Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan: Diziler üzerinden tarih yazarak sorunları çözemeyiz

“Ekranda Selahaddin Eyyubi dizisi yayınlayıp arkada İsrail’e petrol sevkiyatı yapmak büyük bir çelişkidir"

Fotoğraf: ANKA

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Programları kapsamında Mardin’e kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Sivil toplum kuruluşları (STK) ve kanaat önderleriyle yapılan buluşmada Arıkan, şunları söyledi:

"Türkiye’nin meseleleri parçalı, dağınık ve birbirinden bağımsız meseleler değildir. Bütün meseleleri masaya getirip, çözümüyle alakalı kanaatlerimizi paylaşma mecburiyetimiz var. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gündemi ile Anadolu'nun gündemi arasında dağlar kadar fark olduğunu görüyorum. Ankara'da bambaşka şeyler konuşuluyor ama Mardin'e geldiğimizde sizlerle, Muş'ta çiftçilerimizle, Bitlis'te esnaflarımızla bir araya geldiğimizde bambaşka şeyler, farklı feryatlar duyuyorum. Birçok kişiden, 'bu sıkıntımızı lütfen Ankara'ya götürün, Meclis'te bu problemleri dillendirin' cümlesini sıklıkla duyuyoruz.  40 gün içerisinde Amerika, İsrail ve İran arasındaki bölgesel gerilime bağlanıyor. Birçok problemin kaynağı orası olarak gösteriliyor. Ancak orada da eksik bir değerlendirme yapıldığı kanaatindeyim. Gerçek manada İsrail'in ne olduğunu, Büyük Ortadoğu Projesi'nin ne anlama geldiğini görmezsek; Amerika'nın sadece yeraltı kaynaklarını hedef alan bir saldırı değil, sapkın inançlardan dolayı bu saldırıları yaptığını idrak etmezsek eksik değerlendirme yapmış oluruz.

"İsrail ve Amerika'nın bu bölgeye huzur getirme ihtimali asla söz konusu değildir"

İsrail ve Amerika'nın bu bölgeye huzur getirme ihtimali asla söz konusu değildir. Ne zaman bir ülkeye müdahale edecek olsalar, 'orada demokrasi yok, özgürlük yok, insan hakları yok, kadın hakları yok' diyerek o bölgeye giriyorlar. Ancak geriye dönüp baktıklarında sadece kan kokan topraklar, yetim evlatlar ve gözü yaşlı anneler bırakıyorlar. Amerikan tarihine baktığımızda hiçbir coğrafyaya barış ve huzur götüremediklerini görüyoruz.

Arıkan, Türkiye’nin bir "ateş çemberi" içinde olduğunu ve dış politikada acilen şahsiyetli bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurguladı. Necmettin Erbakan’ın yıllar önce yaptığı Siyonizm uyarılarının bugün Batılı yetkililer tarafından açıkça itiraf edildiğini belirten Arıkan, Türkiye’nin NATO ve ABD eksenli politikalardan sıyrılıp kendi liderliğinde bir birliktelik kurması gerektiğini ifade etti. Özellikle Kürecik Radar Üssü’nün İsrail’e istihbarat sağladığını savunan Arıkan, iktidara Türkiye, Mısır, İran, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanacak bir saldırmazlık paktını içeren “Beyaz Kuşak” projesini teklif ederek, “Kürecik’i kapatıp İsrail’in gözünü kör etmeliyiz ki sağlam bir pozisyonumuz olsun” çağrısında bulundu.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

"Biz duble yollara değil, duble yolsuzluklara karşıyız"

İç siyasette ise ekonomik kalkınmanın ancak adalet ve şeffaflıkla mümkün olabileceğini dile getiren Arıkan, “gücün hukuku” yerine “hukukun gücü” prensibinin benimsenmesi gerektiğini altını çizerek hatırlattı. Ekonomik krizin temel sebebinin güvensizlik ortamı olduğunu, kuralların herkese eşit uygulanmadığı bir sistemde refahın sağlanamayacağını belirten Arıkan, iktidarın hamaset siyaseti ve televizyon dizileriyle halkı oyaladığını savundu. Boğazlarda ve bölgenin güneyinde kurulan yeni NATO karargâhlarının Meclis denetiminden kaçırılmasını eleştiren Saadet Partisi lideri, “Biz duble yollara değil, duble yolsuzluklara karşıyız” diyerek, liyakat ve ahlak merkezli bir yönetim anlayışıyla sistemin kökten değişmesi gerektiğini vurguladı.

" Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına sokacağız"

Arıkan, enflasyon ve faiz sarmalına dair çarpıcı veriler paylaştı. Son 35 ayda enflasyonun sadece 7 puan düşürülebildiğini, buna karşın ÖTV tahsilatının son 5 yılda yüzde 12.622 gibi astronomik bir oranda arttığını belirterek, yükün tamamen vatandaşın omuzlarına bindiğini söyledi. Tarımı savunma sanayisi kadar kritik bir “beka meselesi” olarak tanımlayan Arıkan, 2026 bütçesinde çiftçiye verilmesi gereken yasal desteğin verilmediğini ve esirgenen 605 milyar liranın faiz lobilerine aktarıldığını savundu. Arıkan, "Türkiye Kalkınma Planı" ile 5 yılda milli hasılayı 528 milyar dolar artırıp 2,5 milyon gence iş imkânı sağlayarak Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına sokacaklarını aktardı.

