İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Bugünkü grup toplantımızda geçlerimiz de var. Başta onlar olmak üzere hepinizi selamlıyorum. Anneler Günü'nde Zübeyde Hanım'ın kabrindeydik. Türk milletinin makul talihini değiştiren bir evladı yetiştirdi. 19 Mayıs bir milletin küllerinden doğuşunun ilk adımıdır. 19 Mayıs Büyük bir Cumhuriyet'in adıdır. Bugünün genci 'ben ailemin sahip olduğu geleceğe ulaşabilecek miyim?' endişesiyle boğuluyor. 21. yüzyılda askıda bekleyen milyonlarca genç var. Bu kara bulutu dağıtacak olan da Cumhuriyet'in değerlerini rehber edinenlerdir. Yani sizlersiniz gençler...
18- 34 yaş arası gençler geleceklerinden endişeli. Gözlerimizin önünde bir kuşak kırılıyor. AKP eliyle yok edildiğinin açıkça ifadesidir. Bu gençler AKP iktidarında iş aramış, eğitim almış kuşaktır. Buradan söylüyorum bu gençlerin imkansızlığının sorumlusu doğrudan doğruya Recep Tayyip Erdoğan'dır. Türkiye her alanda olduğu gibi eğitimde de irtifa kaybediyor. Bu kadar eğitim binası yapıp bu kadar kalitesiz bir eğitim kurmayı nasıl becerdiler acaba?
"Erdoğan bu Türk gençlerinden utanmayı becer"
Cumhurbaşkanlığında bulunan raporda gençlerimizin mezun olduktan sonra 3 yıl işsiz kaldığı daha sonra da mezun olduğu bölüm dışında çalıştığı ortaya çıkmıştır. Sınava hazırlanan geçlere 'diploman yetmez, emeğin yetmez. Bir tanıdık, siyasi referans bulacaksın' deniyor. Böyle bir devlet istiyor musunuz? Erdoğan bu Türk gençlerinden 19 Mayıs'ta hiç olmazsa utanmayı becer diyorum.
33 yaşında bir kaymakam, tümgeneral oldu. Bu kişinin memleketi Rize. Atananın soy ismi de Erdoğan. Sosyal medya hesabından 'sevgili dayım' diye atıfta bulunuyor. Birileri sınav kapısında bekliyorken birilerine kapılar açılıyorsa orada adalet yok demektir. 19 Mayıs'ın kutlamak istiyorsak gençlerin önündeki engelleri yıkmak zorundayız.
"Bekleyin geliyoruz, hesap soracağız"
Kemeraltı'nda esnafımız geçinemediğini söyledi. Bir esnafımız kızının mühendis olduğunu, yazılım bildiğini ama iş bulamadığı için yanında çırak olarak çalıştığını söyledi. Bunun adı plansızlıktır, liyakatsizliktir, akılsızlıktır. Bu düzeni değiştireceği. Bekleyin geliyoruz, hesap soracağız.
İzmir'de üreticilerimizle de bir araya geldik. 'Bittik' dediler. Bir diğer üreticimiz patateslerini satamadığını, alan olmadığını söyledi. Tüketici, esnaf yanıyor. Saray'da kriz, tasarruf yok. Saray'da geçim derdi yok. Ama milletin evinde her gün hesap, zam, kaygı var.
Tarım kanunu çok açık. Yüzde 1'den fazlasını veremezsiniz. İcranın başındakine Erdoğan'a diyor. Devletin son 20 yılda çiftçiye 177 bin dolar aktarmış olması gerekiyordu. Çiftçinin bankalara 1 birim borcu varsa, devletin çiftçiye 4 birim borcu var. Bu ülkede devlet çiftçiye borçludur.
Şimdi yine bir varlık barışı konuşuluyor. En son 2021'de soru önergesi vermiştim. Beklenen sermayede bir türlü gelmedi. Bunu bekleyenler varlıkların hangi yollarla edinildiğinin kayıt altına alınması hali. Terörüz finansmanı uyuşturucu, silah gibi bu kapsamda meşrulaştırılmasının önünü açıyor.
Varlık barışının PKK'nın yurtdışındaki kaynaklarının Türkiye'ye sokulmasıyla bir ilgisi var mı?
Teröristlerle yürüttüğünüz pazarlık sürecinde bir kısım geldi ki, teröristin Türkiye'ye dönmesi de bu pazarlığın bir unsuru olarak düşünülüyor. Bu düzenlemenin 'PKK'nın yurtdışındaki kaynaklarının Türkiye'ye sokulmasıyla bir ilgisi var mıdır?' sorusunun yanıtını aramak zorundayız. Biz İYİ Parti olarak üreticileri gençleştireceğiz, tercih alanı yapacağız. Sonra Afganistan'dan çoban getiriyorlar... Tarladan kazanılamadığı için çocuğunu okutmuş ama çocuğu da işsiz. Bunlar koca Anadolu'yu bitirdi. Üretici kooperatiflerini güçlendireceğiz. Çiftçilerin akaryakıttan alınan vergiyi sıfırlayacağız. Alacaklarını ödeyeceğiz. Böylece üretim artacak. Çiftçin zaranına satmayacak, vatandaş alamadığı için uzaktan bakmayacak. Bunları görmektir mesele. Sen yabancı torumdan görürsen Türk milleti bu hale gelir. "Füze, uçak yapıyoruz" bunları konuşuyor. Füze üretip vatandaşına çürük patates yediren bir iktidar ayakta kalamaz. Milleti uyutmayın. Devletin görevi vatandaşın sağlığı, eğitimi, güvenliğini eş zamanlı sağlamaktır. 'Yol yaptım, hastane yaptım' diyor. Tabii ki yapacaksın. Saatte 2 milyar dolar vergi topluyorsun.
"Türkiye'nin bir siyasi ahlak yasasına ihtiyacı var"
Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
“Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşeceğiniz iddia edildi, yalanlandı. Ama bir de sizden duymak istiyoruz. Eğer böyle bir durum söz konusu olursa görüşür müsünüz ya da görüşme ihtimali var mı?” sorusuna Dervişoğlu, şöyle cevap verdi:
Ben biriyle görüşürsem mutlak surette sizlerin ve kamuoyunun haberi olur. Ben görüşürsem görüştüm derim. Görüşmediysem görüşmedim derim. Ben doğruları tartışmaya açılan bir adam değilim. Bunları kimin yaptığını biliyorum. Hangi amaçla yapıldığını da biliyorum. Bunun için sizin mesleğinizi de sosyal medya üzerinden kirleten bazı isimlerin ‘gazeteci’ kisvesi altında bu işlere aparat olduklarını da biliyorum. Bütün bunları sizler de biliyorsunuz. Ben siyaset sahnesine çıktığım andan itibaren milletten gizli hiçbir şey yapmadım. Ayrıca bu ülkede herkesle de görüşürüm. Bunu kamuoyunun gözü önünde yaparım. Dışarıya çıktığımda da açıklama yaparım.
Sanki böyle bir sır zemini oluşturmaya yönelik adımların atılmasını da hem Türk siyasetinin üzerindeki gölgeyi arttırdığına hem de demokrasiyi zedelediğine inanırım. O sebeple Müsavvat Dervişoğlu'nun ismini orada, burada sosyal medyada vesaire zikredenler, kafalarındaki küçük senaryo ve stratejilere alet etmeye kalkışanlar bilinsin ki sükutu hayale uğrarlar. Bunları kimin yaptığını biliyorum. Kimin senarist aklıyla sanki büyük bir işmiş gibi yaşama geçirdiğini de biliyorum. Bunu yapanların siyaset sahnesinde elde ettikleri bir başarı olmadığına da hepimiz şahitlik ettik. Zaten böyle devam etsinler. Ama bu yaptıkları şeyi bilsinler ki önümüzdeki dönemler için kendileri açısından bir nakısı oluşturacaktır. Bu edepsizliği yapanlar, yaptırılanlar ve yapılmasına çanak tutanlarla bir masada oturursam gelecekte aramızda derin mesafeler olur. Herkes onu bilsin isterim.
"Türkiye'nin bir siyasi ahlak yasasına ihtiyacı var"
“AK Parti'ye transferler söz konusu. Dün de Burcu Köksal'ın geçişi vardı. Bunları nasıl değerlendirirsiniz?” sorusunu yanıtlayan Dervişoğlu, "Ben siyasi partilerin belediye başkanlarının ve milletvekillerinin başka partilere transferiyle ilgili geride bıraktığımız dönemlerde çok ciddi açıklamalarda bulundum. Türkiye'nin bir siyasi ahlak yasasına ihtiyacı vardır. Ve oy veren seçmenin iradesini zedeleyen işlerin yapılmamasının gerekli olduğuna inanıyorum. Ama bu ilk bize yapıldı. Bu İYİ Parti'ye yapılırken aslında bugünkü tehlikeye işaret etmiştim. O zaman uyarılarımı hiç kimse ciddiye almadı. Bugün o gün uyarılarımı ciddiye alamayanların bu dertlerle boğuştuklarına şahitlik oluyoruz” diye konuştu.
"Transfer yaptıklarında zafer kazanmış edasıyla dolaşan siyasetçiler var"
"İktidar partisine başka partilerden 79 belediye başkanın geçtiğinin" ifade edilmesi üzerine Dervişoğlu, “Onunla ilgili hiçbir şey söylemiyorum. Çünkü gidenler kadar bütün bunları planlayan ve transfer stratejisi oluşturup demokrasinin ve millet iradesinin üzerine gölge düşürenlerin bu soruyu cevaplamasını isterim. Yani ben böyle bir şey yapılmasına taraftar değilim. Ama sanki başka bir partiden belediye başkanı transfer ettiklerinde ya da milletvekili transfer ettiklerinde büyük bir siyasi zafer kazanmış edasıyla dolaşan siyasetçiler var. Bu her zaman söylediğimiz gibi demokrasinin erdemine yakışmayan davranışların bir ifadesi, tezahürüdür” dedi.
Independent Türkçe