Ukrayna-Rusya savaşında 1651. günü geride bırakırken, taraflar birbirine net bir üstünlük sağlamış değiller.
Rusya, asker sıkıntısını ciddi bir biçimde hissederken, Ukrayna ise balistik füzelere karşı savunma sisteminde giderek büyüyen bir açıkla karşı karşıya.
Rusya hâlen günde 1000 kişiyi askere alabiliyor.
Ama bu sayı kaybettiği asker sayısının çok altında kaldığı için cephe savaşı yerine balistik füze saldırılarına ağırlık veriyor.
Geçtiğimiz temmuz ayından bu yana yaklaşık 370 füze fırlatan Rusya, Ukrayna'nın altyapısına ciddi hasarlar verdi.
Kiev ise Moskova'nın asker açığı nedeniyle seferberlik ilan edeceğini öne sürdü.
Bu iddiaya yanıt veren Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitry Medvedev, herhangi bir seferberlik planlarının olmadığını söyledi.
Medvedev, Rusya'nın yeterli sayıda gönüllüsü olduğunu savundu.
CIA Başkanı John Ratcliffe'in Moskova'ya yaptığı son ziyaret ve gerçekleştirdiği görüşmeler, savaşın gidişatına yönelik bazı ipuçları verdi. Söz konusu ziyaret "ABD, Rusya'ya yeni kolaylıklar mı tanıyor?" sorusunu da beraberinde getirdi.
Ziyareti değerlendiren Polonya Başbakanı Donald Tusk, bazı konuların gizli kalmasına saygı duyduklarını, ama öğrendiklerine ilişkin de önlem almak zorunda olduklarını söyledi.
Tusk, sonbahar ve kış aylarının Rusya için çok önemli olacağını belirtti.
Rusya'nın savaşı tırmandırmaya hazırlandığına dair ciddi işaretler olduğunu aktaran Tusk, önümüzdeki 7-8 ayın sadece Ukrayna ve Polonya'nın değil, tüm bölgenin güvenliği için kritik olabileceğine vurgu yaptı.
Polonya Başbakanı çok açık konuşmasa da sözlerinden, Rusya'nın savaşı Ukrayna topraklarının dışına, Kuzey Avrupa'ya yaymaya başlayacağını anlıyoruz.
Ziyaret hakkında konuşan Trump da CIA Başkanının rutin görüşmeler yaptığını, Rusya'yı NATO üyesi Baltık ülkeleri Estonya, Litvanya ve Letonya'ya yönelik eylemlerde bulunmaması konusunda uyardıklarını bildirdi.
Bu arada, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerden, hava savunma sistemine acil destek istedi.
Ukrayna'nın hava savunma sistemi ağırlıklı olarak ABD'nin verdiği Patriotlara dayanıyor.
Ancak İran savaşı nedeniyle ABD, Avrupa'daki Patriotları kullanmak zorunda kalınca, Ukrayna savunmasında ciddi sıkıntı yaşamaya başladı.
Ruslara en büyük zararı veren Ukrayna Ordusu'nun İnsansız Hava Araçlarının bağlı olduğu 414. Tugay, kayıplara ilişkin bazı veriler paylaştı.
Ukrayna Ordusunun iddiasına göre, 21 Temmuz 2024'ten bu yana 414. Tugayın saldırılarında 50.336 Rus askeri öldürüldü veya yaralandı.
Ölen Rus askeri sayısının 29.023, yaralı Rus askeri sayısının 21.313 olduğu öne sürüldü.
Bu rakamların, 414. Tugayın tek başına Rus Ordusuna vurduğu darbenin büyüklüğünü göstermesi bakımından önemli olduğuna işaret edildi.
Ukrayna'ya destek olmak isteyen Avrupa Birliği ülkeleri ise aralarındaki anlaşmazlıklara çözüm bulmakta zorlanıyorlar.
İsveç, Polonya, Hollanda ve İspanya, geçtiğimiz 27 Ağustos'ta Ukrayna'ya destek olmak için Rusya Merkez Bankasının dondurulmuş varlıklarının kullanılmasını Avrupa Birliği'ne bir kez daha önerdiler.
Söz konusu ülkelerin, Avrupa Birliği Komisyonu'na gönderdikleri ortak mektupta, "Rusya'nın dondurulmuş varlıklarından Ukrayna'nın yararına nasıl daha fazla faydalanabileceğimiz konusunu bir kez daha ele almanın zamanı geldi" ifadelerine yer verildi.
Ancak Belçika'nın karşı çıkması nedeniyle anlaşma sağlanamadı.
Avrupa Birliği'ndeki finansal varlıkların önemli bölümünün Belçika'da bulunması ve bu ülkenin sorumluluk almak istememesi yüzünden yaklaşık 200 milyar avroluk kaynağın kullanılması mümkün olmadı.
Rusya'nın varlıklarının yerine, Avrupa Birliği Ukrayna'ya 90 milyar avro kredi verme konusunda anlaştı.
Ancak bu para kredi olduğu için Ukrayna, Avrupa Birliği'ne bir kez daha borçlanmış olacak.
Ayrıca söz konusu miktarın parçalar hâlinde verilecek olması da Ukrayna'nın pek işine yaramayacak gibi gözüküyor.
Rusya ise ciddi bir akaryakıt sıkıntısı yaşıyor.
Ukrayna'nın İnsansız Hava Araçlarıyla (İHA) başta Orsk olmak üzere birçok petrol rafinerisini vurması, Rusya'da önemli akaryakıt açıklarına yol açtı.
Bu nedenle Moskova, Rus petrolünün işlenmesi için ağustos ayının başlarında Kazakistan ile anlaşma yapmak zorunda kaldı.
Anlaşmaya göre Rusya, işlenen petrolün yüzde 30'unu Kazakistan'a verecek.
Bir diğer sorun ise iki ülke arasında boru hattının bulunmaması nedeniyle işlenen petrolün Rusya'ya trenle dönecek olması.
Rusya'nın ayrıca Mısır, Hindistan, Belarus ve Türkiye'den benzin aldığı belirtiliyor.
Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerini vurması, sadece Rusya iç pazarında yaşanan sıkıntılarla sınırlı kalmadı.
Ambargolara rağmen petrolünü satarak önemli kazançlar elde eden Rusya'nın geliri de düştü.
İç piyasadaki kıtlığı önlemek için dışarıdan benzin almak ise Rusya'ya ayrı bir yük getirdi.
Rusya, Ukrayna'nın rafinerileri hedef alma stratejisini İngiltere'nin geliştirdiğini savunarak, bunun Londra'ya bir bedeli olacağı uyarısında bulundu.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish