siyonistler tarafından yerle yeksan edilen tüm Gazzeli öğrencilere, bölgemizin ve dünyanın dört bir yanındaki mazlum ve mağdurlara en güçlü dayanışma mesajlarımı iletiyorum. Medeniyet maskesi takan barbarlar unutsa da Fırat'ın öte yakasındaki çocukları asla unutmayacağımızı, haklı davalarını savunacağımızı özellikle ifade ediyorum. İşgal altındaki Filistin topraklarındaki şehitlerimize Allah'tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Burada bir hususun altını çizmekte fayda görüyorum. Dün Antalya'da ev sahipliği yaptığımız Uzay Kongresi'ndeki hitabımda da ifade ettim. Merkezinde yer aldığımız coğrafya sayısız hazineyle dolu. Bağdat'tan İstanbul'a, Buhara'dan Bursa'ya kadar çok geniş bir coğrafyayı adım adım ihya etmiştir. Bizim zihin haritamızda bilginin odağında anlam, anlamın çekirdeğinde hakikat vardır. Bilgi bu yönüyle derinleşme, tefekkür etme noktasında yegâne araçtır. İlmi ve âlimi baş tacı eden ecdat da bu kavrayışla hareket etmiştir.
“Yapay zekâdaki baş döndürücü gelişmeler üniversitelerimiz için sınayıcı bir boyut almıştır”
Geçmişte üniversitelerin öncelikli aracı eldeki bilginin aktarılmasıydı. İlave olarak araştırma faaliyetleri de ağırlık kazanmaya başladı. Devam eden süreçte ise milyonlara üçüncü misyon olarak ekonomik ve toplumsal katkı da eklendi. Bugünün üniversiteleri var olan bilgiyi öğrencilere aktaran, araştırma faaliyetleriyle yeni bilgilere ulaşan, bu bilgileri de toplumla paylaşıp meselelere çözüm üreten kurumlardır. Üniversitelerimizin kendilerinden beklentimiz bunlardır. Ancak yapay zekâdaki baş döndürücü gelişmeler üniversitelerimiz için sınayıcı bir boyut almıştır. Bilgiye erişim kolaylaşmıştır. Bilgiyi karşılaştırmalı ele almanın, sorgulamanın, değerlendirme yapmanın önemi giderek azalıyor. Kaynağa giden yollar kısalırken, eforun kıymeti, bereketi, getirisi de unutuluyor. Akademide yolda olmak kimi zaman menzile ulaşmaktan daha faydalıdır. Tıpkı karanlık fabrikalarda gördüğümüz gibi akademik süreçlerde de insan faktörü azalıyor. Yapay zekânın sunduğu bilgilerin sıhhati çoğu zaman sorgulanıyor. Burada dikkat etmemiz gereken en hayati nokta şurasıdır; öğrenci ile akademisyen arasındaki bağ sadece bilgi aktarımından ibaret değildir. Ona bilimsel bir kültür aşılar. Burada ana aktör insan olmazsa aktarılan bilgi de kalıcı olmaz. Hiçbir çaba harcanmadan edinilen bilgi anında unutulur. Üniversitelerimizin yapay zekâ ve yeni teknolojiler bağlamında bu sorunlara etraflıca kafa yormaları gerektiğine inanıyorum.
“Toplam 6 üniversitemiz ilk 500'e girdi”
Türkiye olarak 6,3 milyon öğrencimiz, 208 üniversitemiz ve 190 bin akademik personelimizle en geniş yükseköğretim ailesine sahip ülkelerden birisiyiz. Makale ve derleme türündeki yayınlar sayısında 15'inci sıradayız. Nitelikli yayınlar OECD ortalamasını yakalamış durumda. Uluslararası sıralamadaki konumumuzu da küresel ölçekte tescil ediyor. Toplam 6 üniversitemiz ilk 500'e girdi. Hocalarımızı bir kez daha tebrik ediyorum. Bu rakamlar önemlidir ama bizim nazarımızda yeterli değildir. Akademinin asli misyonu birbirini tekrar eden çalışmalar yerine, yeni tezler, yeni argümanlar, yeni fikirler ortaya koymasıdır. Özellikle bu dönemde üniversitelerimizin üçüncü misyonlarına daha fazla yoğunlaşmasını; ekonomiye ve topluma yaptıkları katkıyı artırmalarını arzu ediyoruz. Reel sektörün ihtiyaçlarıyla uyumlu yükseköğretim sisteminin yaygınlaştırılması gerekiyor. Ne eğitimde ne istihdamda denilen gençlerin sayısını en aza indirmemiz çok mühimdir. Eğitimlerini tamamlayan gençlerimizin üretim ve istihdamda daha fazla yer almasını sağlayacak, Türkiye için büyük potansiyeli harekete geçirmiş olacağız. İlk etapta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Konya ve Gaziantep'te 185 mesleki önlisans programında öğrenim gören 120 bin öğrenciyle bu süreci başlatacağız. Kariyer planlama platformunun da önemli ihtiyacı gidereceğine inanıyorum.
Independent Türkçe