İran savaşı, ABD'yle Körfez ülkeleri arasındaki trilyonlarca dolarlık yatırımı da tehlikeye attı.
ABD ve İsrail'in İran saldırısıyla 28 Şubat'ta patlak veren savaştan önce Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan ve Katar, ABD'ye toplamda 3 trilyon doların üzerinde yatırım taahhüdünde bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın 13-16 Mayıs'taki Ortadoğu turu kapsamında ziyaret ettiği ülkelerden Suudi Arabistan'la silah alımı, enerji işbirliği, Suud ordusunun eğitimi gibi yatırımlar için 600 milyar dolarlık anlaşma imzalandı.
Katar, topraklarındaki Amerikan hava üssü el-Udeyd'i geliştirmek için 10 milyar dolar yatırım yapacağını duyururken, çeşitli konularda Beyaz Saray'la 1,2 trilyon dolarlık ticaret anlaşmasını da onayladı.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
BAE'yle de savunma sanayi, enerji, yapay zeka gibi birçok alanı kapsayan 1,4 trilyon dolarlık anlaşma yapıldı.
Buna karşılık Blackstone ve Cisco Systems gibi Amerikan devleri de Körfez'de veri merkezi yatırımları yapmayı planladıklarını duyurdu.
Trump ailesinin Katar, Cidde, Riyad ve Dubai'de Trump markalı lüks konutlar ve golf sahaları da Washington ve Körfez ülkeleri arasında güçlenen ticari ilişkileri gösteriyor.
Ancak Tahran yönetiminin, İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Umman ve Suudi Arabistan gibi ülkelere misilleme yapmasıyla Beyaz Saray ve Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkiler tehlikeye girdi.
BAE'li iş insanı Khalaf Al Habtoor, perşembe günü X'ten yaptığı paylaşımda Trump'ı sert sözlerle eleştirerek, "Bölgemizi bir savaşa sürükleme yetkisini size kim verdi?" diye yazdı.
Dubai merkezli holding Al Habtoor Group'un sahibi olan iş insanı, ABD başkanının Körfez ülkelerini "seçmedikleri bir tehlikenin tam merkezine yerleştirdiğini" söylemişti.
Wall Street Journal'ın analizinde, Habtoor'un açıklamalarının "Körfez iş dünyasından gelen nadir açık eleştirilerden biri olduğuna" dikkat çekiliyor.
Washington merkezli düşünce kuruluşu Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi'nden Rachel Ziemba, çatışmanın uzaması durumunda petrol ve doğalgaz gelirlerinde düşüş yaşanabileceğini ve savunma harcamalarının artabileceğini, bu nedenle Körfez ülkelerinin yurtdışına yatırım fonlarını kısabileceğini vurguluyor.
Araştırma şirketi Capital Economics de belirsizlik nedeniyle firmaların büyük yatırım kararlarını erteleyebileceğini bildiriyor.
Bazı yatırımcılarsa krizin uzun sürmeyeceğini savunuyor. Körfez'e yatırım taahhüdünde bulunan Blackstone'un Baş İşletme Görevlisi (COO) Jon Gray, CNBC'ye verdiği röportajda şu değerlendirmeyi yaptı:
Bunun nihayetinde çözüleceğini, ABD ve müttefiklerinin galip geleceğini düşünüyorum.
Independent Türkçe, Wall Street Journal, AA
Derleyen: Yasin Sofuoğlu