ABD ve İsrail'in cumartesi başlattığı ortak operasyonda İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesi dünya kamuoyunda çeşitli tepkilerle karşılandı.
Gözlerin ilk çevrildiği yerlerden ikisi de Moskova ve Pekin oldu.
Birleşik Krallık merkezli Telegraph gazetesinin kıdemli dış haberler muhabiri Adrian Blomfield, "Hamaney'in ölümü, Rusya ve Çin için ne anlama geliyor?" başlıklı bir yazı kaleme aldı.
Pazar günü okuyucularla buluşan analizde, 86 yaşındaki İran liderinin ölümünün Rusya ve Çin'in gücünün sınırlarını ve ABD'nin askeri üstünlüğünü çarpıcı bir şekilde ortaya koyduğu savunuldu.
Tıpkı ocak ayında Venezuela lideri Nicolas Maduro'nun kaçırılmasından sonra olduğu gibi güçlü bir tepkinin gösterilemediği ve "çok kutuplu dünya" söylemlerinin artışına rağmen Donald Trump'ın ülkesinin gücünü sergilediği iddia edildi.
Mevcut ve muhtemel ABD karşıtı blok girişimlerinin de büyük yara aldığı öne sürülen makalede ortaklarını koruması beklenen Moskova ve Pekin'in konuşmaktan fazlasını yapamadığına dikkat çekildi.
ABD'nin bu operasyondaki amaçlarını gerçekleştirmesi halinde Rusya ve Çin'in uluslararası camiadaki nüfuzunun azalabileceği ifade edildi.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Diğer yandan Blomfield, ABD'nin askeri başarısının Ortadoğu'da iyi sonuçlar sağlamayabileceğine de işaret etti.
Tahran yönetiminin devrilmeyebileceğini veya İran'ın geçmişte komşusu Irak'ta görüldüğü gibi iç savaşa sürüklenebileceğini hatırlattı.
Bölgedeki istikrarsızlığın uzamasının petrol fiyatlarını artırarak Moskova'ya yarayabileceği, hem Çin hem de Rusya'nın ABD'nin atacağı yanlış adımları değerlendirmek için pusuda olacağı öne sürüldü.
Pekin ve Moskova'dan ABD ve İsrail operasyonuna karşı etkili olabilecek herhangi bir ses henüz yükselmedi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a gönderdiği telgrafta şunları kaydetti:
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve aile üyelerinin, insan ahlakı ve uluslararası hukukun tüm normlarının acımasızca ihlal edilmesiyle işlenen suikastı nedeniyle başsağlığı dileklerimi kabul edin. İçten taziyelerimi ve desteğimi Hamaney ailesi ve dostlarına, İran hükümeti ve halkına iletin.
Diğer taraftan ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırıları sonrası küresel enerji tedariki açısından kritik önemde olan Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin büyük ölçüde durma noktasına gelmesiyle Avrupa gaz fiyatları haftaya yüzde 20'den fazla artışla başladı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in uluslararası ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kiril Dmitriyev, bunun üzerine X hesabından yaptığı paylaşımda "Avrupa hayatta kalabilmek için yine Rusya'ya ihtiyaç duyacak" ifadesini kullandı.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning ise bugün yaptığı açıklamada uluslararası ilişkilerde güç kullanımına ve ülkelerin egemenliğinin ihlal edilmesine karşı olduklarını belirtti. Askeri operasyonların durdurulması ve çatışmanın yayılmasının önlenmesi çağrısında bulundu.
Mao, İran medyasından bir gazetecinin, "Pekin'in kınama dışında bir tepkisi olacak mı?" sorusuna Çin ve Rusya'nın saldırıların ardından BM Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdığını hatırlatarak yanıt verdi. BM ve İran'ın da üye olduğu Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) gibi diplomatik platformlarda diğer ülkelerle birlikte ortak tepki göstermeye hazır olduklarını sözlerine ekledi.
Tahran'a askeri destek verilmesine dair soruyu yanıtlamaktan kaçınan sözcü, Çin'in petrol ithalatının yaklaşık yarısının geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının enerji güvenliğini nasıl etkileyeceği sorusunuysa şöyle cevapladı:
Hürmüz Boğazı ve çevresi ticaret ve enerji nakliyatı için önemli bir uluslararası rotadır. Buranın güvenli ve istikrarlı olması tüm uluslararası toplumun menfaatinedir. Çin, ilgili tarafları askeri operasyonları derhal durdurarak gerilimi yükseltmekten kaçınmaya ve bölgesel kargaşanın küresel ekonomik büyümeye daha büyük bir zarar vermesini önlemeye çağırıyor.
Independent Türkçe, Telegraph, AA
Derleyen: Eren Umurbilir