Uydularda gizlenmiş nükleer silahları tespit etmek için yeni yöntem

Amerikalı yetkililer, Rusya'nın 2022'de nükleer madde içeren bir uyduyu fırlattığından şüpheleniyor

Sentinel-1 ve ALOS-2 gibi uydular, gelişmiş sentetik açıklıklı radarlar taşıyor (ESA)

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden (MIT) bir bilim insanı, Dünya yörüngesindeki bir uydunun nükleer silah taşıyıp taşımadığını tespit etmek için bir yöntem önerdi. Bu, uzay araçlarındaki kitle imha silahlarını saptamanın kamuoyunca bilinen tek yolu.

1967 tarihli Dış Uzay Anlaşması, uzaya nükleer silah yerleştirilmesini yasaklıyor ancak bir uydunun nükleer silah taşıyıp taşımadığını doğrulamanın halihazırda bir yolu yok. Bilim insanları, bu konuda hakem değerlendirmesinden geçmiş, kamuya açık bir araştırmanın da bulunmadığını söylüyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden bir araştırmacı ise bir uydunun yakınında dolaşarak radyoaktif maddeyle çarpışan yüksek enerjili protonların ürettiği nötronları tespit edebilecek ve böylece uydunun nükleer silah taşıyıp taşımadığını doğrulayabilecek bir sensör sistemi önerdi.

Araştırmacı Areg Danagoulian, büyük bir ansiklopedi boyutlarındaki bu sensör sisteminin, şüpheli uydunun 4 bin metre yakınında yaklaşık bir hafta boyunca yörüngede kalması halinde nükleer silah taşıyıp taşımadığını yüzde 99 doğrulukla tespit edebileceğini söylüyor.

Danagoulian, sensör sistemini şüpheli uydunun bin metre yakınına getirilmesi veya birden fazla küçük sensör kullanılması durumunda tespit süresinin birkaç saate inebileceğini iddia ediyor.

Sensör, uranyum ve plütonyum gibi yüksek atom numaralı elementlere, yüksek enerjili bir protonun çarpması sonucu çok sayıda nötronun serbest kalması ilkesiyle çalışıyor.

Dr. Danagoulian, Nature'da yayımlanan çalışmada, "Bu, inanılmaz derecede büyük bir sayı. Saniyede santimetrekare başına milyonlarca protondan bahsediyoruz ve bunların birçoğu 40 nötron üretiyor" ifadelerini kullanıyor. 

Asıl soru, bu nötronların bir kısmını tespit edip edemeyeceğimiz.

Danagoulian, radyasyonla etkileşime girip ışık yayan ve sintilatör diye bilinen nötron sensörleri piksellerinden oluşan bir çift panel kullanmayı öngörüyor.

Bu paneller, sensörün radyoaktif maddelerden gelen nötronları doğal proton ve elektronlardan ayırt etmesini sağlayan elmas dedektörler arasına yerleştiriliyor.

Dr. Danagoulian, "Bunun gerçek veya kavram doğrulama sistemine dönüşmesini çok isterim ancak şimdiki hedefimiz, ulusal laboratuvarların bu çalışmayı kendi araştırmalarında kullanmasını sağlamak ve politika yapıcıların bu teknolojiyi ulusal teknik araçlarının potansiyel bir parçası olarak ciddi ciddi düşünmesini sağlamak" diyor.

Uzayda nükleer patlama sorunu insanlığın yeni karşılaştığı bir mesele değil.

1962'de ABD, uzayda 1,4 megatonluk bir termonükleer savaş başlığını patlatarak o dönemin ilk uydularının çoğunu yok etmişti.

Dr. Danagoulian, "Dış uzayda bir nükleer patlama meydana geldiğinde, esasen bombanın tüm gövdesi iyonize oluyor ve silahın kütlesindeki neredeyse her bir elektron serbest kalıyor" ifadelerini kullanıyor.

Bu elektronlar, Van Allen radyasyon kuşağı denen bölgenin iç kısmına giriyor. Elektronlar oraya ulaştıklarında bu kuşaklardan geçen her şeye çarpmaya başlıyor ve iyonizasyon, radyasyon hasarı ve daha fazlasına yol açıyor.

 

Küp uydu
Bir sanatçının küp uydun tasviri (UNSW)


ABD, Çin ve Rusya dahil 118 ülkenin imzaladığı Dış Uzay Anlaşması, uzayı "tüm insanlığın ortak alanı" ilan ederek burada nükleer silahları yasaklıyor.

Ancak Rusya'nın 2022'de Cosmos2553 isimli şüpheli bir uydu fırlatmasının ardından anlaşmaya uyulup uyulmadığının izlenmesi daha da acil hale geldi. ABD, bu uydunun test aşamasındaki bir nükleer cihazın bileşenlerini taşıyabileceğinden şüpheleniyordu.

Bazı Amerikalı yetkililer, Rus uydusunun gelecekte gerçek bir uydu karşıtı nükleer silahı konuşlandırmak amacıyla fırlatılmış olabileceğinden şüpheleniyordu.

Dr. Danagoulian, "Dış Uzay Anlaşması için nihayetinde bazı doğrulama mekanizmalarına sahip olmamız, anlaşmaya uymaları ya da ne yaptıklarını açıklamaları yönünde ülkeler üzerinde baskı yaratır" diyerek ekliyor:

Çünkü anlaşmayı ihlal etmeye çalışırlarsa bunu ortaya çıkaracağımızı bilecekler.

Ruslar bu uyduyu çok tuhaf ve sıradışı bir yörüngeye fırlattı; bu yörünge gezegenin çevresindeki en zorlu ortamdan geçiyor. Orası son derece radyoaktif olduğu için kimse oraya uydu yerleştirmez. Neden bir uyduyu o yörüngeye yerleştiresiniz ki? Termonükleer bir silah patlatmak isterseniz, o konum muhtemelen elektronları yakalamak için en iyi noktadır.

Bilim insanı, son çalışmasının "tamamen doğrulanmış bir sistem" sunmadığı uyarısında bulunuyor. Çalışmanın daha ziyade, bu tür dedektörleri inşa etmenin bilimsel açıdan mümkün olduğunu göstermeyi amaçladığını söylüyor.

Dr. Danagoulian, "Ancak bu dedektörleri gerçekten inşa etmeden önce dikkate alınması gereken çok daha fazla pratik faktör var" diyor.



*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

independent.co.uk/space

Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU