Ürdün'de Kudüs zirvesi: "İsrail tehdidi kalıcılaşıyor"

Amman yönetimi, Tel Aviv'in yasadışı uygulamalarına karşı farkındalık yaratmak istiyor

2013'te Ürdün Kralı II. Abdullah'la Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas arasında imzalanan anlaşmayla Kudüs'teki kutsal mekanların vesayet hakkı Ürdün'e verilmişti (AFP)

İsrail'in son dönemde Mescid-i Aksa'ya yönelik artan baskınları nedeniyle Ürdün'de acil durum toplantısı düzenleniyor.

22 ülkenin yer aldığı Arap Birliği'nin yanı sıra Türkiye, Pakistan, Endonezya ve Malezya da bugün başkent Amman'daki zirveye katılacak.

Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi'nin ev sahipliğinde düzenlenecek toplantıda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da konuşma yapacak.

Safedi, Guardian'a açıklamasında Mescid-i Aksa'ya yönelik İsrail tehdidinin arttığına dikkat çekerek, bunun büyük bir dini çatışma yaratabileceği uyarısında bulundu:

Bu sürekli ve tehlikeli bir tehdit haline geldi. Elimizdeki her türlü araçla karşı koymaya çalışıyoruz. Mevcut durumun bozulması, Filistin ve Ürdün'ün ötesinde tüm Müslüman dünyasına yayılacak bir dini çatışmayı tetikleyebilir.

Tel Aviv yönetiminin Mescid-i Aksa'nın tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik uygulamalarını eleştiren Safedi, "İsrail'in bu tutumunu sürdürmesinin doğuracağı acil tehlike hakkında farkındalık yaratmaya çalışıyoruz" dedi.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı'nın son raporuna göre işgal altındaki Doğu Kudüs'te yer alan Mescid-i Aksa'ya geçen ay radikal sağcılar tarafından 27 kez baskın düzenlendi.

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in öncülüğünde bazı milletvekilleri de "Tapınak örgütlerinin" liderleri ve İsrail polisi koruması altında bölgede Talmudik ayinler yapıyor.

Filistin ve İsrail basını, İsrail polisinin Mescid-i Aksa bölgesinde görev yapması için Yahudi yerleşimcileri ve diğer radikal sağcıları maaşa bağladığını da yazmıştı.

Safedi, bu faaliyetlerin son dönemde artmasının endişelendirici olduğunu söylüyor. Ayrıca Yahudilerin eylüldeki kutsal bayramlarının yanı sıra İsrail lideri Binyamin Netanyahu'nun koltuğunu korumak için yarışacağı ekimdeki genel seçimlerin bölgede gerginliği artırabileceğini belirtiyor.

İsrali'in Batı Şeria'daki işgalini hızlandırdığına dikkat çeken bakan, Filistinlilerin Ürdün'e sınır dışı edilmesi gibi bir hamleyi kabul etmeyeceklerini vurguluyor.

Gazze savaşı nedeniyle son dönemde İsrail'le Ürdün arasındaki siyasi gerginlik de arttı.

1994'te imzalanan Vadi Araba Barış Anlaşması kapsamında İsrail'in Ürdün'e yılda 50 milyon metreküp su sağlaması kararlaştırılmıştı. 2021'de varılan ek anlaşmayla buna 50 milyon metreküp daha eklenerek yıllık miktar 100 milyon metreküpe çıkarılmıştı.

Ancak İsrail, mutabakatı bu yıl askıya alınca başlangıçta anlaşılan 50 milyon metreküp seviyesine geri dönüldü. Analize göre Tel Aviv yönetimi, Amman'ın Ekim 2023'te patlak veren Gazze savaşına yönelik eleştirileri nedeniyle mutabakatı yenilemeye yanaşmıyor.  


Independent Türkçe, Guardian, Ynet, WAFA, Haaretz

Derleyen: Yasin Sofuoğlu

DAHA FAZLA HABER OKU