Başkan Donald Trump'a güvenemeyen Körfez ülkeleri, ABD ve İran arasında yürütüldüğü iddia edilen müzakerelere şüpheyle yaklaşıyor.
Washington ve Tahran yönetimleri tarafından müzakerelere ilişkin çelişkili açıklamalar yapılırken, İran'ın misillemelerine hedef olan Körfez ülkeleri sürece mesafeli.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Guardian'ın analizinde Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi Körfez ülkelerinin, savaşı önlemek için yoğun diplomatik çaba sarf ettiği ancak Beyaz Saray'ın yine de Tel Aviv'le ortak operasyon başlatmayı tercih ettiği anımsatılıyor.
Bölgedeki Arap ülkelerinin, Trump'ın müzakere açıklamalarının savaşı tekrar tırmandırmak için bahaneden ibaret olmasından endişelendiği aktarılıyor.
Trump'ın ilk döneminde Pentagon'da görev yapmış Bilal Saab “Körfez ülkeleri, geçmişteki deneyimlerinden ders aldı” diyor ve ekliyor:
Yararlı bir arabuluculuk rolü oynadıklarını düşünüyorlardı, ta ki tüm bunların boşuna olduğunu fark edene kadar. Savaşa doğrudan karıştıklarını ve hâlâ İranlılar tarafından saldırıya uğradıklarını da unutmamak gerekir. Dolayısıyla herhangi bir konuda arabuluculuk yapma isteklerini etkileyen birikmiş hayal kırıklığı ve öfkeleri var.
Trump, 15 maddelik bir barış anlaşması üzerinde çalıştıklarını söylese de Tahran yönetiminden kiminle görüşüldüğü belli değil. İran, Pakistan üzerinden iletilen bu planı reddettiklerini duyurmuştu.
Axios'un dünkü haberinde Türkiye, Mısır ve Pakistan'ın taraflar arasında görüşme organize etme çabalarını sürdürdüğü aktarılmıştı.
Öte yandan ABD ordusunun bölgeye özel harekatçıları göndermesi ve İran petrol sektörünün can damarı konumundaki Hark Adası'nı işgal edebileceğine dair iddialar, müzakerelerin gerçekçiliği hakkında soru işaretleri doğuruyor.
Kuveyt Üniversitesi'nden Bader al-Saif, Körfez ülkelerinin ABD'ye güvenmek yerine Tahran'la doğrudan anlaşma yapması gerektiğini savunuyor:
Müzakereleri yürütmek için sadece ABD'ye güvenmemeliler. Gidip İran'la kendileri anlaşma yapmalılar. Bu bizim savaşımız değildi ve daha fazla etkilenmekten kendimizi koruyabiliyorsak ulusal çıkarlarımız için bunu yapmalıyız.
Diğer yandan adının paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan bir yetkili, Suudi Arabistan'ın savaş sonlanmadan önce Tahran'ın seyir ve balistik füze kapasitesinin “mümkün mertebe zayıflatılmasını” istediğini savunuyor. Aynı yetkiliye göre BAE de İran'ın füze ve drone programının bölge için tehdit oluşturduğunu düşünüyor.
Independent Türkçe, CNN, Guardian, AA
Derleye: Yasin Sofuoğlu