Reuters: ABD ve İran'ın İslamabad'daki görüşmelerinde barış sağlanabilir mi?

ABD ve İran, ara buluculuk görevini üstlenen Pakistan'ın başkentinde barış görüşmeleri yapmaya hazırlanıyor fakat Trump İran'ın sunduğu şartların görüşmeler için bir "temel" oluşturduğunu belirtmiş olsa da, iki ülke ana konularda görüş ayrılıkları yaşıyor

Fotoğraf: AA

ABD ve İran, ara buluculuk görevini üstlenen Pakistan'ın başkentinde barış görüşmeleri yapmaya hazırlanıyor fakat ABD Başkanı Donald Trump İran'ın sunduğu şartların görüşmeler için bir "temel" oluşturduğunu belirtmiş olsa da, iki ülke ana konularda hâlâ derin görüş ayrılıkları yaşıyor.

Her iki taraf da savaşı sona erdirecek bir anlaşma için birbiriyle çelişen taleplerinde ısrar ediyor. İslamabad'daki görüşme öncesinde Hürmüz Boğazı'nın yeniden trafiğe açılması ve İsrail'in Lübnan'daki saldırılarının son bulması gibi çözülmesi gereken bazı önemli hususlar bulunuyor.

Heyetlerin yarın İslamabad'da bir araya gelmesi bekleniyor.

Bu müzakerelerin seyri, Ortadoğu'nun geleceğini şekillendirebilir.

Tarafların durumları nedir?

İran heyeti, ABD'nin daha önce sunduğu 15 maddelik planla çok az benzerlik gösteren 10 maddelik bir planla İslamabad'a geliyor; bu da müzakerelerin zorlu geçeceğini gösteriyor.

İran'ın teklifi, ABD'nin daha önce reddettiği ve Trump'ın müzakereye kapalı olduğunu vurguladığı uranyum zenginleştirme talebini içeriyor. 10 maddelik plan, İsrail ve ABD'nin önemli ölçüde kısıtlanması gerektiğini söylediği İran'ın füze kapasitesine de değinmiyor.

İran, füze cephaneliğinin müzakere edilemez olduğunu söylemiş olsa da, savaştan sonra bu silahlardan ne kadarının kaldığı belirsiz.

Pakistanlı bir yetkili, İran'ın yeniden inşa, tazminat ve yaptırımların hafifletilmesi konularına odaklanarak taleplerinin çoğunu kabul ettirebileceğini fakat uranyum zenginleştirme konusunda bir anlaşmanın pek olası görünmediğini ifade etti.

İslamad görüşmelerinin gündeminde ne olacak?

Geçmişte İran'ın nükleer programı ve füzelerine odaklanan görüşmelerin yerini artık Hürmüz Boğazı'nın akıbeti almış durumda. Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatının beşte birinin geçtiği bu boğazın İran tarafından kapatılması, petrol fiyatlarını yükselterek küresel ekonomiyi sarstı.

İran, kalıcı bir barış anlaşması kapsamında, İran ile Umman arasındaki Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden ücret talep etmeyi planladığını belirtti.

Trump ateşkese varılmadan birkaç saat önce, İran'ın ateşkes anlaşmasını kabul etmemesi ve boğazı yeniden açmaması hâlinde "Fars medeniyetini yok etme" tehdidinde bulunmuştu.

İran'ın boğazdaki ablukayı kaldırdığına dair henüz bir işaret yok. İran, İsrail Lübnan'ı vurduğu sürece anlaşma olmayacağını söyledi.

İran'ın 10 maddelik planı ve ABD'nin 15 maddelik planı karşı karşıya

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, ABD'nin İran'ın 10 maddelik planını kabul ettiğini ve prensipte şu maddeler için taahhüt verdiğini belirtti: Saldırmazlık, Hürmüz Boğazı'nda İran kontrolünün sürmesi, uranyum zenginleştirmenin kabulü, tüm yaptırımların kaldırılması, BM Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı kararlarının iptali, ABD savaş güçlerinin bölgeden çekilmesi ve Lübnan dâhil tüm cephelerde savaşın durdurulması.

Buna karşın, İsrail kaynaklarına göre Trump'ın 15 maddelik planı İran'ın yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum stoklarının tasfiyesini, zenginleştirmenin durdurulmasını, balistik füze programının kısıtlanmasını ve bölgesel müttefiklerine verilen mali desteğin kesilmesini şart koşuyor.

Taraflar müzakerelere hazırlanırken, Trump İran ile barış anlaşması sağlanana kadar ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığını sürdüreceğini söyledi ve İran'ın anlaşmadan cayması hâlinde çatışmanın ciddi şekilde tırmanacağı tehdidinde bulundu.

Kalıcı bir anlaşmaya varılma şansı ne kadar?

Trump zafer ilan etse de, başlangıçta savaşı meşrulaştırmak için açıkladığı hedeflere, yani İran'ın komşularına saldırma potansiyelini ortadan kaldırmak, nükleer programını yok etmek ve İranlıların hükümetlerini devirmelerini kolaylaştıracak koşullar yaratmak gibi hedeflere tam olarak ulaşamadı.

Bu konularda büyük tavizler vermesi olası görünmeyen İran, üstün ateş gücüne sahip düşmana karşı Hürmüz Boğazı'nı ekonomik bir koz olarak kullanmaya devam ediyor.

İsrail'in konumu ve Lübnan düğümü

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik bombardımanına paralel olarak İsrail komşusu Lübnan'ı da yoğun bombardımana tuttu. İran destekli Hizbullah milislerinin İsrail'in kuzeyine roket fırlatmalarını gerekçe gösteren İsrail, Lübnan'ın güneyinde geniş kapsamlı tahliye emirleri verdikten sonra bölgedeki meskûn alanları ve köprüler gibi sivil altyapıyı bombaladı.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İran'da rejim değişikliği istese de bunun kara harekâtı gerektirmesi ve sonrasındaki istikrarsızlık riski bu ihtimali zorlaştırıyor.

Ateşkesin Lübnan'ı kapsayıp kapsamadığı meselesi, süreci tehdit eden bir düğüm hâline geldi. ABD ve İsrail, Lübnan'ın anlaşma dışında olduğunu savunurken, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan Lübnan'da çatışmaların durmasının bir ön şart olduğunu vurguladı.

 

Reuters

DAHA FAZLA HABER OKU