Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın ortak savunma anlaşmasının yankıları sürüyor.
Reuters'ın analizinde, Riyad yönetiminin İran savaşına çekilmemek için savunma ittifakına ve Kızıldeniz'de kurduğu çok uluslu koalisyona güvendiği belirtiliyor.
Suudi Arabistan, ortak savunma anlaşmasının İran'a ve Tahran destekli Şii milislerden gelen saldırılara daha kararlı karşılıklar vermesini sağlayacağını düşünüyor.
Ayrıca savunma ittifakı ve deniz koalisyonunun İran'a karşı caydırıcılığı artıracağı öngörülüyor.
Diğer yandan analize göre Suudi Arabistan zor bir ikilemle karşı karşıya. Riyad, Ortadoğu'daki çatışmanın içine çekilmemeye çalışırken, saldırıları önleyip ekonomik vizyonunu korumak istiyor.
Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan Ortadoğulu bir yetkili, "Suudi Arabistan'ın düşmanları, krallığın savaştan kaçınmak istediğini biliyor. Bunu suiistimal ediyorlar" diyor.
Suudi analist Aziz Gashiyan, Riyad'ın Ortadoğu'daki savaşı başından beri engellemeye çalıştığını hatırlatarak şunları söylüyor:
İran ve müttefikleri, Suudi Arabistan'ın karşılık vermeyeceğini düşünüyor. İtidalli davranmayı, saldırılara boyun eğmek şeklinde yorumluyorlar. Bu yüzden Suudi Arabistan'ın onları caydırmanın bir yolunu bulması çok önemliydi.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'taki saldırısıyla başlayan savaşta İran, Washington'ın Körfez'deki müttefiklerini hedef alarak misilleme yapıyor.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Suudi Arabistan da Irak'taki Tahran destekli Şii milislerin ve Yemen'deki Husilerin saldırılarının hedefi oldu.
Ayrıca İran destekli Husiler, Kızıldeniz'de 20 Temmuz'dan bu yana Suudi Arabistan'a deniz ablukası uyguluyor. Babülmendep Boğazı'nı kapatma tehditleri savuran örgüt, Suudi Arabistan'a ait petrol tankerlerinin yanı sıra ülkedeki petrol tesislerine de saldırı düzenlemişti.
Suudi Arabistan da ABD'nin Irak'taki İran destekli örgütlere 21 Temmuz'da düzenlediği saldırılara katılmıştı. Tahran destekli Haşdi Şabi, Washington ve Riyad'ın düzenlediği operasyonda en az 20 mensubunun öldüğünü, 30'dan fazla militanın da yaralandığını açıklamıştı.
Diğer yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos'ta Mekke'de "Ortak Savunma Anlaşması"na imza atmıştı.
Anlaşma, üç ülkeden birine düzenlenecek silahlı saldırının bütün taraflara yöneltilmiş sayılmasını öngörüyor.
Pakistan'ın BM Daimi Temsilcisi Asım Iftikhar Ahmed, Suudi medya kuruluşu Arab News'e açıklamasında, bu paktın "son haftaların en önemli gelişmelerinden biri" olduğunu belirtiyor.
Anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını söyleyerek "tamamen savunma amaçlı" olduğunu vurguluyor.
Husiler ise anlaşmadan iki gün sonra Suudi Arabistan'daki bir petrol rafinerisine saldırı düzenlemişti.
Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Kriz Grubu'ndan Yasmine Farouk, "Bu savunma paktı ve koalisyonla Suudi Arabistan, gerilimi azaltma ve caydırıcılık politikalarının son aşamalarına kademeli olarak ulaştı" diyor.
Independent Türkçe, Reuters, Arab News
Derleyen: Yasin Sofuoğlu