CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz. Ahlaki temellerde inşa edeceğiz. Kişinin inancını, yaşam tarzını asla ve asla siyasete malzeme etmeyeceğiz. Bizim için insan en değerli varlıktır. Türkiye'nin geleceğini konuşacağız ve var olan sorunların nasıl aşılması gerektiğini anlatacağız. Hiç kimse yargılanmaz değildir. Şu anda benim dokunulmazlığım yok. Daha doğrusu dosyalar olduğunda, şikâyet olduğunda ben de giderim kendimi savunurum. Kimse, beni niye yargılıyorlar diyemez. Ama yargılamanın da kendine göre kuralları olması lazım. Sabahın 5'inde bir belediye başkanının kapısı çalınmaz, kırılmaz ve içeri girilmez. Sabahın 5'inde kapıyı açan bir kadının gece kıyafeti medyaya servis edilmez. Bunlar insanlık dışı işlemler, bunları kabul etmiyoruz. Bir belediye başkanının yargılanması elbette olabilir. Niçin yargılanıyor diye özel bir tavrımız da yok ama belediye başkanının tutuklanmasını doğru bulmayız. Bunu ilk belediye başkanımız gözaltına alındığında da söyledim.
“Vatandaşın gerçek dertleriyle ilgilenen bir siyasal iktidarın olmadığını görüyoruz”
Ankara'yı parsel parsel satan kişi belediye başkanıydı. Davet edildi, ağzında sakızıyla geldi. Çıkışta elini kolunu sallayarak çıktı. Adeta 'Beni kimse yargılayamaz' atmosferi içinde adliyeden ayrıldı. Ülkenin dört bir yanı yangın yerine dönmüş vaziyette. Kime dokunsanız dert yanıyor. Kiminle konuşsanız dertli. Ortada şu soru dolaşıyor; bu memleket nereye gidiyor? Her türlü yasa dışı işlemleri yapanların at koşturduğu bir memlekete döndük. Uyuşturucu baronlarından tutun, borsa çetelerine kadar herkes ya devleti soyuyor ya yasa dışı işler yapıyor. Bu 25 yıllık bir iktidarın bize bıraktığı bir miras gibi duruyor. Bakıldığı zaman vatandaşın gerçek dertleriyle ilgilenen bir siyasal iktidarın olmadığını görüyoruz.
Mutfakta yangın var, söndürülmesi lazım doğrudur. Bunun için iktidar değişikliği gerekmektedir. Bunun için Türkiye'nin yeni bir iktidara, halkı düşünen iktidara ihtiyacı vardır. Bu bir devlet krizi. Siyasiyle bürokrat iş birliği yapıyorlar, vatandaşı soymak için. Fon skandalı bunun en tipik örneği. Bir tarafında bürokratlar, bir tarafında siyasetçiler var, acaba tasarrufumu iyi değerlendirebilir miyim diyen vatandaş var. Borsa vurgununda kimler kazandı, bunu bilmeye hakkımız var. Eğer 538 milyar liralık bir rakamdan söz ediyorsak, bu vurgundan kimler kazandı? Kimler denetlemekle görevliydi borsayı, onları da bilmemiz lazım. Bu soygunu bildiği halde kimler zamanında müdahale etmedi? Üç temel soru.
Fatma Betül Sayan Kaya. Dört ismi var, dört dörtlük bir soygun yapmış. Mehmet Şimşek'in yapması gereken tek bir şey var, istifa etmek. SPK, senin üstünde bir egemen güç olarak duruyorsa o makamı derhal bırakacaksın kardeşim. Mehmet Şimşek'in dürüstlüğüne bir şey demiyorum ama yönetim sıfır. Orada kimin gücüyle oturuyorsun sen? Bir an önce o koltuğu terk etmek zorundasın, kendi geleceğini karalamamak için.
“AK Parti içinde Erdoğan sonrası iktidar mücadelesi var”
AK Parti içindeki hesaplaşmalara da bakmamız lazım. Bu iş birden ortaya çıkmadı. AK Parti içinde Erdoğan sonrası iktidar mücadelesi var. Erdoğan giderse kim gelecek? Acaba bu fon olayının arkasında bu hesaplaşma mı var? Bunu sadece ben söylemiyorum, aşağı yukarı herkes söylüyor. AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram da söylüyor. Bunları birden fazla yerde sayıyor. Bunları söyledi diye uyarı geliyor, X hesabından yaptığı paylaşımda özür diler gibi atmosfere giriyor. Söylediğin sözün arkasında duracaksın. Arınma sadece CHP'de değil. Arındık zaten ama arınacağız. Kör kuruşun hesabını soracağız. Bu millet için yapacağız onu.
Independent Türkçe