"Giresun'un yüzde 85'i neden maden sahası ilan edildi?"

Mahmut Arıkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Tarım arazileri peşkeş çekiliyor. Dünyada fındığın merkezi olan Giresun'un yüzde 85'i neden maden sahası ilan edildi? Dünyanın en kıymetli zeytinlerinin yetiştiği Kaz Dağları'nın yüzde 79'u neden maden sahası ilan edildi? Cennet köşelerinden Muğla'mızın yüzde 51'i taş ocağı sahası ilan edildi. Vatandaşın 250 metrekarelik hobi bahçesiyle uğraşacağınıza, tarım arazilerini maden sahası ilan eden zihniyete cevap vermeniz gerekiyor. 'Fırsatçılık yapıyorlar, 50 liraya aldığı domatesi 250 liraya satıyorlar' deniliyor. Peki, siz devlet olarak 500 bin liraya mal olan bir arabayı vatandaşa 2,5 milyon liraya satmıyor musunuz? Siz bunun cevabını vermeden ufak esnafla kavgaya girmenin bir gereği yoktur. Fahiş kâr etmenin doğru olmadığını yasalarl a, cezalarla değil; ticari ahlakla, kendi yönetiminizle örnek olarak tesis etmeniz gerekir.

Ekonomik ve sosyal sorunlara da değinen Arıkan, emeklilerin düşük maaşlarla geçinmek zorunda kaldığını, asgari ücretin açlık sınırının altına gerilediğini savundu. Aile yapısının zayıfladığını, boşanmaların arttığını ve gençlerin işsizlik nedeniyle yurt dışına yöneldiğini ifade eden Arıkan, rüşvet, yolsuzluk ve sosyal sorunların artış gösterdiğini belirterek çözümün ahlak ve maneviyat temelli politikalarla mümkün olacağını vurguladı.

"Hangi mevkide olursanız olun, liyakatsizseniz bu sistem sizi bozar"

Konuşmasında ahlaki tutarlılığa dikkat çeken Mahmut Arıkan, iktidarın yönetim anlayışını "iyi niyetle işlenen kötülüklerin merkezi" olarak tanımladı. Krizlerin üstesinden gelmek için ahlakın her şeyin önünde tutulması gerektiğini savunan Arıkan, adaletteki çifte standarda şu sözlerle tepki gösterdi:

Muhalif bir belediye başkanı hata yaptığında yaygarayı koparıp, kendi partinizden biri aynı hatayı yaptığında yayın yasağı getiriyorsanız bu ülkeyi krizden çıkaramazsınız. İnsanı merkeze almayan hiçbir hareket krizleri çözemez. Türk-Kürt meselesi, Alevi- Sünni meselesi dâhil tüm sorunların çözümü insanı merkeze koymaktan geçer. Adalette çifte standartla krizleri aşamayız; hukukun üstünlüğünü tesis etmeliyiz. Bugün Türkiye'nin önünde iki yol var; ya mevcut haksızlıkların, eşitsizliklerin devam ettiği bu çürümüş sistemi sürdüreceğiz ya da kuvvetlinin değil, haklının güçlü olduğu yeni ve adil bir sistem inşa edeceğiz. Biz makam ve mevki için değil, bu sistemi kökten değiştirmek için siyaset yapıyoruz. Hangi mevkide olursanız olun, liyakatsizseniz bu sistem sizi bozar.

"İhtiyacımız olan şey, ahlak ve maneviyatı merkeze alan duruş sergilemek"

Hamaset ve hurafe siyasetiyle problemleri çözme şansımız yoktur. Diziler üzerinden tarih yazarak sorunları çözemeyiz. Ekranda Kudüs fatihi Selahaddin Eyyubi dizisi yayınlanırken, arka planda İsrail'e petrol sevkiyatı devam ediyorsa bu büyük bir çelişkidir. Biz film çeken siyasetçiler değiliz; şahsiyetli bir dış politika ortaya koyup masaya yumruğumuzu vurarak bu sorunları çözmek zorundayız. Türkiye; ahlak ve maneviyatı, ilkeli duruşu önceleyerek; başta adalet ve ekonomi olmak üzere eğitim, sağlık, teknoloji, tarım ve hayvancılığı adil bir şekilde yeniden inşa edebilir. İhtiyacımız olan tek şey, ahlak ve maneviyatı merkeze alan, ilkeli bir duruş sergilemektir.

Mahmut Arıkan, Türkiye’de artan antidepresan kullanımına dikkat çekerek mutluluk verilerinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü. Türkiye İstatistik Kurumu verilerini eleştiren Arıkan, özellikle emeklilerin en mutlu kesim olarak gösterilmesini gerçekçi bulmadığını ifade etti. 

 

ANKA

DAHA FAZLA HABER OKU