Nesilde bir kez görülebilecek bir doğa olayını, Dünya'nın en iyi gözlem noktalarından birinden tamamen tesadüfen izledim.
Barselona'da bir hafta boyunca dans partilerine katılıp şehri gezdikten sonra sonra bitkin düşmüştüm, serotonin seviyem de dibe vurmuştu. Daha sakin tempoda dinlenebileceğim, yaklaşık 40 dakika uzaklıktaki sahil beldesi Sitges'e bir gezi ayarladım.
Yola çıkmayı planladığım çarşamba akşamı Barselona'dan Sitges'e giden tren hattının aşırı kalabalık olabileceğini ancak bir gün önce, birinin söylemesiyle öğrendim. O kadar çok parti yapmıştım ki nadir görülen tam Güneş tutulması dikkatimden tamamen kaçmıştı.
Sonra tam tutulma hattının İzlanda, Grönland, Rusya'nın kuzeyi ve İspanya'dan geçtiğini öğrendim.
İzlanda soğuk ve bulutluydu. Grönland, Donald Trump'ın bölgeyi ele geçirme tehditlerinin gölgesindeydi. Rusya, Ukrayna'yı işgal etmişti ve bunun sonucunda ortaya çıkan savaş ölüm ve acıya yol açmıştı. İspanya ise kısa süre önce Dünya Kupası'nı kazanmıştı. Sitges'te hava 29 derece ve güneşliydi, gökyüzü Barselona'dakinden daha açıktı ve kentte coşkulu bir hava hakimdi.
Geciken kalabalık trenden aceleyle indiğimde şunu fark ettim: O an dünyada bulunulabilecek en mutlu yerlerden birinin peronuna adım atmıştım. Şanslı demek yetmezdi.
Tam tutulma hattının kıyısındaki Sitges'te Güneş yalnızca 8 saniye boyunca yüzde 100 oranında kapanacaktı. Bu 8 saniye, yetişkinlik hayatımın en unutulmaz anları olacaktı.
Bu süre, insanların tutulmayı izlemek için Küba kadar uzak yerlerden geldiği İspanya'nın bazı bölgelerindekinden biraz daha kısaydı. Üstelik bazıları bulutlar nedeniyle hayal kırıklığına uğramıştı.
Trende heyecanla arkadaşlarıma mesaj göndererek kendimi böylesine doğru bir zamanda doğru bir yerde bulmanın şaşkınlığını anlatırken bir arkadaşım, "Trump gibi sersemlik yapıp Güneş'e doğrudan bakma" diye uyardı.
Trenim 19.20'de Sitges'e vardı. Koşarak gittiğim üç eczanede de tutulmayı izlemek için gerekli gözlükler tükenmişti. Tutulma gözlükleri bir anda Kovid dönemindeki tuvalet kağıtlarına dönüşmüştü, eczaneler vitrine "tükendi" yazan tabelalar asmıştı.
Sonrasında yaşananlar bana hem doğanın hem de insanlığın en güzel yanlarını gösterdi. Sitges denizine doğru uzanan iskele benzeri kayalık çıkıntıların üzerinde bir sürü kişi gördüm. Heyecanla bağırıp kayalardan birinin üzerine çıktım. Bir milyoncudan aldığım ucuz Ray-Ban tarzı gözlüklerimle gözlerimi kısarken, kartondan yapılmış, 3D gözlüklere benzeyen tutulma gözlüklerini takan herkesi kıskanıyordum.
Güneşe doğrudan gözlerimi dikmemek için elimden geleni yapıyordum. Bize bir şeyi yapmamamız söylendiğinde o şey neden birden 10 kat daha çekici hale gelir ki? İlk başta pek etkilenmemiştim. Güneş her zamanki gibiydi.
Sonra yanımdaki bir kadın zorlandığımı fark etti. Gülümsedim ve çat pat İspanyolcamla ona pek bir şey görüp göremediğini sordum. "Evet" diye İngilizce cevap verdi.
Benimkini ödünç al. Birkaç hafta önce internetten satın almıştım. Bunu mutlaka görmelisin!
Bir anda bütün bu heyecanın nedenini anladım. Ay tarafından kısmen örtüldüğünde Güneş, gökyüzü ve Dünya bir anlığına tamamen farklı görünüyordu. Kulağa basmakalıp gelse de bu bana, bakış açısındaki küçük bir değişikliğin (hayatı sadece birkaç dakikalığına başkasının gözünden görmenin) bile kendi bakış açımızı nasıl kökten değiştirebileceğini hatırlattı. Kollarımdaki tüyler yavaşça diken diken oldu. Gözlüğü uzun süre tutmamak için ona geri verdim ve kendisine defalarca teşekkür ettim. Bunu yaparken o da elimi sıktı ve birbirimize gülümsedik.
Tiyatroda veya sinemada etkileyici bir sanat eserini izlerken insanın içine işleyen o derin gücün etkisindeydim. Lanet olası telefonlar gökyüzüne çevrilmiş olsa da bireysellik yerini kolektif bir deneyime bırakmıştı. Bu doğanın gösterisiydi, artık perdenin kapanma vakti gelmişti.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Uygun gözlüklerim olmamasına rağmen tutulmanın son aşamalarını da izlemeye karar verdim. Sitges'te saat 20.29'da Ay, yaklaşık 8 saniye boyunca Güneş'in yüzde 99,7'sini kapattı. Ardından tutulma, gün batımından hemen önce, saat 20.55'te sona erene dek sürdü. Sanki ışık yavaşça kısılıp sonra yeniden açılıyordu. Ancak insanların tepkileri, bunun onlar için çok daha fazla anlam taşıdığını gösteriyordu.
Dünya karardıkça sahil boyunca kendiliğinden sevinç çığlıkları, alkışlar, haykırışlar ve hayret nidaları yükseldi. Ancak bu karanlık, uzun zamandır ilk kez iyi anlamda bir karanlıktı. Birkaç saniyeliğine hepimizi bir araya getirmişti. Bunun videosunu sonsuza dek saklayacağım.
O sırada bunu dopamin eksikliğine bağlamıştım fakat birden gözyaşlarına boğuldum, ardından da utandım. Ne de olsa hâlâ Britanyalıyım. Toplum içinde duygularımı göstermek beni mahcup ediyor.
(Neredeyse) her şeyi görmüş geçirmiş, sözümona kolay kolay etkilenmeyen diğer gazetecilerde de benzer tepkilerle karşılaştım. Doğa karşısında tarafsızlık ortadan kalkmıştı. Hayranlık duyduk, tüylerimiz diken diken oldu ve benim durumumda gözyaşları sel oldu.
O büyüleyici karanlık anda diğer her şey (bu ay Birleşik Krallık'ın başbakanının kim olduğu bile) kısa süreliğine önemsiz hale gelmişti. Ardından tam da duruma uygun biçimde, her zamanki karanlığa yeniden alışmadan önce ışık bir anlığına parladı.
Birleşik Krallık'ta bir sonraki neredeyse tam tutulma 2081'de gerçekleşecek. Yanımda duran 20'lerindeki (benim yarı yaşımda) Britanyalılar şöyle dedi:
O zamana iyice yaşlanmış olacağız. Bunu iyi ki gördük!
İşte o anda gerçekten ağladım.
Independent Türkçe için çeviren: Yasin Sofuoğlu
© The Independent