2011'den beri İran Yahudileri Şurası Başkanı olan Harav Yehuda Gerami, Tahran'ın merkezindeki Abrişami Sinagogu'nda her hafta ibadet törenlerini yönetmeyi sürdürüyor.
Yakın zamanda yenilenen bu merkezde okullar, bir koşer restoran ve geleneksel ritüel banyoları var.
Ülkedeki 60'a yakın sinagog, dünyanın en köklü Yahudi cemaatlerinden birinin İslam Cumhuriyeti yönetimi altında varlığını sürdürebilmesinin bir simgesi olarak görülüyor.
Wall Street Journal'ın (WSJ) haberini yaptığı Gerami, tüm siyasi gerilimlere ve yasaklara rağmen Yahudi toplumunun dinini yaşayabildiğini söylüyor.
Din okulu, Yahudi okulları ve hamamlara sahip olduklarına dikkat çekerek "Yahudi toplumunun tüm ihtiyaçları, İran'da karşılanabiliyor" diyor.
İran ve Amerikan pasaportlarına sahip Gerami, 28 Şubat'ta İsrail ve ABD'nin ülkeye saldırmasıyla birlikte siyasi ortam gerilse de kendisinin görevinin dinle ilgili olduğunu vurguluyor:
Ben bir politikacı değilim. Beni ilgilendiren siyaset değil, Yahudi yaşamıdır.
İran'ın baskıcı yönetimine karşı ölçülü davrandığı için, iktidara sempati duymakla suçlanan Gerami, "Dünyadaki hiç kimse adına konuşmuyorum. Yalnızca kendi cemaatimin sözcüsüyüm" ifadesini kullanıyor.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
WSJ, "Yehuda Gerami, dünyanın en eski Yahudi topluluklarından birini yaşatmaya çalışırken siyasetle din arasında hassas bir denge kuruyor" diyor.
1979'daki İslam Devrimi'nden önce 100 bini aşan Yahudi nüfusunun artık 20 binin de altına düştüğü tahmin ediliyor.
Amerikan gazetesi, devrimin ardından İran'ın İsrail'le ilişkileri kestiğini ve Yahudi toplumunun daha sıkı kısıtlamalarla karşı karşıya kaldığını aktarıyor.
İran'daki Yahudilerin İsrail'e seyahat etmesinin yasak olduğu, yurtdışındaki Yahudilerle temaslarının da kısıtlandığı belirtiliyor.
İran Yahudisi asıllı Amerikalı yazar Roya Hakakian, İslam Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında azınlıkların ayrımcılığa maruz kaldığını söylüyor:
Tüm azınlık gruplarına engeller çıkarıyor, onları ikinci sınıf vatandaş muamelesiyle yıldırmaya çalışıyorlardı.
WSJ, Yahudi toplumunun zaman içinde yeni koşullara uyum sağladığını, sinagoglarla dini okullar gibi kurumların varlığını sürdürdüğünü ve Tahran'ın da azınlıklara karşı yumuşadığını aktarıyor.
İran'daki durumdan hoşnut olmayanlarsa hükümet baskısının hâlâ devam ettiğine dikkat çekiyor.
ABD merkezli İran Yahudileri Federasyonu'ndan Sam Kermanian, özellikle İsrail'le bağlantılı oldukları yönündeki suçlamalar nedeniyle cemaatin kırılganlığını koruduğunu söylüyor:
Bugün bile bu toplum büyük ölçüde savunmasız ve hükümetin insafına kalmış durumda.
Gerami ise süregelen çatışmanın İran Yahudilerinin yaşamını zorlaştırdığını kabul etmekle birlikte, önceliklerinin dini kimliklerini korumak olduğunu vurguluyor:
Benim amacım, İran'daki Yahudilerin Yahudi olarak yaşayabilmelerini sağlamak.
Independent Türkçe, WSJ, AA
Derleyen: Eren Umurbilir